bugün
- erkeklerin obur olduğu algısı16
- hikayeyi devam ettir29
- nickten isim tahmini yapmak60
- pizzada ince hamur tercih eden erkek10
- cem küçük5
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken6
- hayattan zevk alamamak10
- öbür sözlük6
- uysaljakoben16
- sözlükçülerin zeka seviyeleri3
- yeni parti50
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey11
- mutlak but3
- yarrağı boka bulayıp kızartmak5
- mala vurarak çoluğunu çocuğunu geçindiren baba5
- size yapılmayan iyiliğin başkasına yapılması2
- kekeme kız2
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- yazarların zeka seviyeleri8
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı8
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- jelibon domuz aromalı lokumdur2
- sözlüğün amına kim koydu4
- sözlüğün aptal kaynaması2
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı2
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi5
- bir sözlük kızıyla seks yapmak4
- ahbap derneği ne kayyım3
- aylık 495 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- admin reyis sal şu botları sözlük öldü neredesin2
- sadece içmeye gidelim diye arayan arkadaş6
- kapalı maraş6
- ammına koydumun ergenleri7
- nasreddinhoca7
- mehdinin almanyada olma ihtimali5
- kuşkaş4
- kurbağa öpüp prens beklemek9
- güzel kızların pizza yemesi7
- faik öztrak5
- ali haydar fırat2
- zorunlu eğitim3
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler4
- arkadaşlar şeftali yer miyiz8
- kuvvet formülünün analizi4
- piramitlerin yere çakılmış küp olması5
- arkadaşlar neden bu kadar sıkıcısınız7
- g'i l d'e d l'i l y sözlüğün en güzel kızıdır5
- kemalistlerin kazandığı en son seçim2
- ilah5
- fethullah gülen in türkiye ye dönüş tarihi5
bu şehre aşığım evet, kıyaslanan diğer şehirleri de gördüm. izmir'de 8, istanbul'da 2, antalya'da da 1 sene kadar yaşadım.
bu şehirleri ankara'dan farklı kılan tek özellikleri deniz kıyısında olmaları. bunun dışında hiç bir olumlu özellikleri yok. ha ankara'da doğup büyüyen bir adamın da zaten denize herhangi bir özlemi yoktur. gölbaşı ya da gençlik parkı ona yeter de artar bile.
bunun dışında, istanbul'un kalabalıklığı ve keşmekeşliği, izmir'in iğrenç yapılaşması ve acayip insanları, antalya'nın sadece binalardan ibaret olması ve vasıfsızlığı, bana açıkçası çok itici geliyor.
neymiş efenim, betonmuş... başkent lan burası, ne olmasını bekliyordun? o kadar devlet dairesini, suntadan, kerpiçten mi yapacaklardı?
neymiş efenim, resmiymiş, ciddiymiş, her yerde takım elbiseli kravatlı adamlar varmış... resmiyet sizi niye bu kadar rahatsız ediyor ki canım kardeşim? e senin takım elbise dediğin, kravat dediğin, şıklığın sembolü değil midir zaten? sen bir davete gideceğin zaman şık görünmek için giymiyor musun bu kıyafeti? e daha ne o zaman.
ankara'yı sevmeyen adamlar, kızılay'ı, tunalı'yı, yedinci cadde'yi, park caddesi'ni beğenmiyorlar da, sanki saydıkları diğer şehirlerde buralardan daha üstün bi şey mi var?
ha belki kordon diyeceksin, boğaz diyeceksin de, dediğim gibi, deniz bizim için olmazsa olmaz bir şey değil. bu şehirlere gittiğim zaman, denizi seyrederim, vapura binerim, martı'ya simit atarım ama sonra koşa koşa ankara'ya geri dönerim.
şu andan itibaren hayatımın sonuna kadar deniz görmeyeceğimi bilsem, hiç koymaz yani bana. ama karlar altında bir kuğulu park'ı görmeyeceksin bir daha deseler, yıkılırım, açık söyliyim.
son olarak, ankara yaşanmışlıkların şehridir. bu şehirde doğup büyümediysen, bu şehirde acı çekip mutlu olmadıysan, bu şehirde sende iz bırakacak bir insan tanımadıysan, sen bu şehri değil, bu şehir seni sevmez zaten.
uzun lafın kısası, sen ankara'yı sevemezsin, ankara' seni sever. seçici olan odur. o yüzden hiç kasma...
bu şehirleri ankara'dan farklı kılan tek özellikleri deniz kıyısında olmaları. bunun dışında hiç bir olumlu özellikleri yok. ha ankara'da doğup büyüyen bir adamın da zaten denize herhangi bir özlemi yoktur. gölbaşı ya da gençlik parkı ona yeter de artar bile.
bunun dışında, istanbul'un kalabalıklığı ve keşmekeşliği, izmir'in iğrenç yapılaşması ve acayip insanları, antalya'nın sadece binalardan ibaret olması ve vasıfsızlığı, bana açıkçası çok itici geliyor.
neymiş efenim, betonmuş... başkent lan burası, ne olmasını bekliyordun? o kadar devlet dairesini, suntadan, kerpiçten mi yapacaklardı?
neymiş efenim, resmiymiş, ciddiymiş, her yerde takım elbiseli kravatlı adamlar varmış... resmiyet sizi niye bu kadar rahatsız ediyor ki canım kardeşim? e senin takım elbise dediğin, kravat dediğin, şıklığın sembolü değil midir zaten? sen bir davete gideceğin zaman şık görünmek için giymiyor musun bu kıyafeti? e daha ne o zaman.
ankara'yı sevmeyen adamlar, kızılay'ı, tunalı'yı, yedinci cadde'yi, park caddesi'ni beğenmiyorlar da, sanki saydıkları diğer şehirlerde buralardan daha üstün bi şey mi var?
ha belki kordon diyeceksin, boğaz diyeceksin de, dediğim gibi, deniz bizim için olmazsa olmaz bir şey değil. bu şehirlere gittiğim zaman, denizi seyrederim, vapura binerim, martı'ya simit atarım ama sonra koşa koşa ankara'ya geri dönerim.
şu andan itibaren hayatımın sonuna kadar deniz görmeyeceğimi bilsem, hiç koymaz yani bana. ama karlar altında bir kuğulu park'ı görmeyeceksin bir daha deseler, yıkılırım, açık söyliyim.
son olarak, ankara yaşanmışlıkların şehridir. bu şehirde doğup büyümediysen, bu şehirde acı çekip mutlu olmadıysan, bu şehirde sende iz bırakacak bir insan tanımadıysan, sen bu şehri değil, bu şehir seni sevmez zaten.
uzun lafın kısası, sen ankara'yı sevemezsin, ankara' seni sever. seçici olan odur. o yüzden hiç kasma...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar