bugün
- dünya16
- amerika birleşik devletleri14
- sözlüğün en güzel kadını11
- 25 eylül 2026 aym önünde intihar eden emekli7
- evanjelist8
- türkiye'nin fransa'yı yeneceğini düşünmek5
- hewal ebo12
- nihilist hedonist şehvetperest insan5
- ecevit denince akla gelen şeyler26
- taş gibi kalçası olan kadın4
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
- arnavutluk2
- brezilya3
- kıymalı domatesli biberli soğanlı yumurta6
- yunanistan3
- dikili bir ağacının olmaması6
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı18
- aylık 138 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- portekiz2
- sözlükte kız olduğunu belli eden kızların amacı5
- diamond bey birader nerede sorusu3
- avustralya2
- türk rock grupları5
- nick vermeden bir yazara seslen8
- bi insana asabiyet neden gelir2
- cuma akşam evde kalan yazarlar3
- futbol4
- feto4
- simko315
- miçotakis'in bm de türkiye mesajı6
- mustafa kemal atatürk5
- cuma günü akşam tek başına yapılacak aktiviteler7
- asgari ücretle geçinip vatan millet savunmak8
- simko3 memduh başkan dna testi kampanyası10
- seçim öncesi klişeler2
- orospu çocuğu abdullah öcalan5
- konservede balık2
- yeni zelanda doları2
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin35
- türkiye fransa maçı saat 21 45 te atv de3
- türkçe vs arapça vs farsça3
- sarışın bir bayanla sevişmek3
- birader avanosta mı sorunsalı2
- sözlükte ki türk düşmanları10
- apoya villa yapılmasını destekleyen akpliler3
- evlilik5
- ateist bir erkekle evlenir miydiniz3
- manifest6
- cedidacer7
- ölüm orucu5
henüz bitirdiğim, ortalama iki iş günü içinde canına okuduğum, şimdiye kadar okuduğum, -ki bir çoğunu hatmettim- en ama en süper olabilecek chuck hacı eseridir.
hani kitaplar vardır tamam, okur okur şaşırırsınız, "aa ne biçim oldu sonu be. tüh!" falan gibi, kitabın zannımca son yirmi sayfası durmadan şaşırmakla geçti bu durum. son yirmi sayfa aralıksız, durmaksızın, "hasiktir." demekle geçti, sırf bu histen sebeptir, epey uzun zamandır başka bir yazarın kitabını okuyamıyorum. bir arkadaşım dediydi zaten, "chuck okumaya başlarsan, diğer bütün kitapları okumuşsun gibi bir hisse kapılırsın." doğruymuş.
nice bestseller'lar görmedi işimi şunca zamandır.
chuck abi okuyanların kitabı hayal edememe gibi bir durumları olduğunu da tespitlemiş bulunmaktayım. tıkanma'da mekanlar oldukça iyi tasvirlenmesine karşın yine de bir görüntü gelemiyor insanın gözüne gibi, sanki hayal meyal görüyorsun da yine de olmuyor gibi, her şeyin üzerinde kocaman bir sis bulutu varmış gibi, bu da öyle bir şey işte.
yüzü parçalanan hanımefendi yüzünün parçalandıktan sonraki halini çok güzel tasvirliyor mesela ama olmuyor, gırtlaktan sallanan dil bi türlü insanın kafasında oluşmuyor. ya da brandy alexander'ın göz alıcı kıyafetleri.
anlatmak istediğini inanılmaz uç biçimlerde anlatmasına karşın da, ne anlatmak istediğini çok net anlayıveriyorsunuz. ve sonra geriye tek bir his kalıyor, "oha."
invizıbıl manstırz da ahanda böyle bir kitap işte. son sayfasını kapatıp bitirdikten sonra yaklaşık bir yarım saat mal gibi etrafa bakındığınız, "böeh." gibi bir biçimsiz hisle ortalıkta dolaştığınız, acaba benim hayatımda ahanda böyle hiç görünmeyen şeylerden, tamamen bir belirsizlik ve yalan bulutundan mı ibaret diye düşündüğünüz, inanılmaz ötesi bir kitap.
başlamayanlar ve ilk defa başlayacaklar için not: başlamayın, iğrenç bir kitap.
çünkü "gelecek ne zaman bir vaat olmaktan çıkıp bir tehdit haline geldi?" diye soran bir adamı okumak o kadar da moral yükselten bir şey değil.
hani kitaplar vardır tamam, okur okur şaşırırsınız, "aa ne biçim oldu sonu be. tüh!" falan gibi, kitabın zannımca son yirmi sayfası durmadan şaşırmakla geçti bu durum. son yirmi sayfa aralıksız, durmaksızın, "hasiktir." demekle geçti, sırf bu histen sebeptir, epey uzun zamandır başka bir yazarın kitabını okuyamıyorum. bir arkadaşım dediydi zaten, "chuck okumaya başlarsan, diğer bütün kitapları okumuşsun gibi bir hisse kapılırsın." doğruymuş.
nice bestseller'lar görmedi işimi şunca zamandır.
chuck abi okuyanların kitabı hayal edememe gibi bir durumları olduğunu da tespitlemiş bulunmaktayım. tıkanma'da mekanlar oldukça iyi tasvirlenmesine karşın yine de bir görüntü gelemiyor insanın gözüne gibi, sanki hayal meyal görüyorsun da yine de olmuyor gibi, her şeyin üzerinde kocaman bir sis bulutu varmış gibi, bu da öyle bir şey işte.
yüzü parçalanan hanımefendi yüzünün parçalandıktan sonraki halini çok güzel tasvirliyor mesela ama olmuyor, gırtlaktan sallanan dil bi türlü insanın kafasında oluşmuyor. ya da brandy alexander'ın göz alıcı kıyafetleri.
anlatmak istediğini inanılmaz uç biçimlerde anlatmasına karşın da, ne anlatmak istediğini çok net anlayıveriyorsunuz. ve sonra geriye tek bir his kalıyor, "oha."
invizıbıl manstırz da ahanda böyle bir kitap işte. son sayfasını kapatıp bitirdikten sonra yaklaşık bir yarım saat mal gibi etrafa bakındığınız, "böeh." gibi bir biçimsiz hisle ortalıkta dolaştığınız, acaba benim hayatımda ahanda böyle hiç görünmeyen şeylerden, tamamen bir belirsizlik ve yalan bulutundan mı ibaret diye düşündüğünüz, inanılmaz ötesi bir kitap.
başlamayanlar ve ilk defa başlayacaklar için not: başlamayın, iğrenç bir kitap.
çünkü "gelecek ne zaman bir vaat olmaktan çıkıp bir tehdit haline geldi?" diye soran bir adamı okumak o kadar da moral yükselten bir şey değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar