bugün
- gocu13
- bu koyden olsam ne olacak14
- çaylak yapın beni11
- rahatsız ettiğim herkesten özür dilerim9
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı15
- ama ben bipolarım10
- sözlüğü nezih bir ortama çevirmek4
- safiyenin kocası faik5
- dinlerin yalan olması13
- herkesin birbiriyle kavga ettiği sözlük4
- bkono5
- ay kavga var galiba6
- sihirli annem izleyen erkek4
- sözlükte korunan bir yazar olmak5
- kktc de 3 günlük yas ilan edilmesi4
- sarapci koala75
- tavada yumurta yapıp üzerine kırmızı biber katmak2
- tobey maguire lı spiderman3
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası8
- sözlük kızları adam mıdır5
- katatespizartmasi10
- güler duman'ı arzulamak2
- yazım hataları4
- her fikre saygı duyulmalı mıdır3
- kavga eden yazarlar5
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı14
- 30 ağustos zafer bayramı19
- türkiye savaşa girecek5
- sözlükte zorbalanınca ne yapıyorsunuz3
- istatistiklerin yenilenmemesi2
- ay diyen ekek4
- testo taylan true ziyareti2
- sözlükteki linç kültürü4
- adam olan sözünü tutar2
- hadsiz insan3
- anayasa değişikliği4
- türk ten kürt'ü ayırırsan türk kalmaz6
- boşnaklar2
- ilkay gündoğan5
- acı kıyaslamak5
- sevgili2
- morkstar3
- anın görüntüsü21
- dudağın içinde çıkan beyaz yaralar5
- soğan yiyen kız6
- sözlük influencerı3
- arkadaşlar bakar mısınız2
- motor yağı6
- incil vahiy9
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı28
http://www.fotomac.com.tr...asum-duygulari-oldurduler
--spoiler--
adam her zamanki uğurlu koltuğuna oturdu... çocuk sessiz sedasız yanına sığıştı...
baba, aynen geçen maçtaki gibi, ellerini birleştir ve "hiç kıpırdama, şimdi gol atacağız" dedi...
genç delikanlı, arkadaşını eve davet etti; "geçen maçı birlikte izleyip kazanmıştık, yine gel!.."
iki arkadaş geçen maçtaki aynı giysilerini giydiler, aynı yerlerine oturdular.
ilk 15. dakikada gol olmazsa yer değiştereceklerdi.
uğurları böyleydi...
çocuk babasına haykırdı; "maç başlıyor, çabuk düdük çalmadan yerine otur.
yoksa kaybederiz!!!"
dualar, uğurlar, futbolsever deyimiyle totemler, velhasıl en masum duygular böyleydi.
90 dakikaya binlerce umut sığdırıyordu futbolun sahada oynandığını zanneden tertemiz yürekler.
oysa aynı zamanlarda başka yerlerde, başka birilerinin daha garanti yöntemleri vardı!
adamın biri telefonu aldı eline...
kulüpleri aradı.. teknik adamları, futbolcuları...
hiç totem yapmadı, dua etmek zaten aklından geçmedi...
o işini şansa bırakamazdı!
yayıncı kuruluşundan mhk'sine, pfdk'sından tahkim'ine, tff başkanından hakemine kadar hepsini baskı altına almayı bilirdi. elinde güç vardı ve kimse ona dokunamazdı!..
bir terslik olursa medyada köşe başlarını tutmuş yalakaları nasıl olsa ortalığı toz-dumana katar ve gerçeklerin görünmesini engellerlerdi.
bugüne kadar hep böyle olmamış mıydı!?
her zaman evdeki hesapları çarşıya uymuştu, yine uyardı.
uymadı!
bir sabah baktı, kapıda polis!!!
the end!
dediler ki, gel bakalım!..
aylarca süren konuşmalar, milyarlık futbol sektörünün küfürle, baskıyla yönetildiğini ortaya koyan tapeler v.s.
şimdi diyorlar ki; hiçbir şey yok!
hiç bir şey yoksa allah var!
gerçeklerin ortaya çıkması için allah yeter!
ne zalim kurtulur, ne yağdanlık, ne şakşakçı, ne de formasını satan.
bekleyin görün.
--spoiler--
ayrıca bkz:
görsel
--spoiler--
adam her zamanki uğurlu koltuğuna oturdu... çocuk sessiz sedasız yanına sığıştı...
baba, aynen geçen maçtaki gibi, ellerini birleştir ve "hiç kıpırdama, şimdi gol atacağız" dedi...
genç delikanlı, arkadaşını eve davet etti; "geçen maçı birlikte izleyip kazanmıştık, yine gel!.."
iki arkadaş geçen maçtaki aynı giysilerini giydiler, aynı yerlerine oturdular.
ilk 15. dakikada gol olmazsa yer değiştereceklerdi.
uğurları böyleydi...
çocuk babasına haykırdı; "maç başlıyor, çabuk düdük çalmadan yerine otur.
yoksa kaybederiz!!!"
dualar, uğurlar, futbolsever deyimiyle totemler, velhasıl en masum duygular böyleydi.
90 dakikaya binlerce umut sığdırıyordu futbolun sahada oynandığını zanneden tertemiz yürekler.
oysa aynı zamanlarda başka yerlerde, başka birilerinin daha garanti yöntemleri vardı!
adamın biri telefonu aldı eline...
kulüpleri aradı.. teknik adamları, futbolcuları...
hiç totem yapmadı, dua etmek zaten aklından geçmedi...
o işini şansa bırakamazdı!
yayıncı kuruluşundan mhk'sine, pfdk'sından tahkim'ine, tff başkanından hakemine kadar hepsini baskı altına almayı bilirdi. elinde güç vardı ve kimse ona dokunamazdı!..
bir terslik olursa medyada köşe başlarını tutmuş yalakaları nasıl olsa ortalığı toz-dumana katar ve gerçeklerin görünmesini engellerlerdi.
bugüne kadar hep böyle olmamış mıydı!?
her zaman evdeki hesapları çarşıya uymuştu, yine uyardı.
uymadı!
bir sabah baktı, kapıda polis!!!
the end!
dediler ki, gel bakalım!..
aylarca süren konuşmalar, milyarlık futbol sektörünün küfürle, baskıyla yönetildiğini ortaya koyan tapeler v.s.
şimdi diyorlar ki; hiçbir şey yok!
hiç bir şey yoksa allah var!
gerçeklerin ortaya çıkması için allah yeter!
ne zalim kurtulur, ne yağdanlık, ne şakşakçı, ne de formasını satan.
bekleyin görün.
--spoiler--
ayrıca bkz:
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar