bugün
- nervionun mavi gözleri12
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması12
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı6
- kolye142
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı7
- 900000 tlye otomatik vites araba önerileri3
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi4
- durduk yere sinirlenmek3
- diksiyon2
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- beyaz önlük altından yayılan dişçi öfkesi3
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- 17 ekim 2026 fransa olayları2
- bu kupon tutar mı sorunsalı3
- etek tıraşı2
- bira sigara cips ve radyo dörtlüsü3
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek3
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- yazılımcıların flört ederken kullandığı dil3
- sineklikle sinek öldürmek2
- otobüse binip bakanlığın önünde inmek2
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak2
- mesihin inişi4
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- fransa11
- ısmet gurbuz parise gitti mi sorunsalı4
- kadın yazar nickleri4
- bik bik'in kraliçe olması10
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi6
- hayrına karpuz dağıtmak4
- bir sigaradan çıkan siyah pislik4
- ayağı olan kadının amacı4
- cep telefonu22
- üst yaşam pilici memesi2
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- karton toplayan çocuğun aslında zengin olması4
- türk esnafı4
- sarı tekerin yazar olamaması8
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- nokia20
- danyal peygamber in mezarından yayılan güzel koku2
- doğu türkistan4
- usualsuspects'in ayağı6
- ayak fetişizmini kötü bir şey sanmak3
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi7
http://www.fotomac.com.tr...asum-duygulari-oldurduler
--spoiler--
adam her zamanki uğurlu koltuğuna oturdu... çocuk sessiz sedasız yanına sığıştı...
baba, aynen geçen maçtaki gibi, ellerini birleştir ve "hiç kıpırdama, şimdi gol atacağız" dedi...
genç delikanlı, arkadaşını eve davet etti; "geçen maçı birlikte izleyip kazanmıştık, yine gel!.."
iki arkadaş geçen maçtaki aynı giysilerini giydiler, aynı yerlerine oturdular.
ilk 15. dakikada gol olmazsa yer değiştereceklerdi.
uğurları böyleydi...
çocuk babasına haykırdı; "maç başlıyor, çabuk düdük çalmadan yerine otur.
yoksa kaybederiz!!!"
dualar, uğurlar, futbolsever deyimiyle totemler, velhasıl en masum duygular böyleydi.
90 dakikaya binlerce umut sığdırıyordu futbolun sahada oynandığını zanneden tertemiz yürekler.
oysa aynı zamanlarda başka yerlerde, başka birilerinin daha garanti yöntemleri vardı!
adamın biri telefonu aldı eline...
kulüpleri aradı.. teknik adamları, futbolcuları...
hiç totem yapmadı, dua etmek zaten aklından geçmedi...
o işini şansa bırakamazdı!
yayıncı kuruluşundan mhk'sine, pfdk'sından tahkim'ine, tff başkanından hakemine kadar hepsini baskı altına almayı bilirdi. elinde güç vardı ve kimse ona dokunamazdı!..
bir terslik olursa medyada köşe başlarını tutmuş yalakaları nasıl olsa ortalığı toz-dumana katar ve gerçeklerin görünmesini engellerlerdi.
bugüne kadar hep böyle olmamış mıydı!?
her zaman evdeki hesapları çarşıya uymuştu, yine uyardı.
uymadı!
bir sabah baktı, kapıda polis!!!
the end!
dediler ki, gel bakalım!..
aylarca süren konuşmalar, milyarlık futbol sektörünün küfürle, baskıyla yönetildiğini ortaya koyan tapeler v.s.
şimdi diyorlar ki; hiçbir şey yok!
hiç bir şey yoksa allah var!
gerçeklerin ortaya çıkması için allah yeter!
ne zalim kurtulur, ne yağdanlık, ne şakşakçı, ne de formasını satan.
bekleyin görün.
--spoiler--
ayrıca bkz:
görsel
--spoiler--
adam her zamanki uğurlu koltuğuna oturdu... çocuk sessiz sedasız yanına sığıştı...
baba, aynen geçen maçtaki gibi, ellerini birleştir ve "hiç kıpırdama, şimdi gol atacağız" dedi...
genç delikanlı, arkadaşını eve davet etti; "geçen maçı birlikte izleyip kazanmıştık, yine gel!.."
iki arkadaş geçen maçtaki aynı giysilerini giydiler, aynı yerlerine oturdular.
ilk 15. dakikada gol olmazsa yer değiştereceklerdi.
uğurları böyleydi...
çocuk babasına haykırdı; "maç başlıyor, çabuk düdük çalmadan yerine otur.
yoksa kaybederiz!!!"
dualar, uğurlar, futbolsever deyimiyle totemler, velhasıl en masum duygular böyleydi.
90 dakikaya binlerce umut sığdırıyordu futbolun sahada oynandığını zanneden tertemiz yürekler.
oysa aynı zamanlarda başka yerlerde, başka birilerinin daha garanti yöntemleri vardı!
adamın biri telefonu aldı eline...
kulüpleri aradı.. teknik adamları, futbolcuları...
hiç totem yapmadı, dua etmek zaten aklından geçmedi...
o işini şansa bırakamazdı!
yayıncı kuruluşundan mhk'sine, pfdk'sından tahkim'ine, tff başkanından hakemine kadar hepsini baskı altına almayı bilirdi. elinde güç vardı ve kimse ona dokunamazdı!..
bir terslik olursa medyada köşe başlarını tutmuş yalakaları nasıl olsa ortalığı toz-dumana katar ve gerçeklerin görünmesini engellerlerdi.
bugüne kadar hep böyle olmamış mıydı!?
her zaman evdeki hesapları çarşıya uymuştu, yine uyardı.
uymadı!
bir sabah baktı, kapıda polis!!!
the end!
dediler ki, gel bakalım!..
aylarca süren konuşmalar, milyarlık futbol sektörünün küfürle, baskıyla yönetildiğini ortaya koyan tapeler v.s.
şimdi diyorlar ki; hiçbir şey yok!
hiç bir şey yoksa allah var!
gerçeklerin ortaya çıkması için allah yeter!
ne zalim kurtulur, ne yağdanlık, ne şakşakçı, ne de formasını satan.
bekleyin görün.
--spoiler--
ayrıca bkz:
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar