bugün
- tai lung26
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı7
- sözlük dayısı dövmek6
- anderson talisca4
- psikolojik hastalığı olmayan sözlük kızı5
- nervio varıdı nerede o7
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- kadınların muhabbet etmeyi sevdiği erkek olmak4
- içki şişeleri3
- corpus hermeticus4
- anın görüntüsü19
- ismet gurbuz 202411
- osuruktan şiirler89
- muslettin amca10
- semahta giysi üçetektir2
- hoşlanılan kızı çorbacıya götürmek4
- eski sevgilinin mesaj atıp ben aşık oldum demesi3
- hiç hakiki sarışın kız görmemek5
- yemeksepeti4
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması4
- burç soran kadının flörtleşmeye çalışıyor olması5
- su bardağı ile çay içmek4
- arkadaşlar selam4
- balkanlar da sarışın olmaması4
- şile de ceyda yakova'nın öldüğü motosiklet kazası4
- kitap okuyorum sessiz olun4
- steam arkadaşı aranıyor5
- tortellini3
- eski sevgiliyle 50 yıl sonra karşılaşmak5
- 22 ağustos 2026 sıcak hava dalgası3
- dolar isterse 100 olsun41
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı5
- koku hafızası2
- mekke anlaşması5
- duşa giriyorum kimi düşüneyim2
- sade sodaya tek atan insan4
- otogar tuvaleti4
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- antrikot2
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- domuz yemeyiz abi4
- mustafa adıgüzel4
- clemence baptista5
- kadının kalbine giden yol2
- g i l d e d l i l y28
- hey yavrum be gelenlere bak4
- victor osimhen18
- kadınınızı çalıştırır mısınız14
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
teknolojinin gelişmesi ve refah düzeyinin artması insanların yaşamlarını kolaylaştırarak bir çok sorunu çözdüğü gibi yeni ve farklı problemleri de beraberinde getirmiştir. i̇nsanlar sürekli ve hızlı bir şekilde tüketmekte ve bu da insanların bir türlü doyum noktasına ulaşmamasına yol açmaktadır. doymayan nefis, moda denen döngünün içerisine kıstırılmış ve her daim kendine yeni ihtiyaçlar meydana getirmektedir. i̇mkanlarını bu suni ihtiyaçlar için zorlayan modern insan kendini acımasız bir rekabetin içinde bulur. sırf kendi menfaati için başkasını yok etmeye kadar varabilen vahşi bir rekabettir bu. kendini dinlemeye, sakinleşmeye bir türlü fırsat vermeyen insan, bir anda depresyonların, panik atakların, angziyetelerin kucağında bulur kendini. psikolojik sorunları ile meşhurdur modern zaman insanı. para kazanmak için her şeyini feda eden insan bu sefer kendini sağlığından eden bu paranın yol açtığı dertlerden kurtulmak için harcar bu parayı. insan, yüksek hızda yol alan tren misali yaşamını sürdürürken belli aralıklarla trenin hızını düşürüp şark ekspresi kıvamına getirerek kendini dinleyecek zamanlar oluştursa bir çok sorun kendiliğinden hallolacak aslında. ama kendini kaptırdığı fasit daireden çıkması hiç de kolay değildir insanın.
işte islamın güzelliğini tam bu noktada bulmanız mümkün. aslında insan ve toplumla alakalı her türlü soruna en güzel ve uygulanabilir çözümler getiren islama şöyle bihakkın bir danışılabilse ne büyük badirelerden bir su içme kolaylığında geçilebileceği o kadar net görülecektir ki. kuran ve peygamberimiz aleyhisselatu vesselamın sünneti; bütün pedagogların, sosyal bilimcilerin, feylesofların kafalar patlatıp gereği gibi çözemedikleri mevzuların en derinine kadar nüfuz ederek kökten halletmişlerdir. yukarıda da değindiğim gibi bu sorun çözebilme durumu insan ve toplumu ilgilendiren bütün mevzular için geçerlidir. bu noktadan hareketle önemi üzerine yüzlerce binlerce yazılar yazılmış namaz konusuna bir de naçizane ben değinmek istedim. kuran ve hadisler de namaza o kadar geniş yer verilmiştir ki, nerdeyse kuran''ın her suresinde namazı ikame edin tarzında ifade ile karşılaşabilir ve bir çok hadiste namaz vurgusunu görebilirsiniz.
namaz mevzunu halletmeden yaşama arzulanan düzeyde bir çeki düzen vermek mümkün değildir. aslında beş vakit olması bile namazın haddi zatında düzen verme amaçlı bir ibadet olduğu anlamına gelir. günde beş defa hayatın akışını kesip allaha ve kendi sesine kulak vermek, onarıcı bir vazife görevini ifa eder. namazdan hakkıyla istifade edebilmek için huşu ile kılınması gerekir. huşu, büyük bir konsantrasyon ile tamamen namaza odaklanmak anlamına gelir. kendini allahın huzurundaymış gibi, bütün benliğini namaza vererek namazı kılmanın lezzetini verecek başka bir şey yoktur sanırım. allahı görüyormuşçasına ibadet etmek, bütün ibadetlerde ana amaç olmakla beraber, namazda bu kural başka bir mana ifade eder. kulun allaha en yakın olduğu an olan secde anıdır ve bu en yakın zamanda allah ile beraber olma hissiyatı doruk noktaya ulaşır. allah bizi görüyormuşçasına (biz onu göremezsek de o bizi zaten görüyor) ve allaha çok yakın olduğumuz bilinciyle eda edilen bir namazın kalplerimize dolduracağı rahatlığın, nurun, lezzetin keyfi bütün gün bize yetecek kadar fazladır. burada önemli bir nokta ise huşu halinin yakalanması için yaptıklarımızın bilincinde olma gerekliliğidir. bilinçli olmak daha çok yaptıklarını anlamak ile olur. namazda kıyamı, kıratı, rükuyu secdeyi anlayabilmek için evvela okuduğumuzu anlamamız gerekiyor.
yazının devamı için:
http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=23
işte islamın güzelliğini tam bu noktada bulmanız mümkün. aslında insan ve toplumla alakalı her türlü soruna en güzel ve uygulanabilir çözümler getiren islama şöyle bihakkın bir danışılabilse ne büyük badirelerden bir su içme kolaylığında geçilebileceği o kadar net görülecektir ki. kuran ve peygamberimiz aleyhisselatu vesselamın sünneti; bütün pedagogların, sosyal bilimcilerin, feylesofların kafalar patlatıp gereği gibi çözemedikleri mevzuların en derinine kadar nüfuz ederek kökten halletmişlerdir. yukarıda da değindiğim gibi bu sorun çözebilme durumu insan ve toplumu ilgilendiren bütün mevzular için geçerlidir. bu noktadan hareketle önemi üzerine yüzlerce binlerce yazılar yazılmış namaz konusuna bir de naçizane ben değinmek istedim. kuran ve hadisler de namaza o kadar geniş yer verilmiştir ki, nerdeyse kuran''ın her suresinde namazı ikame edin tarzında ifade ile karşılaşabilir ve bir çok hadiste namaz vurgusunu görebilirsiniz.
namaz mevzunu halletmeden yaşama arzulanan düzeyde bir çeki düzen vermek mümkün değildir. aslında beş vakit olması bile namazın haddi zatında düzen verme amaçlı bir ibadet olduğu anlamına gelir. günde beş defa hayatın akışını kesip allaha ve kendi sesine kulak vermek, onarıcı bir vazife görevini ifa eder. namazdan hakkıyla istifade edebilmek için huşu ile kılınması gerekir. huşu, büyük bir konsantrasyon ile tamamen namaza odaklanmak anlamına gelir. kendini allahın huzurundaymış gibi, bütün benliğini namaza vererek namazı kılmanın lezzetini verecek başka bir şey yoktur sanırım. allahı görüyormuşçasına ibadet etmek, bütün ibadetlerde ana amaç olmakla beraber, namazda bu kural başka bir mana ifade eder. kulun allaha en yakın olduğu an olan secde anıdır ve bu en yakın zamanda allah ile beraber olma hissiyatı doruk noktaya ulaşır. allah bizi görüyormuşçasına (biz onu göremezsek de o bizi zaten görüyor) ve allaha çok yakın olduğumuz bilinciyle eda edilen bir namazın kalplerimize dolduracağı rahatlığın, nurun, lezzetin keyfi bütün gün bize yetecek kadar fazladır. burada önemli bir nokta ise huşu halinin yakalanması için yaptıklarımızın bilincinde olma gerekliliğidir. bilinçli olmak daha çok yaptıklarını anlamak ile olur. namazda kıyamı, kıratı, rükuyu secdeyi anlayabilmek için evvela okuduğumuzu anlamamız gerekiyor.
yazının devamı için:
http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=23
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar