bugün
- milan skriniar8
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı16
- arkadaşlar sizce bu kürk nasıl3
- sözlük kızlarının babaları5
- fenerbahçe21
- imralı basılsın apo piçi asılsın6
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi12
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru3
- gezicilerin polisten dayak yerken çıkardığı sesler2
- filistin de genel seçimlerin zamanında yapılması2
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
- gelecek partisi2
- sözlük yazarlarının favori dizisi6
- ismet gurbuz 202412
- üniversite okumanın gereksiz olması6
- 1948 arap israil savaşı8
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- sözlükte tek kalsanız yazmaya devam eder misiniz7
- tai lung26
- yapay zekanın ortadan kaldıramayacağı 10 meslek3
- osuruktan şiirler89
- x files dizisindeki elinden sigara düşmeyen adam4
- yazarların favori oyun karakteri4
- allah4
- duş alıp yeni serilmiş nevresimde uyumak2
- bira6
- acı acı osurmak5
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı26
- tuvaletin tıkanması2
- futbol3
- oswald cupplepot3
- ebrar sitesi2
- türkiye2
- i m horny diyen kız3
- türkiye de emeklilik4
- dolar isterse 100 olsun41
- boş cd'nin üstüne boş cd diye yazmak3
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- su bardağı ile çay içmek7
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- stack overflow kopyala yapistir2
- nervio varıdı nerede o8
- en sevdiği film pulp fiction olan erkek3
- sözlükteki cin moderatörler2
- arap ismail3
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- şafak sezer'in son hali2
- 2026 ekonomik krizi20
- anderson talisca6
- sözlük dayısı dövmek6
teknolojinin gelişmesi ve refah düzeyinin artması insanların yaşamlarını kolaylaştırarak bir çok sorunu çözdüğü gibi yeni ve farklı problemleri de beraberinde getirmiştir. i̇nsanlar sürekli ve hızlı bir şekilde tüketmekte ve bu da insanların bir türlü doyum noktasına ulaşmamasına yol açmaktadır. doymayan nefis, moda denen döngünün içerisine kıstırılmış ve her daim kendine yeni ihtiyaçlar meydana getirmektedir. i̇mkanlarını bu suni ihtiyaçlar için zorlayan modern insan kendini acımasız bir rekabetin içinde bulur. sırf kendi menfaati için başkasını yok etmeye kadar varabilen vahşi bir rekabettir bu. kendini dinlemeye, sakinleşmeye bir türlü fırsat vermeyen insan, bir anda depresyonların, panik atakların, angziyetelerin kucağında bulur kendini. psikolojik sorunları ile meşhurdur modern zaman insanı. para kazanmak için her şeyini feda eden insan bu sefer kendini sağlığından eden bu paranın yol açtığı dertlerden kurtulmak için harcar bu parayı. insan, yüksek hızda yol alan tren misali yaşamını sürdürürken belli aralıklarla trenin hızını düşürüp şark ekspresi kıvamına getirerek kendini dinleyecek zamanlar oluştursa bir çok sorun kendiliğinden hallolacak aslında. ama kendini kaptırdığı fasit daireden çıkması hiç de kolay değildir insanın.
işte islamın güzelliğini tam bu noktada bulmanız mümkün. aslında insan ve toplumla alakalı her türlü soruna en güzel ve uygulanabilir çözümler getiren islama şöyle bihakkın bir danışılabilse ne büyük badirelerden bir su içme kolaylığında geçilebileceği o kadar net görülecektir ki. kuran ve peygamberimiz aleyhisselatu vesselamın sünneti; bütün pedagogların, sosyal bilimcilerin, feylesofların kafalar patlatıp gereği gibi çözemedikleri mevzuların en derinine kadar nüfuz ederek kökten halletmişlerdir. yukarıda da değindiğim gibi bu sorun çözebilme durumu insan ve toplumu ilgilendiren bütün mevzular için geçerlidir. bu noktadan hareketle önemi üzerine yüzlerce binlerce yazılar yazılmış namaz konusuna bir de naçizane ben değinmek istedim. kuran ve hadisler de namaza o kadar geniş yer verilmiştir ki, nerdeyse kuran''ın her suresinde namazı ikame edin tarzında ifade ile karşılaşabilir ve bir çok hadiste namaz vurgusunu görebilirsiniz.
namaz mevzunu halletmeden yaşama arzulanan düzeyde bir çeki düzen vermek mümkün değildir. aslında beş vakit olması bile namazın haddi zatında düzen verme amaçlı bir ibadet olduğu anlamına gelir. günde beş defa hayatın akışını kesip allaha ve kendi sesine kulak vermek, onarıcı bir vazife görevini ifa eder. namazdan hakkıyla istifade edebilmek için huşu ile kılınması gerekir. huşu, büyük bir konsantrasyon ile tamamen namaza odaklanmak anlamına gelir. kendini allahın huzurundaymış gibi, bütün benliğini namaza vererek namazı kılmanın lezzetini verecek başka bir şey yoktur sanırım. allahı görüyormuşçasına ibadet etmek, bütün ibadetlerde ana amaç olmakla beraber, namazda bu kural başka bir mana ifade eder. kulun allaha en yakın olduğu an olan secde anıdır ve bu en yakın zamanda allah ile beraber olma hissiyatı doruk noktaya ulaşır. allah bizi görüyormuşçasına (biz onu göremezsek de o bizi zaten görüyor) ve allaha çok yakın olduğumuz bilinciyle eda edilen bir namazın kalplerimize dolduracağı rahatlığın, nurun, lezzetin keyfi bütün gün bize yetecek kadar fazladır. burada önemli bir nokta ise huşu halinin yakalanması için yaptıklarımızın bilincinde olma gerekliliğidir. bilinçli olmak daha çok yaptıklarını anlamak ile olur. namazda kıyamı, kıratı, rükuyu secdeyi anlayabilmek için evvela okuduğumuzu anlamamız gerekiyor.
yazının devamı için:
http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=23
işte islamın güzelliğini tam bu noktada bulmanız mümkün. aslında insan ve toplumla alakalı her türlü soruna en güzel ve uygulanabilir çözümler getiren islama şöyle bihakkın bir danışılabilse ne büyük badirelerden bir su içme kolaylığında geçilebileceği o kadar net görülecektir ki. kuran ve peygamberimiz aleyhisselatu vesselamın sünneti; bütün pedagogların, sosyal bilimcilerin, feylesofların kafalar patlatıp gereği gibi çözemedikleri mevzuların en derinine kadar nüfuz ederek kökten halletmişlerdir. yukarıda da değindiğim gibi bu sorun çözebilme durumu insan ve toplumu ilgilendiren bütün mevzular için geçerlidir. bu noktadan hareketle önemi üzerine yüzlerce binlerce yazılar yazılmış namaz konusuna bir de naçizane ben değinmek istedim. kuran ve hadisler de namaza o kadar geniş yer verilmiştir ki, nerdeyse kuran''ın her suresinde namazı ikame edin tarzında ifade ile karşılaşabilir ve bir çok hadiste namaz vurgusunu görebilirsiniz.
namaz mevzunu halletmeden yaşama arzulanan düzeyde bir çeki düzen vermek mümkün değildir. aslında beş vakit olması bile namazın haddi zatında düzen verme amaçlı bir ibadet olduğu anlamına gelir. günde beş defa hayatın akışını kesip allaha ve kendi sesine kulak vermek, onarıcı bir vazife görevini ifa eder. namazdan hakkıyla istifade edebilmek için huşu ile kılınması gerekir. huşu, büyük bir konsantrasyon ile tamamen namaza odaklanmak anlamına gelir. kendini allahın huzurundaymış gibi, bütün benliğini namaza vererek namazı kılmanın lezzetini verecek başka bir şey yoktur sanırım. allahı görüyormuşçasına ibadet etmek, bütün ibadetlerde ana amaç olmakla beraber, namazda bu kural başka bir mana ifade eder. kulun allaha en yakın olduğu an olan secde anıdır ve bu en yakın zamanda allah ile beraber olma hissiyatı doruk noktaya ulaşır. allah bizi görüyormuşçasına (biz onu göremezsek de o bizi zaten görüyor) ve allaha çok yakın olduğumuz bilinciyle eda edilen bir namazın kalplerimize dolduracağı rahatlığın, nurun, lezzetin keyfi bütün gün bize yetecek kadar fazladır. burada önemli bir nokta ise huşu halinin yakalanması için yaptıklarımızın bilincinde olma gerekliliğidir. bilinçli olmak daha çok yaptıklarını anlamak ile olur. namazda kıyamı, kıratı, rükuyu secdeyi anlayabilmek için evvela okuduğumuzu anlamamız gerekiyor.
yazının devamı için:
http://www.genchacilar.or...ageID=KoseDetay&id=23
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar