bugün
- erector dedemiz6
- tai lung9
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı13
- hoşgörü dini islam10
- velvet52
- ateist dövmek10
- kemalistler15
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması11
- tl4
- ameliyat olmak12
- usualsuspect'in istemeyeceği en son durum4
- hiçbir şey bilmeyip üst kademede çalışmak5
- ümmetçiler3
- fatır suresi 41 ayet3
- sarapci koala4
- velvet hanımkızımız8
- bu hesap gizlidir2
- ahmet burak erdoğan8
- muşlettin amca2
- 0 0 719
- iremga3
- kadir mısıroğlu'nun soyu20
- sevgililer nerede seks yapıyor9
- türk kahvesi eşlikçisi6
- aşure vs waffle8
- yürüyüş flörtü6
- kürtler sizden nefret ediyor5
- ona bir cümle bırak9
- at kafası2
- akepede kliklerin savaşı11
- yakışıklı olmanın faydaları4
- gözde celep4
- donsuz bedevi6
- klavyenizde ben aslında yazdıktan sonra ne çıkıyor7
- fildişi sahili5
- milli mücadele döneminde cemaatler2
- pandela16
- apolitik olmak2
- ulusalcılar2
- ciguli kral9
- bik bik'e hediye edeceğim mutfak4
- şeyhin götüne priz sokmak4
- abur gel de yaz buraya3
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı4
- kylie jenner3
- eliz gürler2
- ismet gürbüz ile berlin gece hayatına akmak4
- dindar nesil projesi patladı3
- filistin in ermeni soykırımını tanıması35
- seni ne mutlu eder sorusu3
yıl 1915...
çanakkale'de kızılca kıyametin koptuğu günler.aylardan mayıs.
vefa lisesi fransızca muallimi ahmet rıfkı her günkü gibi mektepten içeri girer. selam verir ahmet rıfkı ama çocuklar selama karşılık vermezler. ahmet rıfkı şaşırır. arka sıralarda oturanlardan biri ayağa kalkarak; "hocam, mahallemizde
eli ayağı tutan ağabeylerimiz çanakkale'ye gönüllü gittiler, ama siz hâlâ buradasınız. biz de gitmek istiyoruz, fakat yaşımız tutmuyor, söyler misiniz bize, vatanımız elden giderse sizin verdiğiniz eğitim ne işe yarar?"
muallim yaşlı gözlerle sınıftan çıkar ve mektebin idaresine dilekçesini verir. arkadaşlarıyla, talebeleriyle vedalaşır, evine gelir.
ahmet rıfkı'nın hayattaki tek varlığı yaşlı annesi ayşe hanımdır ve şehzadebaşı semtindeki evlerinde beraber oturmaktadırlar. durumu annesine anlatır, ondan hakkını helâl etmesini ister. ardından mahallenin bakkalı, gün görmüş bir zat olan selâhattin adil efendiye uğrar ve şöyle der:
"selâhaddin amca, allahın izniyle vatanın bağrına saplanmış olan düşman hançerini çıkartmaya gidiyorum. senden isteğim, anamı iaşesiz bırakma. kısmetse dönüşte borcumu öderim!" der ve gider.
çeşitli cephelerde savaşa katılır. 19 aralık 1915 günü şehit olur...
annesi haberi alır, çok üzülmesine rağmen imanı bütün bir hanım olduğundan hâdiseyi tevekkülle karşılar. aklına, veresiye yiyecek aldığı bakkal gelir. "yedi aydır senden veresiye alırız, borcumuzu verelim de oğlum borçlu yatmasın!" der.
selâhaddin efendi şöyle cevap verir: "ayşe hanım, sen okuma yazma bilmezsin, okuma bilen bir yakınını getir de hesabı o çıkarsın" bunun üzerine ayşe hanım, komşusunun kızı gülşah'la birlikte dükkâna gider. selâhaddin adil efendi, "ahmet rıfkı" bölümünü açarak veresiye defterini gülşah'ın önüne koyar. gülşah, onlara veresiye defterindeki kırmızı harflerle yazılmış
satırları gösterir. şöyle yazıyordur defterde:
"bu hesap ahmet rıfkı'nın kanıyla ödenmiştir, vesselam!"
çanakkale'de kızılca kıyametin koptuğu günler.aylardan mayıs.
vefa lisesi fransızca muallimi ahmet rıfkı her günkü gibi mektepten içeri girer. selam verir ahmet rıfkı ama çocuklar selama karşılık vermezler. ahmet rıfkı şaşırır. arka sıralarda oturanlardan biri ayağa kalkarak; "hocam, mahallemizde
eli ayağı tutan ağabeylerimiz çanakkale'ye gönüllü gittiler, ama siz hâlâ buradasınız. biz de gitmek istiyoruz, fakat yaşımız tutmuyor, söyler misiniz bize, vatanımız elden giderse sizin verdiğiniz eğitim ne işe yarar?"
muallim yaşlı gözlerle sınıftan çıkar ve mektebin idaresine dilekçesini verir. arkadaşlarıyla, talebeleriyle vedalaşır, evine gelir.
ahmet rıfkı'nın hayattaki tek varlığı yaşlı annesi ayşe hanımdır ve şehzadebaşı semtindeki evlerinde beraber oturmaktadırlar. durumu annesine anlatır, ondan hakkını helâl etmesini ister. ardından mahallenin bakkalı, gün görmüş bir zat olan selâhattin adil efendiye uğrar ve şöyle der:
"selâhaddin amca, allahın izniyle vatanın bağrına saplanmış olan düşman hançerini çıkartmaya gidiyorum. senden isteğim, anamı iaşesiz bırakma. kısmetse dönüşte borcumu öderim!" der ve gider.
çeşitli cephelerde savaşa katılır. 19 aralık 1915 günü şehit olur...
annesi haberi alır, çok üzülmesine rağmen imanı bütün bir hanım olduğundan hâdiseyi tevekkülle karşılar. aklına, veresiye yiyecek aldığı bakkal gelir. "yedi aydır senden veresiye alırız, borcumuzu verelim de oğlum borçlu yatmasın!" der.
selâhaddin efendi şöyle cevap verir: "ayşe hanım, sen okuma yazma bilmezsin, okuma bilen bir yakınını getir de hesabı o çıkarsın" bunun üzerine ayşe hanım, komşusunun kızı gülşah'la birlikte dükkâna gider. selâhaddin adil efendi, "ahmet rıfkı" bölümünü açarak veresiye defterini gülşah'ın önüne koyar. gülşah, onlara veresiye defterindeki kırmızı harflerle yazılmış
satırları gösterir. şöyle yazıyordur defterde:
"bu hesap ahmet rıfkı'nın kanıyla ödenmiştir, vesselam!"
Gündemdeki Haberler