bugün
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok8
- 7 ekim 2026 cemil tugay'ın akp'ye katılması8
- mezut barzani nin yahudi olması19
- çarşamba günü yapılabilecek şeyler5
- bir gün herkes ak partili olacak9
- arkadaşlar şifalandım11
- kadir mısıroğlunun ingilterede işi neydi4
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen17
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri4
- ak partinin chp'ye diz çöktürmesi9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- çocuğa israil diye isim koymak17
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı18
- okul saldırısı3
- melih gökçek soruşturması ne oldu5
- togg4
- kadir mısıroğlu fan clup8
- fondan parayı vuramamak3
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi12
- çok sıkıcı lan3
- kahveleri gezerek tebliğ yapanlar9
- esenyurtta bir lisede bıçaklı kavga3
- amerikan kuklası halife4
- veresiye için kpssden 85 puan isteyen kahveci2
- dindar geçinip zina yapan erkek8
- ceset başlığı niye hala yerinde8
- özgür özelden umut bekleyen insan3
- allah varsa nerede6
- ak partili ahlakı14
- ceset sikmek11
- rahmetli ekrem imamoğlu4
- salat namaz değildir10
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı3
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet21
- gavur izmir den mümin izmir e2
- yusuf atılgan aylak adam2
- arkadaşlar bugün diyetimi iptal edebilir miyim5
- sosyal çürüme3
- kırmızı tuborg içerken dağdan aşağı yuvarlanmak8
- fatma betül sayan kaya37
- sözlüğe bir kitap bırak2
- ilişkilerde 10 yaş fark7
- akp kazandı5
- scarlett johansson4
- insidious out of the further2
- sözlük radyosu yayın yapsın4
- belediye başkanı çalmak5
- hastayken bile cinsellik düşünmek4
- mekke anlaşması4
herhangi bir topluma, kuruma veya kişiye daha önce yaptıklarından dolayı zamanı geldiğinde vicdanını rahatlatmak adına iyilik yapma isteği, gereği...
''memleketime vefa borcumu ödemek adına belediye başkanlığına adaylığımı ilan ediyorum'' şeklinde cümle içerisinde kullanılabilir...
''memleketime vefa borcumu ödemek adına belediye başkanlığına adaylığımı ilan ediyorum'' şeklinde cümle içerisinde kullanılabilir...
günümüz dünyasın da bir çok insanın ödemiyerek inkar ettiği borçtur. ticari batak gibi insani bir batak sayılabilir.
para verilerek kapatılamayan bir borç türüdür.para verilse dahi aynı tadı vermez. karın bölgesinde bir ağrı rahatsızlık verir durur.
sabah 5 ten bu saate kadar hiç durmadan çalışıyorsam, kendime bir dakika dahi ayıramıyorsam, onun yüzünü güldürmek için türlü şeyler yapıyorsam sadece vefa borcum içindir. vefa borcu böyle bir şeydir evet belki onun bana yaptığı fedakarlıkları ödemem zor, ama o bu dünya da yaşadığı sürece ve bende ayakta olduğum sürece sürekli ona olan borcumu ödeyeceğim. neden mi kendi aç iken beni tok tuttuğu, kendi ıslanırken beni yağmurdan koruduğu için, çocuk iken ayçekirdeği ni dişim yok diye tek tek çıkarıp bana yedirdiği için, kendi km lerce yürüken ben yorulmayayayım diye bana araba verdiği için. ve her şeyden önemlisi beni canından çok sevdiği için ona olan borcumu yıllardır ödüyorum ama bu borç öyle bir şey ki bitmiyor. umarım bir kısmını ödeyebilirim.
7 mayıs 2001 tarihinde piyasaya sürülmüş olan yeşim salkım albümü. kanımca kendisinin tek güzel albümüdür.
yıl 1915...
çanakkale'de kızılca kıyametin koptuğu günler.aylardan mayıs.
vefa lisesi fransızca muallimi ahmet rıfkı her günkü gibi mektepten içeri girer. selam verir ahmet rıfkı ama çocuklar selama karşılık vermezler. ahmet rıfkı şaşırır. arka sıralarda oturanlardan biri ayağa kalkarak; "hocam, mahallemizde
eli ayağı tutan ağabeylerimiz çanakkale'ye gönüllü gittiler, ama siz hâlâ buradasınız. biz de gitmek istiyoruz, fakat yaşımız tutmuyor, söyler misiniz bize, vatanımız elden giderse sizin verdiğiniz eğitim ne işe yarar?"
muallim yaşlı gözlerle sınıftan çıkar ve mektebin idaresine dilekçesini verir. arkadaşlarıyla, talebeleriyle vedalaşır, evine gelir.
ahmet rıfkı'nın hayattaki tek varlığı yaşlı annesi ayşe hanımdır ve şehzadebaşı semtindeki evlerinde beraber oturmaktadırlar. durumu annesine anlatır, ondan hakkını helâl etmesini ister. ardından mahallenin bakkalı, gün görmüş bir zat olan selâhattin adil efendiye uğrar ve şöyle der:
"selâhaddin amca, allahın izniyle vatanın bağrına saplanmış olan düşman hançerini çıkartmaya gidiyorum. senden isteğim, anamı iaşesiz bırakma. kısmetse dönüşte borcumu öderim!" der ve gider.
çeşitli cephelerde savaşa katılır. 19 aralık 1915 günü şehit olur...
annesi haberi alır, çok üzülmesine rağmen imanı bütün bir hanım olduğundan hâdiseyi tevekkülle karşılar. aklına, veresiye yiyecek aldığı bakkal gelir. "yedi aydır senden veresiye alırız, borcumuzu verelim de oğlum borçlu yatmasın!" der.
selâhaddin efendi şöyle cevap verir: "ayşe hanım, sen okuma yazma bilmezsin, okuma bilen bir yakınını getir de hesabı o çıkarsın" bunun üzerine ayşe hanım, komşusunun kızı gülşah'la birlikte dükkâna gider. selâhaddin adil efendi, "ahmet rıfkı" bölümünü açarak veresiye defterini gülşah'ın önüne koyar. gülşah, onlara veresiye defterindeki kırmızı harflerle yazılmış
satırları gösterir. şöyle yazıyordur defterde:
"bu hesap ahmet rıfkı'nın kanıyla ödenmiştir, vesselam!"
çanakkale'de kızılca kıyametin koptuğu günler.aylardan mayıs.
vefa lisesi fransızca muallimi ahmet rıfkı her günkü gibi mektepten içeri girer. selam verir ahmet rıfkı ama çocuklar selama karşılık vermezler. ahmet rıfkı şaşırır. arka sıralarda oturanlardan biri ayağa kalkarak; "hocam, mahallemizde
eli ayağı tutan ağabeylerimiz çanakkale'ye gönüllü gittiler, ama siz hâlâ buradasınız. biz de gitmek istiyoruz, fakat yaşımız tutmuyor, söyler misiniz bize, vatanımız elden giderse sizin verdiğiniz eğitim ne işe yarar?"
muallim yaşlı gözlerle sınıftan çıkar ve mektebin idaresine dilekçesini verir. arkadaşlarıyla, talebeleriyle vedalaşır, evine gelir.
ahmet rıfkı'nın hayattaki tek varlığı yaşlı annesi ayşe hanımdır ve şehzadebaşı semtindeki evlerinde beraber oturmaktadırlar. durumu annesine anlatır, ondan hakkını helâl etmesini ister. ardından mahallenin bakkalı, gün görmüş bir zat olan selâhattin adil efendiye uğrar ve şöyle der:
"selâhaddin amca, allahın izniyle vatanın bağrına saplanmış olan düşman hançerini çıkartmaya gidiyorum. senden isteğim, anamı iaşesiz bırakma. kısmetse dönüşte borcumu öderim!" der ve gider.
çeşitli cephelerde savaşa katılır. 19 aralık 1915 günü şehit olur...
annesi haberi alır, çok üzülmesine rağmen imanı bütün bir hanım olduğundan hâdiseyi tevekkülle karşılar. aklına, veresiye yiyecek aldığı bakkal gelir. "yedi aydır senden veresiye alırız, borcumuzu verelim de oğlum borçlu yatmasın!" der.
selâhaddin efendi şöyle cevap verir: "ayşe hanım, sen okuma yazma bilmezsin, okuma bilen bir yakınını getir de hesabı o çıkarsın" bunun üzerine ayşe hanım, komşusunun kızı gülşah'la birlikte dükkâna gider. selâhaddin adil efendi, "ahmet rıfkı" bölümünü açarak veresiye defterini gülşah'ın önüne koyar. gülşah, onlara veresiye defterindeki kırmızı harflerle yazılmış
satırları gösterir. şöyle yazıyordur defterde:
"bu hesap ahmet rıfkı'nın kanıyla ödenmiştir, vesselam!"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar