bugün
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler15
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız7
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi11
- sözlükte hedef göstermeden yazabilmek4
- memeleri füze gibi kadın10
- beyaz tenli kızların mal olması3
- buddy dude18
- enayimiknatisii12
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- sosyoloji antropoloji ilişkisi2
- uysaljakoben17
- yeğen5
- chp bölünürse olacaklar6
- gözyaşı ile boğulan gözler4
- osmanlı yı yeniden kuracağız2
- zeki olmadığı halde sinsilik peşinde koşan insan5
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- beypazarı maden suyu2
- 11 haziran 2026 youtube premium zammı2
- san fransisco niggasi5
- cilgincapkin213
- yiğit bulut2
- sigara içen kızla öpüşülür mü9
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- gammazlar çetesi18
- chp'nin hali ne olacak46
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- 11 haziran 2026 ünlülere uyuşturucu operasyonu7
- masklavi'nin düşünceleri18
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- gurbetçilerden nefret etme sebepleri2
- tolga ağar2
- şövalye modu3
- yeşil gözlü kız11
- mor semsiyeli yabanci2
- otobüsün son seferini kaçırmak5
- chp kapatılsın kampanyası10
- cemevinde arada lokma yemek vs dağıtılması8
- bu sen misin7
- true'nun aslında iyi biri olması4
- aylık 274 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- çizgili pijamalı çocuk5
- kemal kılıçdaroğlu'nun amacı'ne sorunsalı3
- sözlükteki seferoğulları ile tellioğulları3
- sarapci koala2
- sedat pekmez39
- dam ittifakı7
- true nickli namussuz kadın düşkünü4
- gençler isyan ediyor6
Defalarca okumama rağmen doyamadığım yazıyı paylaşmak isterim. Yazının aslına şuradan ulaşabilirsiniz:
http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=20960284
--spoiler--
"10 günlük tatilde hayatı bana sorgulatan şehir. bana kalsa dünyanın en güzel şehri. memleketim.
bırakıp memleketi ekmek parası için bozkırın ortasına geldik yine tatilin sonunda. sadece çalışmak için geldiğimiz şehirde oturacak evimiz olsun diye, memlekette baba evi boş beklerken bizi, bankanın birinde çalışıp kazandığımız parayı öbürüne vereceğiz 10 sene boyunca.
kilosu 1 liraya hamsi alıp, bedava odunla bahçede mangalda pişirmek varken, saçma sapan yemeklerin öğününe 50 lira vereceğiz bozkırda kazandığımız paradan. kendimizi mutlu sanacağız yüksek bir yerden şehrin ışıklarına bakıp, şehrin ışıklarının yıldızları görünmez hale getirdiğini hiç bir zaman fark etmeden iki kadeh bir şey içerken. memlekette, en güzel manzarayı, ampul değil, yıldız ışığını balkonda ya da çimende mis gibi çay içerek izlemek dururken.
çocuklarımızı okutacağız özel okullarda bozkırda kazandığımız paralarla. kurslara yollayacağız, baleye, piyanoya, sonra dershanelere, sonra kpds kurslarına ya da belki yurt dışına. çocuklarımızın çimende koştururken, hayvanlarla oynarken, doğayla iç içeyken duyduğu mutluluğu hatırlamamaya, asıl mutluluktan onları kendi elimizle uzaklaştırdığımız için duyduğumuz suçluluğu ört bas etmeye çalışarak.
bastırıp parayı özel hastane odalarında yatınca düzelecekmiş gibi sağlığımızı bozacağız çalışırken bozkırlarda ve artık iş göremez hale geldiğimizde döneceğiz memleketimize büyük bir hasretle belki bir tabutta belki emekli olunca.
çok şey istemiyordum ben aslında, trabzon'da bir evim olsun, bir de deniz tarafı kale arkası kombinem, meydan-sigorta dolmuş hattında şoförlük yapayım daha ne isterdim ki? ne işim vardı 30 sene okudum bilmiyorum.
2 çocuğum var ellerinizden öper, çok sevdiğim bir hayat ortağım da var allah'tan bozkırı yaşanır kılan. onlar için bozkırda çalışmaya devam edeceğim emekli olana kadar. hayallerimi erteleyerek. emekli ikramiyemin yeri belli, bir kombine bir de dolmuş, meydan-sigorta arası. 20 sene sonra bir dolmuşta görürseniz dikiz aynasının yanında minyatür diplomayı, sormayın ne işi olduğunu dolmuşta, hatırlayın öys puanları ziyan olmasın diye ertelenmiş hayalleri."
--spoiler--
http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=20960284
--spoiler--
"10 günlük tatilde hayatı bana sorgulatan şehir. bana kalsa dünyanın en güzel şehri. memleketim.
bırakıp memleketi ekmek parası için bozkırın ortasına geldik yine tatilin sonunda. sadece çalışmak için geldiğimiz şehirde oturacak evimiz olsun diye, memlekette baba evi boş beklerken bizi, bankanın birinde çalışıp kazandığımız parayı öbürüne vereceğiz 10 sene boyunca.
kilosu 1 liraya hamsi alıp, bedava odunla bahçede mangalda pişirmek varken, saçma sapan yemeklerin öğününe 50 lira vereceğiz bozkırda kazandığımız paradan. kendimizi mutlu sanacağız yüksek bir yerden şehrin ışıklarına bakıp, şehrin ışıklarının yıldızları görünmez hale getirdiğini hiç bir zaman fark etmeden iki kadeh bir şey içerken. memlekette, en güzel manzarayı, ampul değil, yıldız ışığını balkonda ya da çimende mis gibi çay içerek izlemek dururken.
çocuklarımızı okutacağız özel okullarda bozkırda kazandığımız paralarla. kurslara yollayacağız, baleye, piyanoya, sonra dershanelere, sonra kpds kurslarına ya da belki yurt dışına. çocuklarımızın çimende koştururken, hayvanlarla oynarken, doğayla iç içeyken duyduğu mutluluğu hatırlamamaya, asıl mutluluktan onları kendi elimizle uzaklaştırdığımız için duyduğumuz suçluluğu ört bas etmeye çalışarak.
bastırıp parayı özel hastane odalarında yatınca düzelecekmiş gibi sağlığımızı bozacağız çalışırken bozkırlarda ve artık iş göremez hale geldiğimizde döneceğiz memleketimize büyük bir hasretle belki bir tabutta belki emekli olunca.
çok şey istemiyordum ben aslında, trabzon'da bir evim olsun, bir de deniz tarafı kale arkası kombinem, meydan-sigorta dolmuş hattında şoförlük yapayım daha ne isterdim ki? ne işim vardı 30 sene okudum bilmiyorum.
2 çocuğum var ellerinizden öper, çok sevdiğim bir hayat ortağım da var allah'tan bozkırı yaşanır kılan. onlar için bozkırda çalışmaya devam edeceğim emekli olana kadar. hayallerimi erteleyerek. emekli ikramiyemin yeri belli, bir kombine bir de dolmuş, meydan-sigorta arası. 20 sene sonra bir dolmuşta görürseniz dikiz aynasının yanında minyatür diplomayı, sormayın ne işi olduğunu dolmuşta, hatırlayın öys puanları ziyan olmasın diye ertelenmiş hayalleri."
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
