bugün
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- mutsuzluğun en büyük nedeni12
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek3
- ben geldim naneler13
- sssilvermist22
- iş bulamamak3
- insan kaynakları2
- claudian clouds kadındır12
- cilgincapkin13
- yazarların almak istediği hediyeler4
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- anın görüntüsü18
- deccal'in sozluge gelmesi10
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- türkiye den ispanya'ya yangın uçağı desteği3
- tas kafa traşlı hırt sorunu2
- küs insanları barıştırmak3
- japon denince akla gelenler2
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- ben senin yerinde olsam5
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- bir ay çaylak olmak4
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- sözlükteki kavganın amacı5
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- lionel messi6
- gece sokağa çıkıp auuuu diye bağırmak3
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- arkadaşlar bi bakar mısınız3
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- en sevilen su markası3
- suca suruklenen cocuk7
- nickten isim tahmini yapmak25
- yorgun mermi13
- temmuz6
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- burhaniye6
- mutlu ama uzak olsun3
- sözlüğün en güzel kızıyla çıkmak2
- abdülhamid kayıhan osmanoğlu5
- sabahın 4 ünde parkta bir bankta oturan küçük kız2
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar7
- şu anda çalan şarkı2
Defalarca okumama rağmen doyamadığım yazıyı paylaşmak isterim. Yazının aslına şuradan ulaşabilirsiniz:
http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=20960284
--spoiler--
"10 günlük tatilde hayatı bana sorgulatan şehir. bana kalsa dünyanın en güzel şehri. memleketim.
bırakıp memleketi ekmek parası için bozkırın ortasına geldik yine tatilin sonunda. sadece çalışmak için geldiğimiz şehirde oturacak evimiz olsun diye, memlekette baba evi boş beklerken bizi, bankanın birinde çalışıp kazandığımız parayı öbürüne vereceğiz 10 sene boyunca.
kilosu 1 liraya hamsi alıp, bedava odunla bahçede mangalda pişirmek varken, saçma sapan yemeklerin öğününe 50 lira vereceğiz bozkırda kazandığımız paradan. kendimizi mutlu sanacağız yüksek bir yerden şehrin ışıklarına bakıp, şehrin ışıklarının yıldızları görünmez hale getirdiğini hiç bir zaman fark etmeden iki kadeh bir şey içerken. memlekette, en güzel manzarayı, ampul değil, yıldız ışığını balkonda ya da çimende mis gibi çay içerek izlemek dururken.
çocuklarımızı okutacağız özel okullarda bozkırda kazandığımız paralarla. kurslara yollayacağız, baleye, piyanoya, sonra dershanelere, sonra kpds kurslarına ya da belki yurt dışına. çocuklarımızın çimende koştururken, hayvanlarla oynarken, doğayla iç içeyken duyduğu mutluluğu hatırlamamaya, asıl mutluluktan onları kendi elimizle uzaklaştırdığımız için duyduğumuz suçluluğu ört bas etmeye çalışarak.
bastırıp parayı özel hastane odalarında yatınca düzelecekmiş gibi sağlığımızı bozacağız çalışırken bozkırlarda ve artık iş göremez hale geldiğimizde döneceğiz memleketimize büyük bir hasretle belki bir tabutta belki emekli olunca.
çok şey istemiyordum ben aslında, trabzon'da bir evim olsun, bir de deniz tarafı kale arkası kombinem, meydan-sigorta dolmuş hattında şoförlük yapayım daha ne isterdim ki? ne işim vardı 30 sene okudum bilmiyorum.
2 çocuğum var ellerinizden öper, çok sevdiğim bir hayat ortağım da var allah'tan bozkırı yaşanır kılan. onlar için bozkırda çalışmaya devam edeceğim emekli olana kadar. hayallerimi erteleyerek. emekli ikramiyemin yeri belli, bir kombine bir de dolmuş, meydan-sigorta arası. 20 sene sonra bir dolmuşta görürseniz dikiz aynasının yanında minyatür diplomayı, sormayın ne işi olduğunu dolmuşta, hatırlayın öys puanları ziyan olmasın diye ertelenmiş hayalleri."
--spoiler--
http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=20960284
--spoiler--
"10 günlük tatilde hayatı bana sorgulatan şehir. bana kalsa dünyanın en güzel şehri. memleketim.
bırakıp memleketi ekmek parası için bozkırın ortasına geldik yine tatilin sonunda. sadece çalışmak için geldiğimiz şehirde oturacak evimiz olsun diye, memlekette baba evi boş beklerken bizi, bankanın birinde çalışıp kazandığımız parayı öbürüne vereceğiz 10 sene boyunca.
kilosu 1 liraya hamsi alıp, bedava odunla bahçede mangalda pişirmek varken, saçma sapan yemeklerin öğününe 50 lira vereceğiz bozkırda kazandığımız paradan. kendimizi mutlu sanacağız yüksek bir yerden şehrin ışıklarına bakıp, şehrin ışıklarının yıldızları görünmez hale getirdiğini hiç bir zaman fark etmeden iki kadeh bir şey içerken. memlekette, en güzel manzarayı, ampul değil, yıldız ışığını balkonda ya da çimende mis gibi çay içerek izlemek dururken.
çocuklarımızı okutacağız özel okullarda bozkırda kazandığımız paralarla. kurslara yollayacağız, baleye, piyanoya, sonra dershanelere, sonra kpds kurslarına ya da belki yurt dışına. çocuklarımızın çimende koştururken, hayvanlarla oynarken, doğayla iç içeyken duyduğu mutluluğu hatırlamamaya, asıl mutluluktan onları kendi elimizle uzaklaştırdığımız için duyduğumuz suçluluğu ört bas etmeye çalışarak.
bastırıp parayı özel hastane odalarında yatınca düzelecekmiş gibi sağlığımızı bozacağız çalışırken bozkırlarda ve artık iş göremez hale geldiğimizde döneceğiz memleketimize büyük bir hasretle belki bir tabutta belki emekli olunca.
çok şey istemiyordum ben aslında, trabzon'da bir evim olsun, bir de deniz tarafı kale arkası kombinem, meydan-sigorta dolmuş hattında şoförlük yapayım daha ne isterdim ki? ne işim vardı 30 sene okudum bilmiyorum.
2 çocuğum var ellerinizden öper, çok sevdiğim bir hayat ortağım da var allah'tan bozkırı yaşanır kılan. onlar için bozkırda çalışmaya devam edeceğim emekli olana kadar. hayallerimi erteleyerek. emekli ikramiyemin yeri belli, bir kombine bir de dolmuş, meydan-sigorta arası. 20 sene sonra bir dolmuşta görürseniz dikiz aynasının yanında minyatür diplomayı, sormayın ne işi olduğunu dolmuşta, hatırlayın öys puanları ziyan olmasın diye ertelenmiş hayalleri."
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar