bugün
- erdal beşikçioğlu13
- taşaklardan birinin kayıp olması9
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek7
- çay içen kız13
- iş hayatı4
- ali vefa10
- bacanak2
- yazıp yazıp silmek2
- arıların biraz mallaşmış olması2
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri3
- en tehlikeli insan tipleri3
- isana2
- galatasaray9
- bir şeyler söyle5
- doruklara sevdalanmak2
- sözlükler arası savaş çıksa11
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- ütü13
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- anın fotoğrafı14
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- uludağ sözlük çeteleri9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- duyulan en ilginç isim5
- dönmek istenilen yıl2
- oralet içen erkek5
- en boktan on yıl7
- çaya şeker atan erkek5
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- red flag erkek listesi9
- kalem4
- menemen9
- yunanistan29
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- hırvatistan14
- mutsuz olmak3
- yıkık yazarlar4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- gocu bak bi5
- latte içen erkek4
- ona bir şey söyle13
- patates kızartması4
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- ayrılık8
bir insanın ilk kez sürdüğü arabayla gelen denyimdir.
yaşım 21, şu yaşıma kadar arabadan ne anladım, ne de hoşuma gitti bu dört tekerler. ilkokulda arkadaşlarımın odasında ferrari posteri falan varken ben daha ziyade sinema ve galatasarayla ilgilenirdim. ama hakkını vereyim viper adlı dizinin tutkunuydum. o nasıl renk değiştiriyodu öyle lan?! neyse işte lise geldi bu sefer arkadaşlarım araba sürmeye başladılar bununla birlikte baba arabası kaçırmak popi arttırıyordu. içimizdeki floryalılar mercedes, audi kaçırırken içimizdeki avcılarlılar* olum geçen yine kartalı kaçırdım sahilde iki tur attım modundaydılar. ben hala arabadan hazzetmezdi. zaten babamın da ehliyeti yoktu, hatta ailede kimsenin ehliyeti yoktu dolayısıyla arabamız da yoktu ve park derdimiz de.
üniversiteye geçtim hala da içimde bir şevk yok, millet artık ehliyetini almış oraya buraya arabasıyla gelirken ben metrobüsün 22 durağının ismini ve sırasını ezberledim.* hatta inanır mısınız cabrio'ne olduğunu daha 2 ay önce öğrendim. güzel arabaymış ama 90'lı yılların modası sanki.
en sonunda babam dayanamadı "oğlum yaşın geçiyor, artık ehliyet almasan mı acaba?!" sitem ve istek dolu bu serzenişe dayanamayıp ehliyet kursuna yazıldım sözlük. kayıt yaptırmamda "hacı sistem değişiyor, stajyer sürücü sitemi geliyor 2 yıl yanında tecrübeli biir olmadıkça araba süremeyeceksin" kolpasının da etkisi oldu. tam bir şehir efsanesi sanki ama meclisten de geçmiş diyolla.
velhasıl kelam yazıldık kursa bayıldık 400 kağıdı. bütün arkadaşlarım " lan olum gitme kursa iki sınav çöz geçersin, güven bize" dediler. dostlarıma güvenirim. ve o yolda ilerlerdim. kursa bir kere gittim adettendir diye, ilkyardım dersine denk geldim, kadın hoca akciğerin solunum sistemi organı olduğunu anlatıyordu ki cümlesini tamamlamadın telefon çalıyormuş gibi yapıp çıktım. sonra işte gel zaman git zaman 20 ağustos ehliyet sınavı yaklaştı. o sıralarda internette surf yaparken* şöyle bir şeye denk geldim ;
görsel
aman allaam yoksa, yoksa... sonra bazı arkadaşlarım söylem değiştirmeye başladılar. oğlum çalış lan motor zor. yavşaklık. neyse zaten sınav günü gelmişti, sınav gecesi iftarı yaptım sonra oturdum kitaptan motor kısmını okudum, 3 tane de sınav çözdüm ve sınava girdim ertesi gün. ilkyarım ve trafik soruları kolayken motorda epey zorlandım, geçemeyebilirim. geçe de bilirim. yavşaklar.
sonra işte bugünün sabahına geldik efendim. sabah ilk direksiyon dersim vardı. saat 9'da orada olmam gerektiği söylenmişti. bense gece uyumayı pek sevmediğimden filme falan dalmışım saat 6 buçukta uyumaya çabaladım. 4 tane alarmın da sayesinde 9'a 18 kala uyandım ve apar topar, hızlı adımlarla vardım. sonra gittik işte pist dedikler bölgeye. ne pisti amk bildiğin tır falan geçiyordu, pist denilince gözümde toprak yuvarlak bir pist canlanmıştı. laan. hıca gayet düzgün ve anlayışlı biriydi, sabırlı sabırlı anlattı. benden önceki çocuk direksiyona ilk geçendi. daha önce o da kontak açmamış. kalkışı düzgün yaptım ama yolun sağından gidemiyordu bir türlü, az kalsın da bir tavuğu eziyorduk. tavuğun ne işi var amk yolda! neyse çocuk 5 turda iki kez istop ettirdi arabayı. beni bir korku aldı amk. *
en nihayetinde sıra bana geldi. fiat palio'nun direksiyonu artık iki elimin arasındaydı. bir yandan hocadan talimatı alırken bir yandan da içsesime basıyordum küfürü. ibne. neyse son kontrolleri yaptık ve el frenini çektim, vitesi bire taktık ve ayağımı debriyajdan hafif hafif kaldırdım. araba ilerleme başladım yavaştan, arabayı kaldırdım ulan hem de istop etmeden. araba ilerlerken gaza bastım. basmak ne kelime lan resmen köklemişim, araba bağırdı hemen debriyaja basıp ikiye taktım. neyse işte toplanda bi beş tur da ben attım. hiç istop ettirmeden, güzel yanaştım. frenlere alışamadım çok sert fren yaptım üç kez. onun dışında bir toplamda 20 kez dönüp 14 ez sinyal vermedim. ne olacağım belli galiba.
sözlük arabayı kullandığımda kendimi he-man gibi hissettim. güç bendeydi artık. nereye istersem oraya gidebilecektim, üstelik yanımdaki insanlar da bana tabi olmak durumundaydı. çok farklı bir histi, en son ilk bmx'imi aldığımda bu kadar güç sahibi ve özgür hissetmiştim galiba. sonuç olarak dün cabrio nedir bilmeyen şu bünye bugün sahibinden.com'dan ikinci el piyasasına göz attı. araba kullanmak çok farklıymış be sözlük. eksik bir yanım tamamlandı sanki. herkese tavsiye ederim. sinyalleri kullanmak şartı ile, sonuçta trafik canavarı olmayın yani.
yaşım 21, şu yaşıma kadar arabadan ne anladım, ne de hoşuma gitti bu dört tekerler. ilkokulda arkadaşlarımın odasında ferrari posteri falan varken ben daha ziyade sinema ve galatasarayla ilgilenirdim. ama hakkını vereyim viper adlı dizinin tutkunuydum. o nasıl renk değiştiriyodu öyle lan?! neyse işte lise geldi bu sefer arkadaşlarım araba sürmeye başladılar bununla birlikte baba arabası kaçırmak popi arttırıyordu. içimizdeki floryalılar mercedes, audi kaçırırken içimizdeki avcılarlılar* olum geçen yine kartalı kaçırdım sahilde iki tur attım modundaydılar. ben hala arabadan hazzetmezdi. zaten babamın da ehliyeti yoktu, hatta ailede kimsenin ehliyeti yoktu dolayısıyla arabamız da yoktu ve park derdimiz de.
üniversiteye geçtim hala da içimde bir şevk yok, millet artık ehliyetini almış oraya buraya arabasıyla gelirken ben metrobüsün 22 durağının ismini ve sırasını ezberledim.* hatta inanır mısınız cabrio'ne olduğunu daha 2 ay önce öğrendim. güzel arabaymış ama 90'lı yılların modası sanki.
en sonunda babam dayanamadı "oğlum yaşın geçiyor, artık ehliyet almasan mı acaba?!" sitem ve istek dolu bu serzenişe dayanamayıp ehliyet kursuna yazıldım sözlük. kayıt yaptırmamda "hacı sistem değişiyor, stajyer sürücü sitemi geliyor 2 yıl yanında tecrübeli biir olmadıkça araba süremeyeceksin" kolpasının da etkisi oldu. tam bir şehir efsanesi sanki ama meclisten de geçmiş diyolla.
velhasıl kelam yazıldık kursa bayıldık 400 kağıdı. bütün arkadaşlarım " lan olum gitme kursa iki sınav çöz geçersin, güven bize" dediler. dostlarıma güvenirim. ve o yolda ilerlerdim. kursa bir kere gittim adettendir diye, ilkyardım dersine denk geldim, kadın hoca akciğerin solunum sistemi organı olduğunu anlatıyordu ki cümlesini tamamlamadın telefon çalıyormuş gibi yapıp çıktım. sonra işte gel zaman git zaman 20 ağustos ehliyet sınavı yaklaştı. o sıralarda internette surf yaparken* şöyle bir şeye denk geldim ;
görsel
aman allaam yoksa, yoksa... sonra bazı arkadaşlarım söylem değiştirmeye başladılar. oğlum çalış lan motor zor. yavşaklık. neyse zaten sınav günü gelmişti, sınav gecesi iftarı yaptım sonra oturdum kitaptan motor kısmını okudum, 3 tane de sınav çözdüm ve sınava girdim ertesi gün. ilkyarım ve trafik soruları kolayken motorda epey zorlandım, geçemeyebilirim. geçe de bilirim. yavşaklar.
sonra işte bugünün sabahına geldik efendim. sabah ilk direksiyon dersim vardı. saat 9'da orada olmam gerektiği söylenmişti. bense gece uyumayı pek sevmediğimden filme falan dalmışım saat 6 buçukta uyumaya çabaladım. 4 tane alarmın da sayesinde 9'a 18 kala uyandım ve apar topar, hızlı adımlarla vardım. sonra gittik işte pist dedikler bölgeye. ne pisti amk bildiğin tır falan geçiyordu, pist denilince gözümde toprak yuvarlak bir pist canlanmıştı. laan. hıca gayet düzgün ve anlayışlı biriydi, sabırlı sabırlı anlattı. benden önceki çocuk direksiyona ilk geçendi. daha önce o da kontak açmamış. kalkışı düzgün yaptım ama yolun sağından gidemiyordu bir türlü, az kalsın da bir tavuğu eziyorduk. tavuğun ne işi var amk yolda! neyse çocuk 5 turda iki kez istop ettirdi arabayı. beni bir korku aldı amk. *
en nihayetinde sıra bana geldi. fiat palio'nun direksiyonu artık iki elimin arasındaydı. bir yandan hocadan talimatı alırken bir yandan da içsesime basıyordum küfürü. ibne. neyse son kontrolleri yaptık ve el frenini çektim, vitesi bire taktık ve ayağımı debriyajdan hafif hafif kaldırdım. araba ilerleme başladım yavaştan, arabayı kaldırdım ulan hem de istop etmeden. araba ilerlerken gaza bastım. basmak ne kelime lan resmen köklemişim, araba bağırdı hemen debriyaja basıp ikiye taktım. neyse işte toplanda bi beş tur da ben attım. hiç istop ettirmeden, güzel yanaştım. frenlere alışamadım çok sert fren yaptım üç kez. onun dışında bir toplamda 20 kez dönüp 14 ez sinyal vermedim. ne olacağım belli galiba.
sözlük arabayı kullandığımda kendimi he-man gibi hissettim. güç bendeydi artık. nereye istersem oraya gidebilecektim, üstelik yanımdaki insanlar da bana tabi olmak durumundaydı. çok farklı bir histi, en son ilk bmx'imi aldığımda bu kadar güç sahibi ve özgür hissetmiştim galiba. sonuç olarak dün cabrio nedir bilmeyen şu bünye bugün sahibinden.com'dan ikinci el piyasasına göz attı. araba kullanmak çok farklıymış be sözlük. eksik bir yanım tamamlandı sanki. herkese tavsiye ederim. sinyalleri kullanmak şartı ile, sonuçta trafik canavarı olmayın yani.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar