bugün
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı7
- 2 buçuk yaşında çocuğuna şarap seçen anne5
- beyaz otomobil satın almak14
- messi'nin arjantin'deki heykeli3
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması11
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar10
- makarna süzmek5
- ideal sevgilinin en önemli özelliği13
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle26
- yapay zekaya entry yazdıran yazar5
- kitap okumuyusan entry girme2
- olmayacak duaya amin dememeyi öğrenmek3
- 22 haziran 2026 fsm'ye amedspor bayrağı asılması4
- yürüyüş partisi4
- cuckold esnasında karınızın belinin kırılması4
- teen slasher filmlerinde ilk olen kisi2
- 22 haziran 2026 keir starmer'ın istifa etmesi3
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi10
- tencerede yemek ısıtırken tencereyi yakmak2
- 48 takım içinde 47 nci olmak6
- 65 şut çekip gol atamamak5
- beyaz toros ile son ses mozart dinleyip turlamak2
- salo o le 120 giornate di sodoma yı izleyecek göt2
- güneş2
- bugün de meme atan olmaması13
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler3
- günün sözü3
- esra'yı aç esra'yı2
- tgrt2
- kıdemliye hızlı diğerlerine yavaş pc veren it3
- şemsiyenin ters dönmesi3
- anın görüntüsü15
- yazma diyince yazmayan erkek4
- paris te son tango6
- lucas luthor2
- iş kadını yazarlar6
- kaçak çay2
- gelmiş geçmiş en iyi müzik klibi4
- oyuncu2
- gocu abi2
- futbol9
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız12
- meloş nerede sorunsalı5
- sözlüğe fotoğraf atmış erkekle evlenir misiniz2
- yaşlılığınız için insan biriktirin11
- herkesin her şeye neden demesi gerektiği2
- sözlüğe foto atan erkekler silik yesin2
- gocu bey meh meh bey birader4
- aylık 299 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- amazon com tr2
"model" adlı grubun "diğer masallar" adlı albümünün üçüncü parçasıymış efendim bugün öğrendim. hikayem de şöyle:
bir, birbuçuk ay öncesine kadar bir sevgilim var idi efendim benim, çok daha öncesinde de bir ara birlikteydik. var idi, birlikteydik diyorum farkındaysanız, siz çaktınız durumu. bu son bir buçuk aylık süre zarfında ise ayrılık acısı tadında olmasa da biraz iç daralması, can sıkıntısı, soru işaretleri savaşları tarzı şeyler yaşıyordum gerek o taş kalbimde, gerekse gereksiz işler bakanı beynimde. son demlerimizde hiç buluşamıyor, görüşemiyorduk, birbirimize dokunamıyor özlüyorduk, gerekçe olarak da bana söylemediği bir sebebi vardı onun. ama bir yandan da gelecekle ilgili birbirimize sözler vermeye devam ediyorduk çocukça. o sapsarı, beline kadar olan pırasamsı saçlarını kısalttırdı, ben ise siyah, upuzun, kıvır kıvır saçlarıma kıydım. anlayacağınız yolda görsek birbirimizi tanımayacaktık. ama o pek öyle olmadı, tarih 09.08.2011 ki benim doğum günüm oluyor, onun doğum günü mesajıyla başlayan muhabbete dolaylı yoldan "bugün yanımda ol" şeklinde cevaplar versem de aldığım "arkadaşlarımlayım" yanıtlarıyla umutlarım tükendi denebilir. yazın doğan hemen herkes gibi doğum günlerimde yalnız kalmaya alışık olsam da bu yaz bir başka yek idim, sebebi yaz okulu, sebebi koparılan arkadaşlık bağları. neyse efendim doğum günümü kendim kutlamaya yönelik attığım adımlarla cihangir merdivenlere doğru ilerliyordum ki, onu gördüm. yanımdan geçtiii gitti. öylece izlemekle yetindim tabi.yürüdü, yürüdü ve topuklu ayakkabılarının seslerini duymaz oldum artık. döndüm vardım merdivenlere, oturdum demlendim. sonrasında evime döndüm ve dayanamayıp bir mesaj çakmış bulundum kendisine: "bayağı bronzlaşmışsın." zorlansa da anladı, "neden tutup kolumdan çevirmedin? neden gitmeme izin verdin?" diye sordu, "sebebin var" dedim. uzatmayayım, az önce can dostum, güzel insan kişisi model adlı grubu dinlememi, insana yaşama sevinci verdiğini söyledi, e benim de hal ortada. şarkılarına bakarken "değmesin ellerimiz"'i görünce, "aa bunu bi kaç yerde görmüştüm, bundan başlayayım dinlemeye" dedim. Şimdi de şarkının sözlerine bir göz atalım:
Ah ne zormuş bitsin demek
Hala severken seni
Dudaklarını öpmemek
Bir yabancı gibi
Bilirsin ayrılık konusunda
iyi değiliz ikimiz de
Bir kıvılcım yeterdi her zaman
Koşup geri dönmemize
Değmesin ellerimiz
Buluşmasın bu gözler
Yine erir gideriz
Unutulur yeminler
Biz hiç beceremedik
Sevmeyi de terk etmeyi de
Aşk kokan dudakların
Karşısında direnmeyi de
Biz hiç beceremedik
Sevmeyi de terk etmeyi de
Aşk dolu mısraların
Karşısında direnmeyi de
işte bir kez daha
Durup karşında
Belki de son defa
Soruyorum sana
Bitti mi hikayemiz?
Bu ne biçim son böyle?
Değmez miydi sevgimiz
Savaşıp direnmeye?
Değmesin ellerimiz
Buluşmasın bu gözler
Yine erir gideriz
Unutulur yeminler
Biz hiç beceremedik
Sevmeyi de terk etmeyi de
Kendimize sahip çıkıp
Dünyayla yüzleşmeyi de
Biz hiç beceremedik
Sevmeyi de terk etmeyi de
Korktuğumuz o gözlerin
Karşısında direnmeyi de
Bitmesin hikayemiz...
*mına koyim kanka, *mına koyim thezombiehunter...
bir, birbuçuk ay öncesine kadar bir sevgilim var idi efendim benim, çok daha öncesinde de bir ara birlikteydik. var idi, birlikteydik diyorum farkındaysanız, siz çaktınız durumu. bu son bir buçuk aylık süre zarfında ise ayrılık acısı tadında olmasa da biraz iç daralması, can sıkıntısı, soru işaretleri savaşları tarzı şeyler yaşıyordum gerek o taş kalbimde, gerekse gereksiz işler bakanı beynimde. son demlerimizde hiç buluşamıyor, görüşemiyorduk, birbirimize dokunamıyor özlüyorduk, gerekçe olarak da bana söylemediği bir sebebi vardı onun. ama bir yandan da gelecekle ilgili birbirimize sözler vermeye devam ediyorduk çocukça. o sapsarı, beline kadar olan pırasamsı saçlarını kısalttırdı, ben ise siyah, upuzun, kıvır kıvır saçlarıma kıydım. anlayacağınız yolda görsek birbirimizi tanımayacaktık. ama o pek öyle olmadı, tarih 09.08.2011 ki benim doğum günüm oluyor, onun doğum günü mesajıyla başlayan muhabbete dolaylı yoldan "bugün yanımda ol" şeklinde cevaplar versem de aldığım "arkadaşlarımlayım" yanıtlarıyla umutlarım tükendi denebilir. yazın doğan hemen herkes gibi doğum günlerimde yalnız kalmaya alışık olsam da bu yaz bir başka yek idim, sebebi yaz okulu, sebebi koparılan arkadaşlık bağları. neyse efendim doğum günümü kendim kutlamaya yönelik attığım adımlarla cihangir merdivenlere doğru ilerliyordum ki, onu gördüm. yanımdan geçtiii gitti. öylece izlemekle yetindim tabi.yürüdü, yürüdü ve topuklu ayakkabılarının seslerini duymaz oldum artık. döndüm vardım merdivenlere, oturdum demlendim. sonrasında evime döndüm ve dayanamayıp bir mesaj çakmış bulundum kendisine: "bayağı bronzlaşmışsın." zorlansa da anladı, "neden tutup kolumdan çevirmedin? neden gitmeme izin verdin?" diye sordu, "sebebin var" dedim. uzatmayayım, az önce can dostum, güzel insan kişisi model adlı grubu dinlememi, insana yaşama sevinci verdiğini söyledi, e benim de hal ortada. şarkılarına bakarken "değmesin ellerimiz"'i görünce, "aa bunu bi kaç yerde görmüştüm, bundan başlayayım dinlemeye" dedim. Şimdi de şarkının sözlerine bir göz atalım:
Ah ne zormuş bitsin demek
Hala severken seni
Dudaklarını öpmemek
Bir yabancı gibi
Bilirsin ayrılık konusunda
iyi değiliz ikimiz de
Bir kıvılcım yeterdi her zaman
Koşup geri dönmemize
Değmesin ellerimiz
Buluşmasın bu gözler
Yine erir gideriz
Unutulur yeminler
Biz hiç beceremedik
Sevmeyi de terk etmeyi de
Aşk kokan dudakların
Karşısında direnmeyi de
Biz hiç beceremedik
Sevmeyi de terk etmeyi de
Aşk dolu mısraların
Karşısında direnmeyi de
işte bir kez daha
Durup karşında
Belki de son defa
Soruyorum sana
Bitti mi hikayemiz?
Bu ne biçim son böyle?
Değmez miydi sevgimiz
Savaşıp direnmeye?
Değmesin ellerimiz
Buluşmasın bu gözler
Yine erir gideriz
Unutulur yeminler
Biz hiç beceremedik
Sevmeyi de terk etmeyi de
Kendimize sahip çıkıp
Dünyayla yüzleşmeyi de
Biz hiç beceremedik
Sevmeyi de terk etmeyi de
Korktuğumuz o gözlerin
Karşısında direnmeyi de
Bitmesin hikayemiz...
*mına koyim kanka, *mına koyim thezombiehunter...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar