bugün
- velvet57
- insan olmaya ceyrek kala11
- hurdacıya gidiyorum4
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- enayimiknatisii5
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- migros'a sorulacak tek soru23
- 2026 ekonomik krizi14
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- ioçk'un arto'ya benzemesi4
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry5
- ekmek yiyip su içmeyi seven yuzır3
- victor osimhen19
- üniversiteli escort kızlar2
- düşünmeden eyleme geçmek3
- the odyssey5
- ioçk silik yesin kampanyası3
- arkadaşlar kilo aldım4
- aleksey batrakov26
- bilinçaltı algılama3
- g i l d e d l i l y16
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- kızları çok seviyorum2
- işedikten sonra elini yıkamayan erkek3
- ilk buluşmada bavyera halk ezgileri söyleyen kezo6
- herzevekil'in götçü oluşu3
- küfür eden kadın iticiliği2
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
- clemence baptista3
- 1 euro 56 25 tl6
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- arkadaşlar veto ne demek8
- deşkel2
- tostumu yaptım11
- mersin4
- pisuvarda yanında durup bakan emmi2
- spotify3
- yapay zeka ve veri bilimi mühendisliği2
- çiğ köfte3
- belirli bi objeyi bilinçten saklamak2
- nuri bilge ceylan3
- tıktok nasıl etkin kullanılır4
- sıfırladım babacığım5
- biraderin avanosta olması2
- nevşehirlilerin sevilmemesi2
- merhaba poğaçacı2
- osuruktan şiirler59
- 26 ağustos malazgirt zaferi'nin 955 yıl dönümü3
- masonik gizemler5
- ellerim bos gonlum hos16
"model" adlı grubun "diğer masallar" adlı albümünün üçüncü parçasıymış efendim bugün öğrendim. hikayem de şöyle:
bir, birbuçuk ay öncesine kadar bir sevgilim var idi efendim benim, çok daha öncesinde de bir ara birlikteydik. var idi, birlikteydik diyorum farkındaysanız, siz çaktınız durumu. bu son bir buçuk aylık süre zarfında ise ayrılık acısı tadında olmasa da biraz iç daralması, can sıkıntısı, soru işaretleri savaşları tarzı şeyler yaşıyordum gerek o taş kalbimde, gerekse gereksiz işler bakanı beynimde. son demlerimizde hiç buluşamıyor, görüşemiyorduk, birbirimize dokunamıyor özlüyorduk, gerekçe olarak da bana söylemediği bir sebebi vardı onun. ama bir yandan da gelecekle ilgili birbirimize sözler vermeye devam ediyorduk çocukça. o sapsarı, beline kadar olan pırasamsı saçlarını kısalttırdı, ben ise siyah, upuzun, kıvır kıvır saçlarıma kıydım. anlayacağınız yolda görsek birbirimizi tanımayacaktık. ama o pek öyle olmadı, tarih 09.08.2011 ki benim doğum günüm oluyor, onun doğum günü mesajıyla başlayan muhabbete dolaylı yoldan "bugün yanımda ol" şeklinde cevaplar versem de aldığım "arkadaşlarımlayım" yanıtlarıyla umutlarım tükendi denebilir. yazın doğan hemen herkes gibi doğum günlerimde yalnız kalmaya alışık olsam da bu yaz bir başka yek idim, sebebi yaz okulu, sebebi koparılan arkadaşlık bağları. neyse efendim doğum günümü kendim kutlamaya yönelik attığım adımlarla cihangir merdivenlere doğru ilerliyordum ki, onu gördüm. yanımdan geçtiii gitti. öylece izlemekle yetindim tabi.yürüdü, yürüdü ve topuklu ayakkabılarının seslerini duymaz oldum artık. döndüm vardım merdivenlere, oturdum demlendim. sonrasında evime döndüm ve dayanamayıp bir mesaj çakmış bulundum kendisine: "bayağı bronzlaşmışsın." zorlansa da anladı, "neden tutup kolumdan çevirmedin? neden gitmeme izin verdin?" diye sordu, "sebebin var" dedim. uzatmayayım, az önce can dostum, güzel insan kişisi model adlı grubu dinlememi, insana yaşama sevinci verdiğini söyledi, e benim de hal ortada. şarkılarına bakarken "değmesin ellerimiz"'i görünce, "aa bunu bi kaç yerde görmüştüm, bundan başlayayım dinlemeye" dedim. Şimdi de şarkının sözlerine bir göz atalım:
Ah ne zormuş bitsin demek
Hala severken seni
Dudaklarını öpmemek
Bir yabancı gibi
Bilirsin ayrılık konusunda
iyi değiliz ikimiz de
Bir kıvılcım yeterdi her zaman
Koşup geri dönmemize
Değmesin ellerimiz
Buluşmasın bu gözler
Yine erir gideriz
Unutulur yeminler
Biz hiç beceremedik
Sevmeyi de terk etmeyi de
Aşk kokan dudakların
Karşısında direnmeyi de
Biz hiç beceremedik
Sevmeyi de terk etmeyi de
Aşk dolu mısraların
Karşısında direnmeyi de
işte bir kez daha
Durup karşında
Belki de son defa
Soruyorum sana
Bitti mi hikayemiz?
Bu ne biçim son böyle?
Değmez miydi sevgimiz
Savaşıp direnmeye?
Değmesin ellerimiz
Buluşmasın bu gözler
Yine erir gideriz
Unutulur yeminler
Biz hiç beceremedik
Sevmeyi de terk etmeyi de
Kendimize sahip çıkıp
Dünyayla yüzleşmeyi de
Biz hiç beceremedik
Sevmeyi de terk etmeyi de
Korktuğumuz o gözlerin
Karşısında direnmeyi de
Bitmesin hikayemiz...
*mına koyim kanka, *mına koyim thezombiehunter...
bir, birbuçuk ay öncesine kadar bir sevgilim var idi efendim benim, çok daha öncesinde de bir ara birlikteydik. var idi, birlikteydik diyorum farkındaysanız, siz çaktınız durumu. bu son bir buçuk aylık süre zarfında ise ayrılık acısı tadında olmasa da biraz iç daralması, can sıkıntısı, soru işaretleri savaşları tarzı şeyler yaşıyordum gerek o taş kalbimde, gerekse gereksiz işler bakanı beynimde. son demlerimizde hiç buluşamıyor, görüşemiyorduk, birbirimize dokunamıyor özlüyorduk, gerekçe olarak da bana söylemediği bir sebebi vardı onun. ama bir yandan da gelecekle ilgili birbirimize sözler vermeye devam ediyorduk çocukça. o sapsarı, beline kadar olan pırasamsı saçlarını kısalttırdı, ben ise siyah, upuzun, kıvır kıvır saçlarıma kıydım. anlayacağınız yolda görsek birbirimizi tanımayacaktık. ama o pek öyle olmadı, tarih 09.08.2011 ki benim doğum günüm oluyor, onun doğum günü mesajıyla başlayan muhabbete dolaylı yoldan "bugün yanımda ol" şeklinde cevaplar versem de aldığım "arkadaşlarımlayım" yanıtlarıyla umutlarım tükendi denebilir. yazın doğan hemen herkes gibi doğum günlerimde yalnız kalmaya alışık olsam da bu yaz bir başka yek idim, sebebi yaz okulu, sebebi koparılan arkadaşlık bağları. neyse efendim doğum günümü kendim kutlamaya yönelik attığım adımlarla cihangir merdivenlere doğru ilerliyordum ki, onu gördüm. yanımdan geçtiii gitti. öylece izlemekle yetindim tabi.yürüdü, yürüdü ve topuklu ayakkabılarının seslerini duymaz oldum artık. döndüm vardım merdivenlere, oturdum demlendim. sonrasında evime döndüm ve dayanamayıp bir mesaj çakmış bulundum kendisine: "bayağı bronzlaşmışsın." zorlansa da anladı, "neden tutup kolumdan çevirmedin? neden gitmeme izin verdin?" diye sordu, "sebebin var" dedim. uzatmayayım, az önce can dostum, güzel insan kişisi model adlı grubu dinlememi, insana yaşama sevinci verdiğini söyledi, e benim de hal ortada. şarkılarına bakarken "değmesin ellerimiz"'i görünce, "aa bunu bi kaç yerde görmüştüm, bundan başlayayım dinlemeye" dedim. Şimdi de şarkının sözlerine bir göz atalım:
Ah ne zormuş bitsin demek
Hala severken seni
Dudaklarını öpmemek
Bir yabancı gibi
Bilirsin ayrılık konusunda
iyi değiliz ikimiz de
Bir kıvılcım yeterdi her zaman
Koşup geri dönmemize
Değmesin ellerimiz
Buluşmasın bu gözler
Yine erir gideriz
Unutulur yeminler
Biz hiç beceremedik
Sevmeyi de terk etmeyi de
Aşk kokan dudakların
Karşısında direnmeyi de
Biz hiç beceremedik
Sevmeyi de terk etmeyi de
Aşk dolu mısraların
Karşısında direnmeyi de
işte bir kez daha
Durup karşında
Belki de son defa
Soruyorum sana
Bitti mi hikayemiz?
Bu ne biçim son böyle?
Değmez miydi sevgimiz
Savaşıp direnmeye?
Değmesin ellerimiz
Buluşmasın bu gözler
Yine erir gideriz
Unutulur yeminler
Biz hiç beceremedik
Sevmeyi de terk etmeyi de
Kendimize sahip çıkıp
Dünyayla yüzleşmeyi de
Biz hiç beceremedik
Sevmeyi de terk etmeyi de
Korktuğumuz o gözlerin
Karşısında direnmeyi de
Bitmesin hikayemiz...
*mına koyim kanka, *mına koyim thezombiehunter...
Gündemdeki Haberler