bugün
- sorgulayan aklı insana kim verdi17
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi14
- teröriste sövmek artık yasak20
- ateistlerin yaşama amacı23
- sözlüğün en sevilen yazarı20
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri3
- apoya küfür edince sinirlenen akpliler ve mhpliler11
- orijinal incil2
- ratko mladiç7
- liverpool'un fenerbahçe'ye döşeyeceği boru2
- yeter ulan artık19
- isa mesih3
- dindarların çoğunun fakir olması8
- ali şeriati4
- türbanlıların beni hiç sevmemesi5
- dinsizlerin çoğunun zengin olması3
- ülkedeki garibana yardım etmeyen dinci5
- siz yardım edilmiş yoksullar istiyorsunuz5
- yapay zek'ya göre türkiye'nin işgal altında olmasi5
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı48
- fenerbahçe vs galatasaray19
- fenerin sanki bizi biraz fazla rezil etmesi19
- cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde revizyon5
- salihli2
- tarihin en kötü lyonu14
- claudian clouds ve insan olmaya ceyrek kala aşkı6
- diamond bey birader birader beydir7
- dincilerin afrika da su kuyusu açma saplantısı8
- hiçbir ankette ismi olmayan yazarlar6
- koala görünce eksiyi basmak2
- sözlük yazarları için 2026 yazı4
- tarsus taki gizemli kazı4
- fenerbahçe lyon maçında atıp tutan yazarlar16
- kamyon arkası sözler6
- biraderler biraderdirler6
- fenerbahçe24
- zenginler fakire tanrıdan başka şey bırakmadılar3
- ucl'ye girer girmez köylülüğünü gösteren köylü11
- anket anketi7
- sarapci koala54
- kadınların askerlik yapmamasının nedenleri8
- mehdi sultan olacak6
- mucizevi olay2
- demek doğruymuş diyeceksiniz5
- ellerim bos gonlum hos12
- mevlana celaleddin rumi3
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı4
- deneysel varlık ve teorik varlık4
- great filter5
- manifest grubu2
Cem Karaca: Bir Uzun Öykü
Murat Meriç
Cem Karaca'nın 40 yıla yaklaşan müzik yolculuğu 8 Şubat 2004 sabahı onun ani ölümüyle noktalandı. 60'lardan bu yana, çalıştığı önemli gruplarla birlikte pek çok ürün veren Karaca'nın şarkıları hala dillerde. O hala Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi rock şarkıcısı ve yeri sahiden doldurulamayacak bir isim.
Cem Karaca tarihi elbette çok uzun; bir çırpıda anlatılamayacak cinsten. 1967 Altın Mikrofon Armağanı Yarışması, bence, bu tarihin asıl başlangıç noktası. Aslında, Cem Karaca, Altın Mikrofon'a gelmeden önceki süreç içerisinde de göz ardı edilmeyecek çalışmalar yapmış. Ancak, Altın Mikrofon, sanatçının adının tüm Türkiye'de duyulmasını sağladığı için önemli. Bu yüzdendir ki oradan anlatmaya başlayacağım bu uzun tarihi..
Hürriyet gazetesi tarafından düzenlenen ve 1965 yılında ilki yapılan, "Batı müziğinin zengin teknik ve şekillerinden faydalanılarak yine Batı müziği aletleriyle çalınmak suretiyle Türk musikisine yeni bir yön vermek için hazırlanmış"; Altın Mikrofon Armağanı Yarışması, müzik piyasasına önemli isimler kazandıran bir yarışma. Moğollar, Haramiler, Fikret Kızılok, Erkin Koray, Selçuk Alagöz, Mavi Işıklar, Silüetler bu yarışmada boy göstermiş sanatçı ve gruplardan sadece birkaçı. Ancak bu yarışma sayesinde kazanılan en önemli isim kuşkusuz Cem Karaca ve grubu Apaşlar. (1)
Altın Mikrofon'da şarkısı kadar sesi, sahne hakimiyeti ve kalın çerçeveli gözlükleriyle adından söz ettirir Cem Karaca. Yarışma şarkısı "Emrah" Karaca'nın bestesidir ve ikincilik alır. Sonradan plak olarak da yayınlanır ve o dönemde büyük ilgi görür. Bir ilk plak olmasına rağmen, değişik düzenlemelerle piyasaya defalarca sürülür. (2) "Emrah" a kadar, kendi deyimiyle papağan gibi, Elvis Presley şarkıları söyler Cem Karaca. 1965 yılında, askerdeyken sazla ve türkülerle tanışır. Bu tınıları, gönül verdiği rock müzik ile birleştirince, yıllar boyu sürdüreceği tarzını yaratma yolunda ilk adımı atar. Apaşlar'la birbiri ardına yayınladığı plaklar oldukça ses getirir. Bunlar arasında en önemlisi müziği Mehmet Soyarslan'a ait olan "Resimdeki Gözyaşları"dır. Plak, dönemin en çok satan plaklarından biri olur.
Cem Karaca'nın Apaşlar'la beraberliği 1969 yılına dek sürer. Bu süre içinde Werner Müller ve Ferdy Klein orkestralarıyla da başarılı çalışmalar yapar. 1969'da Kardaşlar'la çalışmaya başlar. Kardaşlar kadrosunda Seyhan Karabay, Ünol Büyükgönenç, Cengiz Türksoy, Fehiman Uğurdemir gibi isimler vardır. Ayrıca Almanya'dan gelen gitarist Alex Wiska da grubun önemli elemanlarındandır. Özellikle "Tatlı Dillim" ve "Acı Doktor"daki performansıyla dikkat çeken Wiska, gruptan ayrıldıktan sonra da türküleri kendince düzenleyerek yorumlamayı sürdürür. Kardaşlar, Cem Karaca'nın müzikal anlamda en sert grubu sayılabilir. O güne dek denenmemiş bir sound'a imza atarlar beraberce: Batı enstrümanlarının yanına bağlama ve ıklığı katarlar. Ağırlıkla türkü düzenlemelerinin yer aldığı bir repertuar oluştururlar zamanla. içerisinde başkaldırı olan türküleri seçerler. Bu dönemin en önemli ürünü "Dadaloğlu", 1971 yılında ortalığı birbirine katar. Cem Karaca sonradan bu şarkıyı "sosyolojik bir hata" olarak değerlendirse de, konserlerini yıllar boyu bu şarkıyla açar.
Kardaşlar'la Almanya'da da bir süre çalışır Cem Karaca. 12 Mart'ı Almanya'da karşılarlar; bir süre Türkiye'ye dönmezler. Cem Karaca - Kardaşlar birlikteliği 1972'de yaşanan ilginç bir olayla son bulur: Moğollar'ın o dönemki solisti Ersen ve Cem Karaca gruplarını değiştirir. Böylelikle Ersen Kardaşlar'la çalışmaya başlarken, Cem Karaca da Moğollar ile buluşur. Birlikte üç 45'lik plak yayınlar Cem Karaca - Moğollar. Bunlar arasında yer alan "Namus Belası" özellikle ilgi çeker. Öyle ki, birçok kurum tarafından 1974 yılının en iyi şarkısı seçilir. "Edalı Gelin", "Deniz Üstü Köpürür", "ihtiyar Oldum" gibi düzenlemeler, Cem Karaca - Moğollar birlikteliğinin en güzel örnekleri olarak Cem Karaca diskografisindeki yerlerini alır. Bu arada, birlikte yaptıkları "ihtarname", doğrudan "politik" denilebilecek ilk Cem Karaca şarkısıdır. Kardaşlar döneminde başkaldırı türkülerine ilgi duyan ve politik olarak bilinçlenmesinin ilk adımlarını atan sanatçı, bu şarkıyla daha doğrudan bir söyleme yönelir.
devam edecek ...
Murat Meriç
Cem Karaca'nın 40 yıla yaklaşan müzik yolculuğu 8 Şubat 2004 sabahı onun ani ölümüyle noktalandı. 60'lardan bu yana, çalıştığı önemli gruplarla birlikte pek çok ürün veren Karaca'nın şarkıları hala dillerde. O hala Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi rock şarkıcısı ve yeri sahiden doldurulamayacak bir isim.
Cem Karaca tarihi elbette çok uzun; bir çırpıda anlatılamayacak cinsten. 1967 Altın Mikrofon Armağanı Yarışması, bence, bu tarihin asıl başlangıç noktası. Aslında, Cem Karaca, Altın Mikrofon'a gelmeden önceki süreç içerisinde de göz ardı edilmeyecek çalışmalar yapmış. Ancak, Altın Mikrofon, sanatçının adının tüm Türkiye'de duyulmasını sağladığı için önemli. Bu yüzdendir ki oradan anlatmaya başlayacağım bu uzun tarihi..
Hürriyet gazetesi tarafından düzenlenen ve 1965 yılında ilki yapılan, "Batı müziğinin zengin teknik ve şekillerinden faydalanılarak yine Batı müziği aletleriyle çalınmak suretiyle Türk musikisine yeni bir yön vermek için hazırlanmış"; Altın Mikrofon Armağanı Yarışması, müzik piyasasına önemli isimler kazandıran bir yarışma. Moğollar, Haramiler, Fikret Kızılok, Erkin Koray, Selçuk Alagöz, Mavi Işıklar, Silüetler bu yarışmada boy göstermiş sanatçı ve gruplardan sadece birkaçı. Ancak bu yarışma sayesinde kazanılan en önemli isim kuşkusuz Cem Karaca ve grubu Apaşlar. (1)
Altın Mikrofon'da şarkısı kadar sesi, sahne hakimiyeti ve kalın çerçeveli gözlükleriyle adından söz ettirir Cem Karaca. Yarışma şarkısı "Emrah" Karaca'nın bestesidir ve ikincilik alır. Sonradan plak olarak da yayınlanır ve o dönemde büyük ilgi görür. Bir ilk plak olmasına rağmen, değişik düzenlemelerle piyasaya defalarca sürülür. (2) "Emrah" a kadar, kendi deyimiyle papağan gibi, Elvis Presley şarkıları söyler Cem Karaca. 1965 yılında, askerdeyken sazla ve türkülerle tanışır. Bu tınıları, gönül verdiği rock müzik ile birleştirince, yıllar boyu sürdüreceği tarzını yaratma yolunda ilk adımı atar. Apaşlar'la birbiri ardına yayınladığı plaklar oldukça ses getirir. Bunlar arasında en önemlisi müziği Mehmet Soyarslan'a ait olan "Resimdeki Gözyaşları"dır. Plak, dönemin en çok satan plaklarından biri olur.
Cem Karaca'nın Apaşlar'la beraberliği 1969 yılına dek sürer. Bu süre içinde Werner Müller ve Ferdy Klein orkestralarıyla da başarılı çalışmalar yapar. 1969'da Kardaşlar'la çalışmaya başlar. Kardaşlar kadrosunda Seyhan Karabay, Ünol Büyükgönenç, Cengiz Türksoy, Fehiman Uğurdemir gibi isimler vardır. Ayrıca Almanya'dan gelen gitarist Alex Wiska da grubun önemli elemanlarındandır. Özellikle "Tatlı Dillim" ve "Acı Doktor"daki performansıyla dikkat çeken Wiska, gruptan ayrıldıktan sonra da türküleri kendince düzenleyerek yorumlamayı sürdürür. Kardaşlar, Cem Karaca'nın müzikal anlamda en sert grubu sayılabilir. O güne dek denenmemiş bir sound'a imza atarlar beraberce: Batı enstrümanlarının yanına bağlama ve ıklığı katarlar. Ağırlıkla türkü düzenlemelerinin yer aldığı bir repertuar oluştururlar zamanla. içerisinde başkaldırı olan türküleri seçerler. Bu dönemin en önemli ürünü "Dadaloğlu", 1971 yılında ortalığı birbirine katar. Cem Karaca sonradan bu şarkıyı "sosyolojik bir hata" olarak değerlendirse de, konserlerini yıllar boyu bu şarkıyla açar.
Kardaşlar'la Almanya'da da bir süre çalışır Cem Karaca. 12 Mart'ı Almanya'da karşılarlar; bir süre Türkiye'ye dönmezler. Cem Karaca - Kardaşlar birlikteliği 1972'de yaşanan ilginç bir olayla son bulur: Moğollar'ın o dönemki solisti Ersen ve Cem Karaca gruplarını değiştirir. Böylelikle Ersen Kardaşlar'la çalışmaya başlarken, Cem Karaca da Moğollar ile buluşur. Birlikte üç 45'lik plak yayınlar Cem Karaca - Moğollar. Bunlar arasında yer alan "Namus Belası" özellikle ilgi çeker. Öyle ki, birçok kurum tarafından 1974 yılının en iyi şarkısı seçilir. "Edalı Gelin", "Deniz Üstü Köpürür", "ihtiyar Oldum" gibi düzenlemeler, Cem Karaca - Moğollar birlikteliğinin en güzel örnekleri olarak Cem Karaca diskografisindeki yerlerini alır. Bu arada, birlikte yaptıkları "ihtarname", doğrudan "politik" denilebilecek ilk Cem Karaca şarkısıdır. Kardaşlar döneminde başkaldırı türkülerine ilgi duyan ve politik olarak bilinçlenmesinin ilk adımlarını atan sanatçı, bu şarkıyla daha doğrudan bir söyleme yönelir.
devam edecek ...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar