bugün
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçmek10
- dolar isterse 100 olsun21
- iyi günler arkadaşlar nasibimi arıyorum5
- külodunu çıkarıp usulca erkeğe doğru atan kız5
- sonradan yahudi olmak5
- lastik alırken nelere dikkat etmek gerek6
- hoşlanılan kızla sanayiye gitmek4
- bitcoin4
- şükredin yeğenim4
- darıca da bulunan 3 cesedin kimlikleri10
- hülagü'nün çin varken suriye'ye saldırması5
- pkk yasası butlandır4
- 1 tl nasıl 1 milyon oldu4
- doları 100 lira yapıp iki sıfır atmak5
- 19 litre tüp su2
- tai lung9
- sabahları nefret edilen şeyler5
- sözlük dayıları sözlüğü terk etsin3
- ayvalık tostu7
- ölmedeyiz uludağ sözlük10
- sözlük yazarlarının 2027 kararları11
- 2026 ekonomik krizi19
- 1 tl'nin üretim maliyeti2
- zama zam gelmesi2
- öz eleştiri yaparken dikkat edilmesi gerekenler8
- nilgün marmara3
- çadırda yaşamak2
- kaşarlı tost4
- evde soğuk kahve yapımı10
- troll yazarları artı oyla cezalandırmak2
- velvet51
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar11
- zamları altına endeksleyen esnaf2
- saç kestirme perileri3
- adblue2
- attila ilhan3
- arkadaşlar iyileştim2
- ömer çelik ten israil e1 planı açıklaması2
- israile atom bombası atmak8
- vincenzo italiano2
- aleksey batrakov29
- kadın4
- sözlüğün en harbi kızı9
- yemeksepetinde sipariş saati olmaması3
- yazarların favori giyim markası14
- uzaylılar3
- migros'a sorulacak tek soru24
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı3
- reis3
- osuruktan şiirler61
tanım: cesaret işidir belki de...
--spoiler--
bitmemesi için edilen duaların çok olduğu günlerdi. hayatın su içmek kadar sıradanlaştığı, aşkın ise ortalıkta dolaşan üç beş anıya teslim olduğu zamanlar. yine sebepsiz kuruntular çıkarıp, yine onlara inandığım ve sevmelerin az olduğu zamanlar...
bütün cümleler istila edilmişti ve kelimelerin kısa yazılışları aklıma geliyordu, uzun cümleler kurmamak için... geri gelmeyecek günlerimin gelecek günlerim için karar verme tasarrufundaydım. sanki bu aşk yaşamın eş anlamlısı ve ikinci bir kelime yok bunu açıklamaya. sözlüklerde sadece iki kelime var. aşk eşittir yaşam. acaba yaşam mı bu sonsuz karanlıklarda hayatımı felç eden, yoksa aşk mı yaşamdaki bütün felçlikleri meydana getiren? beynimin kıvrımlarında cevap merkezi ararken bütün bu sorulara, ben yine aşkın "ya sen ya ölüm" anlarındaydım...
ve birgün çıkıp gittin hiç girmediğin yaşantımın tam ortasından... gitmenle kayboldu gözlerimdeki ışık ve hücrelerimdeki yaşama sevinci. bütün hastalık sendromları üstümde benimle alay edercesine yer kapma savaşı verirken, bense sırf sana inat, hatta sırf bana inat aşkı bırakmadım. belki de ben sana değil, sana duyduğum aşka aşıktım. ya da çöl rüzgarlarına. saçlarını; hiç dokunamadığım saçlarını tarayıp bıraktığı için... güneşe belki de, tenine dokunduğu için...
o kadar aşık olmama rağmen beni istemediğin için sen hariç her şeye aşık olacağım neredeyse. paranoyak belirtiler gösterdiğim söylenebilir. ya da tipik bir şizofreni... seni seviyorum! hayır! seni değil galiba. rüzgarları, güneşi, arkadaşlarımı, sen hariç her şeyi seviyorum. sana olan korkumdan değil, aşktan da korkmuyorum aslında. (korku da nereden çıktı) hiçbir şeyden korkmuyormuşum. o zaman sorun ne? hiçbir şey. iyi o halde sana aşığım...
sersem bahar yağmura tutarken yaz'larımı,
aşklarsa ütopik gelmektedir zaten
giyinmiştim en kalın yalnızlığımı...
gözlerimi kapadığımda gözlerin karşımda,
hasretin kancası boğazımda,
çeksen öleceğim,
çekmesen ölüyorum...
(şizofren*, ankara-önemsiz)
--spoiler--
--spoiler--
bitmemesi için edilen duaların çok olduğu günlerdi. hayatın su içmek kadar sıradanlaştığı, aşkın ise ortalıkta dolaşan üç beş anıya teslim olduğu zamanlar. yine sebepsiz kuruntular çıkarıp, yine onlara inandığım ve sevmelerin az olduğu zamanlar...
bütün cümleler istila edilmişti ve kelimelerin kısa yazılışları aklıma geliyordu, uzun cümleler kurmamak için... geri gelmeyecek günlerimin gelecek günlerim için karar verme tasarrufundaydım. sanki bu aşk yaşamın eş anlamlısı ve ikinci bir kelime yok bunu açıklamaya. sözlüklerde sadece iki kelime var. aşk eşittir yaşam. acaba yaşam mı bu sonsuz karanlıklarda hayatımı felç eden, yoksa aşk mı yaşamdaki bütün felçlikleri meydana getiren? beynimin kıvrımlarında cevap merkezi ararken bütün bu sorulara, ben yine aşkın "ya sen ya ölüm" anlarındaydım...
ve birgün çıkıp gittin hiç girmediğin yaşantımın tam ortasından... gitmenle kayboldu gözlerimdeki ışık ve hücrelerimdeki yaşama sevinci. bütün hastalık sendromları üstümde benimle alay edercesine yer kapma savaşı verirken, bense sırf sana inat, hatta sırf bana inat aşkı bırakmadım. belki de ben sana değil, sana duyduğum aşka aşıktım. ya da çöl rüzgarlarına. saçlarını; hiç dokunamadığım saçlarını tarayıp bıraktığı için... güneşe belki de, tenine dokunduğu için...
o kadar aşık olmama rağmen beni istemediğin için sen hariç her şeye aşık olacağım neredeyse. paranoyak belirtiler gösterdiğim söylenebilir. ya da tipik bir şizofreni... seni seviyorum! hayır! seni değil galiba. rüzgarları, güneşi, arkadaşlarımı, sen hariç her şeyi seviyorum. sana olan korkumdan değil, aşktan da korkmuyorum aslında. (korku da nereden çıktı) hiçbir şeyden korkmuyormuşum. o zaman sorun ne? hiçbir şey. iyi o halde sana aşığım...
sersem bahar yağmura tutarken yaz'larımı,
aşklarsa ütopik gelmektedir zaten
giyinmiştim en kalın yalnızlığımı...
gözlerimi kapadığımda gözlerin karşımda,
hasretin kancası boğazımda,
çeksen öleceğim,
çekmesen ölüyorum...
(şizofren*, ankara-önemsiz)
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar