bugün
- bik bik'in kraliçe olması11
- sarı tekerin yazar olamaması8
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- kolye142
- asla evlenilmeyecek kızlar10
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- ıpkis'in bir işe yaramaması9
- hacker saldırısı gazileri7
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak4
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası4
- cep telefonu22
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı3
- fenerbahçe organize troll örgütü3
- nokia20
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- usualsuspects'in ayağı3
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- bilim3
- uzay3
- ay3
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- usualsuspects aslan parçası2
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız5
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- jagermeister3
- semih kılıçsoy3
- fon vurgunu24
- esaretin bedeli5
- rus salatası yiyecek kadar midesiz olmak2
- son parti4
- asansörde susma zorunluluğu3
- zall'ın otuz daireyle köşeyi dönmesi2
- istersem sozlugu hacklerim5
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- konya denilince akla gelenler7
- mars2
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- tiyatroya gitmek3
- türkiye19
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- fransa6
- 20013
- kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti2
- samsunspor3
--spoiler--
Bundan yıllarca önce ben, "Demokrasi Kürt sorunundan geçer" demiştim. "Sen milyonlarca vatandaşının dilini yasakla," kendi diliyle yazacak okuyacak okulu da yasakla, kendi dilini araştıracak geliştirecek üniversiteyi de yasakla... Kürtler Lozan'dan azınlık olarak çıkmadı. iyi ki azınlık değilmiş. Nerdeyse Kürtlere yasaklanmayacak hiçbir şey bırakılmayacakmış.
Malazgirt'ten bu yana kardeş oldukları, Kurtuluş Savaşı'nda ülkelerinin kurtuluşu için birlikte çarpıştıkları, zaferde birlikte sevindikleri kardeşleri, onları nasıl bir azınlık sayabilirdi? Kürtler kendilerini hiçbir zaman azınlık saymadılar. Hiçbir Kürt hiçbir zaman kendini azınlık saymadı. insanlıktan mahrum kılındığı halde kendini azınlık saymadı. Sürgüne, aşağılanmaya, dilinin uydurma bir dil, "kart-kurt" dili olduğunu söyleyenlere bile "Biz azınlığız" demedi. Çünkü onlar azınlık değil kardeştiler. Hiç kimse onları kardeşlikten ayıramaz. Bin yılın adı var.
Bu seksen yıldır yasaklar olmasaydı, Kürtlerin kardeşliği unutulmasaydı, yasaklara boğulmasalardı, bugün böyle konuşmak aklımıza gelmezdi. Türk halkı kardeşliği unutmadı. Kürtler aleyhine korkunç propagandalar yapıldı. Kürtler, linçlere, sürgünken geldikleri bölgelere tekrar sürgüne uğradılar. Birileri iç savaşı tetiklemeye çok uğraştılar. işte bu topraklarda birlikte yaşayanlar, bu kışkırtmalara izin vermediler. Bu, sevinç ve umut verici bir tutumdur. Bundan önce çok fırtınalar atlattık, bundan sonra varacağımız yere kısa yoldan varacağız.
Bir de Kürt dili yok diyenler var, türlü uydurmalara başvurarak... Kürtçe çok şiveli bir dilmiş! Ya bilmiyorlar, ya pişmiş aşa su katıyorlar. Kürt dili zengin bir dildir. Zengin dillerin çok şivesi olur. Her bölgede, her yörede değişir.
Kürt dilinin zengin bir edebiyatı vardır. Yazılı edebiyatı olan diller, yaşamını uzun zaman sürdürür. Kürt dilinin büyük eski destanları vardır. Bugünkü dengbêjler, köy köy dolaşarak destanlarını söylüyorlar. Yeni destanlar da yaratıyorlar. Eski destancılardan Ebdalê Zeynikî, daha dillerde... Hem büyük bir destan anlatıcısı hem de büyük bir şair...
"Feqîyê Teyran" da bir dengbêjdir. On dördüncü yüzyılda yaşamış Müküs Emiri'nin oğlu. Divanları var. Eldeki ve daha denbêjlerin söyledikleri şiirleri daha dilden dile dolaşıyor. Şiirlerin çoğu kuşlar üstüne. Ona Türkçeye çevirirsek, 'Kuşların Fakisi' ya da 'Kuşların destancısı' diyorlar. Bütün ömrü kuşlarla geçmiş.
Bugün dünyada yaşayan destancılar, Kırgızistan'da, daha dillerde... Destancılara "Manasçılar" diyorlar. Bu yüzyıla kadar irlanda destancıları vardı. irlanda'da daha çok folklor çalışmaları var.
Çağımızda kültür sorunu yaşanıyor. Özellikle son yıllarda kültürler üzerine çok çalışmalar yapılıyor. Kültür sorunları ülkelerin baş sorunları. Özellikle Avrupa ülkelerinde... Dünyanın kültüre gittikçe daha önem vermesi boşuna değildir. insanı insan yapan kültürdür.
Dünya binlerce çiçekli bir kültür bahçesidir. Her çiçeğin bir rengi, bir kokusu vardır. insanlık, her kültürün üstüne titremelidir. Binlerce kültür çiçeği, birini koparırsak, insanlık bir kokudan, bir renkten yoksun kalır.
Emperyalizme kadar kültürler birbirlerini aşılamış, birbirlerini beslemişlerdir. Uygarlıklar da öyle. Tek başına kendini geliştirmiş ne bir kültür vardır dünyamızda, ne de bir uygarlık.
Ülkemizin, kendini bilim adamlarından, aydınlardan sayan bir takım kişiler, çok kültürlülük olamaz diye kendilerini yırtıyorlar. Onlar büyük kültürlerin beşiği olan Anadolu'da böyle konuşuyor. Bu insanlar için konuşmak bize düşmez.
Emperyalizme kadar kültürler, ister istemez birbirlerini aşılıyordu. Emperyalizm, Rönesans'tan miras iki sözcüğü sahiplendi. "ilkel ve üstün insan" Ve emperyalistler, kendilerini haklı sayarak ilkel insanlara kültür ve uygarlık götürdüler.
Anadolu'ya gerçek bir demokrasiyi getirebilirsek, Anadolu kültürleri gene birbirlerini aşılayacak. Anadolu'nun gene eski zamanlardaki gibi insanlık kültürüne zengin katkısı olacak.
Bir ülke insanları insanca yaşamayı, mutluluğu güzelliği seçecekse, bu önce evrensel insan haklarından, sonra da evrensel sınırsız düşünce özgürlüğünden geçer. Buna karşı çıkmış ülkelerin insanları da yirmi birinci yüzyılda onurunu yitirmiş, insanlığın yüzüne bakamayacak durumlara düşmüş insanlar olarak yaşarlar.
Ülkemizin onurunu, ekmeğini, kültür zenginliğini kurtarmak elimizde...
"Ya gerçek bir demokrasi, ya da hiç..."
--spoiler--
Bundan yıllarca önce ben, "Demokrasi Kürt sorunundan geçer" demiştim. "Sen milyonlarca vatandaşının dilini yasakla," kendi diliyle yazacak okuyacak okulu da yasakla, kendi dilini araştıracak geliştirecek üniversiteyi de yasakla... Kürtler Lozan'dan azınlık olarak çıkmadı. iyi ki azınlık değilmiş. Nerdeyse Kürtlere yasaklanmayacak hiçbir şey bırakılmayacakmış.
Malazgirt'ten bu yana kardeş oldukları, Kurtuluş Savaşı'nda ülkelerinin kurtuluşu için birlikte çarpıştıkları, zaferde birlikte sevindikleri kardeşleri, onları nasıl bir azınlık sayabilirdi? Kürtler kendilerini hiçbir zaman azınlık saymadılar. Hiçbir Kürt hiçbir zaman kendini azınlık saymadı. insanlıktan mahrum kılındığı halde kendini azınlık saymadı. Sürgüne, aşağılanmaya, dilinin uydurma bir dil, "kart-kurt" dili olduğunu söyleyenlere bile "Biz azınlığız" demedi. Çünkü onlar azınlık değil kardeştiler. Hiç kimse onları kardeşlikten ayıramaz. Bin yılın adı var.
Bu seksen yıldır yasaklar olmasaydı, Kürtlerin kardeşliği unutulmasaydı, yasaklara boğulmasalardı, bugün böyle konuşmak aklımıza gelmezdi. Türk halkı kardeşliği unutmadı. Kürtler aleyhine korkunç propagandalar yapıldı. Kürtler, linçlere, sürgünken geldikleri bölgelere tekrar sürgüne uğradılar. Birileri iç savaşı tetiklemeye çok uğraştılar. işte bu topraklarda birlikte yaşayanlar, bu kışkırtmalara izin vermediler. Bu, sevinç ve umut verici bir tutumdur. Bundan önce çok fırtınalar atlattık, bundan sonra varacağımız yere kısa yoldan varacağız.
Bir de Kürt dili yok diyenler var, türlü uydurmalara başvurarak... Kürtçe çok şiveli bir dilmiş! Ya bilmiyorlar, ya pişmiş aşa su katıyorlar. Kürt dili zengin bir dildir. Zengin dillerin çok şivesi olur. Her bölgede, her yörede değişir.
Kürt dilinin zengin bir edebiyatı vardır. Yazılı edebiyatı olan diller, yaşamını uzun zaman sürdürür. Kürt dilinin büyük eski destanları vardır. Bugünkü dengbêjler, köy köy dolaşarak destanlarını söylüyorlar. Yeni destanlar da yaratıyorlar. Eski destancılardan Ebdalê Zeynikî, daha dillerde... Hem büyük bir destan anlatıcısı hem de büyük bir şair...
"Feqîyê Teyran" da bir dengbêjdir. On dördüncü yüzyılda yaşamış Müküs Emiri'nin oğlu. Divanları var. Eldeki ve daha denbêjlerin söyledikleri şiirleri daha dilden dile dolaşıyor. Şiirlerin çoğu kuşlar üstüne. Ona Türkçeye çevirirsek, 'Kuşların Fakisi' ya da 'Kuşların destancısı' diyorlar. Bütün ömrü kuşlarla geçmiş.
Bugün dünyada yaşayan destancılar, Kırgızistan'da, daha dillerde... Destancılara "Manasçılar" diyorlar. Bu yüzyıla kadar irlanda destancıları vardı. irlanda'da daha çok folklor çalışmaları var.
Çağımızda kültür sorunu yaşanıyor. Özellikle son yıllarda kültürler üzerine çok çalışmalar yapılıyor. Kültür sorunları ülkelerin baş sorunları. Özellikle Avrupa ülkelerinde... Dünyanın kültüre gittikçe daha önem vermesi boşuna değildir. insanı insan yapan kültürdür.
Dünya binlerce çiçekli bir kültür bahçesidir. Her çiçeğin bir rengi, bir kokusu vardır. insanlık, her kültürün üstüne titremelidir. Binlerce kültür çiçeği, birini koparırsak, insanlık bir kokudan, bir renkten yoksun kalır.
Emperyalizme kadar kültürler birbirlerini aşılamış, birbirlerini beslemişlerdir. Uygarlıklar da öyle. Tek başına kendini geliştirmiş ne bir kültür vardır dünyamızda, ne de bir uygarlık.
Ülkemizin, kendini bilim adamlarından, aydınlardan sayan bir takım kişiler, çok kültürlülük olamaz diye kendilerini yırtıyorlar. Onlar büyük kültürlerin beşiği olan Anadolu'da böyle konuşuyor. Bu insanlar için konuşmak bize düşmez.
Emperyalizme kadar kültürler, ister istemez birbirlerini aşılıyordu. Emperyalizm, Rönesans'tan miras iki sözcüğü sahiplendi. "ilkel ve üstün insan" Ve emperyalistler, kendilerini haklı sayarak ilkel insanlara kültür ve uygarlık götürdüler.
Anadolu'ya gerçek bir demokrasiyi getirebilirsek, Anadolu kültürleri gene birbirlerini aşılayacak. Anadolu'nun gene eski zamanlardaki gibi insanlık kültürüne zengin katkısı olacak.
Bir ülke insanları insanca yaşamayı, mutluluğu güzelliği seçecekse, bu önce evrensel insan haklarından, sonra da evrensel sınırsız düşünce özgürlüğünden geçer. Buna karşı çıkmış ülkelerin insanları da yirmi birinci yüzyılda onurunu yitirmiş, insanlığın yüzüne bakamayacak durumlara düşmüş insanlar olarak yaşarlar.
Ülkemizin onurunu, ekmeğini, kültür zenginliğini kurtarmak elimizde...
"Ya gerçek bir demokrasi, ya da hiç..."
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar