bugün
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı13
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- özbek pilavına kaşık saplamak4
- hepiniz maçı izleyeceksiniz4
- özbek kadınlar13
- galiba yenileceğiz arkadaşlar4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- başak burcu erkeklerinin konuşmaması2
- hangi dalda bilim insanı olmak isterdiniz2
- sözlük whatsapp grupları12
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- kahve büyüsü4
- mükemmeliyete inanıyor musunuz6
- kpss 20266
- friedrich hegel la bi cay icek10
- fenerbahçe15
- türk erkeği abazanlığı3
- pazar akşamları4
- asgari ücretle geçinebilmek7
- deccal internetten çıkacak9
- yarın kpssye girecek yazarlar15
- uludağ itiraf8
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- paola egonu2
- melissa vargas2
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik5
- italya kadın milli voleybol takımı2
- sarapci koala52
- dayatılmış güzellik algısı7
- ellerim bos gonlum hos29
- şarapçının mal varlığı8
- internetle yapay zeka kabala büyüsüyle yaratıldı3
- epitaph2
- civcivler osurur mu5
- gocu52
- birader bey baydır4
- aile2
- orta doğu'nun orta dünya gibi olması7
- kıyamet için tarih ver3
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay7
- burçlara inanan erkek4
- anın görüntüsü24
- 0 0 7 ağabey3
- sıcak havaların sona ermesi5
- enayimiknatisii36
- rus kadınla evlenir misiniz4
- dün gece ne oldu17
- slender the arrival de kurt adam olmak2
- başka türlü bir şey2
filmin başlangıç sahnesi, ki ilk 25 dakikaya denk geliyor, maymunların yaşam mücadelesini ve ''medeniyet'' denilen nanenin ilk adımlarını atma yolundaki keşifleri içeriyor. bunların en önemlisi de, bir maymunun ölmüş bir hayvanın iskeletinden bir kemik parçasını alıp diğer kemikleri bununla kırabildiğini farketmesi ve bu yolla su kenarındaki artık güçsüz konuma düşmüş maymunların üstünde güç gösterisi yaparak,sulak alana yerleşmesidir.
başlangıç sahnelerinde sopa gibi bir aleti keşfederek insanlığın doğuşunun temellerini atan film, aletin insanlığa ne yapabileceğini keşfetmesi ile devam ediyor.
bu alet: hal 9000. bir robottan çok, duyguları olan bir yapay zeka.
konuyla ilgili; (bkz: üç robot yasası)
filmde geçen bir röportaj sahnesinde hal' ın aslında neler yapabileceğinin ipuçları veriliyor.
--spoiler--
-uyutma yöntemi önceki yolculuklarında uygulanmış olsa bile, ilk kez bu seyahatte gemiye
uyutulmuş halde adam bindiriliyor. neden böyle bir uygulama yapıldı?
-yiyecek ve hava gibi yaşamsal ihtiyaçlardan maksimum derecede faydalanabilmek için. uyutulan üç mürettebat gözlem grubunu oluşturuyor. jüpiter'e varana kadar
onlardan faydalanılmayacak.
-dr. poole, uyutulmak nasıl bir şey?
-aynı, derin uykuya dalmak gibi. zaman duygusu kalmaz. tek fark, düş görülmemesidir.
-bildiğim kadarıyla dakikada bir kez nefes alınıyor. öyle mi?
-evet ve kalp, dakikada üç kez atıyor. vücut sıcaklığı genelde üç santigrat dereceye kadar düşer.mürettebatın altıncı üyesini ise uyutulmak ilgilendirmiyor. çünkü o yapay zekanın son örneği: hal 9000 bilgisayarı, bazı uzmanlar her ne kadar ''mimik'' deseler de insan beyninin çoğu faaliyetini ölçülebilen en yüksek hız ve güvenlikte ortaya gerçekleştirebiliyor.
-biz, hal 9000 bilgisayarıyla da konuştuk. ona herkes kısaca ''hal'' diyor. merhaba, hal. nasıl gidiyor?
-iyi akşamlar, bay amer. herşey çok iyi.
-hal, bu görevin belki de en büyük sorumluluğu senin üzerinde. sen, geminin hem beyni,
hem de sinir sistemisin.uykudaki adamları izlemek senin sorumluluğunda.bu konuda herhangi
bir endişen var mı?
-şöyle söyliyeyim, bay amer.9000 serisi simdiye kadar yapılmış en güvenilir bilgisayarlardır. bu bilgisayarlar hiç bir zaman hata veya yanıltıcı bilgi vermemiştir.sözün kısası, hepimiz başarılıyız ve hata tanımayız.
-hal, olağanüstü bilgi birikimine rağmen, bugüne kadar hiç çalıştığın kişiler yüzünden hayal kırıklığına uğradın mı?
-asla böyle bir durum olmadı. başkalarıyla çalışmaktan hoşlanırım. hem dr. poole hem de dr. bowman ile çalışmak bana heyecan verir. geminin bütün çalışma sistemleri görevdeki sorumluluğum dahilinde olduğundan sürekli mesgulüm.kendimi bütünüyle, mümkün olan en yogun kullanıma sokuyorum. ve bilinci yerinde her varlık da hep bunu yapabilmeyi ister.
-dr. poole, bütün bir yıl, hal ile bu kadar yakın olmak nasıl bir şey?
-biraz önce söylediğiniz gibi. o mürettebatın altıncı üyesi. onun konuşma şekline hemen alışıyor ve onu herhangi biri gibi görüyorsunuz. bilgisayarla konusurken, onun duygusal tepkileri olabileceği hissine kapılıyorsunuz. ona yeteneklerini sorduğumda doğruluğundan ve mükemmelliğinden bahsederken, sesinde gurur hissettim.
-hal'in üstün duyguları olduğuna inanıyor musunuz?
-üstün duygulara sahip gibi görünüyor. onunla konuşmamızı kolaylaştırmak
için bu şekilde programlandı. onun duyguları olup olmadığını ise gerçekte kimsenin
cevaplayabileceğini sanmıyorum...
--spoiler--
filmin o son sahneleri, paralel evrene geçiş , zamanda yolculuk ya da kubrick'in kafasındaki her ne ise çözemediğim bir sürü olayın olduğu sahnelerdir. bardağın kırılması, dave'in bir kaç farklı yaş grubunda görülmesi, o dev lahitin tekrar çıkması.. ki lahit benim için tanrı'yı simgeliyordu.
kurgusu bir yana, 68 yapımı olan bu filmin çekimleri, görüntü kalitesi o denli güzeldir ki, dev bir uzay mekiğinin kuğu gölü eşliğinde yedi sekiz dakika boyunca ağır çekimde hareket etmesini izlettirebilir.
herkesin izleyemeyeceği, özellikle bilim kurgu hayranlarının seyretmesi gereken, bence kubrick'in başyapıtı ve kesinlikle kült bir filmdir.
başlangıç sahnelerinde sopa gibi bir aleti keşfederek insanlığın doğuşunun temellerini atan film, aletin insanlığa ne yapabileceğini keşfetmesi ile devam ediyor.
bu alet: hal 9000. bir robottan çok, duyguları olan bir yapay zeka.
konuyla ilgili; (bkz: üç robot yasası)
filmde geçen bir röportaj sahnesinde hal' ın aslında neler yapabileceğinin ipuçları veriliyor.
--spoiler--
-uyutma yöntemi önceki yolculuklarında uygulanmış olsa bile, ilk kez bu seyahatte gemiye
uyutulmuş halde adam bindiriliyor. neden böyle bir uygulama yapıldı?
-yiyecek ve hava gibi yaşamsal ihtiyaçlardan maksimum derecede faydalanabilmek için. uyutulan üç mürettebat gözlem grubunu oluşturuyor. jüpiter'e varana kadar
onlardan faydalanılmayacak.
-dr. poole, uyutulmak nasıl bir şey?
-aynı, derin uykuya dalmak gibi. zaman duygusu kalmaz. tek fark, düş görülmemesidir.
-bildiğim kadarıyla dakikada bir kez nefes alınıyor. öyle mi?
-evet ve kalp, dakikada üç kez atıyor. vücut sıcaklığı genelde üç santigrat dereceye kadar düşer.mürettebatın altıncı üyesini ise uyutulmak ilgilendirmiyor. çünkü o yapay zekanın son örneği: hal 9000 bilgisayarı, bazı uzmanlar her ne kadar ''mimik'' deseler de insan beyninin çoğu faaliyetini ölçülebilen en yüksek hız ve güvenlikte ortaya gerçekleştirebiliyor.
-biz, hal 9000 bilgisayarıyla da konuştuk. ona herkes kısaca ''hal'' diyor. merhaba, hal. nasıl gidiyor?
-iyi akşamlar, bay amer. herşey çok iyi.
-hal, bu görevin belki de en büyük sorumluluğu senin üzerinde. sen, geminin hem beyni,
hem de sinir sistemisin.uykudaki adamları izlemek senin sorumluluğunda.bu konuda herhangi
bir endişen var mı?
-şöyle söyliyeyim, bay amer.9000 serisi simdiye kadar yapılmış en güvenilir bilgisayarlardır. bu bilgisayarlar hiç bir zaman hata veya yanıltıcı bilgi vermemiştir.sözün kısası, hepimiz başarılıyız ve hata tanımayız.
-hal, olağanüstü bilgi birikimine rağmen, bugüne kadar hiç çalıştığın kişiler yüzünden hayal kırıklığına uğradın mı?
-asla böyle bir durum olmadı. başkalarıyla çalışmaktan hoşlanırım. hem dr. poole hem de dr. bowman ile çalışmak bana heyecan verir. geminin bütün çalışma sistemleri görevdeki sorumluluğum dahilinde olduğundan sürekli mesgulüm.kendimi bütünüyle, mümkün olan en yogun kullanıma sokuyorum. ve bilinci yerinde her varlık da hep bunu yapabilmeyi ister.
-dr. poole, bütün bir yıl, hal ile bu kadar yakın olmak nasıl bir şey?
-biraz önce söylediğiniz gibi. o mürettebatın altıncı üyesi. onun konuşma şekline hemen alışıyor ve onu herhangi biri gibi görüyorsunuz. bilgisayarla konusurken, onun duygusal tepkileri olabileceği hissine kapılıyorsunuz. ona yeteneklerini sorduğumda doğruluğundan ve mükemmelliğinden bahsederken, sesinde gurur hissettim.
-hal'in üstün duyguları olduğuna inanıyor musunuz?
-üstün duygulara sahip gibi görünüyor. onunla konuşmamızı kolaylaştırmak
için bu şekilde programlandı. onun duyguları olup olmadığını ise gerçekte kimsenin
cevaplayabileceğini sanmıyorum...
--spoiler--
filmin o son sahneleri, paralel evrene geçiş , zamanda yolculuk ya da kubrick'in kafasındaki her ne ise çözemediğim bir sürü olayın olduğu sahnelerdir. bardağın kırılması, dave'in bir kaç farklı yaş grubunda görülmesi, o dev lahitin tekrar çıkması.. ki lahit benim için tanrı'yı simgeliyordu.
kurgusu bir yana, 68 yapımı olan bu filmin çekimleri, görüntü kalitesi o denli güzeldir ki, dev bir uzay mekiğinin kuğu gölü eşliğinde yedi sekiz dakika boyunca ağır çekimde hareket etmesini izlettirebilir.
herkesin izleyemeyeceği, özellikle bilim kurgu hayranlarının seyretmesi gereken, bence kubrick'in başyapıtı ve kesinlikle kült bir filmdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar