bugün
- aşk acısı çekiyorum sözlük20
- manifest dinleyen erkek9
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- insan zamandan ibarettir2
- mesele ne senin benden ayrılman2
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- aylık 700 milyon lira iyi para mıdır sorunsalı2
- mauro icardi2
- deprem2
- muğla2
- marmaris2
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi6
- yaz yemekleri5
- scooter'a 6 kişi binmek5
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- taksici muhabbeti5
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- gram altın4
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- spiderman mi döver batman mi5
- nirmal purja2
- ismet gürbüz mehdi mi mesih mi sorunsalı2
- 7 ağustos 20012
- gocu bay bey birader3
- evlenilmeyecek 4 erkek10
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- kosova2
- gammazların çok kötü insanlar olması3
- petrol4
- can kolukısa4
- stres yönetimi6
- elalem ne der4
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı3
- gulmekicinyaratilmis11
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- doğuda yaşayan yazarlar5
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- yüz yaşından büyük binada yaşamak3
- türkiye5
- stres3
- solcu dövmek2
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı3
- david bowie yi tanımayan insan2
- bu saatte bu kadar sıcak mı olur lan2
- taksim delisi cenk2
- rüşvet5
- aylık 449 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
ünal aysal seçim vaatlerinde şöyle diyordu: "3 ay'da florya'yı toplarız" bu cümle çok düşündürmüştü beni. 5 sezondur toparlanmayan florya nasıl olucaktıda toparlanacaktı. hemen aklıma tek isim geldi fatih terim. fakat galatasaray taraftarının, hatta türk futbol severlerin fatih terim'e olan inancı, sabrı, saygısı son yıllarda iyiden iyiye tükenmişti. fatih terim ise kişilik olarak aynı kalmış ancak taktiksel anlamda çağın gerisine düşmüş, yeni futbol anlayışına pek ayak uyduramamıştı. nitekim çok istemesine rağmen avrupa'da takım çalıştıramamış emekli hayatı sürmüştü son zamanlarda.
bütün futbol severler, en azından gerçekten futboldan anlayan insanlar tüm bu vaziyetin farkındaydılar. ancak galatasaray son zamanlarda yeniçerileri isyan etmiş osmanlı devletini andırmaktaydı. sorun ne para, ne başarı, ne de başka birşeydi. tek sorun kişiliği zayıf insanların egoları yüzünden çıkan problemlerdi. gündelik hayatta bile ufak detayları biriktirirseniz birgün fena patlarsınız. galatasaray'da da aynen böyle oldu. taraftar tam herşeyin mükemmel olacağını düşünürken işler iyice sarpa sardı. yerli oyuncular özellikle arda turan'ın kaptan yapılmasından sonra takım içerisinde gruplaşmaya gitti. arda turan'ın kaptan yapılması galatasaray'ın tarihinde yapılan en büyük hatalardan biriydi nitekim. takımda arda'dan yaşça büyük bir sürü isim olmasına rağmen yeni parlamış bir çocuğa 100 yıllık kulübün pazubandı verilemezdi. kendinizden yola çıkın lütfen. evde babanızın tavsiyelerini mi dinleyip, dikkate alırsınız; yoksa küçük kardeşinizin mi? tabi ki küçük kardeşlerde dinlenir yeri geldiğinde fakat bir büyüğün sözü yaşanmışlığın kendisidir. yolun başında ki bir birey size neyi, nasıl anlatabilir...
ünal aysal florya'yı 3 ay'da toparlarım dediğinde herkes fatih terimi düşündü. daha sonra katıldığı bir tv programında aysal "fatih terim heyecanını kaybetmiş gibi. eğer heyecanını kazanırsa türk futboluna büyük katkısı olur. adaylarımız arasında martin jol'da var." diyerek fatih terim'e bir nevi karar mercii benim mesajı gönderdi. çünkü herkes gibi fatih terim'de biliyordu ki, galatasaray başkanı seçilir seçilmez ilk önce kendisine teklif gelecekti. bu iş dünyasında da kötü bir durumdur. eğer birisini çalıştırmaya mecbursanız ve personel o iş'te kalifiye olduğunun farkındaysa sürekli su kaynatır, bittiniz demektir. onun kaprislerine katlanmak, yeri geldiğinde yaptıklarını görmezden gelmek zorundasınızdır. çünkü elinizde daha iyi bir alternatif yoktur. aysal tek adayımız fatih terim değil diyerek ona sana mecbur değiliz mesajı göndermiştir. eminim ki fatih terim futboldan anlamam diyen aysal'ın şu sözlerini duyduğunda kamçılanmıştır "fatih terim heyecanını kaybetmiş, heyecanını kazanırsa türk futboluna büyük katkısı olur." fatih terim gazla futbolcu çalıştıran bir adam olduğu gibi, gazla çalışan bir teknik direktör'dür. zaten türkiye'nin bütününde sistem böyledir, sadece futbolda değil.
umarım fatih terim 2. döneminde yaptığı hataları tekrarlamaz. aysal'ın dediği gibi 3 ayda toparlanacaktır florya terim yardımıyla. fakat asıl iş galatasaray'ın nasıl bir sistemle sahaya çıkacağında. fatih terim milli takımda oynattığı gibi 4-2-3-1 mi, 4-4-2 mi oynatıcak takımı? oyuncuya dayalı sistem mi olacak, yoksa sisteme dayalı oyuncu mu?
fatih terim galatasaray'ın başına gelir gelmez taraftarın kafasındaki soru işaretlerini silmek istiyorsa barış, mustafa, gökhan, ayhan hatta mümkünse servet gibi oyuncuları kadro dışı bırakmalı. 3'e, 5'e bakılmadan satılmalı bu oyuncular. işte o zaman galatasaray taraftarı inanır birşeylerin değişeceğine. galatasaray kalitesine uymayan tüm oyuncular gönderilmeli. gerekirse kewell, eğer olmuyorsa arda bile gönderilmeli. bu takım 100 küsür yıldır var, bir arda'nın gidişi sarsmaz.
uzun lafın kısası ben bu hamlenin fatih terim ve galatasaray'ın son şansı olduğuna inanıyorum. eğer bu seferde aşı tutmazsa, hastaneyi yıkarlar... fatih terim kendini bitirir. galatasaray ise ağır psikolojik ve maddi darbe alır (bkz: ikinci fatih terim dönemi)
bütün futbol severler, en azından gerçekten futboldan anlayan insanlar tüm bu vaziyetin farkındaydılar. ancak galatasaray son zamanlarda yeniçerileri isyan etmiş osmanlı devletini andırmaktaydı. sorun ne para, ne başarı, ne de başka birşeydi. tek sorun kişiliği zayıf insanların egoları yüzünden çıkan problemlerdi. gündelik hayatta bile ufak detayları biriktirirseniz birgün fena patlarsınız. galatasaray'da da aynen böyle oldu. taraftar tam herşeyin mükemmel olacağını düşünürken işler iyice sarpa sardı. yerli oyuncular özellikle arda turan'ın kaptan yapılmasından sonra takım içerisinde gruplaşmaya gitti. arda turan'ın kaptan yapılması galatasaray'ın tarihinde yapılan en büyük hatalardan biriydi nitekim. takımda arda'dan yaşça büyük bir sürü isim olmasına rağmen yeni parlamış bir çocuğa 100 yıllık kulübün pazubandı verilemezdi. kendinizden yola çıkın lütfen. evde babanızın tavsiyelerini mi dinleyip, dikkate alırsınız; yoksa küçük kardeşinizin mi? tabi ki küçük kardeşlerde dinlenir yeri geldiğinde fakat bir büyüğün sözü yaşanmışlığın kendisidir. yolun başında ki bir birey size neyi, nasıl anlatabilir...
ünal aysal florya'yı 3 ay'da toparlarım dediğinde herkes fatih terimi düşündü. daha sonra katıldığı bir tv programında aysal "fatih terim heyecanını kaybetmiş gibi. eğer heyecanını kazanırsa türk futboluna büyük katkısı olur. adaylarımız arasında martin jol'da var." diyerek fatih terim'e bir nevi karar mercii benim mesajı gönderdi. çünkü herkes gibi fatih terim'de biliyordu ki, galatasaray başkanı seçilir seçilmez ilk önce kendisine teklif gelecekti. bu iş dünyasında da kötü bir durumdur. eğer birisini çalıştırmaya mecbursanız ve personel o iş'te kalifiye olduğunun farkındaysa sürekli su kaynatır, bittiniz demektir. onun kaprislerine katlanmak, yeri geldiğinde yaptıklarını görmezden gelmek zorundasınızdır. çünkü elinizde daha iyi bir alternatif yoktur. aysal tek adayımız fatih terim değil diyerek ona sana mecbur değiliz mesajı göndermiştir. eminim ki fatih terim futboldan anlamam diyen aysal'ın şu sözlerini duyduğunda kamçılanmıştır "fatih terim heyecanını kaybetmiş, heyecanını kazanırsa türk futboluna büyük katkısı olur." fatih terim gazla futbolcu çalıştıran bir adam olduğu gibi, gazla çalışan bir teknik direktör'dür. zaten türkiye'nin bütününde sistem böyledir, sadece futbolda değil.
umarım fatih terim 2. döneminde yaptığı hataları tekrarlamaz. aysal'ın dediği gibi 3 ayda toparlanacaktır florya terim yardımıyla. fakat asıl iş galatasaray'ın nasıl bir sistemle sahaya çıkacağında. fatih terim milli takımda oynattığı gibi 4-2-3-1 mi, 4-4-2 mi oynatıcak takımı? oyuncuya dayalı sistem mi olacak, yoksa sisteme dayalı oyuncu mu?
fatih terim galatasaray'ın başına gelir gelmez taraftarın kafasındaki soru işaretlerini silmek istiyorsa barış, mustafa, gökhan, ayhan hatta mümkünse servet gibi oyuncuları kadro dışı bırakmalı. 3'e, 5'e bakılmadan satılmalı bu oyuncular. işte o zaman galatasaray taraftarı inanır birşeylerin değişeceğine. galatasaray kalitesine uymayan tüm oyuncular gönderilmeli. gerekirse kewell, eğer olmuyorsa arda bile gönderilmeli. bu takım 100 küsür yıldır var, bir arda'nın gidişi sarsmaz.
uzun lafın kısası ben bu hamlenin fatih terim ve galatasaray'ın son şansı olduğuna inanıyorum. eğer bu seferde aşı tutmazsa, hastaneyi yıkarlar... fatih terim kendini bitirir. galatasaray ise ağır psikolojik ve maddi darbe alır (bkz: ikinci fatih terim dönemi)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar