bugün
- antipanik'in sözlüğe vedası17
- clemence baptista16
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak14
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi11
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası33
- spor salonu kokusu5
- s'i l v'e r m'i s t15
- sözlükte çok göze batan bir yazar olmak3
- siz neden böylesiniz3
- kahvaltım güzel mi7
- öğle yemeğinde 3 lahmacun yiyip 2 büyük ayrn içmek3
- fake hesaplara göz yuman uludağ sözlük moderasyonu5
- gençlere tavsiyelerim4
- ojeli el fotoğrafı3
- ismet gurbuz 20249
- iltica28
- hesabı gizli yeni yazar2
- kale3112 ifşa9
- mermerin edepsiz yarığı3
- refah'ın vakti geldi3
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker4
- mısır daki haladan miras kalması6
- sinek as5
- arkadaşlar slm falıma bakın4
- arkadaşlar kavga etmeyin3
- sabah kahve demleyip müzik açarak güne başlamak2
- masklavi ile çay içmek5
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- yaşar ustanın olayları biraz fazla ajite etmesi4
- kolye140
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı20
- 15 yaş altına sosyal ağ yasağı2
- eve jobs4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- zorda kalsanız penguen siker miydiniz3
- cüneyt arkın'ın bizans ta savaş suçu işlemesi3
- cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi4
- felsefe dersinin zorunluluğu2
- kötü adamın kahkaha atarak suçunu itiraf etmesi3
- trabzonspor4
- kötü adamın iyi adamı öldürmek yerine konuşması3
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- fon vurgunu29
- kim jong'un bir türlü ölmemesi4
- saçını topuz yapan erkek3
- fakirliğin kuşaktan kuşağa aktarılması2
- zenginlerin de geçinemiyoruz demeye başlaması2
- bizanslılıktan soğumak2
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
Başbakanın yeğenidir. söğüt'te başbakanın konuşması sırasında kendisini yuhlayan birkaç vatandaşı köşeye kıstırıp tek tek dövmesiyle bir ara gündeme gelmişti...
Yılmaz Özdil'in de bir aralar gözüne görünmüş olmalı ki şöyle bir yazı kaleme almış:
--spoiler--
Bitlis'te beş minare...
Hükümet, deplasman takımı gibi...
Her gittiği yerde saldırıya uğruyor.
Camiye gidiyor, CHP dövüyor.
Sokağa çıkıyor, MHP dövüyor.
Taraftar otobüsü taşlanıyor.
Rakip tribüne burnunu sokan korumanın burnu dağıtılıyor.
Aslında korumaya, koruma verilmesi gerekiyor. Çünkü bu işler gazeteci tartaklamaya benzemiyor. "Yeğen"den koruma anca bu kadar oluyor.
Neyse...
Hazır laf "yeğen" den açılmışken...
Bu hadise münasebetiyle bir başka hadise anlatayım ben size...
iki yıl önce falan...
Yeğen, istanbul Fatih'teki Şehit Tevfik Fikret Erciyes Karakolu'na geliyor.
(Buraya hemen bir parantez açalım... Karakolun ismi, Tevfik Fikret Erciyes... Her karakol mutlaka çok önemlidir. Ama bu karakol daha önemli. Çünkü, karakola ismi verilen Tevfik Fikret Erciyes, bir şehit polis... 2001 yılında terör örgütünün hücre evine yapılan baskında, kafasından vurulan ve şehit düşen 28 yaşındaki bir polis... Karakol, onun ismini taşıyor. Yani, polislik mesleğiyle ilgili manevi önemi çok büyük. Bu karakolun başında görev yapanlar, şehit polisin sorumluluğunu da taşıyor.)
Evet, nerde kalmıştık...
Yeğen, istanbul Fatih'teki Şehit Tevfik Fikret Erciyes Karakolu'na geliyor.
Neden geliyor?
iddiaya göre...
Yeğenin kızkardeşi, kapkaça uğramış. Çantasını kaptırmış. Karakola geliyor. Karakoldan ağabeyini telefonla arıyor, "kendisiyle ilgilenilmediğini" söylüyor. Ağabey de, öfkeleniyor, karakola geliyor... Karakolun Başkomiseri Zekeriya Yeniyol'a hesap sormaya kalkıyor.
Küfürleşme oluyor.
"iddiaya göre" diyorum...
Çünkü orada olmadığımız için, gerçeği bilmemiz mümkün değil.
Ama şunu biliyoruz...
Başkomiser, hakarete uğradığını belirterek, davacı oluyor. Savcı, yeğen hakkında beş yıl hapis cezası istemiyle dava açıyor. Bu arada, yeğen de şikayetçi oluyor.
"Asıl mağdur benim" diyor. Karşı dava açıyor.
Bu davalar sürüyor.
Şu son tatsız olayda da gördüğümüz gibi, yeğen şimdi nerede? Başbakan'ın yanında.
Peki Başkomiser şimdi nerede?
Bitlis Adilcevaz'da.
Güzel yerdir Adilcevaz...
Neticede vatan toprağıdır...
Ama bildiğim kadarıyla terfi etmesi gerekiyordu Başkomiser'in iki yıl önce...
Her nedense edemiyor.
--spoiler--
Yılmaz Özdil'in de bir aralar gözüne görünmüş olmalı ki şöyle bir yazı kaleme almış:
--spoiler--
Bitlis'te beş minare...
Hükümet, deplasman takımı gibi...
Her gittiği yerde saldırıya uğruyor.
Camiye gidiyor, CHP dövüyor.
Sokağa çıkıyor, MHP dövüyor.
Taraftar otobüsü taşlanıyor.
Rakip tribüne burnunu sokan korumanın burnu dağıtılıyor.
Aslında korumaya, koruma verilmesi gerekiyor. Çünkü bu işler gazeteci tartaklamaya benzemiyor. "Yeğen"den koruma anca bu kadar oluyor.
Neyse...
Hazır laf "yeğen" den açılmışken...
Bu hadise münasebetiyle bir başka hadise anlatayım ben size...
iki yıl önce falan...
Yeğen, istanbul Fatih'teki Şehit Tevfik Fikret Erciyes Karakolu'na geliyor.
(Buraya hemen bir parantez açalım... Karakolun ismi, Tevfik Fikret Erciyes... Her karakol mutlaka çok önemlidir. Ama bu karakol daha önemli. Çünkü, karakola ismi verilen Tevfik Fikret Erciyes, bir şehit polis... 2001 yılında terör örgütünün hücre evine yapılan baskında, kafasından vurulan ve şehit düşen 28 yaşındaki bir polis... Karakol, onun ismini taşıyor. Yani, polislik mesleğiyle ilgili manevi önemi çok büyük. Bu karakolun başında görev yapanlar, şehit polisin sorumluluğunu da taşıyor.)
Evet, nerde kalmıştık...
Yeğen, istanbul Fatih'teki Şehit Tevfik Fikret Erciyes Karakolu'na geliyor.
Neden geliyor?
iddiaya göre...
Yeğenin kızkardeşi, kapkaça uğramış. Çantasını kaptırmış. Karakola geliyor. Karakoldan ağabeyini telefonla arıyor, "kendisiyle ilgilenilmediğini" söylüyor. Ağabey de, öfkeleniyor, karakola geliyor... Karakolun Başkomiseri Zekeriya Yeniyol'a hesap sormaya kalkıyor.
Küfürleşme oluyor.
"iddiaya göre" diyorum...
Çünkü orada olmadığımız için, gerçeği bilmemiz mümkün değil.
Ama şunu biliyoruz...
Başkomiser, hakarete uğradığını belirterek, davacı oluyor. Savcı, yeğen hakkında beş yıl hapis cezası istemiyle dava açıyor. Bu arada, yeğen de şikayetçi oluyor.
"Asıl mağdur benim" diyor. Karşı dava açıyor.
Bu davalar sürüyor.
Şu son tatsız olayda da gördüğümüz gibi, yeğen şimdi nerede? Başbakan'ın yanında.
Peki Başkomiser şimdi nerede?
Bitlis Adilcevaz'da.
Güzel yerdir Adilcevaz...
Neticede vatan toprağıdır...
Ama bildiğim kadarıyla terfi etmesi gerekiyordu Başkomiser'in iki yıl önce...
Her nedense edemiyor.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar