bugün
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı11
- kolye142
- misafir gelince odaya kacmak3
- sarı tekerin yazar olamaması9
- bik bik'in kraliçe olması10
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- peynir dolgulu jalapeno5
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- beni seviyor musun canım sözlük2
- doğu türkistan2
- hacker saldırısı gazileri8
- fransa9
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- cep telefonu22
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi6
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- kalktı2
- nokia20
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak5
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
- semih kılıçsoy4
- türkiye20
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- usualsuspects'in ayağı4
- arkadaşınızın sizi övmesi3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- azerbaycan5
- tır şoförü olmayı istemek14
- yılmaz erdoğan2
- her boku yiyip suçu şeytana atmak2
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- konya denilince akla gelenler7
- esaretin bedeli5
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- almanya11
- araba3
- meltem hendem2
- antalya2
- ben yokken sözlükte neler oldu4
yönetmeliğini darren aronofsky nin yaptığı abd yapımı film.
--hafiften spoiler--
kusursuzluğa giden yolda, saflığı ve iyiliği temsil eden "beyaz kuğu"nun, şehveti ve kötülüğü temsil eden "siyah kuğu"ya dönüşme hikayesi...
çok para harcanmasından mütevellit görsel açıdan kesinlikle tatmin edici; renkler, kostümler, çekim açıları, ışık, makyaj... hepsi harika. müzikler şahane olmuş.
natalie portman (nina) herkesin de belirttiği gibi muhteşem. en önemlisi de izlerken onu gerçek bir balerin gibi görüyorsunuz ve hiçbir şekilde üzerinde sakil durmuyor. zaten tip olarak da bu rol için çok uygun. hem saf ve narin (beyaz kuğu) hem kötü ve şehvetli (siyah kuğu); her iki rolün de hakkını vermiş. izledikten sonra anladım ki mila kunis (lily) de çok doğru bir seçim olmuş, şehvetli bir yanı var ve şaşırtıcı ama bunu başarıyla yansıtmış. bunun dışında nedense winona ryder ı görmekten çok büyük bir mutluluk duydum. izlerken keyif aldım, her zaman ki gibi harikaydı.
ancak detayları geçip de filmin bütününe baktığımızda bir şeyler eksik gibi geliyor. kuğu gölü balesi nin sinemaya aktarımında kusur yok, olabilecek en iyi şekilde aktarılmış, oldukça da etkileyici. filmin başındaki o buğulu, sakin hava gelişme kısmında etkisini yitirmeye başlayıp gizemli bir hal alıyor ve bizi bir travmanın ortasına atıyor, en son bölümde ise gerilim doruğa ulaşıyor. buraya kadar her şey iyi. sıkıcı olan, bir şeyler eksikmiş gibi hissettiren "doruktayken baştaki sakinliğe geri dönmek". bence filmin sonunda şaşırmalı, sarsılmalı, dehşete uğramalıydık. ancak dinginlik tercih edilerek izleyici düşünmeye sevk edilmiş.
nihayetinde, kesinlikle izlenmeye değer bir film ancak çığır açacağına ve bir baş yapıt olduğu fikrine katılmıyorum. "black swan" kuğu gölü balesi nden yola çıkılarak yapılmış, kurgusu onunla iç içe geçmiş bir filmdir. dolayısıyla çığır açan da tchaikovsky dir.
--hafiften spoiler--
requem for a dream i ve darren aronofsky yi unutun; "beklentisiz" izleyin. film hakkında söylenen "çok sıkıcı", "inanılmaz kötü" gibi eleştirilere de kulak asmayın; "ön yargısız" izleyin. bu şekilde izlerseniz emin olun keyif alacaksınız.
--hafiften spoiler--
kusursuzluğa giden yolda, saflığı ve iyiliği temsil eden "beyaz kuğu"nun, şehveti ve kötülüğü temsil eden "siyah kuğu"ya dönüşme hikayesi...
çok para harcanmasından mütevellit görsel açıdan kesinlikle tatmin edici; renkler, kostümler, çekim açıları, ışık, makyaj... hepsi harika. müzikler şahane olmuş.
natalie portman (nina) herkesin de belirttiği gibi muhteşem. en önemlisi de izlerken onu gerçek bir balerin gibi görüyorsunuz ve hiçbir şekilde üzerinde sakil durmuyor. zaten tip olarak da bu rol için çok uygun. hem saf ve narin (beyaz kuğu) hem kötü ve şehvetli (siyah kuğu); her iki rolün de hakkını vermiş. izledikten sonra anladım ki mila kunis (lily) de çok doğru bir seçim olmuş, şehvetli bir yanı var ve şaşırtıcı ama bunu başarıyla yansıtmış. bunun dışında nedense winona ryder ı görmekten çok büyük bir mutluluk duydum. izlerken keyif aldım, her zaman ki gibi harikaydı.
ancak detayları geçip de filmin bütününe baktığımızda bir şeyler eksik gibi geliyor. kuğu gölü balesi nin sinemaya aktarımında kusur yok, olabilecek en iyi şekilde aktarılmış, oldukça da etkileyici. filmin başındaki o buğulu, sakin hava gelişme kısmında etkisini yitirmeye başlayıp gizemli bir hal alıyor ve bizi bir travmanın ortasına atıyor, en son bölümde ise gerilim doruğa ulaşıyor. buraya kadar her şey iyi. sıkıcı olan, bir şeyler eksikmiş gibi hissettiren "doruktayken baştaki sakinliğe geri dönmek". bence filmin sonunda şaşırmalı, sarsılmalı, dehşete uğramalıydık. ancak dinginlik tercih edilerek izleyici düşünmeye sevk edilmiş.
nihayetinde, kesinlikle izlenmeye değer bir film ancak çığır açacağına ve bir baş yapıt olduğu fikrine katılmıyorum. "black swan" kuğu gölü balesi nden yola çıkılarak yapılmış, kurgusu onunla iç içe geçmiş bir filmdir. dolayısıyla çığır açan da tchaikovsky dir.
--hafiften spoiler--
requem for a dream i ve darren aronofsky yi unutun; "beklentisiz" izleyin. film hakkında söylenen "çok sıkıcı", "inanılmaz kötü" gibi eleştirilere de kulak asmayın; "ön yargısız" izleyin. bu şekilde izlerseniz emin olun keyif alacaksınız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar