bugün
- tai'nin mutfağına konuk olmak8
- başkent istanbul olsun11
- mansur yavaş'ın chp den ayrılması6
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- gocu30
- insanların sizden uzak durması5
- mansur yavaş5
- uludağ itiraf13
- truelaşmak3
- vay vay vay queen ravenna abla hoşgeldin6
- sözlükteki karanlık kişiler6
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği3
- ameliyata girmeden tarayıcı geçmişini silmek4
- ekrem imamoğlu5
- batı piçtir piç kalacaktır4
- bir kadınla erkek arkadaş olamaz3
- özel sektörün acımasız olması4
- bi buçuk iskenderi bitirebilen kadın5
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi10
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay9
- içişleri'nin 36 ildeki operasyonu 826 şüpheli2
- kamosun şafak operasyonuyla ters kelepçe yemesi6
- mutsuzluğa mahkum olduğunu sanan tipler4
- recep tayyip erdoğan4
- queen ravennanın cinleri2
- gocu'yu özlemek2
- trump'ın erdoğan'ı yine övmesi6
- yağmurlu havaları seven insan6
- sokrates in savunması2
- asrın soygunu11
- silah otomobil maden elektrigimizi kestiriyor2
- ingilizce bilmeyen akademisyenler6
- iş yerindeki orospu çocukları6
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- mora katliamı4
- penisiyle entry giren yazar2
- true nickli yazar22
- sözlükte herkesin birbirini tehdit etmesi2
- claudian clouds44
- bir ilişkinin bitmesi2
- pırlanta sevinç2
- günün sözü13
- anın görüntüsü27
- cimere şikayet eden yazar tipi3
- teröristleri güçlendirmek2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- tai lung vs gocu22
- büyüye inanmayan kadın2
- selam verilen kızın siklememesi4
- güzel ayak mevsiminin kapanmaya başlaması4
shakespeare'in ünlü hamlet oyunundaki bir söz aklıma geldi birden. deli sanılan danimarka prensi hamlet, annesinin ve babalığı olan amcasının dileği üzerine bir ara danimarka'dan ayrılıp ingiltere'ye gider, orada altı yıl kalır ya, işte danimarka'da bu konuyu konuşanlardan biri, "ingiltere'de herkesin deli olduğunu" söyleyiverir. düşünün, shakespeare, ingiliz seyircisine sunduğu bir oyununda, halkına neredeyse hakarette bulunmaktadır. ingiltere'de hiç akıllı adam yokmuş.
örnekleri çoğaltmak için, diyelim bernard shaw'a değin uzanmak istemiyorum. neden derseniz, onun irlandalı olmasından ötürü, ingilizlere, hakaret etmesine bir engel bulunmadığı ileri sürülebilir. fakat rotterdamlı erasmus'un, kokuşmuş bilgeliği eleştirmek, yermek için sırtını deliliğe dayadığını söylersem, buna kimsenin bir diyeceği olamaz. dahası, delilik kendi başına, bilgelikten üstün değil midir? kişinin, deliliğe övgü'yü okuyunca deli olmaya bir heves uyanır içinde. erasmus aklın yolunu, doğrudan, överek anlatamaz mıydı?
"türk'ün aklı sonradan başına gelir" atasözüne karşı ismet inönü'nün "gelse de sonradan gelse" dediğini öğrenince, "vay! türk ulusuna hakaret ha!" diye ayağa mı kalkacağız. bülent ecevit, 70'li yıllarda meclisin ulus seviyesinden on yıl geri olduğunu söyledi diye, ap'liler kızmışlardı; ama aynı kafada olanlar, adnan menderes'in parlamenterlere, "siz isterseniz halifeliği de geri getirebilirsiniz" sözüne karşı hiç ses çıkarmamışlardı. sorarım, bunlardan hangisi hakarettir? ismet inönü'nün sözünü yeniden düşünelim, o söz mü yararlıdır türk ulusu için, yoksa, "türk ulusu, ulusların en akıllısıdır" sözü mü? birilerinin her gün büyüklüğünden söz ettiği türk ulusu, iç-dış çıkmazlarının hiçbirinden kurtulamıyor. ne yapsak? yoo, yarından tezi yok türk ulusuna hakaret etme çığırını açalım demek istemiyorum, çünkü bu ulus bütün tarihi boyunca hakaret görmüştür, hem de kendisini yönetenlerden.
ne yapacaksınız ki, toplumlar da bireyler gibi çokça şişinirler övgüden, ama gelin görün ki iyi niyet ile yapılan yergilerdir asıl onları etkileyen, uyaran.
örnekleri çoğaltmak için, diyelim bernard shaw'a değin uzanmak istemiyorum. neden derseniz, onun irlandalı olmasından ötürü, ingilizlere, hakaret etmesine bir engel bulunmadığı ileri sürülebilir. fakat rotterdamlı erasmus'un, kokuşmuş bilgeliği eleştirmek, yermek için sırtını deliliğe dayadığını söylersem, buna kimsenin bir diyeceği olamaz. dahası, delilik kendi başına, bilgelikten üstün değil midir? kişinin, deliliğe övgü'yü okuyunca deli olmaya bir heves uyanır içinde. erasmus aklın yolunu, doğrudan, överek anlatamaz mıydı?
"türk'ün aklı sonradan başına gelir" atasözüne karşı ismet inönü'nün "gelse de sonradan gelse" dediğini öğrenince, "vay! türk ulusuna hakaret ha!" diye ayağa mı kalkacağız. bülent ecevit, 70'li yıllarda meclisin ulus seviyesinden on yıl geri olduğunu söyledi diye, ap'liler kızmışlardı; ama aynı kafada olanlar, adnan menderes'in parlamenterlere, "siz isterseniz halifeliği de geri getirebilirsiniz" sözüne karşı hiç ses çıkarmamışlardı. sorarım, bunlardan hangisi hakarettir? ismet inönü'nün sözünü yeniden düşünelim, o söz mü yararlıdır türk ulusu için, yoksa, "türk ulusu, ulusların en akıllısıdır" sözü mü? birilerinin her gün büyüklüğünden söz ettiği türk ulusu, iç-dış çıkmazlarının hiçbirinden kurtulamıyor. ne yapsak? yoo, yarından tezi yok türk ulusuna hakaret etme çığırını açalım demek istemiyorum, çünkü bu ulus bütün tarihi boyunca hakaret görmüştür, hem de kendisini yönetenlerden.
ne yapacaksınız ki, toplumlar da bireyler gibi çokça şişinirler övgüden, ama gelin görün ki iyi niyet ile yapılan yergilerdir asıl onları etkileyen, uyaran.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar