bugün

entry'ler (13)

yazarların hayır diyemedikleri yemekler

eeeeeet et ve türevi olan bi çok yemek daha. köfte, kebap. gerisi teferruat.

okulda yapılan çılgınlıklar

bomba ihbarı verip okulu dağıtmak, güvenip anahtarı veren beden hocasının odasını tutuşturarark sözlüden komple herkesi kurtarmak, öğle yemeği harçlıklarımızla öldürmeyecek bi kutu ilaç alıp seçilen gönüllünün ayranla birlikte tüketmesinin akabinde 15 kişi birden hastaneye götürme bahanesiyle dersten yırtmak. adamın gözler kaymış inanmamalarına imkan yok.

düşük belli pantolonların yasaklanması

ne iyi olmuş çok da güzel olmuş çok da iyi olmuş. kapayın götünüzü ora bari size kalsın.

sözlük yazarlarının itirafları

lisedeyken okula bomba ihbarı verip okulun dağılmasına sebep olan benim. evet.

uyku

nerelerde sürttüğünü bilmediğim zamanların olduğudur.

minyon kızlar

'' bodur tavuk her dem piliçtir. '' diye birbirimizi teselli ettiğimizdir.

migren

yeni nesil duş başlıklarını bilirsiniz, alengirli ayarlanabilir yapılarını da. bi çevirirsiniz çocuk çişi gibi akar, biraz daha çevirirsiniz lale gibi açılır ve geniş bi alana incecik çiseler püskürtür. bu lanet ağrıdan muzdarip olduğum zamanlardan biriydi ki canımı kurtarmak için banyoya atmıştım kendimi. migrenlilerin yerini evlerinin yolundan daha iyi tarif edeceğine inandığım o damarı denk getirmiştim yine. sağ tarafta şakağın az üstünde olan. armatürümüde 5 metre uzaklıktaki sineği paket lastiği hızıyla öldürebilecek tazyik ayarına çevirdim ve uzun bi süre öylece kaldım. bana iyi geliyodu neden kalmayayım ki üstelik? ne kadar da iyi hissediyodum orda uyuyabileceğim kesindi. bi zaman sonra artık çıkmam gerektiğine kannat getirdim güzelce havlumu doladım çıktım. banyodan çıktıktan sonra anlamsız anlamsız aynaya bakıp suratı inceleme seanslarından birindeydim ki o acıyı hissettim. tazyik öyle kuvvetliymiş ki deri falan bırakmayarak kemiğime dayanmış. şaka bi saçımdan süzülen sulara karışıyodu anasını ağlattığım şakağımdan akan kanlar. demem o ki migren ağrısı öyle kuvvetlidir ki kesik, yarık, çizik...vb gibi ağrılar acılar yanında hiç kalır.
daha önce ağrıyan tarafa sıra sıra mandal dizmişliğim, arkadaşlarıma topuklarıyla '' basın lan basın hissetmiyorum! '' diye eziyet etmişliğim, kimseyi bulamayınca çorba kepçesiyle vura vura gezdiğim, kusarken el hareketi çektiğim, ses yapanı ışığı yakanı tornavidayla öldürmek istediğim vakidir.
bu durumlarda soluğu acillerde alırım genelde.
zavallı doktora '' boynum öküz boynu gibi oldu noolur bişe yap doktor '' diye eline sarılmışlığım da bu vukuatların arasındadır.
avmigrani bulanın babasının ruhuna rahmet okumuşluğumuz da varır.

dünyanın en büyük yalanları

'' annemler yemeğe çağırıyo ''

saat 22.30 !

sırf sevgili istedi diye bok filmler izlemek

aslında çözemediğim soruları çözmek için, projemi geliştirmek için, akşam yaptığım mercimek çorbasının dibinin neden tuttuğunu düşünmek için, ayak tırnaklarım kazma gibi olmuş bitince keseyim demek için uygun ortamdır. Zaman zaman ülkenin cari açığını da düşündüğüm, sevgilimin burnunun boğaz köprüsüne benzediğini de fark ettiğim olmuştur.
bok ötesidir.

yatakta yapılanlar

sıcaktan yorganı üstünden atmak ve akabinde totonun verdiği üşümeyle görülen kabuslarla boğuşmak.

online yazar

bir telefonla uykusu amip gibi bölünmüş mağdur.

dolaptakicanavarinvelisigelsin

şöyle ki; sevgiliden geldiğinde vereceği sevinci yaşamanın ihtimaliyle sessize alınmayan telefonun, zaten zorla bulduğun uykunun içine bir arkadaş vasıtasıyla ağzına salıncak kurup sallana sallana etmesidir.

dolaptakicanavarinvelisigelsin

sıcak yatağında, tamda dalarken uykunun nasıl ırzına geçilir?
© copyright 2005 - 2026