bugün

entry'ler (32)

o ses türkiye

Üniversiteden memlekete gelmişiz e tabi akraba ziyareti yapmak lazım, hani özlem giderilir iki muhabbetin beli kırılır diye düşünürken kendimi "eve yeni alınan mobilya" muhabbetinin içinde buldum. Güzelce yerleştiğim tekli koltuğumda tek başıma iktidarım, evin geri kalanını masa takımının hangi renk olması gerektiği konusunda bıraktım. Karşımda bir televizyon, televizyonda bir o ses türkiye. insanlar, şarkı söylüyor falan. Masa takımında karar kılınamayınca gözler ebru gündeş'e dönüyor. "Ay çirkinleşmiş mi o, Sevim!" Neyse, orta sehpadan tam gaz devam.
Kişisel olarak Acun'a ve yaptığı her işe karşı bazen nedensiz olan bir nefretle doluyum. Duyguların bu derece sömürülmesi aklımın sınırları dışında. Bu sebepledir ki şu adamın projelerinde yer alan herkesten soğuma hızım>ışık hızı. Ha dert mi ediyorlar. Hayır. Ben dert ediyorum. Çünkü insanlar aileleriyle bir araya geldiklerinde, televizyonun karşısında oturuyorlar ve o televizyonda illaki bir Acun projesi yer alıyor. Mobilya muhabbetinde sona mı geldik? Korkmayın! Hadisenin saçları muratın kaşları var. Konuşacak çok şey var.

20 dk kadar bilinçli bir şekilde programa maruz kaldıktan sonra dedim ki: Neden? Niye ya? O televizyon niye açık ya? Niye izliyosunuz? Acuncum sen napıyosun, sen bu insanlardan daha ne istiyosun? Bi Acun'un nihai amacı nedir?
Ben 2 cem adrian şarkısı üst üste dinleyemem, daralırım. ama o haklı isyanını bestelemek gerek.

Aziz'in de sesi mi güzelmiş. Kıyamam.

gecenin duası

Allah'ım sen beni denizi göremeyeceğim bi yerde yaşamaya mecbur bırakma yaaaarabbim! Amin.

modern insanın en büyük problemi

Narsisizmdir. tehlike, problem olarak algılanmamasındadır. bir kere kişi halinden memnundur. medya her şeyi normalleştirmiş; toplum her şeyi onaylamıştır. aslında ortada problem bile yoktur. yalnızca 'modern insan' ın tanımı değişmiştir.

michael jackson

Bugün doğum günüdür. Hala hakkında hiçbir şey bilmeden konuşanları çoktur. Hala teniyle oynadığına, çoluğu çocuğu taciz ettiğine, burnuyla bir alıp veremediği olduğuna inananları vardır. Dangeorus ve sonrası albümlerinin vasat olduğunu söyleyenleri vardır çünkü hiçbir şarkısı kitlelere mal olmamıştır ve insanlar "aaa ben bunu biliyorum" dememiş, diyememiştir. Zaten hepimiz demet akalın dinler gibi Vivaldi dinleriz. Ayrıca akşam yemeklerimize eşlik eden Beethoven adeta ruhumuzu dinlendirir. Evet.
Her neyse. Ben bugün Invincible'dan gitmeyi düşünüyorum. Ülkemin gündemini düşününce, the lost children birkaç replay'e maruz kalacaktır.
iyi ki doğdun.

asrın vebası narsisizm illeti

Ciddi anlamda illet olan narsisizmi birçok yönden ele almış ufuk açıcı kitap. Televizyon dünyasından sosyal medyaya, çocuk yetiştirmeden siyasete kadar bir çok alanda narsisizmin nasıl yerleşip geliştiğini, özellikle Amerika'da hakim olup nasıl en gelenekçi toplumlara dahi yayılabildiğini istatistiksel olarak gösterebiliyor, güzel deneylerle savları güçlendiriyor. En çekici yanı da ünlülere, filmlere, dizilere, pop kültürüne dair verilen örnekler. Bir Pussycat Dolls şarkısıyla karşılaşabiliyorsunuz, ya da Harry Potter'ı tekrar okumak istiyor, Yüzüklerin Efendisi'ni neden sevdiğinizi daha iyi anlıyorsunuz. Tabi kitap ABD kültürü üzerinden ilerliyor. Okuduktan sonra tüm toplumlara genellememekte ve "aa bak benim teyze kızı da narsist işte" dememekte fayda var. Ama işte bu illet fena şekilde çabuk yayılıyor. Yani sevgili teyze kızı, belki de artık gittiğin yol yol değildir.

"Narsisizm ruhun fast-food'udur." Okuyun okutun efenim.

burcu esmersoy

Dün gece rüyamda gördüğüm hemcinsim. güzel midir değil midir tartışıladursun, bana aşırı derecede itici gelen kadındır. tavırlar, mimikler, hareketler abartılı ve sahte izlenimi verir. ama bence asıl problem mesleğinin bir hayli muamma olmasıdır. ünlü olmak diye bir meslek varsa bize bir şey söylemek düşmez tabi. ama yoksa bir düşünmek lazım. sunucuysan sunuculuğunu yap değil mi? hatta en iyi şekilde yap ki biz de " bu kadın cidden iyi sunucu" diyelim. bırak oyunculuğu bunun eğitimini almış, bunun için emek vermiş insanlar yapsın. bırak yorumculuğu alanında uzman biri yapsın. bünyemden yetenek akıyor gibi bir yanılgıya düşüp her halta atlamayın. camianızda hastalık halini almış bu illetten kurtulun değil mi? sonra sizi izleyen kızlarımız "ama kadın güzel sonuçtaaa" gibi şeyler söylüyorlar inanır mısın? ben de duyunca çok şaşırmıştım. hani ünlüysen bir de güzelsen ve bunu nasıl kullanacağını biliyorsan her işe burnunu sokabilir ve her bir şey olabilirsin. neden olmasın tabi ki olsun. hadi bakalım may the force be with you.

piç

ilk okuduğum Hakan Günday kitabı ki hepsi böyleyse eli eteği çekmek lazım. Bir Hakan Günday daha okuyabilir miyim emin değilim. Okurken sıkılmıyorsunuz, aksine merak ediyorsunuz piçlerin akıbetini. Anlamakta zorlanmıyorsunuz, bal gibi de anlıyorsunuz olanı biteni ama sindiremiyorsunuz. Bu sindirememe can sıkıyor bir yerde. Piçlerin yaptıkları da yapmadıkları da canınızı sıkıyor. Sonunda ders alsınlar istiyorsunuz. Sonunda ders alıyorlar mı? En azından sindirimimi kolaylaştırmış bir sonları var piçlerin ama tabi bu ders aldıkları anlamına gelmiyor pek. Piçler iyi müzik dinliyor ama ders almıyorlar. Belki Hakan gerçekten dersini almıştır 'hiç'liğini kavrayarak.

" Piçlerin bedenleri ve akılları, diğer insanlarınkilerin aksine nasırlaşmaz. Onların nasırlaşan tek yerleri ruhlarıdır. Dolayısıyla çıplak gözle bakıldıklarında hayat değmemiş gibi görünürler. "

prison break in yeniden başlaması

itirazım var. ya ben mezar taşını gördükten sonra günlerce lay it down slow dinleyip hüzünlenmiş insandım Allahsız Michael. boşuna mıydı? neyse, ben kimim ki.

tekrar prison break'e başlatan olaydır.

guzel seksi kulturlu ve muhlama yapan kız

Karadenizli olması muhtemeldir. Çünkü diğerleri muhlama yerine mıhlama, mığlama gibi sevimsiz şeyler yaparlar.

fettah can

Madem yıllar sonra kendi şarkılarını söyleyeceydin ne diye zamanında başkalarına söylettin, diye sorguladığım kişi. Ülkenin müzik piyasası sanki çok temizmiş gibi bir de aynı şarkıyı 3984 kişiden dinliyoruz. Hep israflar, hep fuzuli işler.

yirmibirinci yüzyılın putları nelerdir

Ülke şartlarında düşünülürse, envai çeşit saçmalıkla "milyonları" ekrana "kilitleyebilme" yeteneğine sahip acun ılıcalı

annenin facebook hesabı açması

Bünyede küçük çaplı krize sebeptir. Ben ki en ergen yaşımda bile o zıkkımdan olabildiğince uzak dururken ve bas bas bağırırken ufaklıklara "ne halt var orada" diye, bir bakarım ki valide hesap açmış. ihanetin böylesi. Ama inanır mısın, ne farmville oynamışlığı vardır ne de öyle her fotoğrafa yorum yapmışlığı. Maşallah, bilinçli kullanıcı. Aferin.

en karizmatik ses tonuna sahip aktörler

Suat Kılıç. Aktör sayılır bir yerde.

takdire şayan atasözleri

ilk kim dedi niye dedi nasıl dedi, merak ettiğimdir -> *

çocuklara yapılan en büyük kötülük

Sevgisiz büyütmektir. Tatması gereken ilk ve en temel besinden, sevgiden, çocuğu alıkoymaktır.

sözlük yazarlarının film tavsiyeleri

(bkz: les choristes) izleyiniz efenim.

gelmiş geçmiş en karizmatik ad soyad kombinasyonu

(bkz: Diego Armando Maradona)

sözlük yazarlarının yabancı dizi tavsiyeleri

Müthiş bir dizi kültürüm yok lakin hala izlemediyseniz ve
hem gülmek hem hüzünlenmek arada da yararlı birkaç şey öğrenmek istiyorsanız house md
fuck the system diyorsanız black mirror
prison break (bkz: kelimelerin kifayetsiz kalması) izleyin, izletin efenim.

ölü zaman gezginleri

Uzun cümleleri asla sıkmayan, karanlık ve kırılgan bir Hasan Ali Toptaş kitabı. Bittiğinde iyi hissettirmez. Belki ne hissettirdiğinden bile emin olamazsınız. Bakarsınız ki sayfalardan birine dalmış, kara kara düşünüyorsunuz.

"Oysa şehirler, hatıralarımızı süsleyen dostlarımızla birlikte kim bilir nerelerde kalmıştı şimdi, hala var mıydılar, insanlar yiyip bitiriyorlar mıydı onları dalgın fareler gibi, çöpler ve kuşkular sevdiklerimizin üstüne doğru hızla çoğalıyor muydu gene? Bilmiyorduk. Artık bilemezdik de, geçmişi küçük anlarda, geleceği de düşlerde arayıp bulmaktan başka seçeneğimiz yoktu."

en iyi tarkan şarkıları

ölürüm sana.
Yaptığı ve yapabileceği en iyi şarkıdır. Sözleriyle birlikte müziği de klibi de deli dolu terelellidir, şşşşşşştt zilli'dir.
© copyright 2005 - 2026