bugün
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması10
- mansur yavaş9
- 40 yaşına gelince kadınların kartlaşması7
- en son neye çok üzüldünüz12
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- true yaşıyor mu6
- israil seviciliği5
- bekarlığın avantajları5
- herkesten nefret etmek3
- inci sözlük5
- gocu32
- allah ı görmek3
- tablet mi pc mi telefon mu4
- nuh ve ibrahimle yapılan antlaşma6
- cem yılmaza gülenler sözlük2
- yehova şahitleri5
- kadının en güzel olduğu yaş3
- her şeyin çözümü var demek4
- mamudo gurban niye doğdun9
- ibrahim'in allah'ı elestirmesi4
- yağmurlu havaları seven insan7
- trump'ın erdoğan'ı yine övmesi7
- yan tuvalette sesli osurarak sıçan insan2
- iş yerindeki orospu çocukları7
- yahudilerin mesih seviciliği3
- feministlerin cevaplayamadığı soru7
- başkent istanbul olsun11
- bahar feyzan4
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- true nickli yazar23
- türklerin tartışma kültürü2
- queen ravennanın cinleri5
- eskiyen gocuğu çöpe atmak2
- hiçbir şeyi bilmeden hayvan gibi yasamak3
- tai'nin mutfağına konuk olmak8
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip5
- kullanıcı adı değişmiyor3
- göksel in memeleri3
- uçakta sözlüğe girmek2
- şaka maka yeni bir günün başlaması3
- kürtlerin aslında iyi olduğu gerçeği4
- nasıl nude istenir4
- piyasanın en ağır sigarası4
- oya küçümen2
- mansur yavaş'ın chp den ayrılması6
- amedspor6
- uludağ sözlük premium hesabı3
- truelaşmak5
- sözlüğün iltifat gelmezse sanki ölecek yazarı3
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
entry'ler (5)
ahkam kesmeden hazırlanılmış adı üzerinde "alternatif" film listesidir. Evet IMDB'nin top 250 filmine alternatif olarak hazırlanılmıştır ama IMDB'ye karşı bir oluşum da değildir (neme lazım) 12 ekşi sinema yazarının hep yazmak ve değerlendirmek istedikleri, kıyıda köşede kaldığını düşündükleri yüzlerce film içerisinden seçtikleri 250 filmin çok çok önemli sinema yazarlarının da katılımıyla değerlendirdikleri film listesidir. Yayına girdiğinden beri olumsuz tepkilerden çok olumlu tepkiler almakta, çaba ve emeğin hiçe sayıldığı bir ülkede "takdir" edilmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu tekrar göstermiştir. Minnettarız. Pek çok sinefilin yaz günlerini film tavsiyeleriyle kurtarmış, pek çoğuna listedeki filmleri görünce güzel heyecanlar yaşatmıştır.
"(Yokluğun, cehennemin öbür adıdır)Üşüyorum, kapama gözlerini..." * *
"Çünkü sevdikçe beni sen kendini tanıdın" * *
"Kırk şair birden olsam yazamam bir hevesi" * *
"Ayrılık mı; beni aşka terkettiğin için seviyorum seni!" * *
"kim taşınsa çıkamıyorum içimdeki evden" * *
"seviyorum seni 'yaşıyoruz çok şükür!' der gibi" * *
"ben bir denizde eriyorum" * *
"anlatamıyorum" * *
"bir de rakı şişesinde balık olsam" * *
"ekmeğimi gözyaşıma bandım da yedim" * *
"başımızın üstünde kasılıp kalmak seninki de gökyüzü" * *
"sen benim hiçbir şeyimsin" * *
"fildişinden bir kuleydim yıktım kendimi" * *
"ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun" * *
"bir tutsak ağaç gibi yanlış yere büyüyenler" * *
"bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün" * *
"Ve nasıl gözgözeyiz ansızın bir infilak" * *
"diyorum, bir şeye karşı koymaktır günümüzde aşk" * *
"sevda bir ateş buldu sende, eğilip öptü seni" * *
"onursuzunum senin!" * *
"her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır" * *
"Adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek" seni sevdim gülten akın
"ay kar gibidir pencerede" * *
"beni yaz geceleri patlayan sağnaklarla bağışla" * *
"yaşamak bir sanrı değilse öcalınmak gerektir" * *
"yine sevinçler buluruz hüzne benzeyen" * *
"ne ölümler gördüm de yaşamak hırsızlık gibi geldi bana" * *
"bir soluk ben de yaşamak isterdim" * *
"aldatılmak, bir gölgelenmenin zamiridir" * *
"(o öldü tarihe geçti) biz öldük patlayan camın tasarrufunda kaldık" * *
"Çünkü sevdikçe beni sen kendini tanıdın" * *
"Kırk şair birden olsam yazamam bir hevesi" * *
"Ayrılık mı; beni aşka terkettiğin için seviyorum seni!" * *
"kim taşınsa çıkamıyorum içimdeki evden" * *
"seviyorum seni 'yaşıyoruz çok şükür!' der gibi" * *
"ben bir denizde eriyorum" * *
"anlatamıyorum" * *
"bir de rakı şişesinde balık olsam" * *
"ekmeğimi gözyaşıma bandım da yedim" * *
"başımızın üstünde kasılıp kalmak seninki de gökyüzü" * *
"sen benim hiçbir şeyimsin" * *
"fildişinden bir kuleydim yıktım kendimi" * *
"ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun" * *
"bir tutsak ağaç gibi yanlış yere büyüyenler" * *
"bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün" * *
"Ve nasıl gözgözeyiz ansızın bir infilak" * *
"diyorum, bir şeye karşı koymaktır günümüzde aşk" * *
"sevda bir ateş buldu sende, eğilip öptü seni" * *
"onursuzunum senin!" * *
"her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır" * *
"Adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek" seni sevdim gülten akın
"ay kar gibidir pencerede" * *
"beni yaz geceleri patlayan sağnaklarla bağışla" * *
"yaşamak bir sanrı değilse öcalınmak gerektir" * *
"yine sevinçler buluruz hüzne benzeyen" * *
"ne ölümler gördüm de yaşamak hırsızlık gibi geldi bana" * *
"bir soluk ben de yaşamak isterdim" * *
"aldatılmak, bir gölgelenmenin zamiridir" * *
"(o öldü tarihe geçti) biz öldük patlayan camın tasarrufunda kaldık" * *
Ece Temelkuran'ın harika kitabı. Kitaptan en çok etkileyen bölüm:
Sen bir rota çizmiş olsan da kesinkes, yolun hep bir planı vardır senin hakkında. Yolları yolculuk, yola çıkanı yolcu yapan budur. Aldanmazsan, kapılmaz ve yanılmazsan varamazsın yolun gideceği yere. Yolculuğun gizi budur: Kaybetmezsen yolunu bulmazsın aslında.
Bir sorun olmalı mutlaka. O soruyu sormalısın, kimsenin anlamadığı bir dilde konuşan ve hep aynı cümleyi tekrar eden bir derviş gibi döne döne aynı soruyu sormalısın. Cevap, başlangıçta tahmin ettiğinden ne kadar uzakta ise gerçeğe o kadar yakındır. Sarsılmamışsan, soru’nu kaybetmekten korkmuşsan, hiçbir yere gitmemişsindir aslında.
Düzenin bozulmalı. Evden çıkmak budur aslında yolculuk bir düşmek ve kalkmak meselesidir. Eve yaralarla dönülmüyorsa hiç gidilmemiştir…
Sadece uzaklardan gelenler bilirler evlerin kokusunu. Yollara, evlerimizi anlamak için çıkılır. Fakat yolda bulduğun cevaplar eve geldiğinde, yakalanmış kelebeğin renklerinin sönmesi gibi parça parça dağılır. Yola ait cümleler yazıktır ki hep yolda kalır. Onlar yolun cevaplarıdır. Döndüğünde anlatacağın hep biraz renksiz bir hikâyedir. Cevaplar, suyun altında çok renkli görünen ama sudan çıkarıp kuruduğunda renkleri sönen çakıl taşları gibidir. Bu, sana böyle gelir. Oysa yeni çocukların yeni yollara çıkması için o çakıl taşlarını getirmek, sözün büyülü suyuyla yeniden ıslatmak, renklerini yeniden canlandırmak gerekir.
Göz doyar mı? Ne kadar görse doyar? Bazı gözlerin ne görse öğüten bir bakışı vardır; doymaz kapanana kadar. Akıl kaç soruyu cevapladığında soru sormaz artık? Belki akıl cevapladıkça çoğaltır soruları. Kaç yüz gördüğünde görmüş olursun bütün yüzleri? Kaç tanışma sona erdirir şaşırmayı? Göğüs ne zaman sonuna kadar dolmuş olur aldığı nefeslerden? Son nefesini verdiğinde mi?..
Bazısı insanların, durulmadan ölür. Kimisi yosun tutmaz hiç. Dünya ve insanlık, o insanların hayalleriyle iyileşir.
9 Ağustos 2005
Caracas, Hotel Tamanaco,05.00
Sen bir rota çizmiş olsan da kesinkes, yolun hep bir planı vardır senin hakkında. Yolları yolculuk, yola çıkanı yolcu yapan budur. Aldanmazsan, kapılmaz ve yanılmazsan varamazsın yolun gideceği yere. Yolculuğun gizi budur: Kaybetmezsen yolunu bulmazsın aslında.
Bir sorun olmalı mutlaka. O soruyu sormalısın, kimsenin anlamadığı bir dilde konuşan ve hep aynı cümleyi tekrar eden bir derviş gibi döne döne aynı soruyu sormalısın. Cevap, başlangıçta tahmin ettiğinden ne kadar uzakta ise gerçeğe o kadar yakındır. Sarsılmamışsan, soru’nu kaybetmekten korkmuşsan, hiçbir yere gitmemişsindir aslında.
Düzenin bozulmalı. Evden çıkmak budur aslında yolculuk bir düşmek ve kalkmak meselesidir. Eve yaralarla dönülmüyorsa hiç gidilmemiştir…
Sadece uzaklardan gelenler bilirler evlerin kokusunu. Yollara, evlerimizi anlamak için çıkılır. Fakat yolda bulduğun cevaplar eve geldiğinde, yakalanmış kelebeğin renklerinin sönmesi gibi parça parça dağılır. Yola ait cümleler yazıktır ki hep yolda kalır. Onlar yolun cevaplarıdır. Döndüğünde anlatacağın hep biraz renksiz bir hikâyedir. Cevaplar, suyun altında çok renkli görünen ama sudan çıkarıp kuruduğunda renkleri sönen çakıl taşları gibidir. Bu, sana böyle gelir. Oysa yeni çocukların yeni yollara çıkması için o çakıl taşlarını getirmek, sözün büyülü suyuyla yeniden ıslatmak, renklerini yeniden canlandırmak gerekir.
Göz doyar mı? Ne kadar görse doyar? Bazı gözlerin ne görse öğüten bir bakışı vardır; doymaz kapanana kadar. Akıl kaç soruyu cevapladığında soru sormaz artık? Belki akıl cevapladıkça çoğaltır soruları. Kaç yüz gördüğünde görmüş olursun bütün yüzleri? Kaç tanışma sona erdirir şaşırmayı? Göğüs ne zaman sonuna kadar dolmuş olur aldığı nefeslerden? Son nefesini verdiğinde mi?..
Bazısı insanların, durulmadan ölür. Kimisi yosun tutmaz hiç. Dünya ve insanlık, o insanların hayalleriyle iyileşir.
9 Ağustos 2005
Caracas, Hotel Tamanaco,05.00
tampa, florida, usa şehrinde/ülkesinde 16.08.1986 tarihinde doğmuş, los angelesa yaptığı ziyaretlerle keşfedilmiş, 12 yaşından itibaren dizi-filmlerde oynamaya başlamış şuan desperate housewivesda andrew karakterini canlandıran sevimli oyuncu..