bugün
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek11
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı15
- 18 haziran 2026 yusuf ziya gümüşel'in tahliyesi4
- sivas divriğiye yerleşmek3
- kilo verdiren gıda4
- karakalpakistan2
- izinli yazarın entry girebilmesi6
- linkedin4
- vedat muriqi3
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- ismail kartal10
- yıllık yazısı3
- org vs synthesizer4
- tripofobisi olanlar revani yemezler4
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- azizlik neden ispanyollara mahsus5
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- beşar esad vs kemal kılıçdaroğlu3
- insan sanatsal bir varlıktır8
- koyun yoğurdu3
- islam düşmanlarına epstein şoku12
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- 2026 dünya kupası13
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler8
- asansörde kalmak2
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- 18 haziran 2026 moskova drone saldırısı2
- gecenin şarkısı5
- kemal derviş5
- sokak röportajı veren sıradan vatandaş2
- bugün ne yedin10
- kaslı erkeklerin gizli ruh hastası olması4
- ulukışla2
- çiftehan2
- şu anda ne yapıyorsun19
- sistem patlamış4
- en iyi yanık kremi5
- bir gün ölecek olmak6
- egay sucukcu7
- ortalama bir insan olmak2
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- en iyi terapi6
- sokaktaki çocuk sesleri4
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- aydın da bir tonluk balyanın altında kalan adam2
- yanlışlıkla erkek sikmek8
- çekya2
- 9000 iş günü prim ödemek2
- kademeli emeklilik sistemi2
- alternatif sözlük arayışı4
entry'ler (43)
Hande Yener'den ziyade internetle büyümüş beyinlerin güdüklüğünü, yarım kalmışlığını gösteren hatadır. Bodrum şehirdir arkadaşlar. Bodrum önemli bir turizm şehridir hatta. Bodrum'un il olmaması şehir olmadığı anlamına gelmez. il ve ilçe idari kavramlardır, şehir ve kırsal vs. (urban/suburban/rural gibi şeyler)coğrafi/demografik mevzulardır. Yeni medya eleştirmenleri kendi eksiklerinin bok attığı ve hakikaten kusurlu o popüler kültür kahramanlarının kusurlarını yüze katladığını ne zaman fark edecek, zira biz çok sıkıldık.
beraberce ıssız bi' adaya düşüp, sabah akşam yalaşıp okşaşmak* istediğim erkeklerdir. tabii tek şartım listeyi benim hazırlayacak olmam. çünkü birilerinin en yakışıklı dediği adam, ben de kusma hissi yaratabiliyor cancağızım. şimdi isim de vereceğim ama entry refere etmeye dönüşecek durum. uğraşamam.
türkiye'deki bi'çok sol partinin * * * eşcinsellerle arasının iyi olmadığı düşünülünce yeni bir boyut arayışı gibi geliyor kulağa.
belki eşcinsel açılımı gelir tayyip'ten. akpliler'in demokratik olduklarına, o an inanırız işte.
belki eşcinsel açılımı gelir tayyip'ten. akpliler'in demokratik olduklarına, o an inanırız işte.
porno filmlerde isa heykelini yalayan kadının başka bir versiyondur.
islamiyette heykel meykel yok.resim bile yok.o yüzden olmaz böyle şeyer. en fazla hacılar mekke'de şeytan taşlarken birbine sürter *. hepsi bu...
islamiyette heykel meykel yok.resim bile yok.o yüzden olmaz böyle şeyer. en fazla hacılar mekke'de şeytan taşlarken birbine sürter *. hepsi bu...
gereksizdir.behlül her işi görür.
zerre ilgimi çekmeyen haberdir. alem dergisini de sevmezdim zaten.
bir bir biri birilerine bakar bakar bakar dururum şarkısını söylettirir adama.
kriterimiz sesse... BLUE
kriterimiz anlamsa... PEACE
not: huzur yerine peace i kullanmamın nedeni ;peace in daha geniş bir anlam aralığına sahip olmasıdır. yoksa anglosakson dili hayranı değilim *
kriterimiz anlamsa... PEACE
not: huzur yerine peace i kullanmamın nedeni ;peace in daha geniş bir anlam aralığına sahip olmasıdır. yoksa anglosakson dili hayranı değilim *
tanım yapmak gerekirse -ne biçim iş bu ya- anlam olarak ya da sadece fonolojik yönden ,duymaktan en çok hoşlandığımız insanlara ad olmuş sözcüklerdir. yani benim kastım bu. tabii şimdi biri kalkıp ben bu lafı en güzel sıfat, en güzel zamir gibi en güzel isim (sözcük türlerinden biri) olarak algılıyorum diyorsa tamam derim. ya da niye insan ben hayvanımın hatta bitkimin(çüşşşş) adı olarak algılıyorum diyorsa ona da tamam.
neyse ben kendi kastettiğim manada ( insan adı olarak ve fonolojik açıdan) baktığımda ne derim bilir misiniz?
((vanessa))
neyse ben kendi kastettiğim manada ( insan adı olarak ve fonolojik açıdan) baktığımda ne derim bilir misiniz?
((vanessa))
kemalist bir ailenin yetiştirdiği çocuk da olabilir bu yavrucak. ne çelişkiler yaşatır bu bünyeye küçücük bir kelime tercihi. ama sonunda hep sosyal adaptasyon hadisesi galip gelir ideolojik misyonlara. (lise evresinden bahsediyoruz, emin oluşumuz bundandır gayri)
gereksiz prodüktivite.
(bkz: #2435911)
okuduğum onlarca kitap içinde, beni en fazla etkilemiş, nasıl ve neden bu kadar tanıdık sorunusu defalarca sordurmuş tutunamayan karakter. bazen, kendimi birşeyler yaparken veya denerken bulduğumda acaba bunu selim ışıktan bir adım daha öteye gidebilmek, selim ışık olmamak ve daha dürüstçe söylemek gerekirse tutunmak için mi yapıyorum diye sorarım. öyle bir karakterdir benim için. tramva etkisi yaratır bu karakter çünkü yüce oğuz atay tüm gerçekdışılıklardan arınıdırılmış, hayatta ne varsa sadece onu anlatan bir eser yaratmıştır.
introsunda aynı ezgi birbirinden (bayağı) farklı iki-üç enstürmanla çalınır ve o anda bu şarkıyı kategorize etmeyin der gibidir birileri. ve sonrasında sözler başlar. çok basittir sözler ama daha karmaşığına, daha fazla yaratıcılık gerektirenine ihtiyaç yoktur. çünkü mana açıktır. ayrılık berbat bir şey ve suçun ne olduğu önemli değil çünkü unutuldu bile. sensiz olma durumu o kadar yordu ki , tek istenilen şu an sana tekrar kavuşmak. şarkı bir akşam ansızın çalmaya başlamışsa; herkesi, herşeyi affedebilirmiş gibi hissedersiniz ( kendinizi bile affetmeye yaklaşırısınız). acıtır şarkı. buruktur ezgisi, duygusu,döktürdüğü gözyaşı...