bugün
- kolye140
- lale13
- kuş5
- flamingo3
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- billie eilish'in memeleri7
- var olmak için ne yaptınız12
- fil9
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- at6
- kötüyü alaşağı etmek4
- z kusagi4
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- yol5
- netflix asaf dizisi3
- cemil tugay6
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- brezilya7
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- paralel evren2
- sevgili nedir7
- kaplan17
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek2
- spider man brand new day2
- pıtı atma4
- gül7
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- aslan15
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- evi ev yapan şeyler14
- gemini2
- bileklik19
- elma5
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması5
- ankara8
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- sarı teker kim sorunsalı8
- zebra7
- kırgızistan3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- yogartiksen39
- ona bir şey söyle10
- galatasaray19
- fenerbahçe18
- amerika birleşik devletleri6
- nick vermeden bir yazara seslen9
- futbol18
entry'ler (11)
engelli maaşı ve indirimi vermemek için turp gibi raporu verilir, üstüne bir de prim borcu öder, o da yetmez asker kaçağı diye ceza yerdi.
fazla para getirmiştir, erkek adam hesap ödemez hesap ödetir.
erkek adam kadınların uğuruna para harcayacağı erkektir.
erkek adam kadınların uğuruna para harcayacağı erkektir.
deadpool2 ye gitmek demektir, hala 2. filmi izlediğimde bir fena oluyorum.
siz siz olun öpüşmek ve başka şeyler için dandik filmleri tercih edin.
siz siz olun öpüşmek ve başka şeyler için dandik filmleri tercih edin.
silvermist ve ctrlx.
mümkünse ikisi birden ve aynı anda, düşüncesi bile adana gibi alev almamı sağladı.
mümkünse ikisi birden ve aynı anda, düşüncesi bile adana gibi alev almamı sağladı.
ülkücü ve hatta biraz ırkçı bir yazar.
yine de beyaz teni ve sarı saçları rüyalarımı süslemiyor desem yalan olur, keşke bu kadar inançlı birisi olmasaydı da yürüseydim.
yine de beyaz teni ve sarı saçları rüyalarımı süslemiyor desem yalan olur, keşke bu kadar inançlı birisi olmasaydı da yürüseydim.
Bir şeyler okumayı seviyorum çünkü kafamın içinde sürekli bir şeyleri kurcalıyorum. Bir konu hakkında bir şey öğrenince direkt başka bir soru çıkıyor. Sonra onun cevabını arıyorum, o cevap başka bir yere götürüyor. Bir süre sonra kendimi tamamen alakasız görünen bir konunun içinde buluyorum. Galiba okumayı sevmemin sebebi biraz da bu. Sadece bilgi edinmek değil, kafamın içinde yeni bağlantılar kurmak hoşuma gidiyor. Bir de insanların yıllarca düşünüp yazdığı şeyleri birkaç saatte okuyabilmek acayip bir olay. Adam hayatını düşünerek geçiriyor, ben oturup kahvemi içerken okuyorum. insanlığın en iyi icatlarından biri olabilir.
Ahlak neden var?
Bence bunun cevabı sandığımız kadar romantik değil. insanlar iyi oldukları için ahlak diye bir şey icat etmedi. Bir arada yaşamak zorunda oldukları için etti. Çünkü herkes kafasına göre hareket ederse ortaya özgürlük değil, düpedüz kaos çıkıyor.
Mesela öldürmek yanlış deniyor. Neden? Çünkü insan hayatı kutsal falan diye açıklayabilirsin ama biraz daha temel düşününce olay şu: Benim öldürülmek istemememle senin öldürülmek istememen arasında ortak bir çıkar var. Dolayısıyla "kimse kimseyi öldürmesin" diye bir kural koyuyoruz. Sonra bunu o kadar uzun süre tekrar ediyoruz ki zamanla sanki evrenin temel yasalarından biriymiş gibi algılanıyor.
Ahlakın ilginç tarafı da burada başlıyor. Gerçekten evrensel mi, yoksa sadece insan toplumlarının üzerinde uzlaştığı bir sistem mi?
Çünkü toplumdan topluma değişiyor. Yüzyıldan yüzyıla değişiyor. Dün normal olan bugün korkunç kabul edilebiliyor. Bugün normal olan bir şey de birkaç yüz yıl sonra muhtemelen insanların "bunlar bunu nasıl normal bulmuş?" diyeceği bir şeye dönüşebilir.
Ama bu, ahlakın tamamen anlamsız olduğu anlamına da gelmiyor.
Sonuçta insan sosyal bir hayvan. Başkalarının acısını görebiliyor, kendisini onların yerine koyabiliyor ve uzun vadeli sonuçları hesaplayabiliyor. Ahlak biraz empati, biraz çıkar, biraz korku, biraz alışkanlık ve biraz da "ben bana yapılmasını istemediğim şeyi başkasına yapmayayım" mantığının devasa bir kombinasyonu gibi.
Hatta belki ahlakın en temelinde çok basit bir şey var: Benim de canım yanıyor.
Senin de canın yanıyor.
Bunu kabul ettiğin anda bir sürü ahlaki kural kendiliğinden ortaya çıkıyor.
Yani ahlak belki gökten indirilmiş değişmez kurallar bütünü değil. Bilinç sahibi canlıların birbirlerini tamamen parçalamadan yaşayabilmek için oluşturduğu bir uzlaşma sistemi.
Bence bunun cevabı sandığımız kadar romantik değil. insanlar iyi oldukları için ahlak diye bir şey icat etmedi. Bir arada yaşamak zorunda oldukları için etti. Çünkü herkes kafasına göre hareket ederse ortaya özgürlük değil, düpedüz kaos çıkıyor.
Mesela öldürmek yanlış deniyor. Neden? Çünkü insan hayatı kutsal falan diye açıklayabilirsin ama biraz daha temel düşününce olay şu: Benim öldürülmek istemememle senin öldürülmek istememen arasında ortak bir çıkar var. Dolayısıyla "kimse kimseyi öldürmesin" diye bir kural koyuyoruz. Sonra bunu o kadar uzun süre tekrar ediyoruz ki zamanla sanki evrenin temel yasalarından biriymiş gibi algılanıyor.
Ahlakın ilginç tarafı da burada başlıyor. Gerçekten evrensel mi, yoksa sadece insan toplumlarının üzerinde uzlaştığı bir sistem mi?
Çünkü toplumdan topluma değişiyor. Yüzyıldan yüzyıla değişiyor. Dün normal olan bugün korkunç kabul edilebiliyor. Bugün normal olan bir şey de birkaç yüz yıl sonra muhtemelen insanların "bunlar bunu nasıl normal bulmuş?" diyeceği bir şeye dönüşebilir.
Ama bu, ahlakın tamamen anlamsız olduğu anlamına da gelmiyor.
Sonuçta insan sosyal bir hayvan. Başkalarının acısını görebiliyor, kendisini onların yerine koyabiliyor ve uzun vadeli sonuçları hesaplayabiliyor. Ahlak biraz empati, biraz çıkar, biraz korku, biraz alışkanlık ve biraz da "ben bana yapılmasını istemediğim şeyi başkasına yapmayayım" mantığının devasa bir kombinasyonu gibi.
Hatta belki ahlakın en temelinde çok basit bir şey var: Benim de canım yanıyor.
Senin de canın yanıyor.
Bunu kabul ettiğin anda bir sürü ahlaki kural kendiliğinden ortaya çıkıyor.
Yani ahlak belki gökten indirilmiş değişmez kurallar bütünü değil. Bilinç sahibi canlıların birbirlerini tamamen parçalamadan yaşayabilmek için oluşturduğu bir uzlaşma sistemi.
yerlerin sözlüğün kalitesine düşmesi durumudur.
bir gün ülkenin başına geçersem benim de başıma gelecek olay.
pembe bok sıçan güzel ve uslu kızlardır, opsiyonel olarak sim de sıçabilirler.
allahın gücü ve hikmetidir, rabbim ayakta tutuyor evlilikleri.