bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- rüzgar11
- bal9
- asla evlenilmeyecek erkekler5
- pazar günleri ekmek almak2
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- lale13
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- günün sözü3
- pizza bira ikilisi2
- pazar günü erken kalkmak2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- var olmak için ne yaptınız12
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- kader4
- galatasaray balı2
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- billie eilish'in memeleri7
- fil9
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- kuş5
- bileklik19
- aslan15
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- yogartiksen39
- at6
- hizmet sektörü3
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- sevgili nedir7
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz3
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- brezilya7
- gül7
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- gece gece sinirlenmek4
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- kim kimi neden sevmiyor14
- galatasaray19
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- ankara8
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- mavi4
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- fenerbahçe18
Ahlak neden var?
Bence bunun cevabı sandığımız kadar romantik değil. insanlar iyi oldukları için ahlak diye bir şey icat etmedi. Bir arada yaşamak zorunda oldukları için etti. Çünkü herkes kafasına göre hareket ederse ortaya özgürlük değil, düpedüz kaos çıkıyor.
Mesela öldürmek yanlış deniyor. Neden? Çünkü insan hayatı kutsal falan diye açıklayabilirsin ama biraz daha temel düşününce olay şu: Benim öldürülmek istemememle senin öldürülmek istememen arasında ortak bir çıkar var. Dolayısıyla "kimse kimseyi öldürmesin" diye bir kural koyuyoruz. Sonra bunu o kadar uzun süre tekrar ediyoruz ki zamanla sanki evrenin temel yasalarından biriymiş gibi algılanıyor.
Ahlakın ilginç tarafı da burada başlıyor. Gerçekten evrensel mi, yoksa sadece insan toplumlarının üzerinde uzlaştığı bir sistem mi?
Çünkü toplumdan topluma değişiyor. Yüzyıldan yüzyıla değişiyor. Dün normal olan bugün korkunç kabul edilebiliyor. Bugün normal olan bir şey de birkaç yüz yıl sonra muhtemelen insanların "bunlar bunu nasıl normal bulmuş?" diyeceği bir şeye dönüşebilir.
Ama bu, ahlakın tamamen anlamsız olduğu anlamına da gelmiyor.
Sonuçta insan sosyal bir hayvan. Başkalarının acısını görebiliyor, kendisini onların yerine koyabiliyor ve uzun vadeli sonuçları hesaplayabiliyor. Ahlak biraz empati, biraz çıkar, biraz korku, biraz alışkanlık ve biraz da "ben bana yapılmasını istemediğim şeyi başkasına yapmayayım" mantığının devasa bir kombinasyonu gibi.
Hatta belki ahlakın en temelinde çok basit bir şey var: Benim de canım yanıyor.
Senin de canın yanıyor.
Bunu kabul ettiğin anda bir sürü ahlaki kural kendiliğinden ortaya çıkıyor.
Yani ahlak belki gökten indirilmiş değişmez kurallar bütünü değil. Bilinç sahibi canlıların birbirlerini tamamen parçalamadan yaşayabilmek için oluşturduğu bir uzlaşma sistemi.
Bence bunun cevabı sandığımız kadar romantik değil. insanlar iyi oldukları için ahlak diye bir şey icat etmedi. Bir arada yaşamak zorunda oldukları için etti. Çünkü herkes kafasına göre hareket ederse ortaya özgürlük değil, düpedüz kaos çıkıyor.
Mesela öldürmek yanlış deniyor. Neden? Çünkü insan hayatı kutsal falan diye açıklayabilirsin ama biraz daha temel düşününce olay şu: Benim öldürülmek istemememle senin öldürülmek istememen arasında ortak bir çıkar var. Dolayısıyla "kimse kimseyi öldürmesin" diye bir kural koyuyoruz. Sonra bunu o kadar uzun süre tekrar ediyoruz ki zamanla sanki evrenin temel yasalarından biriymiş gibi algılanıyor.
Ahlakın ilginç tarafı da burada başlıyor. Gerçekten evrensel mi, yoksa sadece insan toplumlarının üzerinde uzlaştığı bir sistem mi?
Çünkü toplumdan topluma değişiyor. Yüzyıldan yüzyıla değişiyor. Dün normal olan bugün korkunç kabul edilebiliyor. Bugün normal olan bir şey de birkaç yüz yıl sonra muhtemelen insanların "bunlar bunu nasıl normal bulmuş?" diyeceği bir şeye dönüşebilir.
Ama bu, ahlakın tamamen anlamsız olduğu anlamına da gelmiyor.
Sonuçta insan sosyal bir hayvan. Başkalarının acısını görebiliyor, kendisini onların yerine koyabiliyor ve uzun vadeli sonuçları hesaplayabiliyor. Ahlak biraz empati, biraz çıkar, biraz korku, biraz alışkanlık ve biraz da "ben bana yapılmasını istemediğim şeyi başkasına yapmayayım" mantığının devasa bir kombinasyonu gibi.
Hatta belki ahlakın en temelinde çok basit bir şey var: Benim de canım yanıyor.
Senin de canın yanıyor.
Bunu kabul ettiğin anda bir sürü ahlaki kural kendiliğinden ortaya çıkıyor.
Yani ahlak belki gökten indirilmiş değişmez kurallar bütünü değil. Bilinç sahibi canlıların birbirlerini tamamen parçalamadan yaşayabilmek için oluşturduğu bir uzlaşma sistemi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar