entry'ler (35)

incir reçeli

bu film 1970 yılında çekilseydi, incir reçeli o kızı iyi ederdi. (bkz: ahududu reçeli)

sarıkamış şehitleri

sabah uyandığınızda musluğu açıp yüzünüze vuracağınız suyun ısınmasını bekleyebiliyorsanız, sarıkamış'ta 90 bin şehidin donmuş ruhları sayesindedir.

bu sabah kendiniz için bir iyilik yapın. yüzünüzü soğuk suyla yıkayın. yıkayın ki az da olsa vicdanlarınız ısınsın.

97 sene önce allahu ekber dağlarında sözleri dahi buz tutmuş o insanların emanetine sahip çıkmak boynumuzun borcudur. sarıkamış şehitlerinin ruhları şad olsun.

iz bırakan kitap cümleleri

arabadaydık.
-"tabiatın güzelliğine bak!" dedim.
-"ağaçlardan hiçbir şey göremiyorum!" dedi.

salağa yatmak

bugün saatlerin 1 saat ileri alınmış olması vesilesiyle 1 saat fazla uyudum.aslında bunu planlamıştım bir gün öncesinden, ben bu durumu kullanıp -aaa öylemiymiş, bilmiyordum-modunda salağa yatarım demiştim.ama sonrasında vazgeçip doğru saatte gitmeye karar vermiştim.gel gör ki salağa yatmaya gerek kalmadı.

suratım asıktı hep bugün, içimde bir sıkıntı, bir eksiklik, tarif edemediğim bir duygu vardı. belki de kaç aydır hiç tatil yapmadığımdandır dedim,salağa yattım.

gün boyu uyuz uyuz iş yapıp günün geçmesini bekledim.Bi ara teyzenin biri 50 kuruş için çakallık yaptı.ben de bunu anladığımı ona çaktırmadan salağa yattım.

akşam üzeri hava güzeldi,çıktım yürüdüm 1 saat.yürürken düşündüm hayat ne güzel görünüyor kuşlar böcekler vs.peki ben neden mutlu olamıyorum?bu olmamışlık duygusu neden?belki de dedim yediklerime dikkat etmeliyim, spor yapmalıyım vücudum daha çok endorfin salgılamalı,psikolojik değil,kimyasal bir durum olmalı bu dedim.ve evet yine salağa yattım.

bugün salak olabilmeyi istedim,1 gün ara verebilmeyi bilmeye, anlamaya.insanın kendini iyi tanıması galiba çok da iyi bir şey değil.

hayal kırıklığı

yaşanması mümkünken yaşanamayan mutluluklardır.

hayatın anlamı

yaşamak istediğim hayatın onda birini bile yaşayamıyorum diyorum bazen, sonra da oturup düşünüyorum o hayatı yaşayabilmek için nelere sahip olmam gerektiğini... çok şey var lan, sayamam ki. haliyle en sonunda benim şimdi yaşadığım hayatın onda birini bile yaşayamayan insanları düşünüp, halime şükrediyorum. en sonunda da işim gücüm yok bunları düşünüyorum deyip, manyak olduğuma karar veriyorum.

sevilmeyen insan tipleri

kendi bi sey olamamis, anca etrafindakilerle ovunen insanlar.

"ya iste benim de kuzenimin amerika'da bilmemne dukkani var, tabi, gecen gunlerde en girisimci bilmemne odulu aldi bilmemne'den"

"bizim de bi arkadas bilkent'te arastirma gorevlisi, simdi onun yanina gidiyorum evet"

"ya babama soylerim o halleder, ankara'nin en eski bilmemnecilerinden abi adam"

- ya bi siktir git, yaşın 28 olmus, okul mundar olmus, hala daha kuzen soyle baba boyle. birakallasen

sınav sonucunu çok geç açıklayan hoca

erken açıklasa da, geç açıklasa da aynı notu alacağın bir sınavın sonucunun açıklanma tarihinin pek de önemli olmadığını bilen hocadır işte. sen sınava girmişsin, iyi kötü yazacağını yazmışsın, senin işin bitmiş artık. dert etme bu kadar. çık biraz gez, dolaş sosyalleş. düşünme sınavı falan. hayır ne olacak ertesi gün öğrensen çok merak ediyorum, öğrencisin lan işte, otur çalış.

mehdi

her zalim deccaldir, her adil mehdidir.

sınavda silgi isteyen öğrenci

Şimdi bu sınav dediğimiz olaylar genelde az bulunan nesneler olan silgilerin en çok ihtiyaç duyulduğu yerlerden biridir. işte bu tedariksiz arkadaşlarımızın sınava gelip 'ya fazla silgisi olan var mı?' sorusunu duyan gözetmen sizin iri silgisini görüp yanınıza gelir. arkadaşınızın silgisi yok diyerek silginize saldırıp ortadan ikiye çat diye böler. sanki kendi silgisi pezevengin. küçülünce kayboluyo lan o. bırak.

çanakkale savaşı

turk askerinin dusman siperlere uzerinde fransizca olarak "afiyetle icin kahraman dusmanimiz." yazan 2 paket sigara attigi, buna karsilik dusmanin da konserve et atarak karsilik verdigi,
bunun disinda iki dusman askerin bir gece yaralilari tedavi etmek icin beraber calistigi, sabaha dogru el sıkısıp vedalastigi, canakkale'yi gecemeyecegini anlayan dusmanlarin geri cekilirken uzerlerinde "türk, bunlar zehirli degildir, afiyetle ye!" yazili konserve kutulari biraktigi, insanin tuylerini diken diken eden bir kahramanlik oykusu.

dusman komutani, kendi askerlerinin canla basla savastigi ve oldugu savas alanindan uzakta zirhli gemisinin guvencesinde savasi komuta edip kahvesini icerken, mustafa kemal ataturk'un bizzat cephede bulunarak mucadele ettigi ve yakininda patlayan bir top mermisinden firlayan sarapnelin gogusune isabet ettigi ancak sarapnelin gogusunde bulunan saate isabet etmesi sonucu hayatta kaldigi buyuk savas.

kader

Herkesin bi kaderi varmı bilemiyorum,yoksa rüzgara kapılmış gibi oraya,burayamı sürükleniyoruz? Bence her ikiside doğru.Belki ikiside aynı anda oluyor.Ama yinede seni özlüyorum,birşeye ihtiyacın olursa yakınlarda olacağım.

fight club

sahip olduğun herşey en sonunda gün gelir sana sahip olur.ancak herşeyini kaybettikten sonra herşeyi yapmakta özgür olursun.umudunu kaybetmen özgürlüğündür.
sen işin diilsin sen bankada ne kadar paran olduu diilsin sen sürdüün araba diilsin sen cüzdanindakiler diilsin sen üstündeki kiyafet diilsin sen şarki sölerken dans eden dünyanin bokusun ayni çürümüş yiğinin parçalariyiz...

tyler durden * )

artislik yapmak

nba de sıklıkla göze çarpan hadise.

efendim olay şöyle gelişir :

takım arkadaşının yaptığı güzel smaç sonrası bench te oyunla zerre alakası bulunmayan oyuncular birden kendinden geçer. birisi en yakınındaki oyuncuya gimme five der, çakışırlar... başka bir oyuncu omzundaki havluyu yere atarak "oh my goood" der, başka biri abartılı bir şekilde hoplayarak yowwlar, başka biri çükünü tutar karşı takımın koçuna gösterir.

şimdi efendim takım ruhu, arkadaşlık, oyun kazanma hırsı tamam da sikerim senin kolej havanı.. sen niye rakibini rencide ediyorsun? bu mudur fair play, bu mudur centilmenlik? smacı yapan bu kadar sevinmiyor, sana noluyor lan? seni takıma alanın götüne basketbol topu girsin. o estetik smacı yapan basketbol aşığı adam yıllarca çalışmış, o smacı antremanlarda binlerce kez denemiş... sen ise ondan prim yapıyorsun. ne kadar yavşak bir zencisin. şöyle şimdi bu yaptığın delikanlılığa sığar mı?

özgürlük

bazen tam da kendinizi kendiniz taktığınız zincirlerinizden kurtulamaz sandığınızda birden beliriverendir hayatta.
garip bir güç heyecan sevinç cesaret patlaması yaratır. heyecansızlığınızı götürür yerine umursamazlık ve korkusuzluk koyar...
değişmez, değişemez, değiştirilemez sandığınız bişiylerin aniden değişmesidir bazen özgürlüğü getiren.
ve özgürlük sizi güçlü, heyecanlı, cesur, sevinçli, yani siz yapandır. özlemişsinizdir, fikrini bile.
A: Now we are free?
B: not yet,not yet

final haftası

Geceleri bol kafein veya kola, sikerim uykum geldi benim, yatarım sabah erken kalkıp çalışırımlar, bol stres, sınav sonraları alınan ama asla uygulanamayan artık düzenli ders çalışacağım kararları, ders notları için fotokopi sentırları dolduran öğrenciler ve en nihayetinde iyi de kötü de bitse sonunda derin bir oh be çekilen haftadır, haftalardır. kısaca çoğu öğrenci için "yumurta göte dayanınca haftası" dır.

orospu çocuğu

En ağıza oturan, en etkili küfürlerden biri. keşke orospuluk mesleğine ve annelere gönderme olmasaydı. ama öyle olmasaydı bu kadar etkili olur muydu bilmem. ben sık sık söylerim bunu evde sinirlenince, sokakta, orda, burda "orospu çocuğu, orospu çocuğu..." evet evet süper küfür. Çok ayıp ama tabi.

tabu diyalogları

- amerika 2. dünya savaşında kime saldırdı?
- japonya
- tamam, ne attı japonyaya?
- ee, üü... el bombası!

kız olsam ilk sana verirdim

Bunu birkaç kere tekrarlamışsa hafiften uzaklaşıcaksın o verenden..

seni çok seviyorum ama ayrılmalıyız

Bir Cümlenin Sonunda "Ama" varsa, bir önceki Yarginin hic bir Hükmü Yoktur artik!
© copyright 2005 - 2026