bugün
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- nokia 3310 denince akla gelenler8
- ne kadar yaşlısın11
- bu nasıl hava lan7
- sigara böreği5
- trt tarafsız olmalı8
- koyu saç açık ten3
- fatma betül sayan kaya47
- istanbul un havasının deli bir kadın gibi olması4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- nokia 6600 denince akla gelenler3
- zulzula cin kabilesi5
- kavga havasında olmak2
- motorola razr v32
- asrın soygunu16
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı35
- eti üç harfli portakal jöleli bisküvi2
- barış alper yılmaz8
- paranın devrinin bitmesi10
- patates kızartmak4
- beyza4
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- yasak cinsel ilişkiler15
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- romanya53
- sevgili3
- bir sözlük erkeğine yürüyüp karşılık bulamamak11
- türkiye28
- eylül ayı2
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- sarma saramayan kız10
- futbol13
- x veya exe olunca şeytanivekorkunç bir kopyaolması2
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- sözlük erkeğine cin musallat etmek7
- italya12
- abberline ın yeni hesabı11
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis15
- true'nun çaylak olması7
- bir sözlük erkeğine sarma tenceresiyle saldırmak7
- dünya60
- istanbul da hava durumu2
- kelimelik3
- arkadaşlar bişe dicem ya7
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- online listesinin yine gelmesi6
sevdiği entry'ler
ve sevgilim sana gelince,
birgün uğrarsan sol göğsümün altındaki kente hüzünlü bir sesle;
"buralar bir zamanlar hep bana aitti" diyeceksin kendine...
birgün uğrarsan sol göğsümün altındaki kente hüzünlü bir sesle;
"buralar bir zamanlar hep bana aitti" diyeceksin kendine...
nerden başlanır ne yazılır bilmiyorum zira acıklı şeyler hiçbir zaman ilgimi çekmemişti, kimin çeker ki zaten. fakat bu kez yazmak istiyorum.
bu ölümün en çok zorlayan, en zor olan kısmı öleceğini 6 ay öncesinden öğrendiğin halde,
iyi olacaksın, iyisin diyerek rol yapmaya çalışmaktır, gözyaşlarını gizlemek için inanılmaz çabalamandır, hastalığın geçti birşeyin yok, o ağrılar geçecek hepsi ilaçların etkisi demeye çalışmaktır, ne kadar da yalancıyım. son gününe kadar inanılmaz nazik olması da daha çok üzer seni. ilaçlar nedeniyle zihni bulandığında , halüsilasyonlar görürken bile seni düşünen adamdır baba, nasılsın kardeşlerin nerde paranız var mı diye soran adamdır.
fakat doktorlar ne derse desin senin içinde de bi umut vardır hep, çünkü yakıştırmazsın babana ölümü. "nasıl ya?" dersin benim babam daha genç niye ölsün? zaten kaç yıldır savaşıyor bu hastalıkla, atlatacak, benim babam ölmez, ölemez, geçecek dersin ama hiçbir tıbbi sonuç senin dediklerini doğrulamaz, son ana kadar inanmazsın ölmeyecek dersin ama annene kardeşine artık kendinizi hazırlayın derken, kendini bile inandıramazsın. artık akşama kadar bile gitmez dediklerinde hala nefesi düzenli mi diye nefesini dinlersin. orda yatsın ama yaşasın dersin. bu da bencilliğin bir başka türü aslında orda acı çekerken yaşamasını istemek. insan bencil işte.
Allah bunu kimsenin başına vermesin , ne ani olanını ne de zamanla olanını. babanın ölmesi öyle birşeydir ki elinle kabre indirsen bile öldüğüne inanmamaktır. hala dua ederken Allahım anneme babama uzun ömür ver diye dua edip sonra birden irkilmektir. senelerce aynı duayı ettiğinden hala Allahım şifa ver demektir ama canı veren allah alan allah, itiraz edecek bir durumumuz olamaz. *
son gün son anlarında artık canını verirken ellerine ayaklarına dokunarak canının gidişini, vücudunun soğumasını anbean izlemek, zor be, allah kimseye vermesin ama başınıza gelirse o anı yaşamaktan uzak durun. zira çok ağır geliyor. ertesi gün morgda bu adam benim babam mı? diye sorarak buz vücuduna dokunduğunda sen o andan önceki sen değilsindir artık.
bi de sonrasında yani biraz daha net düşünebilecek kadar bir vakit geçtikten sonra nasıl kalbini kırdığın aklına gelir. ne kadar gerizekalı, gereksiz şeyler için üzmelerin aklına gelir. kendine küfredersin, kendinden nefret edersin bazen, bunu ben niye yaptım dersin. sana herşeyin en iyisini, en güzelini veren adamdır o, herşeyin en güzeline en iyisine layıktır. evladın da. ona layık bir evlat olmaya çalışmak en güzel armağan olacaktır.bugün yaşıyor olsaydı asla kırmazdım gibi malca bir cümle kurmucam. tavsiyem pişman olmamak için kimse kırmasın. vesselam babalığın en iyisini yaptı, tanıdığım en güzel adamdı. bi daha bu kadar güzel bir insanı ahirete kadar göremeyecek olmanın üzüntüsü var en çok içimde. *
bu ölümün en çok zorlayan, en zor olan kısmı öleceğini 6 ay öncesinden öğrendiğin halde,
iyi olacaksın, iyisin diyerek rol yapmaya çalışmaktır, gözyaşlarını gizlemek için inanılmaz çabalamandır, hastalığın geçti birşeyin yok, o ağrılar geçecek hepsi ilaçların etkisi demeye çalışmaktır, ne kadar da yalancıyım. son gününe kadar inanılmaz nazik olması da daha çok üzer seni. ilaçlar nedeniyle zihni bulandığında , halüsilasyonlar görürken bile seni düşünen adamdır baba, nasılsın kardeşlerin nerde paranız var mı diye soran adamdır.
fakat doktorlar ne derse desin senin içinde de bi umut vardır hep, çünkü yakıştırmazsın babana ölümü. "nasıl ya?" dersin benim babam daha genç niye ölsün? zaten kaç yıldır savaşıyor bu hastalıkla, atlatacak, benim babam ölmez, ölemez, geçecek dersin ama hiçbir tıbbi sonuç senin dediklerini doğrulamaz, son ana kadar inanmazsın ölmeyecek dersin ama annene kardeşine artık kendinizi hazırlayın derken, kendini bile inandıramazsın. artık akşama kadar bile gitmez dediklerinde hala nefesi düzenli mi diye nefesini dinlersin. orda yatsın ama yaşasın dersin. bu da bencilliğin bir başka türü aslında orda acı çekerken yaşamasını istemek. insan bencil işte.
Allah bunu kimsenin başına vermesin , ne ani olanını ne de zamanla olanını. babanın ölmesi öyle birşeydir ki elinle kabre indirsen bile öldüğüne inanmamaktır. hala dua ederken Allahım anneme babama uzun ömür ver diye dua edip sonra birden irkilmektir. senelerce aynı duayı ettiğinden hala Allahım şifa ver demektir ama canı veren allah alan allah, itiraz edecek bir durumumuz olamaz. *
son gün son anlarında artık canını verirken ellerine ayaklarına dokunarak canının gidişini, vücudunun soğumasını anbean izlemek, zor be, allah kimseye vermesin ama başınıza gelirse o anı yaşamaktan uzak durun. zira çok ağır geliyor. ertesi gün morgda bu adam benim babam mı? diye sorarak buz vücuduna dokunduğunda sen o andan önceki sen değilsindir artık.
bi de sonrasında yani biraz daha net düşünebilecek kadar bir vakit geçtikten sonra nasıl kalbini kırdığın aklına gelir. ne kadar gerizekalı, gereksiz şeyler için üzmelerin aklına gelir. kendine küfredersin, kendinden nefret edersin bazen, bunu ben niye yaptım dersin. sana herşeyin en iyisini, en güzelini veren adamdır o, herşeyin en güzeline en iyisine layıktır. evladın da. ona layık bir evlat olmaya çalışmak en güzel armağan olacaktır.bugün yaşıyor olsaydı asla kırmazdım gibi malca bir cümle kurmucam. tavsiyem pişman olmamak için kimse kırmasın. vesselam babalığın en iyisini yaptı, tanıdığım en güzel adamdı. bi daha bu kadar güzel bir insanı ahirete kadar göremeyecek olmanın üzüntüsü var en çok içimde. *