bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı72
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- almanca bilmek5
- sözlükte kim kimle sevgili27
- terapi niteliğindeki şeyler7
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- iyi menemenin sırrı6
- siyah sütyen5
- iyi memenin sırrı7
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- meme4
- nervio43
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok6
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- sözlüğün en şık erkeği12
- borussia dortmund'un real betis'i yenmesi2
- selahattin demirtaşın hapiste 10 yılını doldurması3
- kale3112 ifşa8
- fenerbahçeli yazarlar7
- yarın iş olması3
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- true esaretten kurtulacak4
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- ese dezze8
- engineer288
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- türkiye'nin haritada büyümesi3
- tek erkek2
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- prod'a cuma günü deploy etmek2
- arabada sakso2
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- domalma2
- kassız erkek neye benzer5
- sabaha kadar uyumamak3
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- gel münihe sözünü tut travel4
- tacettin libosoglu4
- ben jesus olsam4
- futbol17
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- fenerbahçe14
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
sevdiği entry'ler
benim için karanlık. çünkü seste uyumaya alışkınım ama ışıkta asla.
2 aydır Almanya'da kar var, dün gece minus 14 deredeydi şu anda gündüz saati minus 1 derece.
Tek bir kimse donarak ölmediği gibi, eski satılmayan kıyafetleri, büyük mağaza zincirlerine alman devleti "bana verceksin, benim yoksullarımın götüne giyecek pantolonu yok, sen 300bin kıyafeti, modası geçti diye bozup yeni kıyafet yapcakmışsın, diye duydum, öyle bişey yapıp fahiş fiyata satmana izin vermiyorum, bana hibe etceksin, ben de vergiden düşcem " dedi...o "Bu kıyafetler değersiz, biz bunları ucuz ülkelerde pahalı hale getircez " diyen mağazalar vergi indirimini duyunca birden "pahalı " şeylermiş göstermeye kalktılar, almanya da gerizekalı diil ya, ulan 8 ay önce söylediğinle şimdi söylediğin birbirini tutmuyo kodumunun çocuğu dedi ve yüzbinlerce kıyafeti ucuza kapattı, iyi mi?...birdenbire çok yoksul olduğunu bildiğin kadınların üzerinde çok şık pantolonlar, etekler gördük.
Sosyal devlet böyle bir şey işte.
Sosyal devleti işletemezsen sokakta insanlar ölür. Sosyal devlet olgusunu zaten insanlar soğukta sokakta ölmesinler, diye icat etmişler.
O icat edilen şeyi işleteceksin. O kendini işledikçe mükemmelleştirir zaten. Bütün yapacağın restoranların atacağı ama aslında yenebilir yemekleri toplamak, milletin eskilerini, giyilebilir kıyafetlerini toplamak, yoksullara dağıtmak. Ilk adımı o.
Bunu yaptığın anda bile sokakta adam ölmez.
Bunu daha ileriye götürebilir, kalacak yerler, ki vardır, terkedilmiş ne binalar var, kalacak yer de organize edebilirsin.
Sosyal sistemi işletmezsen sokakta insanlar ölür, bayanlar ve baylar. Bu böyledir.
Bunu önlemek de aslında çok kolaydır.
Ölen adama allah'tan rahmet dileriz.
Sosyal devlet yapısını oluşturman bir haftanı almaz.ustelik kimsenin canı yanmaz, çok büyük paralara mal olmaz. Sadece birilerinin yapması lazım. Zor da bişey diil...herhangi bi restoran, çöpe dökeceği yemeği, zaten ertesi gün satamaz onu, sana verir, üstelik mennun da olur.
Ama birinin adam gibi bi tencereyle oraya gidip ona sorması lazım.
Sosyal devleti bari bundan sonra işletin. Bi arabanın bagajında, tek bi arabanın, 25 kişi doyar !!...3 arabayla o semtteki bütün yoksulları doyurursun.
Işletin sosyal devleti. Bari bundan sonra kimse ölmesin.
Tek bir kimse donarak ölmediği gibi, eski satılmayan kıyafetleri, büyük mağaza zincirlerine alman devleti "bana verceksin, benim yoksullarımın götüne giyecek pantolonu yok, sen 300bin kıyafeti, modası geçti diye bozup yeni kıyafet yapcakmışsın, diye duydum, öyle bişey yapıp fahiş fiyata satmana izin vermiyorum, bana hibe etceksin, ben de vergiden düşcem " dedi...o "Bu kıyafetler değersiz, biz bunları ucuz ülkelerde pahalı hale getircez " diyen mağazalar vergi indirimini duyunca birden "pahalı " şeylermiş göstermeye kalktılar, almanya da gerizekalı diil ya, ulan 8 ay önce söylediğinle şimdi söylediğin birbirini tutmuyo kodumunun çocuğu dedi ve yüzbinlerce kıyafeti ucuza kapattı, iyi mi?...birdenbire çok yoksul olduğunu bildiğin kadınların üzerinde çok şık pantolonlar, etekler gördük.
Sosyal devlet böyle bir şey işte.
Sosyal devleti işletemezsen sokakta insanlar ölür. Sosyal devlet olgusunu zaten insanlar soğukta sokakta ölmesinler, diye icat etmişler.
O icat edilen şeyi işleteceksin. O kendini işledikçe mükemmelleştirir zaten. Bütün yapacağın restoranların atacağı ama aslında yenebilir yemekleri toplamak, milletin eskilerini, giyilebilir kıyafetlerini toplamak, yoksullara dağıtmak. Ilk adımı o.
Bunu yaptığın anda bile sokakta adam ölmez.
Bunu daha ileriye götürebilir, kalacak yerler, ki vardır, terkedilmiş ne binalar var, kalacak yer de organize edebilirsin.
Sosyal sistemi işletmezsen sokakta insanlar ölür, bayanlar ve baylar. Bu böyledir.
Bunu önlemek de aslında çok kolaydır.
Ölen adama allah'tan rahmet dileriz.
Sosyal devlet yapısını oluşturman bir haftanı almaz.ustelik kimsenin canı yanmaz, çok büyük paralara mal olmaz. Sadece birilerinin yapması lazım. Zor da bişey diil...herhangi bi restoran, çöpe dökeceği yemeği, zaten ertesi gün satamaz onu, sana verir, üstelik mennun da olur.
Ama birinin adam gibi bi tencereyle oraya gidip ona sorması lazım.
Sosyal devleti bari bundan sonra işletin. Bi arabanın bagajında, tek bi arabanın, 25 kişi doyar !!...3 arabayla o semtteki bütün yoksulları doyurursun.
Işletin sosyal devleti. Bari bundan sonra kimse ölmesin.
Dünya yeterince kötü, insanlar da bu kötülüğü ellerinden geldiğince artırıyorlar.
Biri sana Astral seyehat yapıyor olabilir. sikebilir dikkat et. ewed
Kışın harçlık yaparım diye yazın çalıştığım fabrikadan aldığım parayla başladığım sigara bana hiç maddi yük olmadı. Çocuksunuz nihayetinde. hep "nasıl olsa bir gün bırakırım." Dedim. Ta ki geceler oldu. Sanki birileri boğazlarmışcasına uyanmaya başladım. Tıpkı ebevenylerim sigaraya başladığım da nasıl boğazladıysa öyle bir acıydı bu. Gelin şimdi anlatın kadıncağıza "sensin sebebi be hey kadın!" deyin. O zamanlar herkes içermiş çocuklarının yanında. Bilmezlermiş çocuklarını zehirlediklerini. Suç bizde olacak ya. içmeseymişiz ilk sigarayı! Aman ne anlatıyorum. biz perdelerinin ucu sarı, tavanları tütsülü evlerin çocuklarıyız. Alıştırılmışız bu pis kokuya. Ailesinin kurduğu kapana düşen ve düştüğü kapan yüzünden azar işiten iki yüzlüleriz. Veyahut ne farkı olacak ki onların evlatlarıyız.
12 yılın ne kadar çabuk geçtiğini anlatamam. Ha bu zaman ha şu zaman bırakırım derken son 2 yıldır taş*k geçerek izlediğim kamu spotlarındaki sigarayı bırakan ve bırakamayan insanların ne kadar haklı olduklarını evre evre keşfettim. Kaç gece bu son paket olsun bari diye yatıp sabahına market yolunu arşınladım bilemiyorum. Artık her gece nefes nefese, bozuk mutfak robotu gibi hırkır-hırkır sesler çıkararak uykuya dalmaya başladım. Yok! Olacak şey değildi bu. Eziyetti. Bağımlılıktı! 'Günde iki paket' koymuştum adını.
Öyle illet ki bu meret. Bırakmak isterken bile bir tarafınız şu şekilde haykırıyor adeta "ulan, saçmalama bak! Ya bu sefer hakikatten bırakırsan? Ya bu son sigara olursa ve bir duman daha çekemezsen sigarandan?"
Hep "bırakıcam." "Bırakıcam!" Dediğim sigarayı işte tam da böyle bir anda "ben zaten sigarayı bıraktım ki!" Diyerek bıraktım. Ve artık sigara kullanmıyorum.
Sigara içerken akla gelen "sigara içmiyor olsam şu an ne yapıyor olurdum?" sorusuna cevap verebilecek tek kişinin siz olduğunuzu bilin. Sizi soru değil cevabı başarıya ulaştıracaktır. Artık sigara hakkında tek bir şey düşünüyorum. "neden daha erken bırakmadım ki?" Neyse ki 13 yaşımdan beri kullanamadığım sigara içmeyen erkek sıfatını iki aydır gururla haykırıyorum.
Hele şu cümleyi kurmanın hazzı hiçbir yerde yok
"Teşekkür ederim ama sigara kullanmıyorum."
12 yılın ne kadar çabuk geçtiğini anlatamam. Ha bu zaman ha şu zaman bırakırım derken son 2 yıldır taş*k geçerek izlediğim kamu spotlarındaki sigarayı bırakan ve bırakamayan insanların ne kadar haklı olduklarını evre evre keşfettim. Kaç gece bu son paket olsun bari diye yatıp sabahına market yolunu arşınladım bilemiyorum. Artık her gece nefes nefese, bozuk mutfak robotu gibi hırkır-hırkır sesler çıkararak uykuya dalmaya başladım. Yok! Olacak şey değildi bu. Eziyetti. Bağımlılıktı! 'Günde iki paket' koymuştum adını.
Öyle illet ki bu meret. Bırakmak isterken bile bir tarafınız şu şekilde haykırıyor adeta "ulan, saçmalama bak! Ya bu sefer hakikatten bırakırsan? Ya bu son sigara olursa ve bir duman daha çekemezsen sigarandan?"
Hep "bırakıcam." "Bırakıcam!" Dediğim sigarayı işte tam da böyle bir anda "ben zaten sigarayı bıraktım ki!" Diyerek bıraktım. Ve artık sigara kullanmıyorum.
Sigara içerken akla gelen "sigara içmiyor olsam şu an ne yapıyor olurdum?" sorusuna cevap verebilecek tek kişinin siz olduğunuzu bilin. Sizi soru değil cevabı başarıya ulaştıracaktır. Artık sigara hakkında tek bir şey düşünüyorum. "neden daha erken bırakmadım ki?" Neyse ki 13 yaşımdan beri kullanamadığım sigara içmeyen erkek sıfatını iki aydır gururla haykırıyorum.
Hele şu cümleyi kurmanın hazzı hiçbir yerde yok
"Teşekkür ederim ama sigara kullanmıyorum."
Sen diyor benimle konuşmak istersin???
uleyn daha yeni oğullarıma dinlettim bu şarkıyı resmen kafayı yediler. hemen ardından Dr. Alban'dan It's My Life çaktım , peşi sıra Michael jackson'dan thiriller ... ama ufak oğlum bir anda kurt adama dönen Michael Jackson'dan acaip korktu. bende 'korkma oğlum ben normalde de Michael jackson'da korkardım "deyince rahatladı oğlum.
Akşam üzeri yumurtalı duble pidemi almak üzere unlu mamuller dükkanına girdim. Önümdeki kişinin alışveriş yapmasını sosyal mesafe gözeterek beklerken bir anda arkam sıra bir kadın sesi yükseldi;
—abi acaba askıda pide var mı?
Tezgahın arkasındaki çalışan tok bir sesle
Kadına cevap verdi;
+ malesef yok.
Kadın kafasını eğip arkasını döndü dükkandan çıkmak üzere kaçarcasına..
Hemen kadının arkasından koştum;
/ ablacığım askıya pide geldi. Gel al.
Dedim...
Abla ve ben pidelerimizi aldık..
Ve ben şu mübarek günlerde bana bu imkanı verdiği için Allah ıma şükrettim.
—abi acaba askıda pide var mı?
Tezgahın arkasındaki çalışan tok bir sesle
Kadına cevap verdi;
+ malesef yok.
Kadın kafasını eğip arkasını döndü dükkandan çıkmak üzere kaçarcasına..
Hemen kadının arkasından koştum;
/ ablacığım askıya pide geldi. Gel al.
Dedim...
Abla ve ben pidelerimizi aldık..
Ve ben şu mübarek günlerde bana bu imkanı verdiği için Allah ıma şükrettim.