bugün
- kürtler eşcinseller solcular ve afyonlular5
- kadınlar yüzünden sözlüğün bu halde olması10
- sözlüğün en sevilen yazarı29
- sorgulayan aklı insana kim verdi19
- hemcinsinde çekici bulduğun detaylar3
- apo idam edilmeli12
- trafikte sinirlenip bağırmak3
- kıskanılan nickler4
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- ateistlerin yaşama amacı24
- teröriste sövmek artık yasak23
- yazın bitiyor olması2
- din tartışmanın gereksiz olması3
- sözlükle ilgili endişeler6
- sosyalizm'in en büyük handikapı3
- an itibariyle sözlükte cinlerin dolaşması3
- kadınlar yüzünden dünyanın bu halde olması3
- cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde revizyon11
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı48
- gta 65
- ne ister diye düşünüp kadına yaranmaya çalışmak2
- savunduğu her fikrin doğru olduğuna inanan insan4
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı6
- sözlüğe küsmek15
- velvet17
- karşı cinste çekici gelen şeyler2
- yaşadığı hayatı başkasının gözüne sokan insanlar2
- öfke6
- yeter ulan artık19
- sözlüğün siyasallaşması4
- bir kızın kucağınıza oturması6
- kafayı kurtarmak3
- trabzonspor10
- fenerbahçe vs galatasaray19
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri8
- gelin itiraf edelim2
- uzak mesafe aşk2
- gayler5
- fenerin sanki bizi biraz fazla rezil etmesi19
- saraca'nın şeklinin ve tipinin değişmesi7
- ingilizler3
- sokrates neden öldürüldü2
- apoya küfür edince sinirlenen akpliler ve mhpliler11
- hoşlanılan kızın kucağına oturmak4
- fenerbahçe25
- tarihin en kötü lyonu14
- ölen porno yıldızının ruhunu çağırmak4
- sarapci koala54
- zall'ın en başından beri yapay zeka olması2
- katatespizartmasi5
entry'ler (44)
Bu kesenin bening tümörleri kraniofaringioma'dır. Çocukluk çağının en sık görülen hipofizer tümörüdür.
Atatürk olmasaydı, Fransızlar Antep'ten sonra ülkenin bütününü işgal eder, kadınların örtüsünü başından çeken askerlerin baskısı altında kalırdık. Başı örtülü kızlar okullarda okuyamaz ve başörtülü memur olunamazdı. Annesi ve karısı örtülü diye, namaz kılıyor diye subaylar ordudan atılırdı.
Atatürk olmasaydı, italyanlar bir yolunu bulup geçmişimizle bağımızı koparmak için harf devrimi yapar. Mesela yeryüzünün en değerli kütüphanelerinden Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki el yazma eserleri en az 90 yıl sustururdu. Bununla da yetinmez, Müslümanların halifesini aşağılayarak yurtdışına sürerdi.
Atatürk olmasaydı, ingilizler Kastamonu'ya aniden çıkarma yapar. Churchill herkesi şapka giymeye zorlardı. Şapka giymeyi reddeden vatandaşları için seyyar mahkemeler kurar, seri idamlar yaptırırdı. Hatta şapka kanuna karşı çıkıyor diye iki önemli şehri Rize'yi ve Trabzon'u denizden bombalatırdı.
Atatürk olmasaydı, Amerikalılar ülkenin yönetimini ele geçirir. Seçilmiş ilk meclisi zorla dağıtır. Ali Şükrü gibi vatansever düşünürleri öldürtür. Kendi keyiflerine göre kurdukları meclis sayesinde, ülkeyi en az 30 yıl tek parti ile yönetirlerdi. Kendi adamları dışında kimseye oy hakkı vermezler, seçilme hakkı tanımazlardı.
Atatürk olmasaydı, Hitler ülkeyi işgal eder. Türk ırkını üstün ırk ilan eder, Kürtleri, Rumları ve Ermenileri aşağı ırk sayar. "Türkiye Türklerindir" dedikten sonra kendilerini Türk saymayanları Anadolu'dan sürerdi. Hitler bununla da yetinmez, Dersim'de sırf Kürt diye çoluk çocuk, kadın erkek on binlerce savunmasızı bombalarla imha ederdi.
Atatürk olmasaydı, Ruslar Anadolu'yu ele geçirir, camileri ahır yapardı. Medreseleri kapatırdı. Devrin en önemli düşünce odakları olan tekke ve zaviyeleri yasaklardı. Ezanı susturur, yerine anlamsız gürültüler koyardı.
Atatürk olmasaydı, istanbul Yunanlılara kalırdı. Yunanlılar Fatih Sultan Mehmed'den Bizans'ın intikamını almak için Ayasofya Camiini müzeye çevirirdi.
Neyse ki Atatürk geldi de...
Atatürk olmasaydı, italyanlar bir yolunu bulup geçmişimizle bağımızı koparmak için harf devrimi yapar. Mesela yeryüzünün en değerli kütüphanelerinden Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki el yazma eserleri en az 90 yıl sustururdu. Bununla da yetinmez, Müslümanların halifesini aşağılayarak yurtdışına sürerdi.
Atatürk olmasaydı, ingilizler Kastamonu'ya aniden çıkarma yapar. Churchill herkesi şapka giymeye zorlardı. Şapka giymeyi reddeden vatandaşları için seyyar mahkemeler kurar, seri idamlar yaptırırdı. Hatta şapka kanuna karşı çıkıyor diye iki önemli şehri Rize'yi ve Trabzon'u denizden bombalatırdı.
Atatürk olmasaydı, Amerikalılar ülkenin yönetimini ele geçirir. Seçilmiş ilk meclisi zorla dağıtır. Ali Şükrü gibi vatansever düşünürleri öldürtür. Kendi keyiflerine göre kurdukları meclis sayesinde, ülkeyi en az 30 yıl tek parti ile yönetirlerdi. Kendi adamları dışında kimseye oy hakkı vermezler, seçilme hakkı tanımazlardı.
Atatürk olmasaydı, Hitler ülkeyi işgal eder. Türk ırkını üstün ırk ilan eder, Kürtleri, Rumları ve Ermenileri aşağı ırk sayar. "Türkiye Türklerindir" dedikten sonra kendilerini Türk saymayanları Anadolu'dan sürerdi. Hitler bununla da yetinmez, Dersim'de sırf Kürt diye çoluk çocuk, kadın erkek on binlerce savunmasızı bombalarla imha ederdi.
Atatürk olmasaydı, Ruslar Anadolu'yu ele geçirir, camileri ahır yapardı. Medreseleri kapatırdı. Devrin en önemli düşünce odakları olan tekke ve zaviyeleri yasaklardı. Ezanı susturur, yerine anlamsız gürültüler koyardı.
Atatürk olmasaydı, istanbul Yunanlılara kalırdı. Yunanlılar Fatih Sultan Mehmed'den Bizans'ın intikamını almak için Ayasofya Camiini müzeye çevirirdi.
Neyse ki Atatürk geldi de...
Atatürk olmasaydı, Fransızlar Antep'ten sonra ülkenin bütününü işgal eder, kadınların örtüsünü başından çeken askerlerin baskısı altında kalırdık. Başı örtülü kızlar okullarda okuyamaz ve başörtülü memur olunamazdı. Annesi ve karısı örtülü diye, namaz kılıyor diye subaylar ordudan atılırdı.
Atatürk olmasaydı, italyanlar bir yolunu bulup geçmişimizle bağımızı koparmak için harf devrimi yapar. Mesela yeryüzünün en değerli kütüphanelerinden Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki el yazma eserleri en az 90 yıl sustururdu. Bununla da yetinmez, Müslümanların halifesini aşağılayarak yurtdışına sürerdi.
Atatürk olmasaydı, ingilizler Kastamonu'ya aniden çıkarma yapar. Churchill herkesi şapka giymeye zorlardı. Şapka giymeyi reddeden vatandaşları için seyyar mahkemeler kurar, seri idamlar yaptırırdı. Hatta şapka kanuna karşı çıkıyor diye iki önemli şehri Rize'yi ve Trabzon'u denizden bombalatırdı.
Atatürk olmasaydı, Amerikalılar ülkenin yönetimini ele geçirir. Seçilmiş ilk meclisi zorla dağıtır. Ali Şükrü gibi vatansever düşünürleri öldürtür. Kendi keyiflerine göre kurdukları meclis sayesinde, ülkeyi en az 30 yıl tek parti ile yönetirlerdi. Kendi adamları dışında kimseye oy hakkı vermezler, seçilme hakkı tanımazlardı.
Atatürk olmasaydı, Hitler ülkeyi işgal eder. Türk ırkını üstün ırk ilan eder, Kürtleri, Rumları ve Ermenileri aşağı ırk sayar. "Türkiye Türklerindir" dedikten sonra kendilerini Türk saymayanları Anadolu'dan sürerdi. Hitler bununla da yetinmez, Dersim'de sırf Kürt diye çoluk çocuk, kadın erkek on binlerce savunmasızı bombalarla imha ederdi.
Atatürk olmasaydı, Ruslar Anadolu'yu ele geçirir, camileri ahır yapardı. Medreseleri kapatırdı. Devrin en önemli düşünce odakları olan tekke ve zaviyeleri yasaklardı. Ezanı susturur, yerine anlamsız gürültüler koyardı.
Atatürk olmasaydı, istanbul Yunanlılara kalırdı. Yunanlılar Fatih Sultan Mehmed'den Bizans'ın intikamını almak için Ayasofya Camiini müzeye çevirirdi.
Neyse ki Atatürk geldi de...
Atatürk olmasaydı, italyanlar bir yolunu bulup geçmişimizle bağımızı koparmak için harf devrimi yapar. Mesela yeryüzünün en değerli kütüphanelerinden Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki el yazma eserleri en az 90 yıl sustururdu. Bununla da yetinmez, Müslümanların halifesini aşağılayarak yurtdışına sürerdi.
Atatürk olmasaydı, ingilizler Kastamonu'ya aniden çıkarma yapar. Churchill herkesi şapka giymeye zorlardı. Şapka giymeyi reddeden vatandaşları için seyyar mahkemeler kurar, seri idamlar yaptırırdı. Hatta şapka kanuna karşı çıkıyor diye iki önemli şehri Rize'yi ve Trabzon'u denizden bombalatırdı.
Atatürk olmasaydı, Amerikalılar ülkenin yönetimini ele geçirir. Seçilmiş ilk meclisi zorla dağıtır. Ali Şükrü gibi vatansever düşünürleri öldürtür. Kendi keyiflerine göre kurdukları meclis sayesinde, ülkeyi en az 30 yıl tek parti ile yönetirlerdi. Kendi adamları dışında kimseye oy hakkı vermezler, seçilme hakkı tanımazlardı.
Atatürk olmasaydı, Hitler ülkeyi işgal eder. Türk ırkını üstün ırk ilan eder, Kürtleri, Rumları ve Ermenileri aşağı ırk sayar. "Türkiye Türklerindir" dedikten sonra kendilerini Türk saymayanları Anadolu'dan sürerdi. Hitler bununla da yetinmez, Dersim'de sırf Kürt diye çoluk çocuk, kadın erkek on binlerce savunmasızı bombalarla imha ederdi.
Atatürk olmasaydı, Ruslar Anadolu'yu ele geçirir, camileri ahır yapardı. Medreseleri kapatırdı. Devrin en önemli düşünce odakları olan tekke ve zaviyeleri yasaklardı. Ezanı susturur, yerine anlamsız gürültüler koyardı.
Atatürk olmasaydı, istanbul Yunanlılara kalırdı. Yunanlılar Fatih Sultan Mehmed'den Bizans'ın intikamını almak için Ayasofya Camiini müzeye çevirirdi.
Neyse ki Atatürk geldi de...
Hayatında hiç risale okumamış, risalenin özünü anlamamış, risalelerin vahiy kaynaklı yazıldığını sanan kişiler tarafından eleştirilen cemaat mensuplarıdir. Oysaki risaleler okunduğunda Said Nursi, risaleleri nasıl yazdığını, ilhamın 3'e ayrıldığını ve onunkisinin vahiy olmadığını, aksine vahiyin sadece peygamberlere gönderildiğini, bu ilhamın şair ilhamına benzer bir ilham olduğunu ifade etmektedir.
Tıpkı magazin haberleri gibi bir cümle çekilip anlam bütünlüğü taşımadan, üstelik kendi yorumlarıyla anlamını zıttına çeviren eleştiriler alırlar.
Tıpkı magazin haberleri gibi bir cümle çekilip anlam bütünlüğü taşımadan, üstelik kendi yorumlarıyla anlamını zıttına çeviren eleştiriler alırlar.
Kulaktan duyma bilgilerle hayatında hiç risale okumayan, dinlemeyen ya da onun temeli hakkında objektif bilgisi olmayan kişilerin eleştirdiği cemaat mensuplarıdir. Haklarında çok bilinen yanlış da Gülen cemaatinin Nur cemaatine mensup olduğu yanılgısıdır. Aksine siyasete karıştığı için Gülen cemaatini desteklemeyen, siyasetten ve siyasetçiden uzak bir cemaattir. Sadece rızayı ilahiye hizmet eder.
Kulaktan duyma bilgilere sahip insanlar tarafından Gülen cemaatinin mensup olduğu cemaat olarak bilinir. Aksine Gülen cemaatini siyasetle uğraştığı için desteklemeyen, siyasetin ve siyasetçinin şerrinden Allah'a sığınan, yaptığı her işi rızayı ilahi için yapan cemaattir.
Eskiden ülkemizde "apaçi" diye tanıdığımız kesimin çokça yaptığı fakat yenilerde ecnebilerden alıp özenmeye çalıştığımız akımdır.
Chainsmoker isimli bir dj de ocağın sonlarına doğru "but first let me take a selfie" şarkısını yayınlayınca şarkı üzerine çekilen Vine'larla popüleritesi tavan yapmıştır.
Chainsmoker isimli bir dj de ocağın sonlarına doğru "but first let me take a selfie" şarkısını yayınlayınca şarkı üzerine çekilen Vine'larla popüleritesi tavan yapmıştır.
Erotik sahneleri ağır basan, yarı gerçek yarı uydurma bir otobiyografidir.
Darwin'i tanımayıp görüşlerini savunan, bilimin olgularını bilmeyip evrime inanan cahilce yaklaşımdan farksız birşey.
kesinlikle cenk *
Taksim Cengaveri olarak da bilinir. Facebook'taki en büyük hayran sayfası: http://www.facebook.com/taksimCENGaveri
Taksim Cengaveri olarak da bilinir. Facebook'taki en büyük hayran sayfası: http://www.facebook.com/taksimCENGaveri
Bütün ünlü dj'lerin yaptığı iş.
Günümüzde prodüktör dj'liği yapılan profesyonel bir meslek. sanıldığı gibi şarkıların içine etmek değil yeni dinletilerle şarkıları yorumlamak, farklı şekilde sunmak... Türkiye'de şuan en iyi yapanın Burak Yeter olduğu hakketmek için çok çaba sarfedilen meslek.
Dj'lerin müzik paylaşımları için çok kullandığı, benzerlerine oranla en kullanışlısı olan site.
Kendisi gibi düşünmeyenlere,kendisi gibi inanmayanlara,kendisi gibi olmayanlara hayat hakkı tanıyan tek dindir.
"Yaşam dünyayı savaşla değil dayanışmayla fethetmiştir ve Darwin'in doğal seçilime dayalı savı eksiktir." Lynn Margulis & Dorion SAGAN
Darwin'in "güçlü olan kazanır, güçsüzler elenir" düşüncesiyle gelişrilen doğal seleksiyon görüşüne Richard Altmann 1890'da mitokondri ve kloroplastların hüçre içine girip yaşayan prokaryot hücreler olduğunu varsaymıştı ve buna emdosimbiyozis hipotezinin temellerini atmıştı. Daha sonra bu hipotezle ilgili ciddi çalışmalar yapan Lynn Margulis 1981'de "Hücre Evriminde Ortak Yaşam" adlı çalıştırmalarını geliştirmişti ve evrim görüşüne inanmayan beni bile çok etkileyen o meşhur sözü söylemişti.
Darwin'in "güçlü olan kazanır, güçsüzler elenir" düşüncesiyle gelişrilen doğal seleksiyon görüşüne Richard Altmann 1890'da mitokondri ve kloroplastların hüçre içine girip yaşayan prokaryot hücreler olduğunu varsaymıştı ve buna emdosimbiyozis hipotezinin temellerini atmıştı. Daha sonra bu hipotezle ilgili ciddi çalışmalar yapan Lynn Margulis 1981'de "Hücre Evriminde Ortak Yaşam" adlı çalıştırmalarını geliştirmişti ve evrim görüşüne inanmayan beni bile çok etkileyen o meşhur sözü söylemişti.
Ülke çıkarlarına aykırı olana sempati duyan türk'tür.
Gerçek ve doğru olmayan, paradigmalar içerisinde kıvranan bilmin kısa süreli yanılgısıdır. Avrupa ülkelerinin çoğunda geçerliliğini kaybedip yerini türler içinde evrim diyebileceğimiz adaptasyonları savunan (doğal seçilim - seleksiyon sonucu olan) başlangıçtan beri aynı türün var olduğunu ama yüzyıllar içinde değişikliğe uğradığı(dış görünüş) fikrini alması sebebiyle türkiyenin de artık kabul etmemesi gereken bir geçersiz teori.