bugün
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık12
- beni özleyenler elime mum diksin15
- ılımlı islam5
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı6
- hırvatistan8
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri5
- sümer dili6
- anın görüntüsü14
- ortadoğu yerine batı asya demek2
- ayak bileğine dövme yaptıran erkek3
- şanssız bir insan olmak4
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- diyetteyken kitap okumak3
- aylık 505 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri4
- yunanistan29
- ak parti2
- iq testi4
- kadir mısıroğlu3
- bey biraderler beydirler3
- 2026 ağustos ayı nasıl geçecek3
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek5
- arkadaşlar naber ya4
- türk ateisti7
- inşaat gürültüsü4
- slip mayo giyen erkek4
- arkadaşlar yeni ağırlıklarım nasıl3
- almanya11
- en köylü özelliğiniz4
- belçika4
- en son aldığınız iltifat14
- yanık akrep dumanı çekmek5
- her gördüğünü jandarmaya ihbar eden köylü3
- nervio ile travertenlere gitmek4
- beynin dopamin salgılamaması3
- volvo v702
- la diyen kadın3
- ioçk'nın müziği4
- zorunlu eğitim7
- erkeklerden hoşlanan erkek3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- sevişirken video çekmek10
- sidretü l münteha4
- sözlük çok bozdu3
- irmik helvası vs un helvası18
- ali vefa7
- çomar müzikleri3
entry'ler (26)
hemen hemen tam altı sene önce son bir bildiri yayımlayıp sessizliğe gömülen topluluk.
--spoiler--
naro olağanüstü sert bildiri
(şubat 2005)
gri ve güzel olabilmek için siyahla beyaza ihtiyaç duymayan dolgun bulutların üzerinde sessiz kıpırtılarla biriken ve biriktikçe yenilenen ve yenilendikçe dinginleşen yağmur damlaları kadar huşû dolu; ve katıksız mantığın en kızıl kıvılcımları kadar deli; ve yağız oğlu laik devletini müslüman teröristlerden korumak adına şehit düşmüş tesettürlü bir annenin göz yaşları kadar gerçekti varoluş. kimi trend müptelası, kimi fuhuş yuvası, kimi alkol koması, kimi iman kumkuması sokaklarınızın böğrüne kınalar yaktığımız gecelerdi..
gazetelerinize, dergilerinize, reklamlarınıza, televizyonlarınıza, radyolarınıza, sinemalarınıza ve hatta dedikodularınıza kadar girdik.. kiminizi korkuttuk, kiminizi güldürdük, kiminizi düşündürdük; kiminizi kıskandırdık, kiminizi tiksindirdik, kiminizi kızdırdık.. yegane hakikati birbirine aldanışlarında bulan milyonlarca yalancının dolaysız gündemi ve hayatını birbirini kazıklamakla kazanırken binbir küfürle yediği kazıkları sevaba sayan bu mazlum halkın ipe sapa gelmez imgelemi olduk. satır satır, kokuşmuş ciğerinize tükürdük, hûrilere endeksli imanınıza; nurilere teşne vicdanınıza dil uzattık, zorlama ideolojilerinize, kokuşmuş zevklerinize, sahte ilişkilerinize turp sıktık. pörsük libidonuza çomak soktuk. gerçek hayatın rutubetli yalnızlığına hazırlanışımızın en civcivli günlerini, ne mal olduğunuzu görmekle geçirdiğimiz çeyrek asrın intikamını alarak ve bu intikamı neslimizle paylaşarak kutsadık. daha güzel bir dünya için tek yapmanız gerekenin, size kendiniz sandığınız bu parlak jöleli miskin bulamacı kakalayanlardan kurtulmak olduğuna inanıyorduk.
komplekslerinizi şişe diplerinde, korkularınızı seccadelerde, kıskançlıklarınızı magazin haberlerinde, aczinizi çılgın yaz gecelerinde, ezikliğinizi apış aralarınızda, cehaletinizi imajlarınızda kaybedebilmek için binbir takla atarken, ne katmerli kalantorlara ne servetler kazandırdığınızı görebilmenizi istiyorduk. çünkü gafil geziyordunuz. çünkü şaşkındınız. tutunamadan ayakta duramıyor, uyum sağlamadan bir benliğe sahip olamıyor, köleleşmeden yönetilemiyordunuz. bunun için birer taraftar ve sempatizan ve hayran ve eş ve arkadaş ve köpek oluyordunuz. asalları okeklerinden menkûl küsüratınız, karısız kalırsa bitleneceği için evlendirilmiş maço kocalar ile kocasız kalırsa kötü yola düşeceği için başgöz edilmiş cilveli karıların "yaşlanınca bize baksınlar" diye yaptıkları çocuklardınız. ve madem ki kaşınıyordunuz, şöyle veya böyle; vardınız. şöyle böyle kalmayı kendinize yediremediğiniz ve fakat kendiliğinizden olmayı da beceremediğiniz için, muhtelif dizilerden kendinize periyodik kişilikler seçtiniz, karı kıza lazım olur diye birkaç şiir ezberlediniz, kendinizi daha iyi ifade edebilmek için telefonunuza da'li di'li minibüs kornası indirdiniz, ama soyunuz şöhretlensin diye dedenizi soyup ebenize de bindirdiniz, trend gereği "hayır" dediğiniz savaşlar kanlandıkça reyting olup yağmasını da bildiniz; kesilen başları, ortalığa saçılan bağırsakları, kopan bacaklarını sürünerek arayan adamın çığlıklarını mavi dişlerinizle lokma lokma paylaştınız. kiminiz kendini normal sanabilmek adına marjinal takılma çabasındayken, kiminiz marjinali de aşabilmek için en normali oynadınız. çeşnicibaşının tuvaleti gibi kokuyordu farklılıkta aynılığınız. kiminiz ona gurme bile dese, çeşnide suç ortağıydınız. sunulmuş hazlara, fason heyecanlara öylesine müptelaydınız ki, herhangi bir genel-geçer suça ortaklık etmeden yaşayamaz hale gelmiştiniz. babanızın mabadını satarak kazandığı parayla aldığınız markalı cicileri gezdirdiğiniz caddelerinize ışıklı yılbaşı süsleri takıldı diye istediğiniz bütün zengin kulüplerine elinizi kolunuzu; bu kulüplerdeki bütün hatunlara belinizi dölünüzü sallaya sallaya girebileceğinizi sandınız. bu umutla, ülkeniz parsel parsel peşkeş çekilirken, cehlinize sunulan pörsük kayınları dert edinip medeniyet yolundaki alçak mayınları görmezden geldiniz. cem-i cümlenizle alay edenlerin terli avuçlarında, koskoca atatürk ismini, yelloz anasının dizinin dibinde şıllık yalanan piksel ciğerli bir yalana indirgediniz. vatan elden gidiyor diye mangalda sucuk bırakmayanlarınız başta olmak üzere, tek biriniz bile elinize baltayı alıp bu kalleşliğin üzerine indirmediniz. mahallenin faşist bekçisini öldüren komünist dayısını, dilinde dinsiz amcasının kanıyla gezen şeriatçı eniştesinden aldığı bıçakla doğrayan milliyetçi babalarınız, 666 ekran aptal kutuları karşısında orman bakanlığına bağlı mübarek göbeklerini kaşıyarak geviş getirirken, zevk-ü sefanın zehirli yularından sefalet otlanabilmek için gafil dizginlerinizi kendi toynaklarınızla vatansız gavurların önüne serdiniz.
koca kirli yalanları kendi zevzek doğrularına yamayıp fikriyat bohçasını manipülasyon tohumlarına rahim eyleyenleriniz bir yana, en okumuşlarınız bile doğru söyleyenlerin sesleri kısılırken pamuk kozalarınızın sayfaları arasına gizlenip edirneden ötesine maya çalmaya kalkışanlar için dua ettiniz. sonra da utanmadan dediniz ki hani bir naro vardı? ne oldu onlar?.. gevrek gevrek güldünüz nuri alçodan paralarını alamayınca işi bırakmışlardır diye.. biz kayıtsız şartsız dostluk ve evrensel hakikat ve kitlesel intikam ve zihinsel diriliş yolunda verdiğimiz kurbanları ve şehitleri ve döktüğümüz posaları sayamazken, siz duvarlarınıza eğlence istediniz.
merak etmeyin, fazla beklemeyeceksiniz
dört buçuk milyar yaşında kainat ve bilin ki zeka, gafletten daha kaşar!
nuri alço revival organization
--spoiler--
--spoiler--
naro olağanüstü sert bildiri
(şubat 2005)
gri ve güzel olabilmek için siyahla beyaza ihtiyaç duymayan dolgun bulutların üzerinde sessiz kıpırtılarla biriken ve biriktikçe yenilenen ve yenilendikçe dinginleşen yağmur damlaları kadar huşû dolu; ve katıksız mantığın en kızıl kıvılcımları kadar deli; ve yağız oğlu laik devletini müslüman teröristlerden korumak adına şehit düşmüş tesettürlü bir annenin göz yaşları kadar gerçekti varoluş. kimi trend müptelası, kimi fuhuş yuvası, kimi alkol koması, kimi iman kumkuması sokaklarınızın böğrüne kınalar yaktığımız gecelerdi..
gazetelerinize, dergilerinize, reklamlarınıza, televizyonlarınıza, radyolarınıza, sinemalarınıza ve hatta dedikodularınıza kadar girdik.. kiminizi korkuttuk, kiminizi güldürdük, kiminizi düşündürdük; kiminizi kıskandırdık, kiminizi tiksindirdik, kiminizi kızdırdık.. yegane hakikati birbirine aldanışlarında bulan milyonlarca yalancının dolaysız gündemi ve hayatını birbirini kazıklamakla kazanırken binbir küfürle yediği kazıkları sevaba sayan bu mazlum halkın ipe sapa gelmez imgelemi olduk. satır satır, kokuşmuş ciğerinize tükürdük, hûrilere endeksli imanınıza; nurilere teşne vicdanınıza dil uzattık, zorlama ideolojilerinize, kokuşmuş zevklerinize, sahte ilişkilerinize turp sıktık. pörsük libidonuza çomak soktuk. gerçek hayatın rutubetli yalnızlığına hazırlanışımızın en civcivli günlerini, ne mal olduğunuzu görmekle geçirdiğimiz çeyrek asrın intikamını alarak ve bu intikamı neslimizle paylaşarak kutsadık. daha güzel bir dünya için tek yapmanız gerekenin, size kendiniz sandığınız bu parlak jöleli miskin bulamacı kakalayanlardan kurtulmak olduğuna inanıyorduk.
komplekslerinizi şişe diplerinde, korkularınızı seccadelerde, kıskançlıklarınızı magazin haberlerinde, aczinizi çılgın yaz gecelerinde, ezikliğinizi apış aralarınızda, cehaletinizi imajlarınızda kaybedebilmek için binbir takla atarken, ne katmerli kalantorlara ne servetler kazandırdığınızı görebilmenizi istiyorduk. çünkü gafil geziyordunuz. çünkü şaşkındınız. tutunamadan ayakta duramıyor, uyum sağlamadan bir benliğe sahip olamıyor, köleleşmeden yönetilemiyordunuz. bunun için birer taraftar ve sempatizan ve hayran ve eş ve arkadaş ve köpek oluyordunuz. asalları okeklerinden menkûl küsüratınız, karısız kalırsa bitleneceği için evlendirilmiş maço kocalar ile kocasız kalırsa kötü yola düşeceği için başgöz edilmiş cilveli karıların "yaşlanınca bize baksınlar" diye yaptıkları çocuklardınız. ve madem ki kaşınıyordunuz, şöyle veya böyle; vardınız. şöyle böyle kalmayı kendinize yediremediğiniz ve fakat kendiliğinizden olmayı da beceremediğiniz için, muhtelif dizilerden kendinize periyodik kişilikler seçtiniz, karı kıza lazım olur diye birkaç şiir ezberlediniz, kendinizi daha iyi ifade edebilmek için telefonunuza da'li di'li minibüs kornası indirdiniz, ama soyunuz şöhretlensin diye dedenizi soyup ebenize de bindirdiniz, trend gereği "hayır" dediğiniz savaşlar kanlandıkça reyting olup yağmasını da bildiniz; kesilen başları, ortalığa saçılan bağırsakları, kopan bacaklarını sürünerek arayan adamın çığlıklarını mavi dişlerinizle lokma lokma paylaştınız. kiminiz kendini normal sanabilmek adına marjinal takılma çabasındayken, kiminiz marjinali de aşabilmek için en normali oynadınız. çeşnicibaşının tuvaleti gibi kokuyordu farklılıkta aynılığınız. kiminiz ona gurme bile dese, çeşnide suç ortağıydınız. sunulmuş hazlara, fason heyecanlara öylesine müptelaydınız ki, herhangi bir genel-geçer suça ortaklık etmeden yaşayamaz hale gelmiştiniz. babanızın mabadını satarak kazandığı parayla aldığınız markalı cicileri gezdirdiğiniz caddelerinize ışıklı yılbaşı süsleri takıldı diye istediğiniz bütün zengin kulüplerine elinizi kolunuzu; bu kulüplerdeki bütün hatunlara belinizi dölünüzü sallaya sallaya girebileceğinizi sandınız. bu umutla, ülkeniz parsel parsel peşkeş çekilirken, cehlinize sunulan pörsük kayınları dert edinip medeniyet yolundaki alçak mayınları görmezden geldiniz. cem-i cümlenizle alay edenlerin terli avuçlarında, koskoca atatürk ismini, yelloz anasının dizinin dibinde şıllık yalanan piksel ciğerli bir yalana indirgediniz. vatan elden gidiyor diye mangalda sucuk bırakmayanlarınız başta olmak üzere, tek biriniz bile elinize baltayı alıp bu kalleşliğin üzerine indirmediniz. mahallenin faşist bekçisini öldüren komünist dayısını, dilinde dinsiz amcasının kanıyla gezen şeriatçı eniştesinden aldığı bıçakla doğrayan milliyetçi babalarınız, 666 ekran aptal kutuları karşısında orman bakanlığına bağlı mübarek göbeklerini kaşıyarak geviş getirirken, zevk-ü sefanın zehirli yularından sefalet otlanabilmek için gafil dizginlerinizi kendi toynaklarınızla vatansız gavurların önüne serdiniz.
koca kirli yalanları kendi zevzek doğrularına yamayıp fikriyat bohçasını manipülasyon tohumlarına rahim eyleyenleriniz bir yana, en okumuşlarınız bile doğru söyleyenlerin sesleri kısılırken pamuk kozalarınızın sayfaları arasına gizlenip edirneden ötesine maya çalmaya kalkışanlar için dua ettiniz. sonra da utanmadan dediniz ki hani bir naro vardı? ne oldu onlar?.. gevrek gevrek güldünüz nuri alçodan paralarını alamayınca işi bırakmışlardır diye.. biz kayıtsız şartsız dostluk ve evrensel hakikat ve kitlesel intikam ve zihinsel diriliş yolunda verdiğimiz kurbanları ve şehitleri ve döktüğümüz posaları sayamazken, siz duvarlarınıza eğlence istediniz.
merak etmeyin, fazla beklemeyeceksiniz
dört buçuk milyar yaşında kainat ve bilin ki zeka, gafletten daha kaşar!
nuri alço revival organization
--spoiler--
apc-orestes.
aynı mantıkla şuraya da çıkılabilir; muhammed peygamberse vahiy okumak zaten göreviydi ya neyini büyütüyosunuz bunun.
hmps hmps troll kokan saçmalama ayrıca.
hmps hmps troll kokan saçmalama ayrıca.
aklamakla hata yapan güruh, kemal paşa aklanmadan tüketilen bir tatlıdır efendim.
kendini bilmezliktir.
-sen hiç bir zaman tokmakçı olamadın ki...
-sen hiç bir zaman tokmakçı olamadın ki...
sayı ve para birimleriyle küfretme sanatı kullanmaktır.
natalie portman'ın söz konusu filmdeki güzelliğini kaçırmış insandır ayrıca. ha bir de sahte ingiliz aksanını.
o arada duvarı da keşfetmişse, garanti duvara yazılacak sözlerdir.
kurumların bireyleri aptal yerine koyduğu uygulama, bu duruma karşı ses getirecek bir eylem/yürüyüş yapmak elzemdir.
en çok gerçek kehribardan yapılmış olanlarını beğendiğim, stress giderici.
çin halkının tavuk kesercesine yaptığı bir nevi cinayet.
ayrılırken de allah'a emanet ol diyen insandır. *
muhtemelen müslüman mahallesinde salyangoz satmaya çalışan teşkilattır.
bünyesinde çok fazla güzel kız bulunduran ankara üniversitesi fakültesi, ben oralardayken olaysız günü yoktu sanırım hala da öyle.
antrenman yapmak isteyen damattır hemen eve geri dönüp geceye kaldığı yerden devam edecektir.
diasetilmorfin. morfinden kat kat güçlü bir ağrı kesici ve opiyat. son 5-6 senede yurtiçinde kullanımı oldukça yaygınlaşmıştır bunu ankara amatem'e başvuru sayılarından rahatlıkla görebilirsiniz. tedavisi çok zorlu bir süreçtir, bir not düşmek gerekirse tedavide fiziksel geri çekilme semptomları sona erdiğinde hasta spora yönlenmelidir bu beynin tekrar doğal yoldan endorfin salgılamasını sağlar ve craving denen aş erme sorunuyla baş etmede yardımcı olur.
abd ve avrupa'da yıllardır kullanılan buprenorfin'in ülkemizde yeni yeni kullanılmaya başlanması hastalar için bir umut olsa da, buprenorfin ile tedavi bir çeşit kısır döngü oluşturur ki bu da buprenorfin ve/veya suboxone başlığının konusudur.
eroin bağımlılığı tedavisinde nadir olarak kullanılan ibogain ve kısmen kratom'un ne kadar yararlı oldugu ise muammadır.
abd ve avrupa'da yıllardır kullanılan buprenorfin'in ülkemizde yeni yeni kullanılmaya başlanması hastalar için bir umut olsa da, buprenorfin ile tedavi bir çeşit kısır döngü oluşturur ki bu da buprenorfin ve/veya suboxone başlığının konusudur.
eroin bağımlılığı tedavisinde nadir olarak kullanılan ibogain ve kısmen kratom'un ne kadar yararlı oldugu ise muammadır.
7 tane kızkardeşi olan er kişiye yazılmaktan iyidir. tabi kime göre neye göre