bugün
- namus takıntısı olan erkek14
- talkan ve curcan katliamları4
- güzel kızların isimleri9
- regl dönemi çirkinliği3
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi14
- namus3
- müzisyen yazarlar3
- kadınlar sözlük4
- 86 yıl sonra bile atatürk'e minnet duyulma sebebi3
- diyete başlama pazartesisi5
- evde boş boş çerez yiyip bira içmek4
- yarı seküler yarı muhafazakar birisi olmak2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- sözlük yazarlarının suları3
- emek hırsızı patronları ifşa etme akımı4
- pernado bey birader2
- yeni arabalarda tuş yerine ekran olması3
- aniden gelen boşluk hissi3
- yazarların şu sıralar streslendikleri konular2
- bilgi için mi like için mi yazılır7
- ona bir şey söyle15
- ismet bin komsomol el tavariş ül raskolnikov4
- 61 yaşındaki anne oğlunun bebeğini doğurdu2
- abd iran anlaşması3
- evlenmeyi başaramamış kadın17
- istanbul'da ortalama kiranın 42 bin tl olması3
- kızına eşine bikini giydiren aile reisi7
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı5
- buddy dude23
- botların ekşiden başlık araklaması4
- 15 haziran 2026 isveç tunus maçı3
- halkım yok sayılıyor işte kürt sorunu benim4
- deli1i6
- 14 haziran 2026 avustralyalının türk çocuğu x i2
- futbol5
- menzil terör örgütü metö4
- deliliğin tedavisi10
- barış alper yılmaz6
- siyah carlsberg4
- hayatın planladığımız gibi gitmemesi2
- diamond bosphoruss birader4
- tunus5
- bir bölüm daha izleyeyim yatarım3
- murat kurum'un dalış yaparak körfezi denetlemesi2
- dinlenme tesisinde kadına saldıran başıboş köpek3
- milli maçı izlemeyen erkek22
- türkiye avustralya maçı5
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek10
- diamond bosphoruss denen yazar17
- boşluğa dalmak2
hemen hemen tam altı sene önce son bir bildiri yayımlayıp sessizliğe gömülen topluluk.
--spoiler--
naro olağanüstü sert bildiri
(şubat 2005)
gri ve güzel olabilmek için siyahla beyaza ihtiyaç duymayan dolgun bulutların üzerinde sessiz kıpırtılarla biriken ve biriktikçe yenilenen ve yenilendikçe dinginleşen yağmur damlaları kadar huşû dolu; ve katıksız mantığın en kızıl kıvılcımları kadar deli; ve yağız oğlu laik devletini müslüman teröristlerden korumak adına şehit düşmüş tesettürlü bir annenin göz yaşları kadar gerçekti varoluş. kimi trend müptelası, kimi fuhuş yuvası, kimi alkol koması, kimi iman kumkuması sokaklarınızın böğrüne kınalar yaktığımız gecelerdi..
gazetelerinize, dergilerinize, reklamlarınıza, televizyonlarınıza, radyolarınıza, sinemalarınıza ve hatta dedikodularınıza kadar girdik.. kiminizi korkuttuk, kiminizi güldürdük, kiminizi düşündürdük; kiminizi kıskandırdık, kiminizi tiksindirdik, kiminizi kızdırdık.. yegane hakikati birbirine aldanışlarında bulan milyonlarca yalancının dolaysız gündemi ve hayatını birbirini kazıklamakla kazanırken binbir küfürle yediği kazıkları sevaba sayan bu mazlum halkın ipe sapa gelmez imgelemi olduk. satır satır, kokuşmuş ciğerinize tükürdük, hûrilere endeksli imanınıza; nurilere teşne vicdanınıza dil uzattık, zorlama ideolojilerinize, kokuşmuş zevklerinize, sahte ilişkilerinize turp sıktık. pörsük libidonuza çomak soktuk. gerçek hayatın rutubetli yalnızlığına hazırlanışımızın en civcivli günlerini, ne mal olduğunuzu görmekle geçirdiğimiz çeyrek asrın intikamını alarak ve bu intikamı neslimizle paylaşarak kutsadık. daha güzel bir dünya için tek yapmanız gerekenin, size kendiniz sandığınız bu parlak jöleli miskin bulamacı kakalayanlardan kurtulmak olduğuna inanıyorduk.
komplekslerinizi şişe diplerinde, korkularınızı seccadelerde, kıskançlıklarınızı magazin haberlerinde, aczinizi çılgın yaz gecelerinde, ezikliğinizi apış aralarınızda, cehaletinizi imajlarınızda kaybedebilmek için binbir takla atarken, ne katmerli kalantorlara ne servetler kazandırdığınızı görebilmenizi istiyorduk. çünkü gafil geziyordunuz. çünkü şaşkındınız. tutunamadan ayakta duramıyor, uyum sağlamadan bir benliğe sahip olamıyor, köleleşmeden yönetilemiyordunuz. bunun için birer taraftar ve sempatizan ve hayran ve eş ve arkadaş ve köpek oluyordunuz. asalları okeklerinden menkûl küsüratınız, karısız kalırsa bitleneceği için evlendirilmiş maço kocalar ile kocasız kalırsa kötü yola düşeceği için başgöz edilmiş cilveli karıların "yaşlanınca bize baksınlar" diye yaptıkları çocuklardınız. ve madem ki kaşınıyordunuz, şöyle veya böyle; vardınız. şöyle böyle kalmayı kendinize yediremediğiniz ve fakat kendiliğinizden olmayı da beceremediğiniz için, muhtelif dizilerden kendinize periyodik kişilikler seçtiniz, karı kıza lazım olur diye birkaç şiir ezberlediniz, kendinizi daha iyi ifade edebilmek için telefonunuza da'li di'li minibüs kornası indirdiniz, ama soyunuz şöhretlensin diye dedenizi soyup ebenize de bindirdiniz, trend gereği "hayır" dediğiniz savaşlar kanlandıkça reyting olup yağmasını da bildiniz; kesilen başları, ortalığa saçılan bağırsakları, kopan bacaklarını sürünerek arayan adamın çığlıklarını mavi dişlerinizle lokma lokma paylaştınız. kiminiz kendini normal sanabilmek adına marjinal takılma çabasındayken, kiminiz marjinali de aşabilmek için en normali oynadınız. çeşnicibaşının tuvaleti gibi kokuyordu farklılıkta aynılığınız. kiminiz ona gurme bile dese, çeşnide suç ortağıydınız. sunulmuş hazlara, fason heyecanlara öylesine müptelaydınız ki, herhangi bir genel-geçer suça ortaklık etmeden yaşayamaz hale gelmiştiniz. babanızın mabadını satarak kazandığı parayla aldığınız markalı cicileri gezdirdiğiniz caddelerinize ışıklı yılbaşı süsleri takıldı diye istediğiniz bütün zengin kulüplerine elinizi kolunuzu; bu kulüplerdeki bütün hatunlara belinizi dölünüzü sallaya sallaya girebileceğinizi sandınız. bu umutla, ülkeniz parsel parsel peşkeş çekilirken, cehlinize sunulan pörsük kayınları dert edinip medeniyet yolundaki alçak mayınları görmezden geldiniz. cem-i cümlenizle alay edenlerin terli avuçlarında, koskoca atatürk ismini, yelloz anasının dizinin dibinde şıllık yalanan piksel ciğerli bir yalana indirgediniz. vatan elden gidiyor diye mangalda sucuk bırakmayanlarınız başta olmak üzere, tek biriniz bile elinize baltayı alıp bu kalleşliğin üzerine indirmediniz. mahallenin faşist bekçisini öldüren komünist dayısını, dilinde dinsiz amcasının kanıyla gezen şeriatçı eniştesinden aldığı bıçakla doğrayan milliyetçi babalarınız, 666 ekran aptal kutuları karşısında orman bakanlığına bağlı mübarek göbeklerini kaşıyarak geviş getirirken, zevk-ü sefanın zehirli yularından sefalet otlanabilmek için gafil dizginlerinizi kendi toynaklarınızla vatansız gavurların önüne serdiniz.
koca kirli yalanları kendi zevzek doğrularına yamayıp fikriyat bohçasını manipülasyon tohumlarına rahim eyleyenleriniz bir yana, en okumuşlarınız bile doğru söyleyenlerin sesleri kısılırken pamuk kozalarınızın sayfaları arasına gizlenip edirneden ötesine maya çalmaya kalkışanlar için dua ettiniz. sonra da utanmadan dediniz ki hani bir naro vardı? ne oldu onlar?.. gevrek gevrek güldünüz nuri alçodan paralarını alamayınca işi bırakmışlardır diye.. biz kayıtsız şartsız dostluk ve evrensel hakikat ve kitlesel intikam ve zihinsel diriliş yolunda verdiğimiz kurbanları ve şehitleri ve döktüğümüz posaları sayamazken, siz duvarlarınıza eğlence istediniz.
merak etmeyin, fazla beklemeyeceksiniz
dört buçuk milyar yaşında kainat ve bilin ki zeka, gafletten daha kaşar!
nuri alço revival organization
--spoiler--
--spoiler--
naro olağanüstü sert bildiri
(şubat 2005)
gri ve güzel olabilmek için siyahla beyaza ihtiyaç duymayan dolgun bulutların üzerinde sessiz kıpırtılarla biriken ve biriktikçe yenilenen ve yenilendikçe dinginleşen yağmur damlaları kadar huşû dolu; ve katıksız mantığın en kızıl kıvılcımları kadar deli; ve yağız oğlu laik devletini müslüman teröristlerden korumak adına şehit düşmüş tesettürlü bir annenin göz yaşları kadar gerçekti varoluş. kimi trend müptelası, kimi fuhuş yuvası, kimi alkol koması, kimi iman kumkuması sokaklarınızın böğrüne kınalar yaktığımız gecelerdi..
gazetelerinize, dergilerinize, reklamlarınıza, televizyonlarınıza, radyolarınıza, sinemalarınıza ve hatta dedikodularınıza kadar girdik.. kiminizi korkuttuk, kiminizi güldürdük, kiminizi düşündürdük; kiminizi kıskandırdık, kiminizi tiksindirdik, kiminizi kızdırdık.. yegane hakikati birbirine aldanışlarında bulan milyonlarca yalancının dolaysız gündemi ve hayatını birbirini kazıklamakla kazanırken binbir küfürle yediği kazıkları sevaba sayan bu mazlum halkın ipe sapa gelmez imgelemi olduk. satır satır, kokuşmuş ciğerinize tükürdük, hûrilere endeksli imanınıza; nurilere teşne vicdanınıza dil uzattık, zorlama ideolojilerinize, kokuşmuş zevklerinize, sahte ilişkilerinize turp sıktık. pörsük libidonuza çomak soktuk. gerçek hayatın rutubetli yalnızlığına hazırlanışımızın en civcivli günlerini, ne mal olduğunuzu görmekle geçirdiğimiz çeyrek asrın intikamını alarak ve bu intikamı neslimizle paylaşarak kutsadık. daha güzel bir dünya için tek yapmanız gerekenin, size kendiniz sandığınız bu parlak jöleli miskin bulamacı kakalayanlardan kurtulmak olduğuna inanıyorduk.
komplekslerinizi şişe diplerinde, korkularınızı seccadelerde, kıskançlıklarınızı magazin haberlerinde, aczinizi çılgın yaz gecelerinde, ezikliğinizi apış aralarınızda, cehaletinizi imajlarınızda kaybedebilmek için binbir takla atarken, ne katmerli kalantorlara ne servetler kazandırdığınızı görebilmenizi istiyorduk. çünkü gafil geziyordunuz. çünkü şaşkındınız. tutunamadan ayakta duramıyor, uyum sağlamadan bir benliğe sahip olamıyor, köleleşmeden yönetilemiyordunuz. bunun için birer taraftar ve sempatizan ve hayran ve eş ve arkadaş ve köpek oluyordunuz. asalları okeklerinden menkûl küsüratınız, karısız kalırsa bitleneceği için evlendirilmiş maço kocalar ile kocasız kalırsa kötü yola düşeceği için başgöz edilmiş cilveli karıların "yaşlanınca bize baksınlar" diye yaptıkları çocuklardınız. ve madem ki kaşınıyordunuz, şöyle veya böyle; vardınız. şöyle böyle kalmayı kendinize yediremediğiniz ve fakat kendiliğinizden olmayı da beceremediğiniz için, muhtelif dizilerden kendinize periyodik kişilikler seçtiniz, karı kıza lazım olur diye birkaç şiir ezberlediniz, kendinizi daha iyi ifade edebilmek için telefonunuza da'li di'li minibüs kornası indirdiniz, ama soyunuz şöhretlensin diye dedenizi soyup ebenize de bindirdiniz, trend gereği "hayır" dediğiniz savaşlar kanlandıkça reyting olup yağmasını da bildiniz; kesilen başları, ortalığa saçılan bağırsakları, kopan bacaklarını sürünerek arayan adamın çığlıklarını mavi dişlerinizle lokma lokma paylaştınız. kiminiz kendini normal sanabilmek adına marjinal takılma çabasındayken, kiminiz marjinali de aşabilmek için en normali oynadınız. çeşnicibaşının tuvaleti gibi kokuyordu farklılıkta aynılığınız. kiminiz ona gurme bile dese, çeşnide suç ortağıydınız. sunulmuş hazlara, fason heyecanlara öylesine müptelaydınız ki, herhangi bir genel-geçer suça ortaklık etmeden yaşayamaz hale gelmiştiniz. babanızın mabadını satarak kazandığı parayla aldığınız markalı cicileri gezdirdiğiniz caddelerinize ışıklı yılbaşı süsleri takıldı diye istediğiniz bütün zengin kulüplerine elinizi kolunuzu; bu kulüplerdeki bütün hatunlara belinizi dölünüzü sallaya sallaya girebileceğinizi sandınız. bu umutla, ülkeniz parsel parsel peşkeş çekilirken, cehlinize sunulan pörsük kayınları dert edinip medeniyet yolundaki alçak mayınları görmezden geldiniz. cem-i cümlenizle alay edenlerin terli avuçlarında, koskoca atatürk ismini, yelloz anasının dizinin dibinde şıllık yalanan piksel ciğerli bir yalana indirgediniz. vatan elden gidiyor diye mangalda sucuk bırakmayanlarınız başta olmak üzere, tek biriniz bile elinize baltayı alıp bu kalleşliğin üzerine indirmediniz. mahallenin faşist bekçisini öldüren komünist dayısını, dilinde dinsiz amcasının kanıyla gezen şeriatçı eniştesinden aldığı bıçakla doğrayan milliyetçi babalarınız, 666 ekran aptal kutuları karşısında orman bakanlığına bağlı mübarek göbeklerini kaşıyarak geviş getirirken, zevk-ü sefanın zehirli yularından sefalet otlanabilmek için gafil dizginlerinizi kendi toynaklarınızla vatansız gavurların önüne serdiniz.
koca kirli yalanları kendi zevzek doğrularına yamayıp fikriyat bohçasını manipülasyon tohumlarına rahim eyleyenleriniz bir yana, en okumuşlarınız bile doğru söyleyenlerin sesleri kısılırken pamuk kozalarınızın sayfaları arasına gizlenip edirneden ötesine maya çalmaya kalkışanlar için dua ettiniz. sonra da utanmadan dediniz ki hani bir naro vardı? ne oldu onlar?.. gevrek gevrek güldünüz nuri alçodan paralarını alamayınca işi bırakmışlardır diye.. biz kayıtsız şartsız dostluk ve evrensel hakikat ve kitlesel intikam ve zihinsel diriliş yolunda verdiğimiz kurbanları ve şehitleri ve döktüğümüz posaları sayamazken, siz duvarlarınıza eğlence istediniz.
merak etmeyin, fazla beklemeyeceksiniz
dört buçuk milyar yaşında kainat ve bilin ki zeka, gafletten daha kaşar!
nuri alço revival organization
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar