bugün
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı9
- masaj bekleyen yazarlar3
- regl dönemi dengesizlikleri4
- ekrem imamoğlu3
- bir kadının en güzel bölgesi11
- tadıldığına pişman eden şeyler2
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak3
- her gün poğaça simit yemek2
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- deve besleyip sidiğini satmak2
- pazar günü mesai yapmak3
- dişlerini fırçalamayan kadınla öpüşmek2
- michael olise3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- badem dolgulu kruvasan3
- elektrikli bisiklet terörü2
- kabızlık nasıl geçer3
- ingiltere8
- fransa7
- vantilatörü kendine çevirmek10
- dünyanın en güzel tatlısı11
- güneş yüzlü çocuğa mektup2
- evde kalmış sözlük kızı2
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- mohamed salah ghaly3
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı6
- trakya ve istanbul da çekirge istilası3
- inan akgün alp2
- bugün ispanya arjantin maçı saat 22 de trt 1 de3
- türklerin ileri olduğu konular21
- 2026 dünya kupası13
- dünya9
- futbol3
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye3
- günün şiiri8
- kalp kırmak2
- dinsize inanır mısın17
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- devlet bahçeli3
- antipanik hanımın elleri2
- en gey özelliğiniz8
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
sevdiği entry'ler
hayvanların uyutulmasına kesinlikle karşıyım. herhangi bir zümreden de değilim. beter olacaksınız bir tahmindi beddua değil. bunu da çok istiyorsunuz olun dedim.
kaldı ki beddua da olsa bedduayı sadece peygamberler etmez. hayvanlar uyutulmasın dedim diye bu sitede bana peygamber misin de denilmiş. siz allah mısınız peki?
yüz yılda bir köpek katliamı yapmak hiçbir kötü sonuç doğurmaz çözümdür diye düşünüyorsanız beter olursunuz. hayvanların öldürülmesini savunuyor, yaşasın diyen alsın evine diyorsunuz. köylerin asla denetlenmediğinden bir köpeğin yılda kaç köpek doğurduğundan köylünün sahipli köpeğini hiç kısırlaştırmak zorunda kalmadan çok rahat çok profesyonel elli atmış köpeği istediği gibi sokağa saldığından bahsetmiyorsunuz.
uyutmayı savunuyor çözüm olarak görüyor ama hala kısırlaştırmaya karşı çıkıyorsunuz. katliam çözüm olsaydı şimdi böyle bir sorun olmazdı. "aaaa öldürelim lan bunları." demek de bir tek sizin aklınıza gelmedi.
barınak çözüm değildir. gerekli denetimleri yapmak önlem almak, vatandaşların güvenliğini sağlamak, sokak hayvanlarını korumak devletin görevidir. hiçbir zaman hayvanların sokaklarda sürüler halinde gezmesini savunmadım. asla köpek insandan daha değerli demedim. kendime hayvanseverim de demedim. burada üremeye engel olmayıp, "kuduzdan insan ölmesin" bile demeyip aşılamaya bütçe ayırmayan belediyeyi eleştiriyorum. başıboş hayvan sorunu yeni oraya çıkmış gibi bu güne kadar kontrolsüzce hayvan üretenlere hiç sesinizi çıkarmayıp iş öldürmeye gelince bu kadar iştahlı olmanızı eleştiriyorum. asıl samimi olmayan budur.
edit: yasada sokak hayvanları diyor köpek demiyor ve kedilerde de kuduz var, yayılmaya devam ediyor. aşılama ve kısırlaştırma yok çünkü. köpekleri öldürsünler ama kedilere bir şey yapmasınlar diyenlerin haberi olsun. aşıyı savunmayacaksanız her şeyden vergi alıp iş yapmaya gelince "başka çözüm yok öldürelim" diyenleri alkışlayacaksanız kedilerden de insanlara tırmalamayla kuduz bulaşacak, ölmeye devam edeceğiz. 2024 yılında kuduz olmak da kedinin suçu demezsiniz herhalde. çözüm var hep vardı ama uygulanmadı.
kuduz bulaşacak ölmeye devam edeceğiz dedim diye buna da beddua diyenler çıkabilir.
beddua falan değil açın elinizi duamdır: insan dünyada yalnızdır, gariptir, acizdir. her şey herkesin başına gelebilir. inşallah bir gün mesela göçük altında kalıp ite kediye muhtaç olmazsınız.
kaldı ki beddua da olsa bedduayı sadece peygamberler etmez. hayvanlar uyutulmasın dedim diye bu sitede bana peygamber misin de denilmiş. siz allah mısınız peki?
yüz yılda bir köpek katliamı yapmak hiçbir kötü sonuç doğurmaz çözümdür diye düşünüyorsanız beter olursunuz. hayvanların öldürülmesini savunuyor, yaşasın diyen alsın evine diyorsunuz. köylerin asla denetlenmediğinden bir köpeğin yılda kaç köpek doğurduğundan köylünün sahipli köpeğini hiç kısırlaştırmak zorunda kalmadan çok rahat çok profesyonel elli atmış köpeği istediği gibi sokağa saldığından bahsetmiyorsunuz.
uyutmayı savunuyor çözüm olarak görüyor ama hala kısırlaştırmaya karşı çıkıyorsunuz. katliam çözüm olsaydı şimdi böyle bir sorun olmazdı. "aaaa öldürelim lan bunları." demek de bir tek sizin aklınıza gelmedi.
barınak çözüm değildir. gerekli denetimleri yapmak önlem almak, vatandaşların güvenliğini sağlamak, sokak hayvanlarını korumak devletin görevidir. hiçbir zaman hayvanların sokaklarda sürüler halinde gezmesini savunmadım. asla köpek insandan daha değerli demedim. kendime hayvanseverim de demedim. burada üremeye engel olmayıp, "kuduzdan insan ölmesin" bile demeyip aşılamaya bütçe ayırmayan belediyeyi eleştiriyorum. başıboş hayvan sorunu yeni oraya çıkmış gibi bu güne kadar kontrolsüzce hayvan üretenlere hiç sesinizi çıkarmayıp iş öldürmeye gelince bu kadar iştahlı olmanızı eleştiriyorum. asıl samimi olmayan budur.
edit: yasada sokak hayvanları diyor köpek demiyor ve kedilerde de kuduz var, yayılmaya devam ediyor. aşılama ve kısırlaştırma yok çünkü. köpekleri öldürsünler ama kedilere bir şey yapmasınlar diyenlerin haberi olsun. aşıyı savunmayacaksanız her şeyden vergi alıp iş yapmaya gelince "başka çözüm yok öldürelim" diyenleri alkışlayacaksanız kedilerden de insanlara tırmalamayla kuduz bulaşacak, ölmeye devam edeceğiz. 2024 yılında kuduz olmak da kedinin suçu demezsiniz herhalde. çözüm var hep vardı ama uygulanmadı.
kuduz bulaşacak ölmeye devam edeceğiz dedim diye buna da beddua diyenler çıkabilir.
beddua falan değil açın elinizi duamdır: insan dünyada yalnızdır, gariptir, acizdir. her şey herkesin başına gelebilir. inşallah bir gün mesela göçük altında kalıp ite kediye muhtaç olmazsınız.
dijitall.com olağanüstü ilgisiz firma. bir televizyon değişimini neredeyse 1 hafta oldu yapamadılar. (değişim lg tarafından onaylandı, hepsini ben hallettim)
yapılacak işlemler varmış. yersen. müşteri hizmetleri mail atarsın dönmez. mail / mesaj işini unutun. telefonla ararsın, ilgili kişi size dönecek der telefondaki kız, ilgili kişi dönmez tekrar sen ararsın. aradığında ilgili kişi seninle konuşmaz, telefondaki kıza bilgi verir -ki bu bilgi baştan savma bilgisidir, aslında bilgi falan değildir- çaresiz telefonu kapatırsın.
müşteri hizmetleri eğer sen aramazsan hiç bir bilgilendirmede bulunmaz. arayınca da bilgi alamazsın. tek artıları eğer stoklarında varsa hızlı gönderide bulunmaları.
müşteri hizmetleri pert. 50-100 lira ucuz olsun diye buradan alışveriş yapıp sonra tırnaklarınızı yemeyin. icabında az pahalı olsun ama kurumsal, bilindik, müşteri hizmetleri ilgili olan bir yerden alın, içiniz rahat etsin.
not: bir hafta aradan sonra öğrendim ki sitenin ürün temin ettiği bayi kapanmış. tabiki bunu ben aramazsam kendileri bilgilendirmiyor. bir telefon numarası verdiler, işinizi onlar halledecek dediler. telefonu defalarca aradım açan olmadı. tekrar bu siteyi aradım. sekreterden ilgili kişiyi bağlamasını istedim. biraz bekleteceğim dedi. biraz bekledim ve tekrar dönerek ilgili kişinin dışarı çıktığını söyledi. yersen. şuan çıkmaza girdi iş. senin ürünü alıp üstüne karla bana gönderdiğin bayi kapanmışsa bu sorunu da siz çözeceksiniz. topu lg'ye atmakla olmaz o iş. rezalet başlığı açmam an meselesi.
yapılacak işlemler varmış. yersen. müşteri hizmetleri mail atarsın dönmez. mail / mesaj işini unutun. telefonla ararsın, ilgili kişi size dönecek der telefondaki kız, ilgili kişi dönmez tekrar sen ararsın. aradığında ilgili kişi seninle konuşmaz, telefondaki kıza bilgi verir -ki bu bilgi baştan savma bilgisidir, aslında bilgi falan değildir- çaresiz telefonu kapatırsın.
müşteri hizmetleri eğer sen aramazsan hiç bir bilgilendirmede bulunmaz. arayınca da bilgi alamazsın. tek artıları eğer stoklarında varsa hızlı gönderide bulunmaları.
müşteri hizmetleri pert. 50-100 lira ucuz olsun diye buradan alışveriş yapıp sonra tırnaklarınızı yemeyin. icabında az pahalı olsun ama kurumsal, bilindik, müşteri hizmetleri ilgili olan bir yerden alın, içiniz rahat etsin.
not: bir hafta aradan sonra öğrendim ki sitenin ürün temin ettiği bayi kapanmış. tabiki bunu ben aramazsam kendileri bilgilendirmiyor. bir telefon numarası verdiler, işinizi onlar halledecek dediler. telefonu defalarca aradım açan olmadı. tekrar bu siteyi aradım. sekreterden ilgili kişiyi bağlamasını istedim. biraz bekleteceğim dedi. biraz bekledim ve tekrar dönerek ilgili kişinin dışarı çıktığını söyledi. yersen. şuan çıkmaza girdi iş. senin ürünü alıp üstüne karla bana gönderdiğin bayi kapanmışsa bu sorunu da siz çözeceksiniz. topu lg'ye atmakla olmaz o iş. rezalet başlığı açmam an meselesi.
mustafa kemal atatürk'ün ince zekasını gösterir. ne mutlu türk diyene değil türküm diyene ırkçılık ve farklılıkları ortadan kaldırmıştır.
moderatörler sayesinde ayrı bir başlık altında tanımlayamadığım ideolojidir. hadi yobazları anlıyorum ama yobaz olmayan kimi cahilin saçmalamalarından bezdim artık. yeri geldikçe bu entryi refere edeceğim.
"kemalist" terimini ilk defa milli mücadele yıllarında avrupa basını kullandı. kastettikleri emperyalizmle ve yerli işbirlikçileriyle mücadele eden atamız ve arkadaşlarıydı. ne atamız, ne de arkadaşları bu tanıma asla itiraz etmediler.
kemalizm ideolojik boyutunu ise cumhuriyetin kurulmasından sonra "atatürk ilkeleri" çerçevesinde kazandı. atatürk ilkelerinin çizdiği ideolojik çerçeveye "kemalizm", atamızın ilkelerini benimseyen, onun yolunda olan insanlara ise "kemalist" denir.
söz konusu ilkeler atamıza rağmen değil, bizzat onun tarafından belirlendi.
"atatürkçülük" de özünde "kemalizm"dir. ne var ki aslında bir abd piyonundan başka bir şey olmayan kenan evren ve tayfasının "atatürkçülük" maskesi altında yaptıkları sayesinde, öyle sömürülmüş, çığırından öyle çıkarılmış, öyle tasfiye edilmiştir ki kemalizmle alakasız bir hale sokulmuştur.
şöyle ki kenan evren ve tayfasının sözde atatürkçülüğü, "halkçılık, laiklik ve devrimcilik" ilkeleri tasfiye edilmiş, sözde kemalizmdir. "tam bağımsızlığı" şiar edinen "bağımsızlık benim karakterimdir" diyen atamızın tam tersi, mandacı, işbirlikçi, teslimiyetçi bir görüşün tezahürü haline gelmiştir.
atatürkçülüğün "gardırop atatürkçülüğü"ne dönüştürülmesinin tarihi eskidir ama kenan evren'in yaptığı kadarını kimseler yapamamıştı daha önce...
günümüzde kendisini "atatürkçü" olarak tanımlayan insanlar elbette kenan evren çizgisinde değiller. fakat şahsen atamızın fikirleri üzerine düşen kenan evren'in uğursuz siluetini reddetmek, cumhuriyetin ilk yıllarındaki devrimci, ilerici, halkçı ruha bağlılığımı ifade etmek için kendimi "kemalist" olarak tanımlamayı tercih ediyorum.
durum bundan ibarettir... saçmalamaya devam etmeye niyeti olanlar, her zamanki taktikleri olan, dediklerimi hiç denmemiş kabul ederek, tek taraflı saçmalama ucuzluğuna kaçmadan yazsınlar yürekleri varsa da görelim..
"kemalist" terimini ilk defa milli mücadele yıllarında avrupa basını kullandı. kastettikleri emperyalizmle ve yerli işbirlikçileriyle mücadele eden atamız ve arkadaşlarıydı. ne atamız, ne de arkadaşları bu tanıma asla itiraz etmediler.
kemalizm ideolojik boyutunu ise cumhuriyetin kurulmasından sonra "atatürk ilkeleri" çerçevesinde kazandı. atatürk ilkelerinin çizdiği ideolojik çerçeveye "kemalizm", atamızın ilkelerini benimseyen, onun yolunda olan insanlara ise "kemalist" denir.
söz konusu ilkeler atamıza rağmen değil, bizzat onun tarafından belirlendi.
"atatürkçülük" de özünde "kemalizm"dir. ne var ki aslında bir abd piyonundan başka bir şey olmayan kenan evren ve tayfasının "atatürkçülük" maskesi altında yaptıkları sayesinde, öyle sömürülmüş, çığırından öyle çıkarılmış, öyle tasfiye edilmiştir ki kemalizmle alakasız bir hale sokulmuştur.
şöyle ki kenan evren ve tayfasının sözde atatürkçülüğü, "halkçılık, laiklik ve devrimcilik" ilkeleri tasfiye edilmiş, sözde kemalizmdir. "tam bağımsızlığı" şiar edinen "bağımsızlık benim karakterimdir" diyen atamızın tam tersi, mandacı, işbirlikçi, teslimiyetçi bir görüşün tezahürü haline gelmiştir.
atatürkçülüğün "gardırop atatürkçülüğü"ne dönüştürülmesinin tarihi eskidir ama kenan evren'in yaptığı kadarını kimseler yapamamıştı daha önce...
günümüzde kendisini "atatürkçü" olarak tanımlayan insanlar elbette kenan evren çizgisinde değiller. fakat şahsen atamızın fikirleri üzerine düşen kenan evren'in uğursuz siluetini reddetmek, cumhuriyetin ilk yıllarındaki devrimci, ilerici, halkçı ruha bağlılığımı ifade etmek için kendimi "kemalist" olarak tanımlamayı tercih ediyorum.
durum bundan ibarettir... saçmalamaya devam etmeye niyeti olanlar, her zamanki taktikleri olan, dediklerimi hiç denmemiş kabul ederek, tek taraflı saçmalama ucuzluğuna kaçmadan yazsınlar yürekleri varsa da görelim..
Sabiha Gökçen.
He emperyalizme domalmadan güne başlayamıyorsun yani.
Anladım.
Anladım.