bugün
- laik teyzelerin fenotipi11
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek4
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım15
- velvet gel sana bir kahve ısmarlayayım6
- gürcistan5
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- kadınların şiirden anlamaması6
- sözlüğün en güzel kız yazarı8
- pazar pazar kafa açan ergen yazar sorunları2
- ak çomarların beslenme kalitesi2
- tavuk şiş2
- bir seri katilin tarzını taklit eden katil6
- 1948 arap israil savaşı12
- oy kullanmamak2
- kimsenin kılığına kıyafetine karışmamak4
- islam barış dinidir11
- sözlük kızlarının boş teneke olması3
- galericiler battı mutlu musunuz5
- hande erçel'in giydiği beyaz elbise3
- mason greenwood4
- temas bağımlılığı5
- sürekli peki neyse diyen kız5
- yazarların favori oyun karakteri15
- gocusuz sözlük2
- bel soğukluğu2
- güneşli havada şemsiye kullanan insan2
- sözlük kızları gitsin rus kızları gelsin2
- sözlük kızlarının babaları6
- sabah ezanı okunurken köpeklerin havlaması6
- bodrum3
- caddebostan6
- palamut3
- dünya da kimse işe gitmezse kapitalist sistem3
- flört kelimesinin son zamanlarda sık kullanılması3
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı19
- türkler kürtler ve araplar kardeştir2
- pazar sabahı kapının önüne bırakılan kesik kafa2
- ellerim bos gonlum hos7
- geekyapar2
- dedeler sofrası2
- kars kaşarı vs izmir kaşarı2
- clemence baptista6
- osuruktan şiirler89
- sabahları nefret edilen şeyler8
- abur öldü mü lan5
- laik teyze5
- 23 ağustos 2026 göztepe gençlerbirliği maçı3
- futbol14
- avram galanti2
- urfa dürüm2
entry'ler (319)
kitap adı altında yaratıcı zeka ürünü tasarlıyor kendisi .
yalnız kadın karakterlerini sevememiş zannımca.
"ağlamanın bir kadın için her daim ulaşılmaya çalışır bir ruh durumu olduğuna inancım tamdı"
"...sokağa çıktım. bizimkilerden kimseyi bulamayacağımı biliyordum.Anneleri hafta sonları kolay kolay salmazdı onları sokağa. babaları seçkin ve geçkin günlerinin teminatı veletlerinin nasıl semirdiğini görsün de, sürdürdükleri köle hayatını bir nebze meşrulaştırabilsin diye. kadınlara yakışır incelikte bir işbirlik"
bunları çoğaltabiliriz
bu seksizme varmadan köşeden dönmüş duygu durumu nedendir dediğimdir.
yalnız kadın karakterlerini sevememiş zannımca.
"ağlamanın bir kadın için her daim ulaşılmaya çalışır bir ruh durumu olduğuna inancım tamdı"
"...sokağa çıktım. bizimkilerden kimseyi bulamayacağımı biliyordum.Anneleri hafta sonları kolay kolay salmazdı onları sokağa. babaları seçkin ve geçkin günlerinin teminatı veletlerinin nasıl semirdiğini görsün de, sürdürdükleri köle hayatını bir nebze meşrulaştırabilsin diye. kadınlara yakışır incelikte bir işbirlik"
bunları çoğaltabiliriz
bu seksizme varmadan köşeden dönmüş duygu durumu nedendir dediğimdir.
ne sahneler çekilir buna, aman da ne sahneler, ne soundtrack olur bu kapı gibi.
zatımca insan korkutmak konusunda doktora yapmıştır.
lütfen özcan deniz'i de tanzanya'ya öteleyelim lütfen.
bu yaştan sonra iyice coşmuştur. midnight in paris'in daha afişi soğumadan to rome with love'i çekip, kanımca murathan mungan'ın ışık hızıyla kitap yazmasıyla yarışacaktır yakında kendisi. ''görülmeyen bir dünya olduğu kesin. sorun oranın şehir merkezine ne kadar uzakta ve kaça kadar açık olduğu.'' demiştir yanakları sıkılası.
miranda july'nin son filmi.
son filmi the future'da da beni hayal kırıklığına uğratmamış şaşkın dünyalı yönetmendir.
inanılmaz yaratım gücü. (bkz: the here and after)
gördüğü sineği yakalayamayıp, bunu haysiyet meselesi yapıp, ertesi gün sinek efendiyi gördüğü yere gidip gidip ağlayan, 4.5 aylık gururlu kedimin de dahil olduğu cinstir. şaşırtıcı şekilde akıllıdırlar. garip bir miyavi tınıları vardır. garip hayvanlardır.
dünyanın en tatlı, en içten, en mutevazi oyuncusu, mis gibi bir insandır.
hülya avşar kişisi ile popülarite yaratması olası durumdur.
eleştirinin hakkını verebilmek, derin yırtmaçlı elbise giyip arz-ı endam etmekten öte önce üslup ve adab-ı muhaşeret bilmeyi gerektirir.
eleştirmen, jüri vs hangi sıfatla olursa olsun hiçbir film izlenim sırasında ve sonrasında hadsizliğe ve densizliğe varacak denli bir muameleyi haketmez.
ey jüri koltuğu;
sinema filmi dediğimiz şey kolektif bir üründür. bilirsin elbet değil mi biz bir emekten bahsediyoruz?
filme yapılmış saygısızlık aynı zamanda çalışan tüm ekibe yöneltilmiş saygısızlıktır.
sinema filmi eleştirmek kişisel kompleks ve egoları tatmin etmek üzere kurulmuş bir yapı değildir.
film eleştirmek de bir usül gerektirir. ama siz zaten bunları biliyorsunuz(!)
misal bugünkü gazete başlıklarından biri çağatay tosun'un yönetmenliğini yaptığı derin düşünce filmine yöneltilen eleştiriler.
derin düşünce filmi aile çocuk ebeveyn kavramlarına türk örf ve ananelerine uygun gelecek şekilde yaklaşmamış olabilir.toplumsal yapıyı yansıtmak bir tercih meselesidir.
ama filme yapılan ensest yakıştırmaları ne yazık ki hala kavram karmaşası yaşamakta olan bir zihniyetin varlığına işarettir.
ensest aile içi yasak ilişki olarak tanımlandırılmış bir kavramdır.
filmde ensestin varlığından söz ettirecek tek bir sahne dahi sahne yoktur.film bize müthiş bir senaryo örneği de sunmayabilir.
ancak yanlış kodlama yapmayalım. her filmin ruh okşamak iç gıdıklamak kelebek uçuşturmak üzere yapılmadığını bilmeyecek denli aptal olmayalım.
geleneksel yapıda bir film olmamak eğer bir başarı kriteriyse hazırlayalım çöp torbalarımızı ferzan özpeteklerimizin fatih akınlarımızın hepsini çöpe atalım.
aferim alkış bize.
unutmayalım bir alkış da hülya avşar'a gelsin(!)
eleştirinin hakkını verebilmek, derin yırtmaçlı elbise giyip arz-ı endam etmekten öte önce üslup ve adab-ı muhaşeret bilmeyi gerektirir.
eleştirmen, jüri vs hangi sıfatla olursa olsun hiçbir film izlenim sırasında ve sonrasında hadsizliğe ve densizliğe varacak denli bir muameleyi haketmez.
ey jüri koltuğu;
sinema filmi dediğimiz şey kolektif bir üründür. bilirsin elbet değil mi biz bir emekten bahsediyoruz?
filme yapılmış saygısızlık aynı zamanda çalışan tüm ekibe yöneltilmiş saygısızlıktır.
sinema filmi eleştirmek kişisel kompleks ve egoları tatmin etmek üzere kurulmuş bir yapı değildir.
film eleştirmek de bir usül gerektirir. ama siz zaten bunları biliyorsunuz(!)
misal bugünkü gazete başlıklarından biri çağatay tosun'un yönetmenliğini yaptığı derin düşünce filmine yöneltilen eleştiriler.
derin düşünce filmi aile çocuk ebeveyn kavramlarına türk örf ve ananelerine uygun gelecek şekilde yaklaşmamış olabilir.toplumsal yapıyı yansıtmak bir tercih meselesidir.
ama filme yapılan ensest yakıştırmaları ne yazık ki hala kavram karmaşası yaşamakta olan bir zihniyetin varlığına işarettir.
ensest aile içi yasak ilişki olarak tanımlandırılmış bir kavramdır.
filmde ensestin varlığından söz ettirecek tek bir sahne dahi sahne yoktur.film bize müthiş bir senaryo örneği de sunmayabilir.
ancak yanlış kodlama yapmayalım. her filmin ruh okşamak iç gıdıklamak kelebek uçuşturmak üzere yapılmadığını bilmeyecek denli aptal olmayalım.
geleneksel yapıda bir film olmamak eğer bir başarı kriteriyse hazırlayalım çöp torbalarımızı ferzan özpeteklerimizin fatih akınlarımızın hepsini çöpe atalım.
aferim alkış bize.
unutmayalım bir alkış da hülya avşar'a gelsin(!)
marmara üniversitesi iletişim fakültesi öğrencileri tarafından oluşturulmuş e-dergidir. ilerleyen sayılarda içerik olarak genişleyecek olandır.
halen yazı teslim ve tasarım evresi görülmeye değer tatlı koşturmacalara ev sahipliği yapmaktadır. nur topu gibidir efendim.
halen yazı teslim ve tasarım evresi görülmeye değer tatlı koşturmacalara ev sahipliği yapmaktadır. nur topu gibidir efendim.
hayır tamam anladık bacakların uzun da, yeri öpecekmiş gibi şu merdivenleri 3er 5er çıkmayaydın iyiydi be evladım. sakin. sakin.
hıçkırık barındırıp da samimi olmayı başarabilmiş, sözleri zehir gibi umay umay parçasıdır. sabaha kadar dinlenir.
ışıl yücesoy'dan dinlemek gerekir.
bir gece bir bakmışsınız tanımadığınız biri tutmuş belinizden deli gibi dans ediyorsunuz.
bu şarkı onu yaptırıyor efendim. deneyin görün. 45lik müdavimleri bilir.
bir gece bir bakmışsınız tanımadığınız biri tutmuş belinizden deli gibi dans ediyorsunuz.
bu şarkı onu yaptırıyor efendim. deneyin görün. 45lik müdavimleri bilir.