bugün
- yogartiksen11
- silvermist14
- dincilerin apoyu atatürk ten çok sevmesi9
- ideal bira bardağı6
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- mors alfabesi ile dua etmek3
- hoşlanılan kızın utanıyorum hewal yapma demesi2
- said nursi nin ajdar anık a verdiği ayar4
- gocu'ya özgürlük11
- sözlük hesabını sil perileri7
- civelek taburu2
- kahve ve sigara ile yağmuru izlemek6
- gitmek iyileştirir mi3
- defter i hizan2
- ak partililerin apoya villa yaptırması2
- hiz oğlanı2
- gocu'nun çaylaklık durumu kaldırılsın7
- gocu11
- aisu3
- hacıosmanoğlu'nun hakem soruşturması açıklaması2
- yanlışlıkla başkasının külodunu giymek3
- orta yaşlıların birbirilerine kanki demeleri3
- yobaz ebeveynlere sahip olmak2
- sabahları nefret edilen şeyler12
- fatma betül sayan kaya49
- dincilerin insanların yaşamına karışması3
- tek başına hastaheneye gitmek2
- arkadaşlar beni neden sevmediniz4
- aşk7
- müzik kursu2
- fon mağdurlarının ana para iadelerini beğenmemesi4
- şiiri ayak kokan kadın4
- yazılımcıların maaş pazarlığında yaptığı hatalar3
- yeşil parka giyen kız5
- farklı mısın4
- senden benden trilyonları çalanlar5
- türbanlı kız arkadaşıyla sevişmeyi düşünen erkek2
- tüik ve enag'ın eylül enflasyonu verileri3
- ne yazarsam yazayım çaylak olmuyorum4
- tulumba tatlısı4
- sarımsak6
- 4 ekim 2026 konohafest saldırısı3
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat10
- cin filmleri4
- sözlük gıybeti12
- pazartesi sabah 7 de spor salonuna giden insan3
- riyad da ikinci mekke ittifakı toplantısı3
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi8
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- pizza5
entry'ler (28)
bir yelkenli bulup izmir'den demir alarak dünya turu yapmak. Sohbet edecek biri olursa da öper başıma koyarım.
Bu havaalanına bu güzide ismi veren, güzide bürokrat ve devlet adamlarımızın, güzide akıllarını öpeyim. Gerçekten çok yaratıcı ve estetik bir isim(!)
Başbakanlık konutunda hafta sonları halka açık mangal partisi vermek. zengin olanları kovar sadece fakirlerle mangal yerdik. sucuk da olacak. her şey bedava.
son üç beş aydır şu kunduraya benzeyen moda olmuş ayakkabıları giyen kızlardan kaçıyorum. Allah aşkına o nedir? Kadınların kendi aralarında nasıl zevksiz bir güzel görünme yarışları var da onları giyebiliyorlar anlayamıyorum.
Şimdi "Türkiye'de fakir yoktur" diyen kişinin analizini yapıyorum:
-bu kişi fransız polinezyasında bir dağda gününü gün ediyor olabilir.
-çok parası olduğundan herkesi kendi gibi zannediyor olabilir.
-"beyin fakirliği" hastalığına tutulduğu için göremiyor olabilir.
-"fakir" kelimesinin sosyolojik anlamını bilmeden kullanıyor olabilir.
Falan filan.
-bu kişi fransız polinezyasında bir dağda gününü gün ediyor olabilir.
-çok parası olduğundan herkesi kendi gibi zannediyor olabilir.
-"beyin fakirliği" hastalığına tutulduğu için göremiyor olabilir.
-"fakir" kelimesinin sosyolojik anlamını bilmeden kullanıyor olabilir.
Falan filan.
çoğu kimsenin zaten "türkiye gelişsin" diye bir tasası yok. Kimisi makam sevdasında, kimi para pul manyaklığında, kimi de milletin kanını emme yollarını aramakta. teknoloji, bilim, sanayi... bunlar elbette önemli ama kafa bozuk olduktan sonra bunlar bir halta yaramaz.
hükümeti, rte'yi, akp'yi seven bir arkadaşla dün bir yerde oturduk havadan sudan muhabbet ediyoruz. Sohbet ettiğim insanların siyasi, ideolojik tercihleri beni enterese etmediğinden en sağcısından en solcusuna kadar herkesle oturup konuşurum. Benim herhangi bir partiye sempatim yok ama iktidarın herkesi kutuplaştırdığını düşündüğümden onlara karşı antipatim var. Neyse bunlar değil konumuz. oturduğumuz yerdeki televizyonda birden bu haber çıktı. Bir hoca öğrencinin kafasını tahtaya sürüyor. Bir öğrenci de belli ki korka korka arka sıralardan onu çekiyor. ikimizde aynı haberi izledik. sonra aramızda şöyle bir diyalog gerçekleşti:
arkadaş: şerefsiz ya...
ben: hakkatten yapılır mı bu?
Arkadaş: alıp döveceksin böyle çoçukları.
ben: hangi çoçuk?
Arkadaş: videoyu çeken öğrenci var ya. işte onu.
-!?
Ben şoka uğradım tabii. yani bu nasıl bir zihniyettir ki öğrencinin kafasını tahtaya sürten hocada değil de onu kamerayla çeken öğrencide suç buluyor. gerçi ne beklenir ki, geçen sene yapılan yolsuzluk operasyonlarında da polisleri suçlamamış mıydı aynı zihniyet? bir tane iktidar destekçisi çıkıp da "hırsızın hiç mi suçu yok" dememişti. Durumumuz budur. Arzederim.
arkadaş: şerefsiz ya...
ben: hakkatten yapılır mı bu?
Arkadaş: alıp döveceksin böyle çoçukları.
ben: hangi çoçuk?
Arkadaş: videoyu çeken öğrenci var ya. işte onu.
-!?
Ben şoka uğradım tabii. yani bu nasıl bir zihniyettir ki öğrencinin kafasını tahtaya sürten hocada değil de onu kamerayla çeken öğrencide suç buluyor. gerçi ne beklenir ki, geçen sene yapılan yolsuzluk operasyonlarında da polisleri suçlamamış mıydı aynı zihniyet? bir tane iktidar destekçisi çıkıp da "hırsızın hiç mi suçu yok" dememişti. Durumumuz budur. Arzederim.
Rivayet odur ki kant güzellik felsefesini ortaya koymazdan önce gelip şöyle bir izmir turu yapmış. Sonra demiş ki "evet bütün herkesin ortak bir 'güzel'i olabilir" sonra ortaya, o hepimizin bildiği felsefesini çıkartmış.
ne zaman bu köprüyle ilgili bir haber duysam beynim kendini formatlıyor, her defasında "abd'de miydi japonya'da mıydı Bu köprü" diye şaşırıyorum. Başka bir isim bulsalardı daha iyi olabilirdi.
şimdi var mı bilmiyorum ama eskiden "tek" satan büfeler olurdu. Bir dal sigara başına 15-20 kuruş kar koyarak satarlardı. Aslında "tekçilik" pek para etmese de sigara tiryakileri veya efkarlılar(genelde buraya düşenler parasız liseliler oluyor tabii) için güzel oluyordu. Efkarlanınca sigara içmesen de git bir tane al tüttür. ne âlâ!
Geçen gün bir bankta otururken yanımıza bir genç geldi. Yanımda sigara tellendiren adama yaklaşıp Elindeki 50 kuruşu uzatarak "abi bir dal sigara versene aha bu da parası" diye sigara istedi. doğal olarak adam sigarayı beleşe çoçuğa verdi, gittikten sonra çoçuk hakkında çok bilmişler gibi adamla analiz yaptık.
özet: içmeyin şu zıkkımı. Gidin kenger sakızı alın onun bağımlısı olun.
Geçen gün bir bankta otururken yanımıza bir genç geldi. Yanımda sigara tellendiren adama yaklaşıp Elindeki 50 kuruşu uzatarak "abi bir dal sigara versene aha bu da parası" diye sigara istedi. doğal olarak adam sigarayı beleşe çoçuğa verdi, gittikten sonra çoçuk hakkında çok bilmişler gibi adamla analiz yaptık.
özet: içmeyin şu zıkkımı. Gidin kenger sakızı alın onun bağımlısı olun.
uzun bir süredir malum içecek için kullanılmasına rağmen hala ismini söylerken "ulan başka bir isim bulamadınız mı şuna" diye sitem ediyorum. içindekine alıştım ismine Alışamadım.
kuytu köşelerde, varoşlarda, serseri meclislerinde esrar saran veya sarmak isteyen bilinçaltındaki bastırılmış kişiliğin fütursuzca dışavurumudur.
telefonumdaki en yararlı uygulamaların başında geliyor. bunu iöyle açıklayayım: sanki bir çoçuğum var ve onun hem kendisini hem de çevresini mutlu harika bir yeteneği var. böyle acaip bir şey.
karıncalar berekettir. pek laf etmeyin. Önlerine birazcık bal dökün yesin hayvancıklar. O da onların rızkıdır.
Hiç unutmam bir kış günü epey kar yağmıştı. Biz tüm çoçuklar mahalledeki yokuşun başında durmadan kayıyorduk. Sonra bizim mahallede yaşayan fakir ailenin bizim yaşımızda olan çoçuğu da kaymak için çıkageldi. Baktık üzerinde fenerbahçe forması ve şort var. Kar bir metreyi geçmiş lapa lapa yağıyor, Hava -5 -10 derece! Biz şaşırdık "bu ne hal olum?" diye sorunca bize fenerbahçe sevgisini anlatmaya başlamıştı. Tabii çoçuk aklı biz de yedik. O çoçuk o gün titreye titreye bizimle kaymıştı. ne zaman aklıma gelse gözlerim dolar.
Geçen haftalarda ülker tarafından hisselerinin halka açılacağı ilan edilmişken son anda ülker bünyesinde bulunan ak gıda(süt, yoğurt, peynir kaşar peyniri gibi 5 farklı marka altında sattıkları 339 ürünleri var) , Fransız Groupe Lactalis'e satıldı. bu mis süt'te o ak gıdanın ürünlerinden birisi. Ülker'in olan Şok marketler zincirine girerseniz bu 'mis'in ürünlerinin baş köşelerde olduğunu görürsünüz.
Tasavvufta salikin seyr u süluk sırasında karşılaşacağı makamlardan birisi.
"Değilken birine layık bu bende
bana bu lütf ile ihsan nedendir ah nedendir."
"Değilken birine layık bu bende
bana bu lütf ile ihsan nedendir ah nedendir."
yalnızca bir tane mutlu insan tarafından yanlışlanabilinecek bir önerme. Fuzuli bu önermenin farklı bir varyasyonunu 500 sene evvel şöyle dile getirmiştir:
derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir/ hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir.
derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir/ hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir.
yaşımla birlikte kendisine duyduğum sevginin giderek arttığı güzel bir sebze ve o sebzenin adını verdiği güzel yemeğin ismi.