bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin9
- ayı saldırınca yapılması gerekenler12
- gece yarısı çalan telefon7
- geceye bir söz bırak3
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- uysaljakoben21
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- gammaz olmuşum13
- eski dizileri izlemek3
- bir erkeğin instagram kullanma amacı2
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız2
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak2
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- aquila bicipite8
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- kel erkek3
- minyon kadın siniri5
- reha muhtar25
- ona bir şey söyle16
- denize sıfır bir ev sahibi olmak2
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- death2
- kemal kılıçdaroğlu35
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- bizim delilere bakayım4
- elit olmak için gerekenler13
- gecenin şarkısı4
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- gençler iş beğenmiyor3
- ses yakışıklılığı2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- pazarda su satmak2
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- gazlamak2
- ona bir cümle bırak4
- semum3
- sevgiliyle kavga etmek2
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
sevdiği entry'ler
(resim:#1)
Bu başlık ihanet değilmi. Şanlı türk ordusuna iftira atanlar vatan hainidir.
Bu başlık ihanet değilmi. Şanlı türk ordusuna iftira atanlar vatan hainidir.
keşke trabzonlu çiffti almayaymış.
onlar artık konsoloslukta tavuk bile kesemezler.
korkmayınız sayın hacı adayları.
ya da en azından çekineceğiniz şey bu olmasın.
yemen'de çocukları öldüren, amerika'nın köpekliğini yapıp ortadoğuyu müslümanlar için cehenneme çeviren vahhabi yamyamlara para kazandırmamak için gitmeyin.
bence allah böyle bir mazereti kabul edecektir.
korkmayınız sayın hacı adayları.
ya da en azından çekineceğiniz şey bu olmasın.
yemen'de çocukları öldüren, amerika'nın köpekliğini yapıp ortadoğuyu müslümanlar için cehenneme çeviren vahhabi yamyamlara para kazandırmamak için gitmeyin.
bence allah böyle bir mazereti kabul edecektir.
iyilikten maraz doğar.
Değerli kullanıcılar!
Çok yakında hepimiz, ülkemizin yeni yaşam sürecini belirleyecek oylarımızı kullanmak üzere sandığa gideceğiz.
Sandığa sormasını bilmezsek bize gereken cevabı o verecek. içine giren aykırı siyasi fikirlerden önce sadece figürlerle çatışanların tabiriyle; yeni jargona göre hepimiz sandığa güveneceğiz. Sandık sirprizli bir kutudur. Peki sandığa neyle gideceğiz?
Çok iyi hatırlarsınız ki son seçimlerde Dombıranın gazıyla at sırtında koşturan Türkmen beyleri gibi kendimizi hissettik. Heybelerimizde taşıdığımız nifıs cizdanlarımızı solcu sorgulayan sandık mibaşirine gururla uzattık. Plastik bardaktan çayını içen Sağcısından da seçmen kağıtlarımızı hışırt diye aldık. Gahi sitres yaptık, gahi zarfa sokarken mürekkepli kağıdımızı ağıladık. Biz o seçimlerde ne mühürler yıprattık.
Efendim çok edebiyata bağlamayacağım, yapılan araştırmalara göre son iki seçimde damga kauçuklarına uygulanan baskı oranıyla geçmiş Ecevitli yıllardaki baskı oranı karşılaştırılmış ezici bir fark ortaya çıkmış. Artık mühürleri hank, hunk gibi seslerle sertcene vuruyormuşuk. Hatta küfürlü konuşup, kağıdın belli merkezlerine tükürenler oluyormuş. Oy sayıcılar tükürüklü kağıtların sayfalarını çevirirken hiç zorlanmıyorlarmış.
Şimdi dombıranın yükselttiği kabarık duygular yerini Seneye başkan adayı olacağını geçen hafta açık eden Rıdvan Dilmenli, genç kızların sevgilisi Murat Boz’lu, ofsaytların efendisi Burak Yılmaz’lı, bir ispanyol bıçkını Arda Turan’lı kampanyalara bırakmış. Anlayacağınız duygular yumuşuyor. Başkanlığa yumuşak bir geçiş yapıyoruz. Artık mühürler eskisi gibi yıpranmayacak. Vatandaş oy kullanırken gülümseyip, perdeli bölmeden pamuk gibi çıkacak. Sağcısıyla solcusu aynı sandığı omuzlayıp seçim merkezine götürecek. Yolda giderken Boz’lu aşk şarkılarıyla yürüyecek, seçim sonuçlarını Dilmen diliyle yorumlayacak. Hatta biri ayağı takılıp düşse, başını iki avucunun arasına alıp diğerine baksa, Burak Yılmaz aklına gelip gülecek.
Değerli kıllanıcılar! Bu amerikancı propaganda şekline hızlıca bürünen Başkanlık sisteminden çok umutluyum!
Çok yakında hepimiz, ülkemizin yeni yaşam sürecini belirleyecek oylarımızı kullanmak üzere sandığa gideceğiz.
Sandığa sormasını bilmezsek bize gereken cevabı o verecek. içine giren aykırı siyasi fikirlerden önce sadece figürlerle çatışanların tabiriyle; yeni jargona göre hepimiz sandığa güveneceğiz. Sandık sirprizli bir kutudur. Peki sandığa neyle gideceğiz?
Çok iyi hatırlarsınız ki son seçimlerde Dombıranın gazıyla at sırtında koşturan Türkmen beyleri gibi kendimizi hissettik. Heybelerimizde taşıdığımız nifıs cizdanlarımızı solcu sorgulayan sandık mibaşirine gururla uzattık. Plastik bardaktan çayını içen Sağcısından da seçmen kağıtlarımızı hışırt diye aldık. Gahi sitres yaptık, gahi zarfa sokarken mürekkepli kağıdımızı ağıladık. Biz o seçimlerde ne mühürler yıprattık.
Efendim çok edebiyata bağlamayacağım, yapılan araştırmalara göre son iki seçimde damga kauçuklarına uygulanan baskı oranıyla geçmiş Ecevitli yıllardaki baskı oranı karşılaştırılmış ezici bir fark ortaya çıkmış. Artık mühürleri hank, hunk gibi seslerle sertcene vuruyormuşuk. Hatta küfürlü konuşup, kağıdın belli merkezlerine tükürenler oluyormuş. Oy sayıcılar tükürüklü kağıtların sayfalarını çevirirken hiç zorlanmıyorlarmış.
Şimdi dombıranın yükselttiği kabarık duygular yerini Seneye başkan adayı olacağını geçen hafta açık eden Rıdvan Dilmenli, genç kızların sevgilisi Murat Boz’lu, ofsaytların efendisi Burak Yılmaz’lı, bir ispanyol bıçkını Arda Turan’lı kampanyalara bırakmış. Anlayacağınız duygular yumuşuyor. Başkanlığa yumuşak bir geçiş yapıyoruz. Artık mühürler eskisi gibi yıpranmayacak. Vatandaş oy kullanırken gülümseyip, perdeli bölmeden pamuk gibi çıkacak. Sağcısıyla solcusu aynı sandığı omuzlayıp seçim merkezine götürecek. Yolda giderken Boz’lu aşk şarkılarıyla yürüyecek, seçim sonuçlarını Dilmen diliyle yorumlayacak. Hatta biri ayağı takılıp düşse, başını iki avucunun arasına alıp diğerine baksa, Burak Yılmaz aklına gelip gülecek.
Değerli kıllanıcılar! Bu amerikancı propaganda şekline hızlıca bürünen Başkanlık sisteminden çok umutluyum!
--spoiler--
Derdim: yeter, sakin ol, dinlen biraz artık;
Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam,
Siyah örtülere sardı şehri karanlık;
Kimine huzur iner gökten kimine gam.
Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin,
Yesin kamçısını hazzın sefil çümbüşte;
Toplasın acı meyvesini nedametin
Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle.
Bak göğün balkonlarından, geçmiş seneler
Eski zaman esvaplariyle eğilmişler;
Hüzün yükseliyor, güleryüzle, sulardan.
Seyret bir kemerde yorgun ölen güneşi
Ve uzun bir kefen gibi doğuyu saran
Geceyi dinle, yürüyen tatlı geceyi.
--spoiler--
Charles Baudelaire
Derdim: yeter, sakin ol, dinlen biraz artık;
Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam,
Siyah örtülere sardı şehri karanlık;
Kimine huzur iner gökten kimine gam.
Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin,
Yesin kamçısını hazzın sefil çümbüşte;
Toplasın acı meyvesini nedametin
Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle.
Bak göğün balkonlarından, geçmiş seneler
Eski zaman esvaplariyle eğilmişler;
Hüzün yükseliyor, güleryüzle, sulardan.
Seyret bir kemerde yorgun ölen güneşi
Ve uzun bir kefen gibi doğuyu saran
Geceyi dinle, yürüyen tatlı geceyi.
--spoiler--
Charles Baudelaire
carlos castaneda'nın kitaplarında geçen bir kavram. bir savaşçı için rüyalar erk ile doludur ve insan rüyaları aracılığıyla farkındalığını geliştirebilir, başka alemlere geçiş yapabilir. bu konu özellikle castaneda serisindeki rüya görme sanatı kitabında ayrıntılandırılmıştır.
