bugün

entry'ler (35)

erkeğin fazla romantik kızın odun olması

dereyi geçme aşamasındaki erkek stratejileridir inanmayın kanmayın geçici onlar sonra seni dereye atacak.

ailenin son cocugu olmak

bakkala ekmek almak için gitmesi sebebiyle yapılan çocuktur. Annesi ve babası onu ekmek almaya gitsin diye yapmış.

uyumuş olması

saatin nasıl geçtiğinin farkında olmadan beklenilen mesajın gelmiyor olmasıdır.
sabah kalktığında atılacak olan tripler,
ve her gece tekrarlayan kısır döngü.

günü en iyi anlatan şarkı

ben bir denizim
ben bir denizim
kendi içinde taşan
ben bir denizim
uçsuz bucaksız
kıyısız
hür bir deniz...
(ezginingünlüğü- Mevlana)

telefona bakarken uyuyakalmak

sabah kalktığında üzüleceğin uykuna küfredeceğin durum.

depresyona girme nedenleri

tüm derslerden kalmak kalmak kalmak ve yine kalmak'ın adıdır depresyon.

beni bi dinle önce

gerçekten dinlenesi sözdür .

rüyasındaki kıza aşık olan erkek

er manasın günümüz tikisine uyarlanmış hali .

bazen ihtiyacın olan tek şey

o varsa o'dur yoksa uykumak.)

türk kadının hormonlu ineklere benzemesi

Hormonlu ineklere benzettiği bir kadından doğma , tosba kabuk hikayesi misaline uygun ,mütemadiyen camış görünümlü insancığın yaptığı genellemedir arkadaşım.

üşüyen sevgili

canı ona sıkı sıkı sarılsın diye üşüdüm diyen candır o efendim candır. sarın onu bırakmayın nefesinizle ısıtın .

can yücel e

Bağlanmayacakmışsın ya bir şeye öyle körü körüne...
O olmazsa olmaz demeyecekmişsin ya hani
peki seni acıtan neydi?
nasıl bağlandın peki?
sorumdur...
nasıl bağlandın ki,
kanıyor bin yıllık yaran başka kabuklardan?
kim atmış soyup soyup tekrar kabuk bağlayanı,
attım demiş izi kalmış olanı?
bağlanıp iziyle yaşadığın gibi...
evet..öyle beylik laflara gerek yok efendi...
bin kere kırılırsın
kırılır kırılır bakarsın yine yaşarsın
bırak daha az sevsin seni
senin sevgin ikinize de yetmez mi?
ondan daha çok sevgi istemek bencillik değil de ne peki?
kim diyebilir pişmanlığı?
acıtan belki...
bağlanma diyorsun,
sevme...
doyasıya sevmişliğin adıdır bu.
tekrar olsa tekrar yaşarsın oysa
öyle bir bağlanırsın
bağlanır tekrar tekrar kanarsın
ama pişman olmazsın
peki ben neden bağlanmayacakmışım şair bey?
tek aşk senin kendini vurduğun mu?
kim korkar tekrar ölmekten
yaşanacak ömür çoktan bitmişse..
acısını çekmeden cehennemin
sahiplenmeden cehennemde edindiklerini
deme cennet benim
önce cehennemi sahiplen ki
cennet seni sahiplensin
ah benim acı tatlı cehennemim
sen benimsin
ve ben bağlıyım sana bin düğümle.

ateş grubu burçları

benlik burçlarıdır .inatçı gururlu ve istediğini elde eden burçlardır.

bazı günler

bazı günler diğerlerinden farklı olan günlerdir ve bazı günler sadece uyumak istenilen günlerdir.

final haftası için ne dediler

çok şükür bütünleme denilen kahramana.

ülkücülerin nefret edilme nedenleri

okulun bir bölümünü tapulamış hissetmeleri örn: kantinde birkaç masa, kaba saba ve hatta bazen dağdan inme gibi davranmaları, her gördüğü kıza bacımlı bicimli konuşmaları vs.

ben bu yazıyı kendime yazdım

yollara vuruyorsun kendini aranıyorsun mutluymuş görüntünün arkasında sürekli bir şeyler peşinde pekte sen olmayan çoktan seçmeli bir hayata evet diyorsun peki gerçekten ne zaman kendini bulacaksın ? Ne zaman işte olmak istediğim yerdeyim hissine ulaşacak olmak istediklerimi oldum diyeceksin merak ediyorum . Boşluklarını gezerek , sosyal bir insan olarak dolduramıyorsun işte istediğin hayat bu değil olmak istediğin yerle durduğun yer arasında kocaman bir dağ var ve sen yanlış duaya amin demişsin duan kabul olmuş hepsi bu... Hayırlısı demeyi ögrenemeyen dilinin cezasını çekmektesin sen istedin ve O verdi... istemeyi bilmedin... Ögrenemedin gitti doğru aminlere dua etmeyi ve dünyada cehennemi kendi dua sandığın BEDdualar ile buldun... Tebrik ediyorum seni şahsıma ait keşkeler tebrik ediyorum seni şahsıma ait kör gözlerim ve tebrik ediyorum seni yaşamama hissim... Hepinizi tebrik ediyorum yanlış dualarım. Hayırlı bir ömür için bu defa AMiN.

ben bu yazıyı sana yazdım

dinlesen de dinlemesen de değişmeyen şeyler var onlar sena ait olanlar bir de anlatsam da içime atsam da değişenler işte onlar sadece benim olanlar. Ben çocuktum şarkılar söyler dururdum içimden , söylediğim şarkılar yazdı, çiçekler süslerdi her notayı büyümek için acele etmezdim ki bilirdim büyüdükten sonra büyük kalırdın ah o şarkıların gözü kör olsun demeye de başladın mı tamamdı artık ne kaçabilir ne dönebilirdin o masumluğa o çocukluğa. Bir gün yoluma yolun karıştı. Her şey normal seyrinde idi sonra seyrini bozan aklımın hislerimle konuştuğunu hisleriminse üstünü kapatıp mantığın sana koşuyordu.. geldim işte bin çareyi atıp bin çaresiz. Şimdi dinlemiyorsun bense bi defa daha hep defa daha susuyorum kalbini acıtmamak için...

sevgilinin yanında acıktığını bilmemek

fiziksel ihtiyaçların duyguların büyüklüğünden kendini ikinci plana atması. Acıkmamak , susamamak , uyuyamamak sadece ona kilitlenip dünyadan soyutlanmak ,tek bir anın gözlerine bakmadan geçmesine kıyamadığın zaman dilimi ve içindeki duyguların bedenin ihtiyaçlarına kulak tıkaması hali.

sıkıcı erkek

yirmi yaşında olup altmış yaşında gibi hareketlere bürünen bunu da olgunluk olarak adlandıran , tek faliyeti sinemaya gidip tavla oynamak olan , sokakta konuşmayan evde yeyip içip yatan ev oğlu.
© copyright 2005 - 2026