bugün
- hayat koçu ile yaşam koçu arasındaki fark3
- koşmak yerine ağırlık kaldırmak2
- 29 ekim cumhuriyet bayramı7
- istanbul11
- bir kıza saklama kabı hediye etmek10
- lays zeytinyağlı2
- protein tozu fiyatlarinin çıldırmış olması3
- escort taş mı yesin5
- satranç2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı12
- yazılımcıların flört edememesi9
- sohbete hmmm ile bitiren kıza verilecek cevaplar2
- fenerbahçe9
- liverpool fc2
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek7
- sarı saçın yakıştığı ünlüler8
- gecenin şarkısı9
- kedilerle uyumak9
- ak parti2
- fırında tavuk10
- rafine zevkleri olan erkek12
- yaprak dökümü ferhunde2
- şiir yazmak3
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- dolapta iki biram var6
- cumhuriyet bayramı8
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- salon erkeği10
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- yüzüklerin efendisi5
- giysi fiyatlarının uçması9
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- sevişmek hüner değil6
- acil durumda aranacak kişi5
- lüks araba istemeyen erkek9
- ekşi sözlük9
- içten içe üşümek5
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- değerli olduğunu hissettirmek6
- trabzonspor17
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- nasılsın4
- ilker başbuğ7
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- 2008 ekonomik krizi7
entry'ler (128)
bu konuda DUYGU ASENA şöyle der:
dünkü yazımda, "kendin çok yumuşaksın ama yazıların sert" diyenlere "nasıl sert olmanı, nasıl sinirlenmem" şeklinde bir şeyler yazıp, beni kızdıran konulara değinmiştim.
yazı uzadığı için çok önemli birini bugüne sakladım. iki tür karaktere çok kızıyorum; birincisi, "hiç tanımadıkları insanlar hakkında ona zarar verici bir şeyler uydurup sağda solda anlatanlar."
bunu ya cehaletlerinden, öyle sandıklan için yapıyorlar ya da gerçekten kötü niyetliler, sonucuyla çok eğleniyorlar.
ikincisi; "her duyduğu kötü şeye hemen inanıp, yemeyip içmeyip, gerçekmiş ve kendisi görmüş gibi etrafa yayanlar..."
bu her ülkede böyle midir bilmiyorum; bizim ülkemizde iyi şeyler başkasına anlatılmıyor ama kötü, çirkin, fena şeylere inanmak ve neredeyse ağzından sular akarak bunu etrafa yaymak çok görünen bir
durum.
en az 15 yıldır üzerimden atamadığım, gerçekle hiç ilgisi olmayan bir iftira var... internet siteleri bile bu yüzden bana hakaretlerle dolu. karşılaştığım on kişiden sekizi bunu bana sorar... ilk çıktığı
günlerde yazmıştım ama gerçek ağızdan okuduğuna inanan, sağduyulular da çıkmıyor bu memlekette.
eminim siz de duymuşsunuzdur... olay şu: ben can yücel'e "nazım hikmet kartpostal şairidir" demişim, o da çok sinirlenmiş ve bana "kart sensin postal da.......... girsin" demiş... hah hoh hah... ne kadar komik değil mi? ve insanlar bu habere bayılmış, bir an içinde tüm türkiye'ye yayılmış... türlü çeşitli anlatılmaya başlanmış... bir radyo programında olmuş, hayır cem özer'in tv programında
gerçekleşmiş... sanki duymuşlar gibi benim ağzımdan böyle bir şeyi, anlatıyorlar da anlatıyorlar vecd içinde...
hani ateş olmayan yerden duman çıkmaz derler ya... en küçük bir kıvılcım bile yok bu olayın çıkması için. can yücel ile çok iyi dost olmamız dışında...
o da ben de çok üzülmüştük bu olay patladığında ve ne yapacağımızı şaşırmıştık. datça'daki can yücel şenliklerine konuk olduğumda hâlâ güler ve su yücel ile bu konuyu şaşkınlıkla anarız.
şimdi size olayı çözüşümü anlatayım... sunay akın bir gün bana dedi ki; "o laf ece ayhan'a aittir"... ben bunu düşünüp dururken, arda uskan önüme 22 kasım 1987 tarihli bir nokta dergisi koydu. içinde şair ece ayhan'la yapılmış bir söyleşi vardı. ayhan, nazım hikmet ile düşüncelerine; "büyük şair olduğuna hiç kuşku yok. bunu anlamak için şeyh bedrettin destanı'nı okumak bile yeter" diye başlıyor, şöyle diyordu sonunda: "... 1950 sonrası yazdıkları, saman şansı hariç kartpostal şiirleridir..."
buyurunuz... işte belgesiyle açıklıyorum... şimdi ne olacak? herhalde ece ayhan'ı kadın zanneden bir "salak" bir süre sonra onu benimle karıştırdı ve ece oldu duygu... "postal girsin" bölümü de o salağın yaratıcılığı işte.
sonra binlerce -salak diyemiyeceğim onlara çünkü o kadar çoklar ki-kişi de bu sevimli olaya bayıldı ve yaydı da yaydı...
tanınan biri olmanın böyle olumsuzluktan var işte. yıllarca üzerinizde hiç hak ermediğiniz bir olumsuzlukla yaşayıp, boşu boşuna insanların nefretini kazanıyorsunuz...
siz olsanız nasıl başa çıkardınız bu iğrençlikle? düşüncelerimi yazma fırsatım olduğu halde ben başa çıkamadım, internet sitelerinde bana hakaretler yağdıranlara duyurulur.
(duygu asena, 27.06.2004 vatan gazetesi)
dünkü yazımda, "kendin çok yumuşaksın ama yazıların sert" diyenlere "nasıl sert olmanı, nasıl sinirlenmem" şeklinde bir şeyler yazıp, beni kızdıran konulara değinmiştim.
yazı uzadığı için çok önemli birini bugüne sakladım. iki tür karaktere çok kızıyorum; birincisi, "hiç tanımadıkları insanlar hakkında ona zarar verici bir şeyler uydurup sağda solda anlatanlar."
bunu ya cehaletlerinden, öyle sandıklan için yapıyorlar ya da gerçekten kötü niyetliler, sonucuyla çok eğleniyorlar.
ikincisi; "her duyduğu kötü şeye hemen inanıp, yemeyip içmeyip, gerçekmiş ve kendisi görmüş gibi etrafa yayanlar..."
bu her ülkede böyle midir bilmiyorum; bizim ülkemizde iyi şeyler başkasına anlatılmıyor ama kötü, çirkin, fena şeylere inanmak ve neredeyse ağzından sular akarak bunu etrafa yaymak çok görünen bir
durum.
en az 15 yıldır üzerimden atamadığım, gerçekle hiç ilgisi olmayan bir iftira var... internet siteleri bile bu yüzden bana hakaretlerle dolu. karşılaştığım on kişiden sekizi bunu bana sorar... ilk çıktığı
günlerde yazmıştım ama gerçek ağızdan okuduğuna inanan, sağduyulular da çıkmıyor bu memlekette.
eminim siz de duymuşsunuzdur... olay şu: ben can yücel'e "nazım hikmet kartpostal şairidir" demişim, o da çok sinirlenmiş ve bana "kart sensin postal da.......... girsin" demiş... hah hoh hah... ne kadar komik değil mi? ve insanlar bu habere bayılmış, bir an içinde tüm türkiye'ye yayılmış... türlü çeşitli anlatılmaya başlanmış... bir radyo programında olmuş, hayır cem özer'in tv programında
gerçekleşmiş... sanki duymuşlar gibi benim ağzımdan böyle bir şeyi, anlatıyorlar da anlatıyorlar vecd içinde...
hani ateş olmayan yerden duman çıkmaz derler ya... en küçük bir kıvılcım bile yok bu olayın çıkması için. can yücel ile çok iyi dost olmamız dışında...
o da ben de çok üzülmüştük bu olay patladığında ve ne yapacağımızı şaşırmıştık. datça'daki can yücel şenliklerine konuk olduğumda hâlâ güler ve su yücel ile bu konuyu şaşkınlıkla anarız.
şimdi size olayı çözüşümü anlatayım... sunay akın bir gün bana dedi ki; "o laf ece ayhan'a aittir"... ben bunu düşünüp dururken, arda uskan önüme 22 kasım 1987 tarihli bir nokta dergisi koydu. içinde şair ece ayhan'la yapılmış bir söyleşi vardı. ayhan, nazım hikmet ile düşüncelerine; "büyük şair olduğuna hiç kuşku yok. bunu anlamak için şeyh bedrettin destanı'nı okumak bile yeter" diye başlıyor, şöyle diyordu sonunda: "... 1950 sonrası yazdıkları, saman şansı hariç kartpostal şiirleridir..."
buyurunuz... işte belgesiyle açıklıyorum... şimdi ne olacak? herhalde ece ayhan'ı kadın zanneden bir "salak" bir süre sonra onu benimle karıştırdı ve ece oldu duygu... "postal girsin" bölümü de o salağın yaratıcılığı işte.
sonra binlerce -salak diyemiyeceğim onlara çünkü o kadar çoklar ki-kişi de bu sevimli olaya bayıldı ve yaydı da yaydı...
tanınan biri olmanın böyle olumsuzluktan var işte. yıllarca üzerinizde hiç hak ermediğiniz bir olumsuzlukla yaşayıp, boşu boşuna insanların nefretini kazanıyorsunuz...
siz olsanız nasıl başa çıkardınız bu iğrençlikle? düşüncelerimi yazma fırsatım olduğu halde ben başa çıkamadım, internet sitelerinde bana hakaretler yağdıranlara duyurulur.
(duygu asena, 27.06.2004 vatan gazetesi)
Böyle başlık açtırır.
Rakı sofrasından sonra açılan başlık.
insan en güzel anları eşiyle yaşamalı evlenmeden önce sürekli kadınlarla haşır neşir olan erkeklerin evliliklerinde diğer erkeklere nazaran heyecan az olabilir.
Cinselliği sıradanlaştırmayın.
Cinselliği sıradanlaştırmayın.
Zenginin interneti fakir yazarın parmağını yorarmış.
Bilgisayar mühendislerinin avukatlar kadar gururlanarak mesleklerinden sözettiklerine hiç rastlamadım şayet geçmişte tarafımca yaşanmış bir diyalog:
-Ne işle meşgulsünüz
-Amele mühendis
yeminle bak valla böyle dedi.
-Ne işle meşgulsünüz
-Amele mühendis
yeminle bak valla böyle dedi.
Bir turnuvanın gerçekte olmadığını bana kanıtlayın çocuklar ?
Uludağ sözlükte turnuva varmış?
otur 100.
Uludağ sözlükte turnuva varmış?
otur 100.
Boşuna yapılmış bir eylemdir zira Türk dil kurumu sözlüğü kullanılarak daha fazla kız tavlanabilir.
Kız mı? kız ne arar la sözlükte ?
Kız mı? kız ne arar la sözlükte ?
yiter yaa insan evladına bu zulüm neden?
zenci işimi görür hehehe * .
edit:yanlış olmasın zenciyle işim yok anladın sen.
edit:yanlış olmasın zenciyle işim yok anladın sen.
Oğuz, soner, serdal, tony.
Aşk bazen çok pahalıya mal olur...
Bu bir terör olayı değildir.Bu tam anlamıyla bir KATLiAM'dır!!
sözüm ona aziz akp hükümetini resmen diz çöktüren,
bu ülkenin milletvekillerini askerlerini dağa kaldıran,
bdpli vekillerle güpegündüz sarmaş dolaş konusan şakalaşan pkk yı bitirmek anlaşılıyorki akp yi çoktan aşmış.
Şehit sayısı 1200 gibi tarihi aşşağılık bi REKOR'a yaklaşmışken hükümet sadece:
devlet güçlüdüüüür
pkk eninde sonunda yenilecektiiir
Halkın azmiii kazanacaktııır gibi nidalarla yetinip,
teröristlerinde dağların 5 km 'ye kadar tünellerde gizlendiğide
herkes tarafından biliniyorken milyon dolarlar harcayıp güya dağları bombalamakta.
Yeter artık bu ülkeye feryat ettirdiğiniz beyaz eşya ve gıda dağıtmakla devlet olunmuyor!!
Bu Ülkeye maddi manevi zarar veren herkese binlerce kez LANET OLSUN!!!
sözüm ona aziz akp hükümetini resmen diz çöktüren,
bu ülkenin milletvekillerini askerlerini dağa kaldıran,
bdpli vekillerle güpegündüz sarmaş dolaş konusan şakalaşan pkk yı bitirmek anlaşılıyorki akp yi çoktan aşmış.
Şehit sayısı 1200 gibi tarihi aşşağılık bi REKOR'a yaklaşmışken hükümet sadece:
devlet güçlüdüüüür
pkk eninde sonunda yenilecektiiir
Halkın azmiii kazanacaktııır gibi nidalarla yetinip,
teröristlerinde dağların 5 km 'ye kadar tünellerde gizlendiğide
herkes tarafından biliniyorken milyon dolarlar harcayıp güya dağları bombalamakta.
Yeter artık bu ülkeye feryat ettirdiğiniz beyaz eşya ve gıda dağıtmakla devlet olunmuyor!!
Bu Ülkeye maddi manevi zarar veren herkese binlerce kez LANET OLSUN!!!
Serinin dördüncüsü olan film.6 sı var 7 si 8 i Uludağ sözlük gururla sunar.
Başka yerine götürüpte Tövbe yaa ne işim varsa benim burda.
Biri kendi kendine konuşuyor biri hayal dünyasında yaşıyor şizofren manyaklar.Bedişin bacakları daha güzel tabi.
Amerikadan ithaldir Türk versiyonu masajdan önce sevişme isteyen sevgili ilgili örnek:
kız:aşkım boynuma masaj yaparmısın lütfeeen
3 saniye sonra
erkek: sevişelimmi?
kız:aşkım boynuma masaj yaparmısın lütfeeen
3 saniye sonra
erkek: sevişelimmi?
Gazmanın bir zamanlar dövdüğü ve yediği dayak çok zoruna gidince çalışıp bir 'man' olmaya karar veren bir halk kahramanı.
Edit:Uludağ sözlükte yazarmış la yeni gördüm.
edit:Kahramanın yazarla alakası yokmuş bunuda yeni öğrendim.
edit:Bu arada hoş gelmiş.Bi entrye 3 edit yazan kafamı..
Edit:Uludağ sözlükte yazarmış la yeni gördüm.
edit:Kahramanın yazarla alakası yokmuş bunuda yeni öğrendim.
edit:Bu arada hoş gelmiş.Bi entrye 3 edit yazan kafamı..
Yaşlanınca zorda gençken 7 den sonra 8 geliyodu hey gidi günler..
edit:Şaka lan gencim daha..
edit:Şaka lan gencim daha..