bugün
- ellerim bos gonlum hos31
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı8
- bir bela geliyor6
- trakyalı yazarlar6
- boşnak olmak ister miydiniz5
- lahmacun9
- hayatında hiç deri ceket giymemiş kız3
- habire1219
- kaan sezyum7
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- ay diyen erkek9
- basmane tren garı7
- arif kocabıyık14
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar10
- seri eksiciyi tenhada yakalamak4
- mladiç piçtir piç kalacaktır3
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- tekerlek toplayan cocuk4
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak3
- apo yu eleştirmek vs apo'ya küfretmek4
- biraderin koşturması3
- silvermist9
- köylü kızın size aşık olması2
- ateist ve deist arkadaşları olan müslüman2
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- sobadan kurtulmak5
- sırta zincir vurarak zikir etmek3
- trakyadan adam çıkmaz diyen insan4
- sarapci koala63
- gocu37
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın8
- vexillarius the slayer8
- raikagetokatlayan4
- ben evlendiğimde 51 kiloydum3
- renkli rüyalar oteli5
- türkiye solunun en büyük sorunu6
- ben geldim naneler15
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- dororo2
- ben sizin anonim11
- habire12nin çaylak olması5
- aşk3
- gocu bey bay reyiz2
- atatürk'ün papanın iznik ziyaretine izin vermemesi2
- sersem herif5
- mantı8
- dinler tarihi5
- günün tweeti2
- torpille bir yerlere gelenler4
entry'ler (12)
Bir röportajında Once i started to get older, my father would say, you look more like george harrison than i do demiş, yürekleri fethetmiştir.
Kişi özgüveni yüksekse sorun etmez, mutludur.
kitap okuyarak üstesinden gelinebilecek olan şeydir. *
Bir Paul McCartney şarkısı.
you lift up my spirits, you shine on my soul
whenever i'm empty, you make me feel whole
i can rely on you, to guide me through, any situation
you hold up a sign that reads, follow me.
you give me direction, you show me the way
you give me a reason, to face every day
i can depend on you, to send me to, any destination
you hold up a sign that reads, follow me, follow me.
down the track of loneliness, down the path of love
through the words of heartache, to the end
on the shores of sorrow, where the waves of hope crash in
the perfect place for me to find a friend. ahh yeah yeah yeah, oh
you lead me to places, that i've never been
uncovering secrets, that i've never seen
i can rely on you, to guide me through, any situation
you hold up a sign that reads, follow me, follow me,
follow me, follow me.
you lift up my spirits, you shine on my soul
whenever i'm empty, you make me feel whole
i can rely on you, to guide me through, any situation
you hold up a sign that reads, follow me.
you give me direction, you show me the way
you give me a reason, to face every day
i can depend on you, to send me to, any destination
you hold up a sign that reads, follow me, follow me.
down the track of loneliness, down the path of love
through the words of heartache, to the end
on the shores of sorrow, where the waves of hope crash in
the perfect place for me to find a friend. ahh yeah yeah yeah, oh
you lead me to places, that i've never been
uncovering secrets, that i've never seen
i can rely on you, to guide me through, any situation
you hold up a sign that reads, follow me, follow me,
follow me, follow me.
herşeyi mükemmel yapıp hiçbirşey yapmamış gibi dağılan ve sonuçta asla unutulmayacak olan 4 insandan oluşur.
Öncelikle bir kemirgen olduğu unutulmaması gerekir. evet, çok şirindir fakat bulduğu her şeyi kemirir. Hep en küçük deliklere girme isteği vardır, kendini durduramaz, açık bir alanda durmaktan hoşlanmaz, diplere köşelere girip kendini temizlemek ya da diğer faresel işlerini halletmek ister. Gündüz uyur, gece geç saatlerde coşar, tanıyamazsınız, o masum, top olmuş uyuyan tatlı hayvan gitmiş, yerini manyak bir fare almıştır. Su içmesi biraz sesli gerçekleşir, çünkü suluğunun topunu dişleriyle iter ve su gelir, hatta bazen o topu bile kemirmeye çalıştığı görülmüştür. Genelde onu besleyen insanoğlu ile bağ kurar, gözlerinin içine bakar, insanoğlu ise bunu anlamaz "aaay çok şekeer nasıl da bakıyoor" der ve eline alıp mıncıklar. Fakat hamsterın istediği bu değildir. Eğer o güzel simsiyah gözleri ile kafesinin içinden gözlerinizin içine bakıyor ise hamsterın istediği şey özgür olmaktır, bazen yem, hatta bazen kafesinin temizlenmesini bile ister. Fakat eğer dışarı çıkarttığınızda gözlerinizin içine bakıyor ise büyük ihtimalle yüksek bir sesten korkmuş, kaskatı kesilmiştir. O size bakarken gözlerinizi kırparsanız, aranızda bir güven ortamı oluşur. Bu çoğu hayvan için böyledir. Gözlerinizi kırptığınızda ve ya yumuşak bir ses çıkarttığınızda yaptığı şeye kaldığı yerden devam edecektir. Aynı zamanda hamster elinizdeyken telefon falan çalarsa sizdeki adrenalin artışını hissedip elinizden atlamaya, yerinde duramamaya başlar. Kendisini duvara çarptığı hatta zıplayarak odanın diğer ucuna düştüğü görülmüştür. Kısa mesafeden yere düşünce pek bir şey olmaz. Hamsterınızın uzun ömürlü olmasını istiyorsanız, tarihi geçmemiş ve kaliteli yem ile beslemeli, haftada bir dışarıdan az miktarda elma, havuç, peynir gibi gıdalar ile takviyede bulunmalısınız. Ballı kraker alırsanız bayıla bayıla yiyecektir. Talaşı da kaliteli ya da en azından tozsuz olmalıdır çünkü talaşındaki toz hamsterı hapşırtır, rahatsız eder. yaşlandıkça kötü kokmaya, kendisini temizleyememeye başlar. özel şampuanları satılmaktadır fakat biraz tuzludur, minicik hayvan için kocaman şampuan diye düşündürür. yine yaşlandıkça tüylerini tarayamamaya başlar, siz bir diş fırçası ile nazikçe tarayabilirsiniz. Sonuç olarak bakımı çok zahmetli olmayan fakat nazik davranmanızı gerektiren, günlük şirinlik ihtiyacınızı fazlasıyla karşılayabilecek, minik kemirgenlerdir. ***
ingiliz yapımı, zeki, şaşırtıcı, bazen komik ve bazen duygusal olabilen güzel bir dizi. robert vaughn, adrian lester, robert glenister, marc warren ve jaime murray başrol oyuncularıdır. BBC'de halen yayınlanmaktadır. Marc ve Jaime 2007de diziden ayrılmış,2009da matt di angelo ve kelly adams katılmıştır. izlerken her şeyin güzel gittiğini hissettiğinizde bir şey oluverir fakat mickey zekasıyla üstesinden gelir, sizi mutlu eder. en sonunda da bütün kandırmacanın nasıl geliştiği arka planda hafif bir müzik eşliğinde anlatlır. merak uyandırır, tuhaf komedi dizilerinden bıkanlara tavsiye edilir.
asıl adı benedict timothy carlton cumberbatch olan 1976 doğumlu ingiliz aktör.
şimdiye kadar bir çok kaliteli yapımda( the other boleyn girl starter for 10 ve en son tinker tailor soldier spy ın film versiyonunda ) yer alan, sadece sesiyle bile etkileme gücüne sahip olan ve her konuştuğunda fan girllerininin hayatını mahveden insanoğlu.
ayrıca sherlocktaki oyunculuğu ile beni benden almıştır, mükemmeldir, yandan yunan tanrılarını andırır ama önden bakıldığında bunalıma girmenize neden olabilecek yüz hatlarına sahiptir.
Aynı zamanda pek yaygın olmayan soyadı hakkında "cumberbatch - it sounds like a fart in a bath, doesn't it? what a fluffy old name. i can never say it on a monday morning. when i became an actor, mum wasn't keen on me keeping it." demiş ve fan girllerinin hızlıca artmasının ardından ""i am very flattered. i have also become a verb as in "i have cumberbatched the uk audience" apparently. who knows, by the end of the year i might become a swear word too! it's crazy and fun and very flattering."" demiştir. Ve annesine yeni sherlock olucağını söylediğinde annesinin you dont have the right nose. demesi çok şekerdir, tatlıdır. yine aynı röportajda gerçek saç renginin koyu kumral olduğunu açıklamıştır. *
şimdiye kadar bir çok kaliteli yapımda( the other boleyn girl starter for 10 ve en son tinker tailor soldier spy ın film versiyonunda ) yer alan, sadece sesiyle bile etkileme gücüne sahip olan ve her konuştuğunda fan girllerininin hayatını mahveden insanoğlu.
ayrıca sherlocktaki oyunculuğu ile beni benden almıştır, mükemmeldir, yandan yunan tanrılarını andırır ama önden bakıldığında bunalıma girmenize neden olabilecek yüz hatlarına sahiptir.
Aynı zamanda pek yaygın olmayan soyadı hakkında "cumberbatch - it sounds like a fart in a bath, doesn't it? what a fluffy old name. i can never say it on a monday morning. when i became an actor, mum wasn't keen on me keeping it." demiş ve fan girllerinin hızlıca artmasının ardından ""i am very flattered. i have also become a verb as in "i have cumberbatched the uk audience" apparently. who knows, by the end of the year i might become a swear word too! it's crazy and fun and very flattering."" demiştir. Ve annesine yeni sherlock olucağını söylediğinde annesinin you dont have the right nose. demesi çok şekerdir, tatlıdır. yine aynı röportajda gerçek saç renginin koyu kumral olduğunu açıklamıştır. *
ingiliz oyuncu benedict cumberbatch'in paul marshall karakterini canlandırdığı filmdir.
Britanya'nın son zamanlarda televizyonda izlediği en güzel şeylerden biridir. Moda anlayışı da bir o kadar mükemmeldir. Ayrıca saç rengi ve ten rengi harikadır, uyumludur, fazlasıyla iskoçtur.
Kendine ait internet sitesi olan http://www.pattieboyd.co.uk/ 'da George Harrison , Eric Clapton gibi isimlerin kendisi tarafından çekilmiş, satın alınabilen fotoğrafları bulunmaktadır. Aynı zamanda george, eric ve pattie arasında geçen anıları anlatan otobiyografisi wonderful tonight (bkz: eric clapton) 20 pound gibi bir fiyata satın alınabilmektedir.
10 yılda bir yenisiyle değiştirildiğini düşündüğüm sanatçıdır.