bugün
- şapka takar mısınız11
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum7
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- ulu sözlük telegram grubu4
- istanbul7
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- sezen taş6
- friedrich hegel la bi cay icek6
- nick vermeden bir yazara seslen4
- yemek yedikten sonra kusmak9
- ölümlü dünya diyerek affedip heba olmak4
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- berna laçin'in gözaltına alınması40
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- nervionun beni engellemesi10
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- tarihçi kimliğini kullanıp tarihçi olmayanlar3
- sözlük yazarlarının kullandıkları tarayıcılar3
- arkadaşlar buldum9
- ctrlx2
- ucan tekme atan hipopotam43
- kemalizmin çöküşü8
- üstad kadir mısıroğlu3
- popüler bir yazar olmanın zorlukları6
- karamelize soğanlı mantarlı makarna4
- moğolistan'ın çin'in kuzeyinde bulunması3
- şükürcülük9
- kremalı tavuklu makarna vs salçalı makarna7
- kafayı parayla bozmuş kadınlar5
- büyük oyunu görmek9
- kemalizm neden çöktü5
- boğaz ağrısına iyi gelecek şeyler8
- özgüveni olmayan erkek2
- arkadaşla ben vazgeçtim5
- biraz erkekleri kötüleyinsene7
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- kpss mülakat sınavında adaylara sorulan sorular2
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz11
- sigaradan bile zevk alamamak2
- hayatın sırrını sözlükte aramak7
- karton toplarken köpek çetesine yem olmak3
- incel3
- cumadan bir gün önceki gün bugün perşembe8
- iremganın anısına3
- diş sıkmak5
- saçları permalı sözlük kızı10
- frank lucas'a bir mesaj bırak4
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- dedemi astılar diye ağlamak4
entry'ler (6)
Hayat kalitesi sıfırın altında olan bir yazarın, günde ortalama 600 milyon insanın tekrar tekrar yaptığı çok basit bir eylemi yapması sonucunda kendisini ilah gibi hissetiğini söylemesi beyanıdır.
Bleda Yaman'ın Dolunayın türküsü şiiriyle tanışana kadar, Arthur Rimbaud'nun Kötülük çiçekleri kitabında geçen Okur'a şiirine ait muhtemel dörtlüktür.
Vakti zamanında 2006 model 2.4 motorunu kullanmış olduğum o kasa için Mercedes-Benz ile ortak yapım araçtır. Kendisi sanılanın aksine uzun yolda şaşırtacak düzeyde az yakmaktaydı ve 1750 devirde 110 120 arası bir hız ile ilerlemekteydi.
PS. 4 sene kullanıp bandrol vermediğimden mütevelli epeyce bir miktar bandrol ödediğim beraberinde istediğim aracı alamadığım jiptir kendileri. Bu aralar subaru forester, outback ve volvo v70 bandında bir araç arayışındayım hali hazarımdaki aracım ise 2002 model corsa 1.2
PS. 4 sene kullanıp bandrol vermediğimden mütevelli epeyce bir miktar bandrol ödediğim beraberinde istediğim aracı alamadığım jiptir kendileri. Bu aralar subaru forester, outback ve volvo v70 bandında bir araç arayışındayım hali hazarımdaki aracım ise 2002 model corsa 1.2
Herşeye rağmen güzel kadınlar sevdik, güzel şarkılar söylediktir. Minnettarımdır.
bdsm içeriğini kaldırdığından beri takip etmediğim video kanalı. bu aralar blu tv ile çalışıyorlar sanırım youtube da aboneliğim var fakat hiç yeni video düşmüyor epeydir.
Sırf yorum yazayım diye gittim hesap açtım geldim. Arkadaşım, her şeyden önce asla bu kurumda çalışmıyor yada viral kasmıyorum ancak, gelin şu konuyu etraflıca konuşalım bitsin gitsin artık.
Öncelikle Starbucks'a insanlar sıradan bir kahve dükkanına gitmek istediği gidebildiği gibi bazı diğer tercihler doğrultusunda da gidiyor olabiliyor. Bu noktada bunları sıralayacak olursak,
-Ucuz bir kahve dükkanı. Bence gramaj olarak bakıldığında hali hazırda zincirleşmiş kahve dükkanlarının neredeyse %85-90'ından hele hele 3rd wave coffee shop'ların tamamından ucuz. Yarım litreye yakın americano ve 2 shot kahveyi bugün bu fiyata kim veriyor ? Ayrıca tarçınlı çöreğin'in muadil dükkanlardaki değeri misal ne kadar acaba? Çok basit bir ürün yada kahveli pasta, çayın 3.5 4 liraya satıldığı çoğu zincir kahvecide girin latta pasta ve benzer isimde isteyin bakalım glikoz şuruplu o pastayı size kaç paraya saplayacaklar?
-Giden kesim görece olarak nargile dükkancısından çok daha elit. Kim ne derse desin mekan seçimleri yapılırken mekanın ortalama insan kalitesi benim birinci önceliğimdir. Yat limanı kenarındaki balıkçı kahvehanesinde yediğim tost ve içtiğim 1.5 liralık çay için 30 km yol git gel yapıp 45 dakikamı yola gömebiliyorum neden ? Güzel manzara taze çay ve plastik tabakta turşusuyla çeri domatesiyle karışık susamlı ekmek tost için. Çünkü giden insanlar oraya rahatlamaya gidiyor kimse av peşinde yada başka insanlara sıkıntı çıkarma peşinde değil.
-Müşteri memnuniyeti yüksek bir dükkan. Gidiyorsun bal kabaklı kahve istiyorsun beğenmedim latte verebilir misiniz de bakalım ne yapıyorlar. Yada espresso shaken diye bi ürün çıkardılar sandımki buz ve espresso çalkalıyorlar bi baktım içinde kremamsı bir dalga dümen var, bana uymadı. Sadece götürüp bana bu uymadı demem yeterli. Açıklama yapmanıza dahi gerek yok sadece geri bildirim toplamak ve sizin zevkinize uygun bir kahve tavsiye edebilmek için nasıl bir kahve tercih ediyorsunuz, süt kullanıyor musunuz vs.. sorarlar o da size uygun bir içecek ikram edebilme çabası.
Aynı şekilde masada kahvenin döküldüğünü gören bir barista gelip ne içiyordunuz deyip içeceğimi söylemediğimde yerdeki bardağın üzerine bakıp 5 dakika sonra bana aynı kahveden getirdi. Benim hatamdı gerek yoktu teşekkürler dediğimde burada sizin hatanız yoktur dedi. Eh be kardeşim daha ne yapsın bu marka size?
Kışın cayır cayır yanan ısıtıcılarıyla, sabah 8 de yol şubede yakın çevredeki fabrikalarda çalışan beyaz yakalarla karşılaşıp kısa selamlaşma şansıyla, hızlı interneti, temiz lavabolarıyla, standart düzey ve kalitede sağladıkları yeme içme teklifleriyle, hele hele satış satın alma gibi bir departmanda çalışıyorsanız tanışıklık seviyeniz bir miktar varsa sektördeki insanlarla; 3 arkadaşımı kahve sohbeti sırasında işe aldırdım -ki şuan daha 2. yılındayım çalışma hayatının-
iyidir hoştur vurmayın artık. Beceremiyorsunuz çünkü aynı standart ve kalitede hizmet vermeyi. Ha şunu anlarım kardeşim 11 liraya americano yerine 17 liraya red eye black eye vs.. neden içmiyorsun yada V60 da hiç mi blue mountain, el salvador, vs.. denemedin mi dersen denedim efendim. Günlük sabah rutininde metal mug'ıma %10 indirimle aldığım birde üstüne bilmem kaç liraya yıldız biriktirdiğim uygulamamda starbucks fanıyım.
Pazar kahvemde öğle arası kaçamağımda 3rd gen demlemeciyim. Ha, o kadar filtrecisin madem al kardeşim 150 gram çekirdek taze kavrulmuş, al bi tane de öğütme makinası sabahları 15 dakka erken uyanıp kendine kadar filtreni demle mug'ına koy git derseniz bi derece anlarım onda da sabah tarçınlı çöreği yada mistik sandviçi neyle ikame edeceğiz derim. Kaldı ki benim evimde yaptığım chemex yada v60 'ın amacı sabah uyanmak için zift demlemek değil ergonomiside uygun değil. O kahveleri demleyip 10 dakka hazırlık 7 dakka demleme yaptıktan sonra cam bardak yerine metal mug'da içmek bana ayıp, cam bardakta usulunce demlediğimde arka çenede turunç, üst arka damakta baharat tadı olan bir kahveyi ayılıcam diye saçma sapan ziftleştirmek çekirdek yakmak kahveye ayıp.
Vuracaksan da şuradan vur. bilmem kaç gramını kaç liraya sattıkları falanca kahvenin kaç senesi hasadı olduğunu neden yazamamışlar de mesela ona bişey demem..
Öncelikle Starbucks'a insanlar sıradan bir kahve dükkanına gitmek istediği gidebildiği gibi bazı diğer tercihler doğrultusunda da gidiyor olabiliyor. Bu noktada bunları sıralayacak olursak,
-Ucuz bir kahve dükkanı. Bence gramaj olarak bakıldığında hali hazırda zincirleşmiş kahve dükkanlarının neredeyse %85-90'ından hele hele 3rd wave coffee shop'ların tamamından ucuz. Yarım litreye yakın americano ve 2 shot kahveyi bugün bu fiyata kim veriyor ? Ayrıca tarçınlı çöreğin'in muadil dükkanlardaki değeri misal ne kadar acaba? Çok basit bir ürün yada kahveli pasta, çayın 3.5 4 liraya satıldığı çoğu zincir kahvecide girin latta pasta ve benzer isimde isteyin bakalım glikoz şuruplu o pastayı size kaç paraya saplayacaklar?
-Giden kesim görece olarak nargile dükkancısından çok daha elit. Kim ne derse desin mekan seçimleri yapılırken mekanın ortalama insan kalitesi benim birinci önceliğimdir. Yat limanı kenarındaki balıkçı kahvehanesinde yediğim tost ve içtiğim 1.5 liralık çay için 30 km yol git gel yapıp 45 dakikamı yola gömebiliyorum neden ? Güzel manzara taze çay ve plastik tabakta turşusuyla çeri domatesiyle karışık susamlı ekmek tost için. Çünkü giden insanlar oraya rahatlamaya gidiyor kimse av peşinde yada başka insanlara sıkıntı çıkarma peşinde değil.
-Müşteri memnuniyeti yüksek bir dükkan. Gidiyorsun bal kabaklı kahve istiyorsun beğenmedim latte verebilir misiniz de bakalım ne yapıyorlar. Yada espresso shaken diye bi ürün çıkardılar sandımki buz ve espresso çalkalıyorlar bi baktım içinde kremamsı bir dalga dümen var, bana uymadı. Sadece götürüp bana bu uymadı demem yeterli. Açıklama yapmanıza dahi gerek yok sadece geri bildirim toplamak ve sizin zevkinize uygun bir kahve tavsiye edebilmek için nasıl bir kahve tercih ediyorsunuz, süt kullanıyor musunuz vs.. sorarlar o da size uygun bir içecek ikram edebilme çabası.
Aynı şekilde masada kahvenin döküldüğünü gören bir barista gelip ne içiyordunuz deyip içeceğimi söylemediğimde yerdeki bardağın üzerine bakıp 5 dakika sonra bana aynı kahveden getirdi. Benim hatamdı gerek yoktu teşekkürler dediğimde burada sizin hatanız yoktur dedi. Eh be kardeşim daha ne yapsın bu marka size?
Kışın cayır cayır yanan ısıtıcılarıyla, sabah 8 de yol şubede yakın çevredeki fabrikalarda çalışan beyaz yakalarla karşılaşıp kısa selamlaşma şansıyla, hızlı interneti, temiz lavabolarıyla, standart düzey ve kalitede sağladıkları yeme içme teklifleriyle, hele hele satış satın alma gibi bir departmanda çalışıyorsanız tanışıklık seviyeniz bir miktar varsa sektördeki insanlarla; 3 arkadaşımı kahve sohbeti sırasında işe aldırdım -ki şuan daha 2. yılındayım çalışma hayatının-
iyidir hoştur vurmayın artık. Beceremiyorsunuz çünkü aynı standart ve kalitede hizmet vermeyi. Ha şunu anlarım kardeşim 11 liraya americano yerine 17 liraya red eye black eye vs.. neden içmiyorsun yada V60 da hiç mi blue mountain, el salvador, vs.. denemedin mi dersen denedim efendim. Günlük sabah rutininde metal mug'ıma %10 indirimle aldığım birde üstüne bilmem kaç liraya yıldız biriktirdiğim uygulamamda starbucks fanıyım.
Pazar kahvemde öğle arası kaçamağımda 3rd gen demlemeciyim. Ha, o kadar filtrecisin madem al kardeşim 150 gram çekirdek taze kavrulmuş, al bi tane de öğütme makinası sabahları 15 dakka erken uyanıp kendine kadar filtreni demle mug'ına koy git derseniz bi derece anlarım onda da sabah tarçınlı çöreği yada mistik sandviçi neyle ikame edeceğiz derim. Kaldı ki benim evimde yaptığım chemex yada v60 'ın amacı sabah uyanmak için zift demlemek değil ergonomiside uygun değil. O kahveleri demleyip 10 dakka hazırlık 7 dakka demleme yaptıktan sonra cam bardak yerine metal mug'da içmek bana ayıp, cam bardakta usulunce demlediğimde arka çenede turunç, üst arka damakta baharat tadı olan bir kahveyi ayılıcam diye saçma sapan ziftleştirmek çekirdek yakmak kahveye ayıp.
Vuracaksan da şuradan vur. bilmem kaç gramını kaç liraya sattıkları falanca kahvenin kaç senesi hasadı olduğunu neden yazamamışlar de mesela ona bişey demem..