bugün
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- engineer2820
- eski yazarlar geri gelsin12
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey10
- ben geldim naneler7
- cm 01 024
- eski sevgilinin bıraktığı iz11
- nickin yanında yaş da yazsın16
- la loba21
- nervio'nun ayakları17
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- dörtlü yakınca her yer otopark sanan zihniyet6
- recep tayyip erdoğan13
- menemen yiyen erkek13
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı56
- eğirdir gölü canavarı5
- karabüklü kızlar5
- çirkin şansı4
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu3
- mr erecto hayratı4
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- safra reflüsü2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- ps 4 varken ps 5 almak mantıklı mı sorunsalı2
- fransa da yağmalanan apple mağazası4
- hoşgelmiş inşallah kazdır6
- lille5
- domates çorbası8
- yalancı sözlük yazarları7
- pırasanın yaşam enerjini artırması2
- gina'ya sımsıkı sarılmak6
- kısa boylu ama kaba erkek5
- deniz kenarı3
- öldüreni öldürmek14
- arabanın ön koltuğuna t shirt giydirmek11
- toplu taşımada sözlüğe girmemek3
- hesabını gizleyen erkek yazar22
- volkswagen passat7
- futbol15
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan9
- kız isteme ayininde tuzlu kahve ikram eden yelloz5
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip11
- gs'nin lille maçında dijital ıslık kullanılması2
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi13
- uefa şampiyonlar ligi3
- kolonya koleksiyonu5
- galatasaray14
- tofaş otomobil türkiye için çok fazla lüks3
entry'ler (47)
saatlerce yürümek zorunda kaldığım bir günün ardından elim kolum dolu otobüste ön kapıya yakın boş bir yer bulup oturmuştum yaşca bana yakın ablanın biri gelip kalksana dedi aynen bu sekilde "kalksana" ne ayaksın bakışımdan sonra hamileyim dedi, ultrasonografik gözlerin anlayabileceği boyutta bir hamilelikti, ee arkada boş yer var dedim, yürüyemem oraya şimdi dedi, ablacım gezmeye gittiğin her halinden belli bana mi güvendin de yaptın bu çocuğu diyemeden içimden söylenip kalkmıştım.
Bazen aklımdan geçse de toplumsal kodlardan dolayı yapamadığımdır.
Bazen aklımdan geçse de toplumsal kodlardan dolayı yapamadığımdır.
Çok yüksekten boşluğa atlamak gibi bir şey. Bu boşluk karanlık ve dipsiz yere çakılmayi bekliyorsunuz ama uzun süre düşmeye devam ediyorsunu. geçti, çıktım oradan derken mesela gülüşleriniz aklınıza o gelip kesiliyor düşmeye devam ettiğinizi anlıyorsunuz. Neyse ki hiç yere çarpmıyorsunuz ya düşmeye alışıyorsunuz ya da bir el uzanıyor tutunuyorsunuz. Alışılıyor, azalıyor, şanslı olanlar için o hisler bitiyor...
- ergenlik dönemlerinde bukowski triplerine girmeleri. *
- yapılmış saç. *
- mahalle karısı kıvamında ağız dalaşı yapmaları.
- sevgili değil, sahip tavırları takınmaları.
- okumamaları.
- ağlamaları. hadi ilk kez olduğunda tamam da, birkaç kez tekrarlanınca (bkz: run forrest run).
- iddaa bağımlısı olmaları.
- boktan yere boktan boktan yalan söylemeleri *
- arkadaşlarının dedikodularını yapmaları.
- yapılmış saç. *
- mahalle karısı kıvamında ağız dalaşı yapmaları.
- sevgili değil, sahip tavırları takınmaları.
- okumamaları.
- ağlamaları. hadi ilk kez olduğunda tamam da, birkaç kez tekrarlanınca (bkz: run forrest run).
- iddaa bağımlısı olmaları.
- boktan yere boktan boktan yalan söylemeleri *
- arkadaşlarının dedikodularını yapmaları.
minimum zamanda maksimum işi hedefleyen işçiyi işçi olmaktan çıkarıp adeta bir makine gibi gören sistemdir.
fabrikalardaki yürüyen bant sistemi bu şeytanın sağ koludur.
fabrikalardaki yürüyen bant sistemi bu şeytanın sağ koludur.
1870-1933 yılları arasında yaşamış avusturyalı mimar. kullanışlı olan güzeldir düşüncesini yaymaya çalışmıştır. düşünceleriyle olduğu kadar, yapılarıyla da hem yeni sanata, hem de seçmeci tutuma karşı çıkmıştır.
süsleme suçtur diyerek yapının simgesel değerini reddetmiştir ve yapıyı minimum maliyetle, ekonomik olarak yapmak gerektiğini, ekonomik yapının da aynı zamanda topluma hitap ettiğini belirtmiştir.
ornament und verbrechen (yapıda süsleme cinayettir) adlı konferansı tepkilere yol açmış, bazı kurumlar öğrencilerine loosun derslerine katılmayı yasaklamış, birçok yerleşme tasarımı resmi makamlarca geri çevrilmiştir. loos bütün bu baskılara karşın, düşüncelerinden ödün vermeden çalışmalarını sürdürmüş, çağdaş mimarlığın kurucularından biri olmuştur.
süsleme suçtur diyerek yapının simgesel değerini reddetmiştir ve yapıyı minimum maliyetle, ekonomik olarak yapmak gerektiğini, ekonomik yapının da aynı zamanda topluma hitap ettiğini belirtmiştir.
ornament und verbrechen (yapıda süsleme cinayettir) adlı konferansı tepkilere yol açmış, bazı kurumlar öğrencilerine loosun derslerine katılmayı yasaklamış, birçok yerleşme tasarımı resmi makamlarca geri çevrilmiştir. loos bütün bu baskılara karşın, düşüncelerinden ödün vermeden çalışmalarını sürdürmüş, çağdaş mimarlığın kurucularından biri olmuştur.
mimari bir akım değil bir çeşit üsluptur. osmanlıda da etkisi görülmektedir.
(bkz: nuruosmaniye camii) (bkz: laleli camii)
(bkz: nuruosmaniye camii) (bkz: laleli camii)
daha da yalnız kalmaya çalışmaktır hayattan kendini soyutlamaktır.
günde ortalama iki doz bünyeye enjekte edilmesi gereken şarkıdır.
bazen bünyemde barındırmış olduğum sorumsuzlukla neredeyse hayatta kalabilmeme bile şaşıracağım. sorumsuzluk ya da mallık artık bilemedim orasını tam.
- mesela karşıdan karşıya geçerken yola bakmak aklıma gelmediği için dün iki kere ezilme tehlikesi geçirdim.
- bugün çok nadide! bir hocamızın dersinin vizesi vardı. neremden uydurduysam sınavın 1 de olduğuna karar vermişim, az önce telefon çaldı arkadaş panik halinde neredesin diye soruyordu, ben de gevrek gevrek "evdeyim yeaa" dedim. arkadaş "neee!" dedi. bir an duraksadı "hoca geldi kağıtları dağıtıyor" dedi, bir miktar haşırtı huşurtunun ardından ses kesildi.
eşek kadar da sınav tablosu var, bakar dimi insan.
evet rapor falan dinlemez bu hoca, çalışmıştım da emek emek be sözlük. *
(bkz: ağlamıyorum gözüme bok kaçtı)
- mesela karşıdan karşıya geçerken yola bakmak aklıma gelmediği için dün iki kere ezilme tehlikesi geçirdim.
- bugün çok nadide! bir hocamızın dersinin vizesi vardı. neremden uydurduysam sınavın 1 de olduğuna karar vermişim, az önce telefon çaldı arkadaş panik halinde neredesin diye soruyordu, ben de gevrek gevrek "evdeyim yeaa" dedim. arkadaş "neee!" dedi. bir an duraksadı "hoca geldi kağıtları dağıtıyor" dedi, bir miktar haşırtı huşurtunun ardından ses kesildi.
eşek kadar da sınav tablosu var, bakar dimi insan.
evet rapor falan dinlemez bu hoca, çalışmıştım da emek emek be sözlük. *
(bkz: ağlamıyorum gözüme bok kaçtı)
yanlıştır.
töt cebindeki cüzdanın kabarıklığına bakıyor akıllım.
töt cebindeki cüzdanın kabarıklığına bakıyor akıllım.
burçlara inanma sebebidir ötesi yok.
proje 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 dir.
edit 1: her dönem haftada iki gün var, kurtuluş yok, insanlıktan çıkarır. kaldın mı kafadan bir dönem uzamış olur okul, çoğu okulda bütü de yoktur ayrıca.
edit 2: rapidom gözüne girsin canısı.
edit 1: her dönem haftada iki gün var, kurtuluş yok, insanlıktan çıkarır. kaldın mı kafadan bir dönem uzamış olur okul, çoğu okulda bütü de yoktur ayrıca.
edit 2: rapidom gözüne girsin canısı.
çevremde çok fazla kız olması ve benim onların gereksiz takıntılarından, aptal mıymıntılıklarından nefret etmem.
göbekleri birlikte kesilmiş sanki sürtüklerin.
göbekleri birlikte kesilmiş sanki sürtüklerin.
buradan * gitmek istiyorum, çok sıkılıyorum. hiçbir şey beni mutlu etmiyor. eve gitmek istemiyorum, dışarıda durmak, gezmek falan da istemiyorum çünkü kimse yok aklıma, içime yandaş. hiç kimseyle mutlu değilim patlayacağım artık burada. boş boş geçiyor günlerim bir mana yok...saçma sapan zaman harcıyorum.
bu okuldan da nefret ediyorum her gün daha da artıyor nefretim. ben neden böyleyim neden hiç mutlu değilim? ama salak salak gülüyorum sürekli, maske mi bu bilmiyorum ama yoruldum artık, eriyor akıyor maskeyse bu, tutmuyor artık. hayatımın bir amacı yok, hiçbir beklentim yok bu hayattan iki gün sonrasını bile düşünmüyorum planlamıyorum, zaten neden düşüneyim ki her günüm birbirinin aynı bomboş. tutunduğum tek bir şey bile yok, ne bir kişi ne bir eşya ne de bir hayal... içim boşaltılmış gibi. birileri sürekli bir şeyleri dayatıyor ben duruyorum, sonra yıkılıp sürükleniyorum. patlamak üzereyim bu boktan düzenden savrulup çıkmak istiyorum. hesapta en güzel yaşlarım bunlar ama ben bin yıldır yorgunum sanki.
herkes aynı fabrikanın seri üretimi gibi, herkes hesap kitap, yoruldum insanlardan da. genel olarak aynıyız tek fark bazı spesifik çakallıklar o kadar.
hiç bilmediğim bir yere gidip sadece kendimle bir hayat kurmak istiyorum hiçbir şeyin baskısı olmadan...
haa getirin getirin imza da atalım, imza kağıdı falan ne boş, manasız kaygı... hapis beyinleriz hepimiz.
fuck the system!
bu okuldan da nefret ediyorum her gün daha da artıyor nefretim. ben neden böyleyim neden hiç mutlu değilim? ama salak salak gülüyorum sürekli, maske mi bu bilmiyorum ama yoruldum artık, eriyor akıyor maskeyse bu, tutmuyor artık. hayatımın bir amacı yok, hiçbir beklentim yok bu hayattan iki gün sonrasını bile düşünmüyorum planlamıyorum, zaten neden düşüneyim ki her günüm birbirinin aynı bomboş. tutunduğum tek bir şey bile yok, ne bir kişi ne bir eşya ne de bir hayal... içim boşaltılmış gibi. birileri sürekli bir şeyleri dayatıyor ben duruyorum, sonra yıkılıp sürükleniyorum. patlamak üzereyim bu boktan düzenden savrulup çıkmak istiyorum. hesapta en güzel yaşlarım bunlar ama ben bin yıldır yorgunum sanki.
herkes aynı fabrikanın seri üretimi gibi, herkes hesap kitap, yoruldum insanlardan da. genel olarak aynıyız tek fark bazı spesifik çakallıklar o kadar.
hiç bilmediğim bir yere gidip sadece kendimle bir hayat kurmak istiyorum hiçbir şeyin baskısı olmadan...
haa getirin getirin imza da atalım, imza kağıdı falan ne boş, manasız kaygı... hapis beyinleriz hepimiz.
fuck the system!
(bkz: götün teki)
milka- çilekli yoğurtlu.
hem baymıyor, hem hafif, "ailecek seviyoz".
hem baymıyor, hem hafif, "ailecek seviyoz".