bugün
- mazotun litresi 101 lira7
- sözlükteki kaliteli yazarlar38
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı18
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları28
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- grönland ve antarktika da 12 trilyon ton buz kaybı2
- yeşil beyaz turuncu3
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- yapay zekanın kod yazması4
- sevgilisi olup sözlükte takılan insan2
- yazarların fobileri15
- kendin hakkında bir gerçek bırak8
- seçil erzan2
- yazarların en malımsı özellikleri12
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- islamda namaz yoktur37
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı12
- kuzey makedonya2
- kosova2
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- karadağ2
- sırbistan2
- bosna hersek2
- hırvatistan2
- slovenya2
- yugoslavya2
- sözlüğün reisi kim anketi19
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- keşke bu yaşanmışlıklar onunla olsaydı6
- 174 kaslı mühendis9
- iltica4
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- 195 kaslı pilot10
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- ioçk'nın müziği7
- barbara palvin gelse reddedecek sözlük erkeği6
- erkeklerin birbirine amk demesi6
- sözlük yazarlarının saatleri14
- nick vermeden bir yazara seslen10
- almanya da yaşayan yazarlar8
- gelecekteki sevgiliye not6
- şeftali11
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- şeytanın bile israil'e karşı olması8
- barbara palvin mi güzel ben mi diyen sevgili5
- sözlüğün reisi kim14
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
- çağla idi21
entry'ler (39)
başkanının* 17 mayıs 2009 da oynanan bursaspor maçından sonra bahsettiği ilahi adaletin, 24 mayıs 2009'da da tecelli etmesi halinde eskişehirspor karşısında hezimete uğrayacak takımdır.
(bkz: 20 aralık 2008 trabzonspor eskişehirspor maçı)
(bkz: 20 aralık 2008 trabzonspor eskişehirspor maçı)
çoğu zaman araba alarmlarını öttürmüşlüğü vardır bu sesin. yerli halk alışıktır, uçak geçerken susarlar, yeni alışanlar gibi avaz avaz konuşmaya devam etmezler.
bir noktadan sonra öyle kanıksanmış bir hal alıyor ki, uzun zaman uçak geçmediğinde insan şaşırıyor, hava kuvvetlerinin başına bir şey geldi sanıyor.
bir noktadan sonra öyle kanıksanmış bir hal alıyor ki, uzun zaman uçak geçmediğinde insan şaşırıyor, hava kuvvetlerinin başına bir şey geldi sanıyor.
almora'nın ahım şahım olmayan ama yine de zevkle dinlenebilecek son albümü. özellikle vokaller diğer albümlere göre daha oturaklı durmakta. diğer albümlerdeki tarzan ingilizcesiyle yazılmış şarkıların olmaması ayrı bir güzellik katmış.
umudunuzu hiçbir zaman kaybetmeden, hırsla, azimle, "yok abi bu bölümü geçmek imkansız" dememden oynadığınızda bitirebileceğiz, bitince de o kadar da zor olmadığını anlaşılan şukela oyun. hele o bitirdikten sonra yaşanan mutluluğu kelimelerle ifade etmek olanaksız.*
son yazar alımından sonra tam manasıyla sıçmış sözlüktür. aslında kendileri de farkındaydı bunun böyle olacağından. ancak moderasyonunun biraz daha fazla mesaisi ile ince eleyip sık dokunarak yeni katılan binlerce yazardan en az bin tane yazar bırakıp yollarına devam edeceklerdir.
(bkz: reklam kokan hareketler bunlar)
(bkz: reklam kokan hareketler bunlar)
yaptığı normal, insani hatalar, istanbul takımlarına karşı geldiği için süper lig'de maç alamayan güzide hakem. istanbul hegemonyasının harcadığı değerlerden.
önüne ve arkasına getirilecek kelimelerle daha da anlamlı olacak olandır. yoksa çayın başka ne gibi bir aciliyeti olabilir ki?
bez getir acele çay döküldü masaya!!
bez getir acele çay döküldü masaya!!
nedendir bilinmez bir türlü bağımlılık yapmayan dizi. hani kurtlar vadisi, yaprak dökümü gibi dizilerin sahip olduğu bağımlı izleyici kitlesine sahip değil bu yapım. kimse cumartesi gelse de kavak yelleri'ni bi izlesem durumunda değil. ne zaman muhabbeti geçse "herkes arada bir izliyorum", "denk gelirsem izliyorum" gibi laflar ediyor. ama beğenmeyen de yok hani.
bende de bağımlılık yapmamıştı aslında. aynen denk gelirsem izliyorum muhabbetindeydim. ancak 13 aralık 2008'de yayınlanan bölümüyle kocaman bir aferini haketmişlerdir. bölümün tamamını izlemesem de, son sahneleri ekran karşısından kaldırtmamıştır. denk gelirse izleyenlere önümüzdeki cumartesiyi iple çektirecek gibi duruyor.*
bende de bağımlılık yapmamıştı aslında. aynen denk gelirsem izliyorum muhabbetindeydim. ancak 13 aralık 2008'de yayınlanan bölümüyle kocaman bir aferini haketmişlerdir. bölümün tamamını izlemesem de, son sahneleri ekran karşısından kaldırtmamıştır. denk gelirse izleyenlere önümüzdeki cumartesiyi iple çektirecek gibi duruyor.*
filmlerden gördüğü kurşundan yuvarlanarak kaçma sahnesinden aşırı derecede etkilenip, bunu yağmura karşı uygulamaya çalışan kimse. çok geçmeden hazin sonla karşı karşıya kalır.
zamanında yüklü miktarda dolar'a ve avro'ya yatırım yapmışların, servetlerine servet kattığı kriz. en basit hesapla 10000 dolar'a sahip olan ve bunu zamanında 1,25 ytl den almış kişi 12,5 bin ytl harcarayak bugün 16,5 bin ytl elde etmiştir. karı 4 bin ytl'dir. allah bereket versindir.
her kriz de böyle olur ya zaten. garibanın cebinden alınıp, kodamanın cebine konulması bir yerde.
her kriz de böyle olur ya zaten. garibanın cebinden alınıp, kodamanın cebine konulması bir yerde.
açılan işyeri sayısının kapanan işyeri sayısından fazla oluşunun, türkiye'de ekonomik kriz olmadığına delalet sayıldığı veriler. tamam olumsuz tarafından bakmamak gerekir ancak aynı şekilde bir veriye götünden de bakmamak gerekir.*
bu kapanan işyerleri ile açılan işyerlerinin ekonomik getirisi, hacmi aynı mıdır ki birbiriyle karşılaştırılsın. bir fabrikanın kapanması, ya da bir süre üretimini durdurması, binlerce küçük esnafın kepenk kapatması demektir. yani bu yeni açılan işyerleri, kapanan fabrikaların yerini doldurup, türkiye ekonomisini daha da yukarıya taşıyabilecek midir ona bakmak lazım. kağıt üzerinde yazanları dile getirip, binlerce lira kar ettiğin dolarları sayarken "kriz mriz yok bu ülkede" deyip geçmekle olmuyor bu işler. gidip, bir kaç tane küçük esnaf ile ekonomi konuşmak lazımdır. paranın nasıl akmadığını, piyasadaki krizi yerinde görmek lazımdır.
bu kapanan işyerleri ile açılan işyerlerinin ekonomik getirisi, hacmi aynı mıdır ki birbiriyle karşılaştırılsın. bir fabrikanın kapanması, ya da bir süre üretimini durdurması, binlerce küçük esnafın kepenk kapatması demektir. yani bu yeni açılan işyerleri, kapanan fabrikaların yerini doldurup, türkiye ekonomisini daha da yukarıya taşıyabilecek midir ona bakmak lazım. kağıt üzerinde yazanları dile getirip, binlerce lira kar ettiğin dolarları sayarken "kriz mriz yok bu ülkede" deyip geçmekle olmuyor bu işler. gidip, bir kaç tane küçük esnaf ile ekonomi konuşmak lazımdır. paranın nasıl akmadığını, piyasadaki krizi yerinde görmek lazımdır.
bir önceki hafta oynanan eskişehirspor galatasaray maçını* yöneten ve en basitinden milan baros'un eliyle topu aldığını göremeyen fırat aydınus'un hakemliğe devam etmesi gibi bir şeydir.
benfica karşısında attığı golün karşılığını, fenerbahçe maçında ziyadesiyle almış futbolcu.*
türk rock müziğinin en önemli kilometre taşlarından biridir bu grup. şarkı sözlerinde olsun, müziklerinde olsun rock müziğin nasıl yapılacağının dersi vardır adeta. yıllardır duyduğumuz bulutsuzluk özlemini en iyi şekilde dillendirerek de grup isimlerini cuk oturttuklarını görürsünüz. iyi adamlardır vesselam, dinlenirler hala bıkılmadan. yaşantılarında da alçakgönüllüğünün tepe noktasını görürsünüz.
uzun zamandır ulaşılamayan sözlük, kapanmış olmasından korkulmaktadır.
sözlükle tanışmamı sağlayan, ilk yazılarımı sanal aleme aktardığım yerdir burası. bu yüzden de aramızda garip bir bağ oluşmuştu. sevdirmişti kendini hayırsız. bu nedenledir ki çok direndim sürekli maruz kaldığı darbelere, ayrılıkçı hareketlere, yöneticilerin adaletsizliklerine. ahbap-çavuş ilişkilerinin sığlaştırıcılığına karşı dayanmaya, kalmaya çalıştım. ilk sözlüğümdü zira. kolay mı be, neredeyse 3000 entry'im vardı lan. ama olmadı, soğudum çaresiz, oradaki diğer yazarlar gibi, soluğu başka yerlerde aldım. uzun süredir de ulaşılamıyor kendisine. girsem, artık çok önemsemesem de, bir iki entry ile gönlünü alır, yine severim onu.
sözlükle tanışmamı sağlayan, ilk yazılarımı sanal aleme aktardığım yerdir burası. bu yüzden de aramızda garip bir bağ oluşmuştu. sevdirmişti kendini hayırsız. bu nedenledir ki çok direndim sürekli maruz kaldığı darbelere, ayrılıkçı hareketlere, yöneticilerin adaletsizliklerine. ahbap-çavuş ilişkilerinin sığlaştırıcılığına karşı dayanmaya, kalmaya çalıştım. ilk sözlüğümdü zira. kolay mı be, neredeyse 3000 entry'im vardı lan. ama olmadı, soğudum çaresiz, oradaki diğer yazarlar gibi, soluğu başka yerlerde aldım. uzun süredir de ulaşılamıyor kendisine. girsem, artık çok önemsemesem de, bir iki entry ile gönlünü alır, yine severim onu.
gebze'nin en yaşanabilir kara parçası. tem'in kenarında bulunur. ortasında bir kaç dükkan ve bir de yüzme havuzu bulundurur. gebze'de ikamet etme zorunluluğu doğmuşsa, şiddetle burası tercih edilmelidir. tüm bu iyi özelliklerine rağmen, zaruret halini almadıysa yanına yaklaşılmamalıdır.
bir de bu müdürlerin dersin ortasında kasıla kasıla sınıfa girişleri vardır ki gerçekten görmeye değerdir. muhtemelen dışardan gelen misafirlerini gezdiriyordur o sırada müdür ve hiç vakit kaybetmeden ziyaretçileri yeni yaptığı labaratuara* götürür. önceleri buralar hep dutluktu edasında etrafı gösterir, kasım kasım kasılır ve en sonunda da "dersinizi böldük özür dileriz" der çeker gider.
içilen şeye göre değişmekle beraber normalliği veya anormalliği değişen durum. içilen maddde su ise pek tabiidir.
türkiye kupası'nda oynayacağı iç saha maçlarının bilet fiyatıyla dudak uçuklatandır.
http://www.eskisehirspor.org/haberdetay.asp?id=915
http://www.eskisehirspor.org/haberdetay.asp?id=915