bugün
- amedspor20
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- futbol17
- süper lig9
- eyüpspor3
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek5
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- 1 kasım 2026 amed eyüpspor maçı3
- hangi ülke de doğmak isterdin5
- anın görüntüsü26
- arabam nasıl arkadaşlar4
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- o paraya mercedes bmw audi var5
- doğum günü kutlamayan adam2
- imranlı2
- anne ve kızın ayaklarını öpüp havlayan adam3
- bik bik'in yaptığı yemekleri hizmetçinin yapması2
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir5
- gocu aslında influncer11
- 1 kasım3
- fon skandalı halkı hepten çökertmek için yapıldı2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı17
- kişisel bilgisayarlarda ram olmamalı3
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması7
- fenerbahçe nin zorlu fikstürü3
- türkiye11
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- enag2
- kasım ayında üstü çıplak foto atan erkek2
- dışarıda yemek yemek4
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- sözlükte 50 55 yaşlarında bir kız bulup evlenmek6
- evrende hareket nasıl oluyor6
- meteoroloji'nin sel ve hortum uyarısı2
- türk futbolu hakkındaki en iyi yorum5
- peygamberlerin mücadele ettiği kişiler3
- avrupa da gençlerin sokak eylemleri4
- akp gençlik kolları programındaki kavga2
- ampul2
- kuantum fiziğine sahip kadın9
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- 1 kasım 20264
- fenerbahçe14
- sözlükten 35 40 yaşında bir kadın bulup evlenmek4
- 1 kasım 2026 sivasspor boluspor maçı3
- eskiden sözlük çok popülermiş5
- milan skriniar8
- kasım ayı4
- fener liverpoolu yenerse sakso geliyormuş2
entry'ler (39)
başkanının* 17 mayıs 2009 da oynanan bursaspor maçından sonra bahsettiği ilahi adaletin, 24 mayıs 2009'da da tecelli etmesi halinde eskişehirspor karşısında hezimete uğrayacak takımdır.
(bkz: 20 aralık 2008 trabzonspor eskişehirspor maçı)
(bkz: 20 aralık 2008 trabzonspor eskişehirspor maçı)
çoğu zaman araba alarmlarını öttürmüşlüğü vardır bu sesin. yerli halk alışıktır, uçak geçerken susarlar, yeni alışanlar gibi avaz avaz konuşmaya devam etmezler.
bir noktadan sonra öyle kanıksanmış bir hal alıyor ki, uzun zaman uçak geçmediğinde insan şaşırıyor, hava kuvvetlerinin başına bir şey geldi sanıyor.
bir noktadan sonra öyle kanıksanmış bir hal alıyor ki, uzun zaman uçak geçmediğinde insan şaşırıyor, hava kuvvetlerinin başına bir şey geldi sanıyor.
almora'nın ahım şahım olmayan ama yine de zevkle dinlenebilecek son albümü. özellikle vokaller diğer albümlere göre daha oturaklı durmakta. diğer albümlerdeki tarzan ingilizcesiyle yazılmış şarkıların olmaması ayrı bir güzellik katmış.
umudunuzu hiçbir zaman kaybetmeden, hırsla, azimle, "yok abi bu bölümü geçmek imkansız" dememden oynadığınızda bitirebileceğiz, bitince de o kadar da zor olmadığını anlaşılan şukela oyun. hele o bitirdikten sonra yaşanan mutluluğu kelimelerle ifade etmek olanaksız.*
son yazar alımından sonra tam manasıyla sıçmış sözlüktür. aslında kendileri de farkındaydı bunun böyle olacağından. ancak moderasyonunun biraz daha fazla mesaisi ile ince eleyip sık dokunarak yeni katılan binlerce yazardan en az bin tane yazar bırakıp yollarına devam edeceklerdir.
(bkz: reklam kokan hareketler bunlar)
(bkz: reklam kokan hareketler bunlar)
yaptığı normal, insani hatalar, istanbul takımlarına karşı geldiği için süper lig'de maç alamayan güzide hakem. istanbul hegemonyasının harcadığı değerlerden.
önüne ve arkasına getirilecek kelimelerle daha da anlamlı olacak olandır. yoksa çayın başka ne gibi bir aciliyeti olabilir ki?
bez getir acele çay döküldü masaya!!
bez getir acele çay döküldü masaya!!
nedendir bilinmez bir türlü bağımlılık yapmayan dizi. hani kurtlar vadisi, yaprak dökümü gibi dizilerin sahip olduğu bağımlı izleyici kitlesine sahip değil bu yapım. kimse cumartesi gelse de kavak yelleri'ni bi izlesem durumunda değil. ne zaman muhabbeti geçse "herkes arada bir izliyorum", "denk gelirsem izliyorum" gibi laflar ediyor. ama beğenmeyen de yok hani.
bende de bağımlılık yapmamıştı aslında. aynen denk gelirsem izliyorum muhabbetindeydim. ancak 13 aralık 2008'de yayınlanan bölümüyle kocaman bir aferini haketmişlerdir. bölümün tamamını izlemesem de, son sahneleri ekran karşısından kaldırtmamıştır. denk gelirse izleyenlere önümüzdeki cumartesiyi iple çektirecek gibi duruyor.*
bende de bağımlılık yapmamıştı aslında. aynen denk gelirsem izliyorum muhabbetindeydim. ancak 13 aralık 2008'de yayınlanan bölümüyle kocaman bir aferini haketmişlerdir. bölümün tamamını izlemesem de, son sahneleri ekran karşısından kaldırtmamıştır. denk gelirse izleyenlere önümüzdeki cumartesiyi iple çektirecek gibi duruyor.*
filmlerden gördüğü kurşundan yuvarlanarak kaçma sahnesinden aşırı derecede etkilenip, bunu yağmura karşı uygulamaya çalışan kimse. çok geçmeden hazin sonla karşı karşıya kalır.
zamanında yüklü miktarda dolar'a ve avro'ya yatırım yapmışların, servetlerine servet kattığı kriz. en basit hesapla 10000 dolar'a sahip olan ve bunu zamanında 1,25 ytl den almış kişi 12,5 bin ytl harcarayak bugün 16,5 bin ytl elde etmiştir. karı 4 bin ytl'dir. allah bereket versindir.
her kriz de böyle olur ya zaten. garibanın cebinden alınıp, kodamanın cebine konulması bir yerde.
her kriz de böyle olur ya zaten. garibanın cebinden alınıp, kodamanın cebine konulması bir yerde.
açılan işyeri sayısının kapanan işyeri sayısından fazla oluşunun, türkiye'de ekonomik kriz olmadığına delalet sayıldığı veriler. tamam olumsuz tarafından bakmamak gerekir ancak aynı şekilde bir veriye götünden de bakmamak gerekir.*
bu kapanan işyerleri ile açılan işyerlerinin ekonomik getirisi, hacmi aynı mıdır ki birbiriyle karşılaştırılsın. bir fabrikanın kapanması, ya da bir süre üretimini durdurması, binlerce küçük esnafın kepenk kapatması demektir. yani bu yeni açılan işyerleri, kapanan fabrikaların yerini doldurup, türkiye ekonomisini daha da yukarıya taşıyabilecek midir ona bakmak lazım. kağıt üzerinde yazanları dile getirip, binlerce lira kar ettiğin dolarları sayarken "kriz mriz yok bu ülkede" deyip geçmekle olmuyor bu işler. gidip, bir kaç tane küçük esnaf ile ekonomi konuşmak lazımdır. paranın nasıl akmadığını, piyasadaki krizi yerinde görmek lazımdır.
bu kapanan işyerleri ile açılan işyerlerinin ekonomik getirisi, hacmi aynı mıdır ki birbiriyle karşılaştırılsın. bir fabrikanın kapanması, ya da bir süre üretimini durdurması, binlerce küçük esnafın kepenk kapatması demektir. yani bu yeni açılan işyerleri, kapanan fabrikaların yerini doldurup, türkiye ekonomisini daha da yukarıya taşıyabilecek midir ona bakmak lazım. kağıt üzerinde yazanları dile getirip, binlerce lira kar ettiğin dolarları sayarken "kriz mriz yok bu ülkede" deyip geçmekle olmuyor bu işler. gidip, bir kaç tane küçük esnaf ile ekonomi konuşmak lazımdır. paranın nasıl akmadığını, piyasadaki krizi yerinde görmek lazımdır.
bir önceki hafta oynanan eskişehirspor galatasaray maçını* yöneten ve en basitinden milan baros'un eliyle topu aldığını göremeyen fırat aydınus'un hakemliğe devam etmesi gibi bir şeydir.
benfica karşısında attığı golün karşılığını, fenerbahçe maçında ziyadesiyle almış futbolcu.*
türk rock müziğinin en önemli kilometre taşlarından biridir bu grup. şarkı sözlerinde olsun, müziklerinde olsun rock müziğin nasıl yapılacağının dersi vardır adeta. yıllardır duyduğumuz bulutsuzluk özlemini en iyi şekilde dillendirerek de grup isimlerini cuk oturttuklarını görürsünüz. iyi adamlardır vesselam, dinlenirler hala bıkılmadan. yaşantılarında da alçakgönüllüğünün tepe noktasını görürsünüz.
uzun zamandır ulaşılamayan sözlük, kapanmış olmasından korkulmaktadır.
sözlükle tanışmamı sağlayan, ilk yazılarımı sanal aleme aktardığım yerdir burası. bu yüzden de aramızda garip bir bağ oluşmuştu. sevdirmişti kendini hayırsız. bu nedenledir ki çok direndim sürekli maruz kaldığı darbelere, ayrılıkçı hareketlere, yöneticilerin adaletsizliklerine. ahbap-çavuş ilişkilerinin sığlaştırıcılığına karşı dayanmaya, kalmaya çalıştım. ilk sözlüğümdü zira. kolay mı be, neredeyse 3000 entry'im vardı lan. ama olmadı, soğudum çaresiz, oradaki diğer yazarlar gibi, soluğu başka yerlerde aldım. uzun süredir de ulaşılamıyor kendisine. girsem, artık çok önemsemesem de, bir iki entry ile gönlünü alır, yine severim onu.
sözlükle tanışmamı sağlayan, ilk yazılarımı sanal aleme aktardığım yerdir burası. bu yüzden de aramızda garip bir bağ oluşmuştu. sevdirmişti kendini hayırsız. bu nedenledir ki çok direndim sürekli maruz kaldığı darbelere, ayrılıkçı hareketlere, yöneticilerin adaletsizliklerine. ahbap-çavuş ilişkilerinin sığlaştırıcılığına karşı dayanmaya, kalmaya çalıştım. ilk sözlüğümdü zira. kolay mı be, neredeyse 3000 entry'im vardı lan. ama olmadı, soğudum çaresiz, oradaki diğer yazarlar gibi, soluğu başka yerlerde aldım. uzun süredir de ulaşılamıyor kendisine. girsem, artık çok önemsemesem de, bir iki entry ile gönlünü alır, yine severim onu.
gebze'nin en yaşanabilir kara parçası. tem'in kenarında bulunur. ortasında bir kaç dükkan ve bir de yüzme havuzu bulundurur. gebze'de ikamet etme zorunluluğu doğmuşsa, şiddetle burası tercih edilmelidir. tüm bu iyi özelliklerine rağmen, zaruret halini almadıysa yanına yaklaşılmamalıdır.
bir de bu müdürlerin dersin ortasında kasıla kasıla sınıfa girişleri vardır ki gerçekten görmeye değerdir. muhtemelen dışardan gelen misafirlerini gezdiriyordur o sırada müdür ve hiç vakit kaybetmeden ziyaretçileri yeni yaptığı labaratuara* götürür. önceleri buralar hep dutluktu edasında etrafı gösterir, kasım kasım kasılır ve en sonunda da "dersinizi böldük özür dileriz" der çeker gider.
içilen şeye göre değişmekle beraber normalliği veya anormalliği değişen durum. içilen maddde su ise pek tabiidir.
türkiye kupası'nda oynayacağı iç saha maçlarının bilet fiyatıyla dudak uçuklatandır.
http://www.eskisehirspor.org/haberdetay.asp?id=915
http://www.eskisehirspor.org/haberdetay.asp?id=915