bugün
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- sözlüğün sarması13
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- dünyanın en güzel kadınları sivaslılardır5
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- kaygılı bağlanma6
- gocu34
- arkadaşlar çok sormuşsunuz5
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- ben olmasam burası batar insanı7
- akp liler yargılansaydı6
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip5
- yapay zekanın testlerde hile yapması3
- sözlüğün en kütür kütür yazarı6
- çirkin kadınların olduğu ülkeler2
- somalili kadın2
- koreli erkeklerin türk kızlarından güzel olması6
- iskandinav kızları2
- arkadaşlar yogaya başlayalım mı10
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- recete8
- misafir gelecek diye temizlik yapmak5
- nohut cipsi2
- galatasaray10
- gökçeklere üzülmek3
- kiraz cicegi kolonyasi6
- iltica7
- yanlışlıkla cappuccino içen erkek4
- biz bu aptallık ile nasıl mücadele edeceğiz ya7
- yahudi aklı3
- bülent ortaçgil dinlerken hüngür hüngür ağlamak3
- raw fotoğraf çekmek2
- sibel can'ın kıyafetinin azizliğine uğraması4
- yazarlara çaylakken neler oluyor5
- dinci mağduriyeti2
- ayak fetişisti erkekle evlenir misiniz3
- gocu geldi gocu geldi6
- inna2
- yagmurcu12
- ekşisözlük çaylaklık sırası2
- dinamik güler yüzlü takım çalışmasına yatkın6
- zall'a çaylak atan ai moderatör4
- darkthrone2
- çaylaklar cennete mi gidiyor cehenneme mi5
- taze fasulye yiyen erkek3
- kıymalı kaşarlı pide3
- ayak fetişizmine sapıklık diyen yobazlar3
- hiç çaylak olmamış sözlük yazarı4
- vexillarius the slayer8
- nervio'nun çok büyük konuşması2
sevdiği entry'ler
Kişisel gelişim kitapları. O kadar çok okudum ki, oysa o kitaplarla zaman tüketeceğime Rus edebiyatını bitirseydim insana ve hayata dair daha çok şey öğrenirdim.
düşük zekâlı olmak için:
aşırı;
-milliyetçi
-laik
-sosyalist
-hümanist
-kuralcı/kural tanımaz...
olmak yeterlidir. ifrada da tefrite de kaçmamalı. ortalarda takılın işte.
aşırı;
-milliyetçi
-laik
-sosyalist
-hümanist
-kuralcı/kural tanımaz...
olmak yeterlidir. ifrada da tefrite de kaçmamalı. ortalarda takılın işte.
Öpülecek eller toprak altında...
annem sağken bir keresinde kutlamıştım anneminkini. annesi olmayanlar için buruk geçen bir gün. annesi olanlar ne şanslı. annelerin kıymetini bilmek lazım. keşke annem erkenden kalp krizi geçirip ölmeseydi.
evdekilerin bir hafta, iki hafta, bir ay bir yere tatile gitmesiyle aynı şey değildir.
taşınalı sekiz ay oldu galiba. herkes uyusun da kendime vakit ayırayım diye beklediğim, gece tek başıma resim yaptığım kitap okuduğum zamanları özlüyorum. öyle saçma ki aylardır yalnız kalsam da vakit ayırsam dediğim hiçbir şeyi yapmadım.
günde tek öğün en kolay yemeği yiyorum.-hatta bazen çabuk çorba- oysaki ben yemek yapmayı sevdiğimi sanırdım. meğerse ailemin yaptıklarımı yemesini seviyormuşum. hiçbir şey pişiresim gelmiyor.
galon galon kahve içsem kafamı toplayamıyorum.
en kötüsü de aklımın bırakıp geldiğim şehirde, o evde kalması. ben bir aile reisiymişim annemin babamın evinde, bunu çok net anlıyorum. herkesten sorumluymuşum da lisede, üniversitede, şimdi atandığım yerde hep sorumluluğumdan kaçıp onları terk etmişim gibi bir his... hiç yakamı bırakmıyor. en son gittiğimde büyük bir kriz çıktı ben toparladım canımdan kanımdan gitti verdiğim emek. olsun ama kardeşim "abla sen hep gittin zaten yoktun ki" diyince anladım asla yetmeyeceğini ve bu çocukluktan başlayan başarısız aile reisliğini hiç bırakamayacağımı.
ben şimdi kendi evimde kalırım ama aklım kalbim duramadığım yerde.
taşınalı sekiz ay oldu galiba. herkes uyusun da kendime vakit ayırayım diye beklediğim, gece tek başıma resim yaptığım kitap okuduğum zamanları özlüyorum. öyle saçma ki aylardır yalnız kalsam da vakit ayırsam dediğim hiçbir şeyi yapmadım.
günde tek öğün en kolay yemeği yiyorum.-hatta bazen çabuk çorba- oysaki ben yemek yapmayı sevdiğimi sanırdım. meğerse ailemin yaptıklarımı yemesini seviyormuşum. hiçbir şey pişiresim gelmiyor.
galon galon kahve içsem kafamı toplayamıyorum.
en kötüsü de aklımın bırakıp geldiğim şehirde, o evde kalması. ben bir aile reisiymişim annemin babamın evinde, bunu çok net anlıyorum. herkesten sorumluymuşum da lisede, üniversitede, şimdi atandığım yerde hep sorumluluğumdan kaçıp onları terk etmişim gibi bir his... hiç yakamı bırakmıyor. en son gittiğimde büyük bir kriz çıktı ben toparladım canımdan kanımdan gitti verdiğim emek. olsun ama kardeşim "abla sen hep gittin zaten yoktun ki" diyince anladım asla yetmeyeceğini ve bu çocukluktan başlayan başarısız aile reisliğini hiç bırakamayacağımı.
ben şimdi kendi evimde kalırım ama aklım kalbim duramadığım yerde.