bugün

entry'ler (22)

tarihin arka odası

cumartesilerimi evde gecirme nedenim...

sevgili bulmakta zorluk çekmem diyen kız

ben mal'ım demenin, daha uzun versiyo...
Ayrıca sevgili bulmakta değil, yarrak blmakta zorlanmayan kazdır...

annesi cevap verene kadar hiç susmayan çocuk

sürekli aynı kelimeyi söylemesinin yanında, bide soylemeye senkronize elleriyle cekiştirme suretiyle velisini deli etmeye müsait insan yavrusu... bu varlıklara katlanan insan, herseye katlanabilir muhtemelen...

ayrıca anneleri de çocuk 10 defa adlarını söylemeden cevap verseler çok hoş olur...

dolmuşun içini renkli ışıklarla kaplamak

normal mesaiden sonra o aracın ne maksatla kullanıldığı, kimleri ağırladığı, koltuklarının dili olsa da konussa denebilecek bir izlenim bırakmıstır...

doctor who

izlediğim en sacma dizilerden biridir. bilim kurgunun k sı yoktur içinde, cok sevilmesi ingilizlerin
aptalığından ileri gelmektedir. yeğenimin izlediği (bkz: spider man)cizgi filmi bile ona on basar...

poznan

haytımın 8 ayını gecirdiğim.polanyanın cok güzel bi şehridir.
kızlarıda cok güzeldir ayrıca...

yüzyılın yalanları

dünya barışı

profesyonel yalancı

dedikllerine kendide inanan kişidir.

kız atması için arkadaşına evini veren insan

değişik düşüncelere sebep olabilir... acab benim odayı mı kullanıyo, mutfaktadadırlar mı acaba, oraya buraya attırır mı, ulan ne adammıs 3 saat oldu kacıncı turda acaba, cok ses cıkarıp komsuları rahatsız etmeseler bari...

eve dönünce de, her seye geriye ipicu bırakmamıs olmalarını umarak yaklasmak. koltuga oturarak dikkat etmek, ben sabah yatağımı toplamıstım sanki, bi koku var sanki, ya da dokunduğunuz bi objeden elinize bişeyler bulasması...

işte bunları düşücek kadar paronoyak olup hala size evini kullabndırıyosa cok mubarek bi insandır...

biranın yanında iyi gidenler

üzerine beyaz peynir rendelenmiş patates kızartması...

yalnızlığın insana öğrettikleri

zor bi durumdur. insana sahip oldukalrının değerini ve gercek dostlarını gösterir, kendinle konusmayıi kendini dinlemeyi öğrenirsin, hiçbir zaman anlayamadığın kedisine veya köpeğine cocuğuymus gibi bağlanan insanları cok iyi anlarsın ve sırf birilerile konusmak için olmadık nedenler üretirsin, ya da olmadık kişilerle arkadas bile olabilrisin sırf o anki yalnızlığını tek basına yasamamak için...

kamyoncu gotu

sürekli oturmaktan mütevellit çok şekilsizdir sanırım . hatta götlerine bakarak kaç yıllık kamyoncu olduklarını da anlamak mümkün olabilirmiş kendi aralarında...

yaran msn iletileri

"bakire olmana gerek yok, yeter ki ruhun orospu olmasın" beni güldürmüştür..

orgazm olan kız

kasılırlar ve inlemeleri zirve yapar, bazıları peşnden bi sevkat beklentisine girer...

nilüfer otobüslerindeki televizyon

ben uyumaya calısırken en azından hiç sevmediğim bir film sesiyle rahaysız edilmediğim için güzel, zaten kanallarda izlanabilecek doğru dürüst program da olmuyo...

farmville

bi aralar bağımlısı olup uyku düzenimi bile hasat yapmak için bozduğum çiftçilik oyunu. bilinç altımızdaki koylüleleri ortaya cıkartmıs olabilir...

londra

hiç inginlizce bilmeyenmeyenlerin bile çok rahat gezip her işini halledebileceği, zaten merkezinde ingilizle karsılaslması sasılacak olan, yağmurlu, kasvetli, sıkıcı bir şehir.

sligo rovers

mac bitiminde minnacık sehrin trafiğinin alt üst olmasına neden olan takım...

insanın büyüdüğünü anladığı an

çocukluk arkadaslaranı, ya da mahalledeki veletlerin coluk coçuğa karıştığı görünce dank eder insana...

en romantik sözler

söylediğin kişiye göre çeşitlilik gösterir... kimisine, "besili danam" dersin;
bazılarına da "var olma nedenimsin"...
aynı derecede romantiktir.
© copyright 2005 - 2026