bugün
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor4
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım5
- hastalığın kader parametrelerinin dışında olması3
- dünüşü4
- şimdi mokv olacaktı3
- sabahın köründe denize girmek3
- türk ateisti4
- yanık akrep dumanı çekmek2
- yunanistan29
- 53 bin düzensiz göçmenin geri dönüşü3
- bezaz'a gidip bir top basma ve pazen alan kezo2
- zengin yuzırlar2
- dünüşüyle evlenen adam2
- tekne turu14
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek2
- en son aldığınız iltifat14
- ismet efendi'nin yurdumuza ziyareti3
- zorunlu eğitim4
- yazarlara gelen son mesaj3
- eğitimin anlamsızlığı3
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- sevişirken video çekmek11
- zor günler sonsuza kadar sürmeyecek2
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- dekolteye bakar mısınız15
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- sözlük yazarı dövmek3
- irmik helvası vs un helvası18
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- japonya23
- nureddin mahmud zengi2
- gebze2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- abd ve israil'in iran'ı vurma planı2
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- gürcistan26
- cem küçük10
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- balıkesir vs eskişehir2
- üşüyen erkek12
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- sözlükten birinden hoşlanmak3
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- ctrlx22
- sözlüğün bitmesi3
- sözlük kızları nerede3
- gelecek partisi'nin kapanması12
entry'ler (103)
iş arkadaşınızın radyo seçimine maruz kaldıysanız, ve çalan şarkıların hepsi türkçe popsa öpüp başa koyulacak şarkıdır. sağlam alt yapısı ve insanın beynini kitleyen sözleri vardır. çok şirin efendiler.
bal yapamayan arı gibidirler. kadını kadın yapan özelliğidir elinin lezzeti.
burayı hoşbulmuş, sevmiş olan yazar.
tanrısal güçleri vardır bu adamın. gekeceği görür , hatta buny kanıtlayacak bir tiradı vardır hamlet'te bugünün oyuncularına dair;
--spoiler--
Verdiğim parçayı, ne olur, dediğim gibi, rahat, özentisiz söyle. Çünkü birçok oyuncular gibi söz parlatmaya kalkacaksan, mısralarımı şehrin tellalına okuturum daha iyi. Elini kolunu da havalara savurma öyle; ölçüsünde, tadında bırak her şeyi. Duyduğun coşkunluk bir sel, bir fırtına, bir kasırga gibi de olsa, onu dindirecek bir hava bulmalı, buldurmalısın. Doğrusu, yürekler acısı geliyor bana gürbüz bir delikanlının, takma saçlar sakallar içinde, bir acıyı yüreğini paralarca, didik didik ederce bağırıp halkın kulaklarını yırtması; o halk ki çoğu kez anlaşılmaz, dilsiz oyunları, gürültü gümbürtüyü sever. Bir oyuncu Termagant’ın kendisinden daha yaygaracı, Nemrut’tan daha nemrut oldu mu, hak ettiği şey kırbaçtır bence. Bu hallere düşme, rica ederim.
Fazla durgun da olma; aklını kullanıp ölçüyü bul. Yaptığın söylediğini tutsun, söylediğin yaptığını. En başta gözeteceğimiz şey, yaradılışa, tabiata aykırı olmamak. Çünkü bunda sapıttık mı tiyatronun amacından ayrılmış oluruz. Doğduğu gün de, bugün de tiyatronun asıl amacı nedir? Dünyaya bir ayna tutmak, iyilerin iyiliklerini, kötülerin kötülüklerini göstermek, çağımızın ne olup ne olmadığını ortaya koymak. Gerçeği büyütmek ya da küçültmekle bilgisizleri güldürebilirsiniz, ama bu bilenleri üzer; oysa bir tek bilgili dost, bilgisiz bütün bir kalabalıktan daha önemli olmalı sizin için.
Ah ben öyle oyuncular gördüm ki sahnede, öyle beğenilen, alkışlanan oyuncular gördüm ki, günaha girmeyeyim ama, değil Hıristiyan, değil Müslüman, insan bile değillerdi. Öylesine şişirme, uydurma hallere giriyorlardı ki, dedim bunları tabiatın kaba işçileri yaratmış olmalı, insan yapıyorum derken insanlığın berbat bir kopyasını yapmışlar.
Az çok değil, iyice yenmeli bunu. Sakın söyleyeceklerinden fazlasını söyletmeyin soytarılarınıza. Öylelerini gördüm ki, kendi başlarına gülmeye ve seyircilerin en anlayışsızlarını güldürmeye kalkıyorlar. Hem de oyunun anlayış isteyen en can alıcı yerinde. Kötü bir şey bu; acıklı bir budalalık bu yoldan tutunmaya çalışmak. Haydi, gidin hazırlanın.
--spoiler--
--spoiler--
Verdiğim parçayı, ne olur, dediğim gibi, rahat, özentisiz söyle. Çünkü birçok oyuncular gibi söz parlatmaya kalkacaksan, mısralarımı şehrin tellalına okuturum daha iyi. Elini kolunu da havalara savurma öyle; ölçüsünde, tadında bırak her şeyi. Duyduğun coşkunluk bir sel, bir fırtına, bir kasırga gibi de olsa, onu dindirecek bir hava bulmalı, buldurmalısın. Doğrusu, yürekler acısı geliyor bana gürbüz bir delikanlının, takma saçlar sakallar içinde, bir acıyı yüreğini paralarca, didik didik ederce bağırıp halkın kulaklarını yırtması; o halk ki çoğu kez anlaşılmaz, dilsiz oyunları, gürültü gümbürtüyü sever. Bir oyuncu Termagant’ın kendisinden daha yaygaracı, Nemrut’tan daha nemrut oldu mu, hak ettiği şey kırbaçtır bence. Bu hallere düşme, rica ederim.
Fazla durgun da olma; aklını kullanıp ölçüyü bul. Yaptığın söylediğini tutsun, söylediğin yaptığını. En başta gözeteceğimiz şey, yaradılışa, tabiata aykırı olmamak. Çünkü bunda sapıttık mı tiyatronun amacından ayrılmış oluruz. Doğduğu gün de, bugün de tiyatronun asıl amacı nedir? Dünyaya bir ayna tutmak, iyilerin iyiliklerini, kötülerin kötülüklerini göstermek, çağımızın ne olup ne olmadığını ortaya koymak. Gerçeği büyütmek ya da küçültmekle bilgisizleri güldürebilirsiniz, ama bu bilenleri üzer; oysa bir tek bilgili dost, bilgisiz bütün bir kalabalıktan daha önemli olmalı sizin için.
Ah ben öyle oyuncular gördüm ki sahnede, öyle beğenilen, alkışlanan oyuncular gördüm ki, günaha girmeyeyim ama, değil Hıristiyan, değil Müslüman, insan bile değillerdi. Öylesine şişirme, uydurma hallere giriyorlardı ki, dedim bunları tabiatın kaba işçileri yaratmış olmalı, insan yapıyorum derken insanlığın berbat bir kopyasını yapmışlar.
Az çok değil, iyice yenmeli bunu. Sakın söyleyeceklerinden fazlasını söyletmeyin soytarılarınıza. Öylelerini gördüm ki, kendi başlarına gülmeye ve seyircilerin en anlayışsızlarını güldürmeye kalkıyorlar. Hem de oyunun anlayış isteyen en can alıcı yerinde. Kötü bir şey bu; acıklı bir budalalık bu yoldan tutunmaya çalışmak. Haydi, gidin hazırlanın.
--spoiler--
beni çok seven yazar. ben de onu seviyorum. tek dostum o!
ergenlik döneminde takılı kalmış olması muhtemel yazar.
kendini sihirbaz sanan eski sevgilimin ''mattili kuku'' diyerek cebinden çıkardığı şekerlerin sihirli sözcüğünün evrim geçirmiş halidir.
''insan bu üstad! herşeyi yapabilme olasılığı vardır'' diyerek avutma sözleri kullanılacak durum.
kıçına ve bilumum yerlerine parfüm sıkmaktan, ağızlarına gargara yapmak ya da fırçalamak aklına gelmeyen dişi sorunu.
mükemmel bir yüzün var , fiziğin bir beden daha küçülse of diyorum!
aşık olduğu an.
hiç tanımadığın biriyle sohbet etmek, birşeyler içmek, belki arkasından sevişmek (ama çok tavsiye edilmez). ertesi günü sadece kendinle vakit geçirmek vs vs.
arkasından evliliğe veda partisi yapılması gereken durum.
bir boktan anlamayan kızdır. votka yerine tekilayla hayatını bir anda daha da güzelleştirmenin farkında değildir.
köri kokusu. asya insanın vücuduna sülük gibi yapışmıştır. akla geldikçe mide ayaklanır.
çirkin erkek zekidir. evet zekidir arkadaşım. adamlar da tip yok ve boşluğu doldurmak zorunda. ne yapar? sarar bütün kitaplara,makalelere birikim yapar. kadına iyi dokunmayaı öğrenir. diliyle ve zekasıyla var olur.
yakışıklı erkek baby face endamına ve üreme organına takılı kalmıştır. işe yaramazlar, uzak dursunlar.
çirkin erkek başkadır olm, başka bir karizması vardır. hepsine hastayım lan.
yakışıklı erkek baby face endamına ve üreme organına takılı kalmıştır. işe yaramazlar, uzak dursunlar.
çirkin erkek başkadır olm, başka bir karizması vardır. hepsine hastayım lan.
kadın,harcanıcak para kendi cebine girmeyeceği sürece asla böyle bir durumdan sakınmaz. tüm kadınlarda harcasın ibne, erkek hesap öder mantığı vardır. zengin koca hayalleri de burdan gelir zira.
eğer yemek yemiyorsa kız paradan değil de, yemek yiyerek insan olduğunu sevgilisine kanıtlamaktan utanıyordur. ya da ne bileyim dişlerinin arasına maydonoz sıkışmasından yahut ağzını şapırdatmaktan çekiniyordur.
eğer yemek yemiyorsa kız paradan değil de, yemek yiyerek insan olduğunu sevgilisine kanıtlamaktan utanıyordur. ya da ne bileyim dişlerinin arasına maydonoz sıkışmasından yahut ağzını şapırdatmaktan çekiniyordur.