bugün
- reels izleme bağımlılığı5
- abdullah öcalan9
- gazisini zulüm eden savaşta asker bulamaz5
- alparslan kuytul13
- ağlamamak için kendini tutmak4
- fenerbahçe biraz sert biraz katı9
- müsavat dervişoğlu8
- fethullah gülen2
- etimek tatlısı2
- bik bik kız kaçırdı2
- togg2
- yasakçı zihniyet15
- ekşi sözlük21
- iran'ın avrupa daki abd hedeflerini vurması2
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- karanlıkta johnny depp e benzeyen yazarlar3
- kemal kılıçdaroğlu5
- hewal ebo4
- ahmet mümtaz taylan8
- ismail kartal16
- saddamdan kovulanların türkiyede özerklik istemesi4
- aleksey batrakov19
- kürtleri sempatik göstermek için söylenen yalanlar4
- marco asensio5
- tai lung4
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- zeynep sude oktay2
- leyla ile mecnun4
- geceye bir şarkı bırak12
- fenerbahçe'nin başarısızlığının nedenleri4
- bugün ne yapsam9
- kokoreç3
- enayimiknatisi ile kavga etmek13
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- game of thrones taki kerhaneci5
- sözlüğün bamyası4
- 0 0 7'nin kafasını tutup ağaca sürtmek5
- kimse kalmadı5
- furkan vakfı'na yönelik operasyon3
- ebu hanzala2
- deniz akkaya2
- zorunlu eğitim12
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması6
- muslettin amca4
- bahçeliden gündem yaratacak seçim sistemi çıkışı7
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması7
- felsefe9
- meral danış beştaş2
- doların 48 tl olması3
- sidiki cherif6
sevdiği entry'ler
Yapan ülkeler varmış, mantıksız buldum.
Bir defa taşıyıcı olabilirsin, ikincisi aşı olsan da hasta olma ihtimalin var.
Şu süreçte kısıtlamalar dahilinde kıçı kırıp oturmaktan başka bir şey doğru gelmiyor bana.
Bir defa taşıyıcı olabilirsin, ikincisi aşı olsan da hasta olma ihtimalin var.
Şu süreçte kısıtlamalar dahilinde kıçı kırıp oturmaktan başka bir şey doğru gelmiyor bana.
"vefat edenlere allah rahmet eylesin hasta olanlara rabbim şifa versin"den başka hiçbir orantıya gerek olmayan durumdur.
ulan bir şeyler yazınca veya söyleyince zalım diyorlar. elbette ki bu hastalanan ve vefat edenlerin yüzde 50 si kendilerine dikkat eden kurallara uyan insanlar. ancak diğer yüzde 50 ye ne diyeceksin.. sokağa çıkma kısıtlaması varken ekmek almaya gidiyoruz deyip 25 kişi parklara gidenler. toplu organizasyon yapmayın dendiği halde ufacık odaya sıkışıp ya kumar oynayan ya parti yapanlar. dünyada ölenlerin sayısı milyonlarla ifade edilirken hala "coronaya" inanmıyorum deyip gezenler.
bunları hiçbir orantıya hiçbir matematik işlemine sokamazsın. sokmaya kalksan matematik dile gelir isyan eder.
ulan bir şeyler yazınca veya söyleyince zalım diyorlar. elbette ki bu hastalanan ve vefat edenlerin yüzde 50 si kendilerine dikkat eden kurallara uyan insanlar. ancak diğer yüzde 50 ye ne diyeceksin.. sokağa çıkma kısıtlaması varken ekmek almaya gidiyoruz deyip 25 kişi parklara gidenler. toplu organizasyon yapmayın dendiği halde ufacık odaya sıkışıp ya kumar oynayan ya parti yapanlar. dünyada ölenlerin sayısı milyonlarla ifade edilirken hala "coronaya" inanmıyorum deyip gezenler.
bunları hiçbir orantıya hiçbir matematik işlemine sokamazsın. sokmaya kalksan matematik dile gelir isyan eder.
azalarak bitmiş. Bir kaç kadınlara hakaret eden, cinsiyetçi, embesil, döküntü tip dışında kimse kalmamış. Trollere bu kadar müsade etmeyin, insanlar tiksinip kaçıyor diye uyarmıştık, dinleyen olmamıştı. Beklenen son gerçekleşmiş.
iyi bilirdik.
iyi bilirdik.
metal müzik hayranı olarak yaz kış bot giymem kolumda da dövme yok mk. Bir müzik türünün hayranı olmak yaşam biçimini o müzisyenin yaşam biçimi gibi olmasını gerektirmez..
Nasıl sen aleyna tilki dinlerken minileri çekip ortalıkta twerk yapmıyorsan biz de normal insanlar gibi yaşantımıza devam ediyoruz.
Nasıl sen aleyna tilki dinlerken minileri çekip ortalıkta twerk yapmıyorsan biz de normal insanlar gibi yaşantımıza devam ediyoruz.
Güzel, Farklı kaynaklarda, farklı etimolojik kökenlere bağanan bir kelimedir.
Anlamı malum olduğu için, direkt etimolojisi ile ilgili bir şeyler paylaşmak istedim.
Güzel kelimesinin çok eski zamanlardan beri Türkçe metinlerde kullanılmakta olduğunu biliyoruz. Mesela, Yunus Emre 13.yy sonlarıda bu kelimeye kendi eserlerinde yer vermiş.
Her ne kadar kelimenin kökenini Sanskritçe’deki “kusala” kelimesine dayandıran kaynaklar olsa da, köz>göz kökeninden geldiği yönünde benim de katıldığım genel bir görüş var.
Kö- fiili, hem közel hem de körk olarak güzel karşılığında kullanılan sıfatlarının kökenini oluşturuyor. Keza, gökçe de güzel kelimesinin bir başka karşılığı olarak ele alınabilir. Tabi burada kastedilen gök kadar güzel olmak konusunu gök tanrı inancına kadar dayandırmak da mümkün.
Çok da sıkmadan toparlamam gerekirse, atalarımız da güzelliğin aslında bakan gözde/közde olduğunu düşünmüşler. Burada Aşık veysel’i hatırlamasak olmaz:
“Güzelliğin on par'etmez
Bu bendeki aşk olmasa”
enternasyonel bir karşılığı da var Aşık Veysel’in bu dizelerinin: “beauty is in the eye of the beholder.”
Ne de olsa Batının “göz”el taraflarını almak gekiyor.
Herkese güzel günler dilerim.
Anlamı malum olduğu için, direkt etimolojisi ile ilgili bir şeyler paylaşmak istedim.
Güzel kelimesinin çok eski zamanlardan beri Türkçe metinlerde kullanılmakta olduğunu biliyoruz. Mesela, Yunus Emre 13.yy sonlarıda bu kelimeye kendi eserlerinde yer vermiş.
Her ne kadar kelimenin kökenini Sanskritçe’deki “kusala” kelimesine dayandıran kaynaklar olsa da, köz>göz kökeninden geldiği yönünde benim de katıldığım genel bir görüş var.
Kö- fiili, hem közel hem de körk olarak güzel karşılığında kullanılan sıfatlarının kökenini oluşturuyor. Keza, gökçe de güzel kelimesinin bir başka karşılığı olarak ele alınabilir. Tabi burada kastedilen gök kadar güzel olmak konusunu gök tanrı inancına kadar dayandırmak da mümkün.
Çok da sıkmadan toparlamam gerekirse, atalarımız da güzelliğin aslında bakan gözde/közde olduğunu düşünmüşler. Burada Aşık veysel’i hatırlamasak olmaz:
“Güzelliğin on par'etmez
Bu bendeki aşk olmasa”
enternasyonel bir karşılığı da var Aşık Veysel’in bu dizelerinin: “beauty is in the eye of the beholder.”
Ne de olsa Batının “göz”el taraflarını almak gekiyor.
Herkese güzel günler dilerim.
türkiye cumhuriyeti berlin büyükelçiliğinde çekilmiş olan şu fotoğraftır;
görsel
geliştirdikleri pfizer-biontech aşısı ile covid-19'a karşı insanlığın umudu olan türk bilim insanları uğur şahin ve özlem türeci, dün aldıkları alman federal cumhuriyeti liyakat nişanı ödüllerini aldıktan sonra türkiye'nin berlin büyükelçiliğine giderek bilimsel başarıyı gelecek nesillere hedef olarak gösteren ulu önder atatürk'ün büstünü ziyaret ettiler ve aldıkları bu onurlu ödülü ulu önder nezdinde tüm türk milleti ile paylaştılar...
ne kadar insanın içini acıtan bir fotoğraf.
iki türk, kendi ülkelerinde yapamadıklarını başka bir ülkede başarıyorlar, ama yine de duydukları gururu bu toprağın insanıyla paylaşıyorlar.
kimbilir neler yaşadılar da kendi vatanlarını bırakıp gittiler oraya.
kimbilir ne olumsuzluklarla karşılaştılar doğdukları, büyüdükleri "vatanımız" dedikleri topraklarda...
evet, ülkemizin insanları çok şey istemiyor.
fırsat eşitliği ve adalet istiyorlar.
ama ne yazık ki türkiye cumhuriyeti kendi insanına bunları tanımıyor.
görmek isteyenler için ülkemizin durumunu çok iyi gösteren bir fotoğraf...
görsel
geliştirdikleri pfizer-biontech aşısı ile covid-19'a karşı insanlığın umudu olan türk bilim insanları uğur şahin ve özlem türeci, dün aldıkları alman federal cumhuriyeti liyakat nişanı ödüllerini aldıktan sonra türkiye'nin berlin büyükelçiliğine giderek bilimsel başarıyı gelecek nesillere hedef olarak gösteren ulu önder atatürk'ün büstünü ziyaret ettiler ve aldıkları bu onurlu ödülü ulu önder nezdinde tüm türk milleti ile paylaştılar...
ne kadar insanın içini acıtan bir fotoğraf.
iki türk, kendi ülkelerinde yapamadıklarını başka bir ülkede başarıyorlar, ama yine de duydukları gururu bu toprağın insanıyla paylaşıyorlar.
kimbilir neler yaşadılar da kendi vatanlarını bırakıp gittiler oraya.
kimbilir ne olumsuzluklarla karşılaştılar doğdukları, büyüdükleri "vatanımız" dedikleri topraklarda...
evet, ülkemizin insanları çok şey istemiyor.
fırsat eşitliği ve adalet istiyorlar.
ama ne yazık ki türkiye cumhuriyeti kendi insanına bunları tanımıyor.
görmek isteyenler için ülkemizin durumunu çok iyi gösteren bir fotoğraf...
geçim sıkıntısını, yaşanan maddi darboğazları, akkahpe hükümetinin vatandaşına bir kuruş yardım etmekten aciz olduğunu, çıkmaza girdiği için canına kıymayı göze alanları görmezden gelenler kadar utanmaz, arsız, yüzsüz değillerdir.
sıfır borçlu bir işyeri sahibi... geçen yıl nisan ayında işyerini kapatsa:
en iyi ihtimalle 2000 lira işyeri kirası 2000*12
evi kira olsa ya da ev kredisi ödüyor olsa o da en iyi ihtimalle 1500*12
42 bin lira yemeden içmeden, hatta nefes almadan üzerine yüklenen borç.
hadi arabası vardı arabasını sattı bu 42 bin lirayı sildik..
bu 12 ayda da kenardaki parasıyla da anca yedi içti.. ki belki o da yok..
devlet bankaları kredi verdi 6 ay ödemesiz.. ödemeleri geldi.
evinin elektriği, suyu, doğalgazı.. varsa çocuğunun masrafları..
devam eden işyeri ve ev kiraları....
bunları görmezden gelmek mi utanmazlık yoksa çaresizlikten herşeyi göze alıp 3 kuruş para kazanmaya çalışmak mı utanmazlık?
saçma sapan tespitlerinizi en münasip yerinize sokmanız dileği ile...
sıfır borçlu bir işyeri sahibi... geçen yıl nisan ayında işyerini kapatsa:
en iyi ihtimalle 2000 lira işyeri kirası 2000*12
evi kira olsa ya da ev kredisi ödüyor olsa o da en iyi ihtimalle 1500*12
42 bin lira yemeden içmeden, hatta nefes almadan üzerine yüklenen borç.
hadi arabası vardı arabasını sattı bu 42 bin lirayı sildik..
bu 12 ayda da kenardaki parasıyla da anca yedi içti.. ki belki o da yok..
devlet bankaları kredi verdi 6 ay ödemesiz.. ödemeleri geldi.
evinin elektriği, suyu, doğalgazı.. varsa çocuğunun masrafları..
devam eden işyeri ve ev kiraları....
bunları görmezden gelmek mi utanmazlık yoksa çaresizlikten herşeyi göze alıp 3 kuruş para kazanmaya çalışmak mı utanmazlık?
saçma sapan tespitlerinizi en münasip yerinize sokmanız dileği ile...
Adana bayırı Çanakkale dolaylarında il ismiyle anılan ilk ve tek yerdir.
900 Adanalı şehidin kanıyla yazılmış bir destana ev sahipliği yapmaktadır.
Öyle ki ingiliz ve anzak askerler bizim siperlerimize saldırmaya dahi korkmakta ve Adanalılar için onlar "O tarafa sakın gitmeyin, onlar Tanrı'nın adamları" sözünü kullanmaktadır.
Adanalılar savaş esnasında bir bayırda konuşlanarak siperlerine küçük mavi bir plaket takmışlardı. Bu onların düşman askerleri karşısında birbirlerini tanıyıp kamufle olabilmeleri adına dahiyane bir sırdı. Adanalılar akıl almaz bir şekilde gizlenip usul usul düşman askerlerini öldürdükten sonra, öldürdükleri askerleri onlara nazire yaparmışcasına düşman askerlerine doğru atıyorlardı.
Bir süre sonra, yüzlerce askerlerini esrarengiz bir şekilde kaybeden Anzak ve ingilizler, Adanalıların, savaştıkları bayır boyunca siperlerinde mavi plaketin bulunduğu bu askerlerin, olağanüstü şekilde kendi askerlerini öldürerek; kendilerine göz dağı verdiğini fark edınce şok oldular. Hal böyleyken, Adanalı askerlerin bulunduğu sipere yaklaşmaya korkan düşman, " O tarafa sakın gitmeyin, onlar Tanrı'nın adamları " diyerek geri çekilmeye başladılar.
O gün 900 küsür Adanalı asker kahramanca şehit olmuş, bayırın adı " Adana bayırı " olarak anılmış, bu efsane de yıllar boyunca dilden dile anlatılarak, " Tanrı'nın adamları " sözü Türkçemize " Adanalılar Allah'ın adamları " şeklinde uyarlanmıştır.
" Adana bayırı " Çanakkale dolaylarında il ismiyle anılan ilk ve tek yer olarak tarihe geçer.
görsel
görsel
görsel
900 Adanalı şehidin kanıyla yazılmış bir destana ev sahipliği yapmaktadır.
Öyle ki ingiliz ve anzak askerler bizim siperlerimize saldırmaya dahi korkmakta ve Adanalılar için onlar "O tarafa sakın gitmeyin, onlar Tanrı'nın adamları" sözünü kullanmaktadır.
Adanalılar savaş esnasında bir bayırda konuşlanarak siperlerine küçük mavi bir plaket takmışlardı. Bu onların düşman askerleri karşısında birbirlerini tanıyıp kamufle olabilmeleri adına dahiyane bir sırdı. Adanalılar akıl almaz bir şekilde gizlenip usul usul düşman askerlerini öldürdükten sonra, öldürdükleri askerleri onlara nazire yaparmışcasına düşman askerlerine doğru atıyorlardı.
Bir süre sonra, yüzlerce askerlerini esrarengiz bir şekilde kaybeden Anzak ve ingilizler, Adanalıların, savaştıkları bayır boyunca siperlerinde mavi plaketin bulunduğu bu askerlerin, olağanüstü şekilde kendi askerlerini öldürerek; kendilerine göz dağı verdiğini fark edınce şok oldular. Hal böyleyken, Adanalı askerlerin bulunduğu sipere yaklaşmaya korkan düşman, " O tarafa sakın gitmeyin, onlar Tanrı'nın adamları " diyerek geri çekilmeye başladılar.
O gün 900 küsür Adanalı asker kahramanca şehit olmuş, bayırın adı " Adana bayırı " olarak anılmış, bu efsane de yıllar boyunca dilden dile anlatılarak, " Tanrı'nın adamları " sözü Türkçemize " Adanalılar Allah'ın adamları " şeklinde uyarlanmıştır.
" Adana bayırı " Çanakkale dolaylarında il ismiyle anılan ilk ve tek yer olarak tarihe geçer.
görsel
görsel
görsel