bugün
- osuruktan şiirler59
- yılmaz güney izleyip ahmet kaya dinleyen tip14
- enayimiknatisi ile kavga etmek21
- yılmaz güney büyüklüğü4
- abdullah öcalan11
- yılmaz güney filmleri6
- avanosun nevşehirde olması5
- tarhana çorbası7
- babo dünyayı düzdün doymadın3
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti8
- bik bik kız kaçırdı9
- sözlüğün boktanlaşması4
- çay içen erkeklerden iğreniyorum ıyy diyen kız5
- farah zeynep abdullah'ın yılmaz güney tweetleri3
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği3
- astral seyahate çıkış harcı4
- sabah alarmı yapılacak şarkı4
- yoruldum beni kucağına al diyen 75 kiloluk kız2
- şah hatayi'nin hataylı olmaması4
- mezeler eşliğinde rakı içip söyleşmek2
- türkiyenin tüm derdinin kürtler olması2
- alparslan kuytul13
- kavga yok mu ya6
- koala hesabını silmesin kampanyası2
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması10
- gammazın gammazlanması4
- yasakçı zihniyet15
- muslettin amca6
- fenerbahçe biraz sert biraz katı9
- reels izleme bağımlılığı6
- ekşi sözlük21
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- etimek tatlısı4
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- sevri imzalayanların vatan haini ilan edilmesi3
- eğitimde tek tip insan yetiştirme2
- sözlükte kavga oluyor hissi5
- 21 yaşında erkek 31 yaşında kadın ilişkisi4
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
- ismail kartal16
- sigarayı azaltmak3
- fashion tv izleyip 31 çeken tip3
- büyük ortadoğu projesi3
- müsavat dervişoğlu8
- gazisini zulüm eden savaşta asker bulamaz5
- nervio yu gammazlamak3
- denize girmek2
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- sarapci koala2
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
entry'ler (25)
milliyetçilik kendi başına seküler bir kavramdır. seküler devletlerin gelişimiyle ortaya çıkmıştır (bkz: fransız ihtilali)
tekrardan başına seküler sıfatını koyup nitelendirmeye gerek yok diye düşünüyorum. islamın başına, radikal ve ılımlı gibi saçma sapan sıfatlar koyunca niteliği değişmiyorsa, milliyetçiliğin başına da seküler sıfatını koyunca bir şey değişmiyor. bildiğimiz milliyetçilik işte. daha çok doğudan oy toplamak için kavramı değiştirmişler gibi geldi bana.
tekrardan başına seküler sıfatını koyup nitelendirmeye gerek yok diye düşünüyorum. islamın başına, radikal ve ılımlı gibi saçma sapan sıfatlar koyunca niteliği değişmiyorsa, milliyetçiliğin başına da seküler sıfatını koyunca bir şey değişmiyor. bildiğimiz milliyetçilik işte. daha çok doğudan oy toplamak için kavramı değiştirmişler gibi geldi bana.
biri şu arkadaşın üzerine enflasyon atsın.
bu yapıyı milletin başına bela edip, çıkarları çatışınca da tasfiye yoluna gitmişler, bunu da bizim aktrollere "kurtuluş savaşı" diyerek yutturmuşlardır.
1950 yılında iktidara geldiğinde 27 yıldır cumhuriyetle elde edilen bütün kazanımları çöpe atmış liderdir. böyle olması rağmen, onun iktidara gelişi, türkiye'de o dönem demokrasi adına iyi bir gelişmedir. chp kendi iktidarını kaybetme pahasına olsa bile, cumhuriyetin devamlılığı için, seçimleri erteleme yoluna gitmemiş, elinde yapabilecek güç olmasına rağmen seçimlere hile hurda katmamış, iktidarı kendi elleriyle demokrat partiye teslim etmiştir. hatta demokrat parti seçimi kazandıktan sonra türk silahlı kuvvetleri,ismet inönü'ye adnan menderes'e darbe yapma teklifiyle gitmiş,ismet inönü, "milli iradeye saygı duyulmalıdır" diyerek bu teklifi reddetmiştir. iktidara geldiği gibi, yaptığı pek çok hamleyle türk devletinin sekülerliğine darbe vurmuş, "gerekirse şeriatı getiririz" diyecek kadar ileri gitmiştir. askeri alanda verdiği kararlarla ise, türkiye'yi, abd'nin eksen devleti konumuna getirmiş,türkiye'nin yıllarca belini doğrultamamasına sebep olan dış borçlanmayı bu ülkenin başına bela etmiştir. türk eğitim sisteminin günümüzde
önemli bir problemi olan imam hatip okulları da onun döneminde açılmaya başlanmış, bu okullarda kendilerini daha sonradan "siyasal islamcı" olarak tanımlayan öğrenciler yetişecek,demokrat parti sonrası dönemde, ülkedeki bölünmüşlüğün temel sebebini oluşturacaklardır.
zannımca, bu ülkeye eksileri, artılarından katbekat fazladır. tabii ki yine de bu idam edilmesine meşruluk kazandırmaz. keşke geldiği gibi gitseydi. en azından türk siyasal hayatı bu kadar yara almamış olurdu.
önemli bir problemi olan imam hatip okulları da onun döneminde açılmaya başlanmış, bu okullarda kendilerini daha sonradan "siyasal islamcı" olarak tanımlayan öğrenciler yetişecek,demokrat parti sonrası dönemde, ülkedeki bölünmüşlüğün temel sebebini oluşturacaklardır.
zannımca, bu ülkeye eksileri, artılarından katbekat fazladır. tabii ki yine de bu idam edilmesine meşruluk kazandırmaz. keşke geldiği gibi gitseydi. en azından türk siyasal hayatı bu kadar yara almamış olurdu.
beyler özelse biz sözlük olarak çıkalım mı?
ayriyetten başına "üniversite mezunu" koyup nitelemeye gerek olmayan kişidir. biri bana işsizim diyince direkt üniversite mezunu olduğunu anlıyorum zaten.
olmayı düşündüğüm ancak izlemeden önce beynimi nereye koyacağımı bilmediğimden olamadığımdır. aktroll kardeşlerim bu konuda bilgilendirirlerse sevinirim.
böyle düşünmeyen hanım kızlarımızı tenzih ederek söylüyorum; genel olarak vizyonsuz olmaları. etrafınızda ben gelecekte bunu yapmayı planlıyorum,ileride kendimi şurada görmek istiyorum diyen, tek derdi evlilik olmayan kaç tane kadın gördünüz?
kız kardeşi olmayan birinin "olgun meyve" olarak tanımladığı kız çocuklarıdır.
erkek erkektir, melek anandır.
feministlerden intikamımızı almak için hep bu günü bekledim lan ben. bi rahatlama geldi kendimi gerçekleştirdim şu an.
feministlerden intikamımızı almak için hep bu günü bekledim lan ben. bi rahatlama geldi kendimi gerçekleştirdim şu an.
andropoza girmiş ve sözlükte yazar olmuş birinin beyanatıdır.
başlıkta söylenilen isimlerin tek ortak noktası, evli erkeklerin telefonlarında mahmut,tesisat hüseyin, pazarcı nuri şeklinde kaydedilmeleridir.
net olarak mezhepçilik ve aşiretçiliktir. bütün coğrafyanın araplardan oluşmasına rağmen bir türlü kendi içlerinde gerekli dayanışmayı gösterememişler, bunun yerine üstyapıda mezhepçilik, altyapıda aşiretçilik yaparak parçalara bölünmüşlerdir. her ne kadar ters gözükse bile ortadoğu coğrafyasına avrupa kıtası bir rol model olabilir çünkü sosyo-politik anlamda benzerlik gösterirler. avrupa coğrafyasının ortadoğudan tek farkı, ortadoğu coğrafyasının aşması gereken sorunları ortadoğudan asırlar önce aşmasıdır. avrupa kıtası, kendi içindeki bölünmüşlüğü otuz yıl ve yüz yıl savaşlarıyla aşmış, daha sonra avrupa birliğinin temelini atan ortak kimlik nosyonu üzerinden bugünkü durumuna gelmiştir. zannımca ortadoğuya istikrar kazandıracak tek yol, avrupayı örnek olarak oluşturulacak ortak bir "ortadoğulu" kimliğidir.
gidenler her ne kadar "beton yığını" diye tanımlasada gidip görmek istediğim başkent. onu gözümde ayrı kılan kesinlikle pavyonları değil, kurtuluş yıllarından hatıralar barındırması ve atamın orada yatmasıdır. bu bakış açısıyla gidildiği taktirde sevileceğini düşünüyorum. gezmeye, eğlenmeye gidiliyorsa sorun ankara da değil, eğlenmek için ankara ya giden adamdadır.
demlenmeden içilen çay, pişmeden yenen yemek gibidir. haz vermez.
üzerine acilen dolarizasyon atılması gereken, doblonun arka camına tuğra yapıştıran birinin beyanıdır.
kitaplarını okuduktan sonra hayatını araştırdığım, araştırdıktan sonra ise o kitapları onun yazdığına inanmadığım yazar. kitaplarını çok beğendiğimden dolayı onları yazan adamın gandhi gibi biri olduğuna inanmışım galiba.
her türk gencinin örnek alması gereken insandır. bize okula başladığımızdan itibaren dikte edilen "atatürk geldi düşmanı kovdu" algısıyla asla anlaşılmayacak ve bu algının sonucu olarak asla hak ettiği değeri görmeyecek liderdir. onu anlamanın yolu siyasi-askeri yönünü anlamaktan ziyade fikirlerini anlamaktan geçer. "iki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, fâni Mustafa Kemal; diğeri milletin içinde yaşattığı Mustafa Kemaller idealidir. Ben onu temsil ediyorum" derken aslında tam olarak bunu kastetmiştir. o sadece biyografisi okunacak bir lider değil, arkasında bir öğreti, yeni bir felsefe bırakan liderdir. bahsettiği faniyi değil ideali anlamak, onu anlayıp yaşatmaktır. herkesin onu anlaması dileğiyle.
karşılıksız sevilmek kadar güzel olmayan eylemdir.