bugün
- kolye142
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması7
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- hayatın acı gerçekleri6
- marka giyinmek7
- bu saatte yemek yemek6
- nervionun mavi gözleri11
- ona bir şey söyle13
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak7
- ilişkiye ara vermek6
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir6
- ofis pornosu7
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- 186 boyundaki erkek7
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- teselli vermek6
- cep telefonu22
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- nokia20
- yer yön hafızası sıfır olan insan4
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası3
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- bik bik'in kraliçe olması10
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- fransa11
- yazarların telefon numaraları3
- diksiyon4
- sarı tekerin yazar olamaması8
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- etek tıraşı4
- uludağ sözlüğün hacklenmesi12
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- hacker saldırısı gazileri8
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- courtney love2
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi6
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması10
entry'ler (287)
Andre avel'i izlemek istemediğim maç.
Not: Yastığın altındaki linkleri paylaşın arkadaşlar lütfen. Kalp kalp.
Not: Yastığın altındaki linkleri paylaşın arkadaşlar lütfen. Kalp kalp.
Yavuz Çetin - Yaşamak istemem
https://www.youtube.com/watch?v=mqWDU9UmI9Y
tam da nefretle doluyum. süper oldu.
https://www.youtube.com/watch?v=mqWDU9UmI9Y
tam da nefretle doluyum. süper oldu.
Yavuz Çetin - Yaşamak istemem
https://www.youtube.com/watch?v=mqWDU9UmI9Y
tam da nefretle doluyum. süper oldu.
https://www.youtube.com/watch?v=mqWDU9UmI9Y
tam da nefretle doluyum. süper oldu.
ne yalan söyleyeyim bu sabah biraz trollleyeyim diye girdim; beyefendinin biri 'nasılsınız, niyetim ciddi, evlenmek istiyorum, sizinle tanışmak istiyorum.' yazdı. ben de 'yalnız beyefendi, benim niyetim ciddi değil, eş arıyorum ama evlilik düşünmüyorum.' yazdım. evlilik düşünen ciddi beyefendi dakikasında 'o da olur; x şehrini iyi bilirim, hatta bildiğim bi otel de var haftasonu gelirim.' demez mi? 'pardon beyefendi ben sizi denedim, ben öyle bi kadın değilim.' diyince 'ben de sizi denedim.' demez mi. hayırlı günler ya cemaati müslim diyip çıktım. eğlendirmedi.
arka fonda tv'de nihat hatipoğlu beyefendinin görüntüsüyle çektiği selfie'sine 'ramazanda 400 kmh yapmak caiz midir hocam?' tarzı yorumuyla güldürmüş; ardından esprisini açıklamak zorundalığıyla 'hocama bu soruyu sormamdaki amaç hocama gelen saçma sorulardır.' şeklindeki açıklamasıyla düşündürmüş milli sporcumuz. ne diyelim, severiz kendisini.
samimiyetsiz orospu çocukları.
ateş korkusu saran akp seçmenince heyecanla up'lanan başlık. evet kardeş, hepsini yakacağım, roma'yı da ben yaktım. çünkü ateşler salmayı severim. teşk.
hepsini yaksak içimiz ısınır belki. son 1 aya kadar akp'liyle akp seçmeniyle bir sorunum yoktu. insanımızın cehaletine, kandırılmışlığına, enişteleri tarafından manipüle edilmelerine veriyordum bu sevgiyi. ta ki darbe gecesine kadar. sizlere başımdan geçen bir geceyi anlatmak istiyorum ki, neden yakmak istediğimi anlayın değerli sözlük arkadaşlarım.
darbe girişiminin olduğu gün 2 kız arkadaş antalya'dan ayvalık'a kadar otostopla sorunsuz, tatlı tatlı insanlarla muhabbet ederek, güle eğlene gelmeyi başardık. gece 12 gibi darbe olayının ciddileşmesiyle ve 1 gün sonra ne olacağını bilemediğimizden cunda'da kamp atmak yerine 1 gün sonra gerçekleşebilecek sokağa çıkma yasağı söylemlerini de göz önünde bulundurarak kısmen daha güvenli bir yer arayışına girdik ve balıkesir merkeze dönmeye karar verdik. ismini vermek istemediğim büyük bir seyahat firması tarafından öncelikle bilet kesilmeksizin balıkesir'e 2 katı fiyatına gitmeyi kabul ederek dolandırıldık. üstüne üstlük krizi fırsata çeviren bu akp zihniyetli firma ve şoförleri tarafından gece saat 3'te balıkesir'in dışında bi caddede bırakıldık. o sırada aktroller konvoylarıyla, doblo kornalarıyla zafer turları atıyorlardı şehirde, sokakta kimse yoktu, en az 8 araç tarafından sözlü tacize uğradık. ve inanın üzerimizde kışlık denilebilecek kadar kapalı giysiler vardı -dipnot: taciz edilmemizi gerektirecek açıklıkta bi uzvumuz görünmüyordu, zira sonra şort giymeyeydiniz amk diyen beyinsizlere karşı önlem- tüm türkiye'yi otostopla gezen 2 kadın olarak hayatımızda ilk kez huzursuz olduk. anlam veremedik, vatan kurtarırken karıya kıza laf atanlara, vatan kurtarma bilinçlerine... bir taksi bulup konaklayacağımız yere kadar gitme umudumuzu kazanmıştık ki, yollar kapalı olduğu için taksi de bizi kalacağımız tesisin 200 metre yakınına kadar bırakabildi. bu arada saat 4. tekrar 200 metre yürümek üzere yola düştük, halimize acıyan 1 sivil polis bizi aracına aldı ve 100 metre kadar daha götürüp benden de bu kadar kızlar dedi. sağolsun. geriye kalan 100 metrede de türk bayraklı şahinci ak gençler tarafından taciz edilmeye devam ettik. hayatımızın en tedirgin, en gergin gününü yaşadık sokakta. askerden, silahtan, darbeden korkmamız gerekirken kendi vatandaşımızdan korktuk, amcalarımızdan, teyzelerimizin oğullarından, komşularımızın eşlerinden... o yüzden kurtarılacak bir şey olduğunda artık akp'li olan o zihniyete 'sen gelme lan ayı' demek istiyorum. yakmak da güzel bir seçenek olabilir. kendimi güvende hissetmediğim bir ülkede kurtarılmak istemem zira.
darbe girişiminin olduğu gün 2 kız arkadaş antalya'dan ayvalık'a kadar otostopla sorunsuz, tatlı tatlı insanlarla muhabbet ederek, güle eğlene gelmeyi başardık. gece 12 gibi darbe olayının ciddileşmesiyle ve 1 gün sonra ne olacağını bilemediğimizden cunda'da kamp atmak yerine 1 gün sonra gerçekleşebilecek sokağa çıkma yasağı söylemlerini de göz önünde bulundurarak kısmen daha güvenli bir yer arayışına girdik ve balıkesir merkeze dönmeye karar verdik. ismini vermek istemediğim büyük bir seyahat firması tarafından öncelikle bilet kesilmeksizin balıkesir'e 2 katı fiyatına gitmeyi kabul ederek dolandırıldık. üstüne üstlük krizi fırsata çeviren bu akp zihniyetli firma ve şoförleri tarafından gece saat 3'te balıkesir'in dışında bi caddede bırakıldık. o sırada aktroller konvoylarıyla, doblo kornalarıyla zafer turları atıyorlardı şehirde, sokakta kimse yoktu, en az 8 araç tarafından sözlü tacize uğradık. ve inanın üzerimizde kışlık denilebilecek kadar kapalı giysiler vardı -dipnot: taciz edilmemizi gerektirecek açıklıkta bi uzvumuz görünmüyordu, zira sonra şort giymeyeydiniz amk diyen beyinsizlere karşı önlem- tüm türkiye'yi otostopla gezen 2 kadın olarak hayatımızda ilk kez huzursuz olduk. anlam veremedik, vatan kurtarırken karıya kıza laf atanlara, vatan kurtarma bilinçlerine... bir taksi bulup konaklayacağımız yere kadar gitme umudumuzu kazanmıştık ki, yollar kapalı olduğu için taksi de bizi kalacağımız tesisin 200 metre yakınına kadar bırakabildi. bu arada saat 4. tekrar 200 metre yürümek üzere yola düştük, halimize acıyan 1 sivil polis bizi aracına aldı ve 100 metre kadar daha götürüp benden de bu kadar kızlar dedi. sağolsun. geriye kalan 100 metrede de türk bayraklı şahinci ak gençler tarafından taciz edilmeye devam ettik. hayatımızın en tedirgin, en gergin gününü yaşadık sokakta. askerden, silahtan, darbeden korkmamız gerekirken kendi vatandaşımızdan korktuk, amcalarımızdan, teyzelerimizin oğullarından, komşularımızın eşlerinden... o yüzden kurtarılacak bir şey olduğunda artık akp'li olan o zihniyete 'sen gelme lan ayı' demek istiyorum. yakmak da güzel bir seçenek olabilir. kendimi güvende hissetmediğim bir ülkede kurtarılmak istemem zira.
kimin üstlendiğinin ya da kınamamız için kimi önümüze atacaklarının zerre kadar umrumuzda olmadığı patlama. 20'lerden bahsedilen ölü sayısının olay yerinde canlı canlı gördüğüm kadarıyla 60'larda olduğu patlama. sokakta 1 bira içerken dibimizde bitip ağzımıza sıçan güvenlik güçlerinin ardı ardına patlayan bombalardan 'enişte'leri söylemediği sürece haberdar olmadığı patlama. dininize, ideolojinize, her geçen gün yeni isimler duyduğumuz terör örgütlerinize, iktidarınıza, muhalefetinize, dingil dingil 'cumhurbaşkanı uyarmıştı' diyen milletvekillerinize lanet olsun. biz bebek cesetleri görürken televizyonda 'düğün kimin düğünüydü?' diye defalarca tekrarlayan haber spikerinize lanet olsun. 2 gün yas ilan edip unutan kafalarınıza lanet olsun. kendi şehrinde olmadıkça sesini çıkarmayan sosyal medya çığırtkanlığınıza lanet olsun. darbe olur da cumhurun seçtiği başkan koltuğundan olur diye sokağa dökülüp, her bombada suçu atacak birileri bulup evinizde haber dinleyip oturan zihniyetinize lanet olsun. nefretle doluyum. o kadar nefretle doluyum ki, keşke diyorum bir patlamada ölsem de bu riyakar, sahte, kandırılmış yüzlerinizi görmesem...
güzel bi arınma, insanın kendini dinlemesi için iyi bi yöntem. çikolata yeme kısmı olmasa da şarap içerken mumları yakmak iyidir, arada ele gitarı almak gerekir, hafif kafa olunca bi film açıp kediyle izlemek çok tatlı olur. ya da boşverin, bu bildiğiniz depresyon....
arkanda seni destekleyen insanlar olduğu sürece çok da zor olmayan durum, tabi daha iyisini yapabilecek kapasitenizin olduğuna inancınız varsa. zamanında ben de hemşireliği bırakmıştım, ailem ve arkadaşlarım çok desteklemişlerdi sağolsunlar; fakat erkek arkadaşım hemşire fantazilerinden dolayı bırakmamı istememişti. * sonuç olarak bıraktım ve şimdi hukuk fakültesi son sınıftayım. öneri isteyenlere: çok düşünmeyin, yapın.
her şeyde olduğu gibi gizemliyken, küçük bi kitlesi varken güzel olan grup. şimdilerde piyasa orospusu olmuş, şarkıları tüm kezbanların dilinde, tüm uyduruk mekanların playlistlerinde. yazık.
bir yılımı harcadığım, adeta hayatımdan çalarak sürünerek gittiğim okulum. en mutlu olduğum an öğrenci işlerinde ilişik kesme anıydı.
tüm porno yıldızları. kim giyinik görmek ister ki?
snapchat gelecek dertler bitecektir.
michael jackson - bad.
bir, her, çok, hiçbir kelimelerine bitişik yazılan her şey. şey'i gördüğünüz zaman ayırın...
Güzel olan
Sevmek seni Tanrılar gibi
Seninle Tanrılaşmak...
Sevmek seni Tanrılar gibi
Seninle Tanrılaşmak...