bugün

entry'ler (39)

muzcumhuriyeti

1000 kişinin üzerinde bir katılımı olan cumhuriyet. fazlasını da bekleriz biz insanlarımızdan, yaparız yani...

google a erişimin engellenmesi

(bkz: muzcumhuriyeti)

muzcumhuriyeti

sansüre tepkisi olan insanların, burada buluşup birşeyler paylaşmak, ortaya attığımız fikirleri gerçekleştirmek için kurulmuş olan bir google grubudur. sözlükte çaylak olanlar olduğundan, burada fikirlerini açıklayamıyor olmaları, sözlüğü takip edip bu konuda birşeyler yapmak isteyen insanları bir araya toplamak amacı gütmektedir.

adresi şuradaki gibidir; http://groups.google.com.tr/group/muzcumhuriyeti

olay kısmından da ulaşılabilir.

aynı zamanda 15 dakikada yüzlerce kişiye ulaşmış devasa oluşum.

(bkz: sürekli artıyor efendim durduramıyoruz)

not: grup ile istek ve görüşü olanlar benimle temasa geçebilirler.

edit: 700 kişinin üzerine çıktık. haydi türkiye.

welcome aboard

ing. güverteye hoşgeldiniz. gemiye vesaire binildiğinde söylenirdi zamanında, şimdi söyleniyor mu bilmiyorum. uzun zamandır gemi yolculuğu yapmıyorum. o zamanlar, yokluk vardı, cepheye cephane taşıyorduk. ülke yeni yeni kalkınıyordu...

elestiri yapsaniz aninda eksi yiyecegiz basliklar

(bkz: recep tayyip erdoğan)

seri eksi oy veren ibne

aynı ibne dün taksim'de görülmüştür. ona buna bedava dağıtıyordu. bana da sordu, "ibnemisin lan sen, yürü git işine" dedim. çaktım ağzına iki tane, şimdi bulaşamıyor bana. öyle olacaksınız siz de. gördünüz mü, sik.. oee... çakacaksınız ağzına.

üniversiteyi sadece diploma için okumak

(bkz: eve sadece yatmak için gitmek)

babamin sanatoryumu var

yani artık ağızdan çıkabilecen en son hava atma çabası falan olabilir. daha ben ötesini düşünemiyorum çünkü. bu devirde sanatoryum mu kaldı lan kâfir?

(bkz: babamın x i var)

üç maymun

üçü de bir birinden maymundur.

elma

çok güzel bir meyvedir diye düşündüren, bu sayede, gündemin sıcak çemberinden ayrılmamayı sağlayası, metin hayatımı kurtarası, beni popüleritenin peşinde sürüklenen basit bir bireye indirgeyici söz.

(bkz: ne yaptım ben)

porno arşivini silmek

(bkz: ağlamak istiyorum sayın seyirciler)

abazan erkek

(bkz: sürekli artıyor efendim durduramıyoruz)

sozluk bunu bilimsel olarak acikla

(bkz: kuzenle sevişmek) *

kuzenle sevişmek

"iğrençsin artı hayvansın"

tikky'ler derneği 2009.

üç beş sekiz on ekşi sözlük şampiyon

ek$i sözlük'ün onuncu yıl şeysi.

15 şubat'da daha yeri belirlenmemiş bir taksim mekanını inletecek olan söz. *

satılık ekşi sözlük hesabı

hayal değil gerçektir. sourberry'de chat odasına girip "satıorummm alan varmııııı üstelik karması 600" nidaları atmıştır. gün boyu geyik muhabbetlerine meze olmuş bir espri haline gelmiştir.

not: bunu diyen yazar, uçtu.

kadınlar erkeklerden daha zekidir diyen erkek

işi bilen erkektir.

millenium turkiyesi

bir başka açıdan bakarsak, günümüz türkiyesi'dir.

millenium turkiyesi

baş örtüsü ve bu baş örtüsü mü, yoksa türban mı tartışmasına ev sahipliği yapan türkiye'dir. milletin cebinde para var mı, yok mu tartışılmazken; ab uyum süreci ve onun ülkemize getireceği güzellikleri konuşarak, gündeme getirerek uyutulmaya çalışılan bir millenium türkiyesi izlemekteyiz. hayır arkadaşım girsek ne, girmesek ne? küresel kriz geldi, "ab çöküşe geçti" tarzında gazete manşetleri okumaktayız. yani oraya girince herşey güllük gülistanlık olmayacak. hem bunlarla uğraşacağımıza biraz ileriyi düşünerek hareket etsek, emekliye, emekçiye gereken değeri verebilsek, şu an yetişmekte olan gençlerin önünü açmaya çalışsak o imrenerek yıllardır girmeye çalıştığımız ab'den daha iyi bir noktaya gelebileceğimize inanıyorum.

bunun dışında bizim abarttığımız şeyler de var elbet. sağ olsunlar, teknolojiyi karı-kız/adam-yakışıklı tavlama aracı olarak kullanan zihniyetin de bu halimizde büyük önemi var. yok değil. tamam, kontör parayla alınan birşey fakat, çok fazla gitmesin diye türkchemizin içine etmeye gerek yok ki! msn'de görüyorum arada sırada; "phende" , "chok qüsell" tarzında konuşanları. ben kendimce bunları silerek, engelleyerek, önlemimi alıyorum. fakat bu sadece benim çabalamamla olacak iş değil.

televizyonları da şu sıralar sardı bir furya gidiyor. yemekteyiz falan. emin olun sabah kahvaltı yaparken, miğdem bulanıp yarım bıraktığım oluyor. tiksinç bir şey bu. sanane arkadaşım. iki üç kıl çıktıysa. tamam iğreniyor olabilirsin ama surat asmanın ortalığı germenin ne önemi var. dersin bunun içinde kıl çıktı, tabak-çanak vesaire değiştirilir, devam edersiniz. elbette ki yemeğin tadı kadar sunumu da güzel olmalıdır fakat, bu sadece gittiğiniz lokantalar için geçerlidir. hiç bir misafirliğe gittiğinizde sevmediğiniz bir yemek çıktı diye kıyameti kopardığınız oldu mu? bu tarz televizyon programlarına örnekler çoğaltılabilir. geçmişimizde de vardı bunlardan; bbg, ono, seks-i izdivaç falan...

bunları izleyerek yetişen yeni nesile ise ayrı bir acıyorum. bunlarla büyülmez kardaş. o çağlarda, çarpışan arabaya binilir, salıncakta sallanılır. eğer çok isteniyorsa en fazla doktorculuk oynanılır. ama bu kadar. gerçi onları yetiştiren ailelerde de suç aramak lazım, ben de neden çocuğa iftira atıyorsam!

millenium türkiyesi'nde ise aşk bir başka zaten! artık kızlar teklif ediyor falan. o değil de, seni seviyorum kelimesi kadar klişe bir başka söz daha bilmiyorum ben. herkes artık sevebiliyor. unisex olup çıktı bir anda. ayrıca bu kelimenin ağırlığının farkında olmadan söyleyenlerin halini ise televizyonlarda görmek mümkün. o yaşta, ondan yaşça büyük birinden hamile bırakılıp yeni doğan çocuğu ile terk edilmeler, hede, hödö.

bazen diyorum ki kendime, olacak elimde sihirli bir asa, düzelteceğim herşeyi bir anda. ama ajdar anık'tan fırsat kalmıyor ki. *

atini terk eden kovboy

atını seven kovboy'un, atıyla arasındaki olumsuzluklar yüzünden tercih etmek zorunda kaldığı seçenek.
© copyright 2005 - 2026