bugün
- kedilerin yedigi ilginc seyler13
- özel sektör de çalışmak8
- kızlar buraya bakar mısınız6
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi8
- ben geldim naneler6
- ermenice5
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar16
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması12
- ellerim bos gonlum hos11
- galatasaray büyüklüğü14
- arkadaşlar bakar mısınız14
- migros ta şarap seçen kaslı ve hüzünlü erkekler6
- 3 ekim alman birliği günü3
- bik bik'in mutfağına konuk olan yazar5
- 3 ekim 2026 finlandiya arnavutluk maçı3
- söğüşçü aco3
- şeker hastalığı2
- kıbrısı ingilize veren padişah6
- açık oylayamamak6
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- şanlıurfa şehir hastanesi5
- lukaku vs abdülkerim3
- ioçk'nın müziği3
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- ispanya çin yakınlaşması ab de rahatsızlık5
- anın görüntüsü22
- cumartesi günü yapılabilecekler7
- vincenzo montella6
- fenerbahçe nin kurucusu4
- 3 ekim 2026 izlanda bulgaristan maçı2
- bulgaristan4
- finlandiya2
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı18
- sözlükteki yazarların çok ahlaklı olması6
- yabancı değiliz serdar yapmağğ2
- zengin erkeğe tanınan aldatma hakkı4
- sosyoloji vs antropoloji2
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- türkçeye sistemli saldırı7
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- hoşlanılan kızın evli bir adama aşık olması5
- ispartalı kızlar9
- ibrahim çelikkol2
- tr de simit satsaydımda ailemin yanında olsaydım3
- damarsız tüysüz manisa yaprağı17
- emevi dini4
- bardak3
- konuşurken yanlışlıkla tükürmek6
- güne acı bir gerçek bırak8
- prosedür evliliği3
entry'ler (39)
1000 kişinin üzerinde bir katılımı olan cumhuriyet. fazlasını da bekleriz biz insanlarımızdan, yaparız yani...
sansüre tepkisi olan insanların, burada buluşup birşeyler paylaşmak, ortaya attığımız fikirleri gerçekleştirmek için kurulmuş olan bir google grubudur. sözlükte çaylak olanlar olduğundan, burada fikirlerini açıklayamıyor olmaları, sözlüğü takip edip bu konuda birşeyler yapmak isteyen insanları bir araya toplamak amacı gütmektedir.
adresi şuradaki gibidir; http://groups.google.com.tr/group/muzcumhuriyeti
olay kısmından da ulaşılabilir.
aynı zamanda 15 dakikada yüzlerce kişiye ulaşmış devasa oluşum.
(bkz: sürekli artıyor efendim durduramıyoruz)
not: grup ile istek ve görüşü olanlar benimle temasa geçebilirler.
edit: 700 kişinin üzerine çıktık. haydi türkiye.
adresi şuradaki gibidir; http://groups.google.com.tr/group/muzcumhuriyeti
olay kısmından da ulaşılabilir.
aynı zamanda 15 dakikada yüzlerce kişiye ulaşmış devasa oluşum.
(bkz: sürekli artıyor efendim durduramıyoruz)
not: grup ile istek ve görüşü olanlar benimle temasa geçebilirler.
edit: 700 kişinin üzerine çıktık. haydi türkiye.
ing. güverteye hoşgeldiniz. gemiye vesaire binildiğinde söylenirdi zamanında, şimdi söyleniyor mu bilmiyorum. uzun zamandır gemi yolculuğu yapmıyorum. o zamanlar, yokluk vardı, cepheye cephane taşıyorduk. ülke yeni yeni kalkınıyordu...
aynı ibne dün taksim'de görülmüştür. ona buna bedava dağıtıyordu. bana da sordu, "ibnemisin lan sen, yürü git işine" dedim. çaktım ağzına iki tane, şimdi bulaşamıyor bana. öyle olacaksınız siz de. gördünüz mü, sik.. oee... çakacaksınız ağzına.
yani artık ağızdan çıkabilecen en son hava atma çabası falan olabilir. daha ben ötesini düşünemiyorum çünkü. bu devirde sanatoryum mu kaldı lan kâfir?
(bkz: babamın x i var)
(bkz: babamın x i var)
üçü de bir birinden maymundur.
çok güzel bir meyvedir diye düşündüren, bu sayede, gündemin sıcak çemberinden ayrılmamayı sağlayası, metin hayatımı kurtarası, beni popüleritenin peşinde sürüklenen basit bir bireye indirgeyici söz.
(bkz: ne yaptım ben)
(bkz: ne yaptım ben)
"iğrençsin artı hayvansın"
tikky'ler derneği 2009.
tikky'ler derneği 2009.
ek$i sözlük'ün onuncu yıl şeysi.
15 şubat'da daha yeri belirlenmemiş bir taksim mekanını inletecek olan söz. *
15 şubat'da daha yeri belirlenmemiş bir taksim mekanını inletecek olan söz. *
hayal değil gerçektir. sourberry'de chat odasına girip "satıorummm alan varmııııı üstelik karması 600" nidaları atmıştır. gün boyu geyik muhabbetlerine meze olmuş bir espri haline gelmiştir.
not: bunu diyen yazar, uçtu.
not: bunu diyen yazar, uçtu.
işi bilen erkektir.
bir başka açıdan bakarsak, günümüz türkiyesi'dir.
baş örtüsü ve bu baş örtüsü mü, yoksa türban mı tartışmasına ev sahipliği yapan türkiye'dir. milletin cebinde para var mı, yok mu tartışılmazken; ab uyum süreci ve onun ülkemize getireceği güzellikleri konuşarak, gündeme getirerek uyutulmaya çalışılan bir millenium türkiyesi izlemekteyiz. hayır arkadaşım girsek ne, girmesek ne? küresel kriz geldi, "ab çöküşe geçti" tarzında gazete manşetleri okumaktayız. yani oraya girince herşey güllük gülistanlık olmayacak. hem bunlarla uğraşacağımıza biraz ileriyi düşünerek hareket etsek, emekliye, emekçiye gereken değeri verebilsek, şu an yetişmekte olan gençlerin önünü açmaya çalışsak o imrenerek yıllardır girmeye çalıştığımız ab'den daha iyi bir noktaya gelebileceğimize inanıyorum.
bunun dışında bizim abarttığımız şeyler de var elbet. sağ olsunlar, teknolojiyi karı-kız/adam-yakışıklı tavlama aracı olarak kullanan zihniyetin de bu halimizde büyük önemi var. yok değil. tamam, kontör parayla alınan birşey fakat, çok fazla gitmesin diye türkchemizin içine etmeye gerek yok ki! msn'de görüyorum arada sırada; "phende" , "chok qüsell" tarzında konuşanları. ben kendimce bunları silerek, engelleyerek, önlemimi alıyorum. fakat bu sadece benim çabalamamla olacak iş değil.
televizyonları da şu sıralar sardı bir furya gidiyor. yemekteyiz falan. emin olun sabah kahvaltı yaparken, miğdem bulanıp yarım bıraktığım oluyor. tiksinç bir şey bu. sanane arkadaşım. iki üç kıl çıktıysa. tamam iğreniyor olabilirsin ama surat asmanın ortalığı germenin ne önemi var. dersin bunun içinde kıl çıktı, tabak-çanak vesaire değiştirilir, devam edersiniz. elbette ki yemeğin tadı kadar sunumu da güzel olmalıdır fakat, bu sadece gittiğiniz lokantalar için geçerlidir. hiç bir misafirliğe gittiğinizde sevmediğiniz bir yemek çıktı diye kıyameti kopardığınız oldu mu? bu tarz televizyon programlarına örnekler çoğaltılabilir. geçmişimizde de vardı bunlardan; bbg, ono, seks-i izdivaç falan...
bunları izleyerek yetişen yeni nesile ise ayrı bir acıyorum. bunlarla büyülmez kardaş. o çağlarda, çarpışan arabaya binilir, salıncakta sallanılır. eğer çok isteniyorsa en fazla doktorculuk oynanılır. ama bu kadar. gerçi onları yetiştiren ailelerde de suç aramak lazım, ben de neden çocuğa iftira atıyorsam!
millenium türkiyesi'nde ise aşk bir başka zaten! artık kızlar teklif ediyor falan. o değil de, seni seviyorum kelimesi kadar klişe bir başka söz daha bilmiyorum ben. herkes artık sevebiliyor. unisex olup çıktı bir anda. ayrıca bu kelimenin ağırlığının farkında olmadan söyleyenlerin halini ise televizyonlarda görmek mümkün. o yaşta, ondan yaşça büyük birinden hamile bırakılıp yeni doğan çocuğu ile terk edilmeler, hede, hödö.
bazen diyorum ki kendime, olacak elimde sihirli bir asa, düzelteceğim herşeyi bir anda. ama ajdar anık'tan fırsat kalmıyor ki. *
bunun dışında bizim abarttığımız şeyler de var elbet. sağ olsunlar, teknolojiyi karı-kız/adam-yakışıklı tavlama aracı olarak kullanan zihniyetin de bu halimizde büyük önemi var. yok değil. tamam, kontör parayla alınan birşey fakat, çok fazla gitmesin diye türkchemizin içine etmeye gerek yok ki! msn'de görüyorum arada sırada; "phende" , "chok qüsell" tarzında konuşanları. ben kendimce bunları silerek, engelleyerek, önlemimi alıyorum. fakat bu sadece benim çabalamamla olacak iş değil.
televizyonları da şu sıralar sardı bir furya gidiyor. yemekteyiz falan. emin olun sabah kahvaltı yaparken, miğdem bulanıp yarım bıraktığım oluyor. tiksinç bir şey bu. sanane arkadaşım. iki üç kıl çıktıysa. tamam iğreniyor olabilirsin ama surat asmanın ortalığı germenin ne önemi var. dersin bunun içinde kıl çıktı, tabak-çanak vesaire değiştirilir, devam edersiniz. elbette ki yemeğin tadı kadar sunumu da güzel olmalıdır fakat, bu sadece gittiğiniz lokantalar için geçerlidir. hiç bir misafirliğe gittiğinizde sevmediğiniz bir yemek çıktı diye kıyameti kopardığınız oldu mu? bu tarz televizyon programlarına örnekler çoğaltılabilir. geçmişimizde de vardı bunlardan; bbg, ono, seks-i izdivaç falan...
bunları izleyerek yetişen yeni nesile ise ayrı bir acıyorum. bunlarla büyülmez kardaş. o çağlarda, çarpışan arabaya binilir, salıncakta sallanılır. eğer çok isteniyorsa en fazla doktorculuk oynanılır. ama bu kadar. gerçi onları yetiştiren ailelerde de suç aramak lazım, ben de neden çocuğa iftira atıyorsam!
millenium türkiyesi'nde ise aşk bir başka zaten! artık kızlar teklif ediyor falan. o değil de, seni seviyorum kelimesi kadar klişe bir başka söz daha bilmiyorum ben. herkes artık sevebiliyor. unisex olup çıktı bir anda. ayrıca bu kelimenin ağırlığının farkında olmadan söyleyenlerin halini ise televizyonlarda görmek mümkün. o yaşta, ondan yaşça büyük birinden hamile bırakılıp yeni doğan çocuğu ile terk edilmeler, hede, hödö.
bazen diyorum ki kendime, olacak elimde sihirli bir asa, düzelteceğim herşeyi bir anda. ama ajdar anık'tan fırsat kalmıyor ki. *
atını seven kovboy'un, atıyla arasındaki olumsuzluklar yüzünden tercih etmek zorunda kaldığı seçenek.