bugün
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı12
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek8
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı24
- hangi renksiniz17
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- serhat kılıç10
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam13
- yok farzedince yok olan şeyler3
- amedspor23
- sözlükteki şer çetesi12
- mesajlaşırken karşı tarafı engellemek2
- s'i l v'e r m'i s t31
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- kuzukulağı6
- twitter da alakasız tagda ayet paylaşan tip2
- özledim mesajına verilecek cevaplar12
- sözlükteki büyücüler7
- mustafa serhat kılıç3
- sözlükte herkesin avcı olması12
- zorunlu eğitim13
- oksizoron3
- veysi seviğ2
- sözlükteki zorbalar12
- çilekli el kremi kullanan erkek2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı3
- rüyadan akılda kalan iki cümle2
- gocu50
- sudekiray4
- sinoplular nasıl insanlardır8
- hardallı patates salatası5
- sürekli ilgi bekleyen erkek9
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- hıyanet i vataniye kanunu2
- haftasonları entry girmeyen yazar2
- izmirbeyefendisi13
- takı takmayı çok seven kız7
- fenerbahçe10
- ayten alpman2
- sokaktan kız geçerken kurt gibi uluyan tipler4
- slipknot3
- 11 aydır ortalıkta olmayan flörte ne yollamalı3
- necip fazıl a sorulmak istenen sorular5
- tai lung42
- tuğba ekinci yalnız değildir2
- sivaslılar6
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü10
- 5 eylül 2026 türkiye sırbistan voleybol maçı8
entry'ler (39)
1000 kişinin üzerinde bir katılımı olan cumhuriyet. fazlasını da bekleriz biz insanlarımızdan, yaparız yani...
sansüre tepkisi olan insanların, burada buluşup birşeyler paylaşmak, ortaya attığımız fikirleri gerçekleştirmek için kurulmuş olan bir google grubudur. sözlükte çaylak olanlar olduğundan, burada fikirlerini açıklayamıyor olmaları, sözlüğü takip edip bu konuda birşeyler yapmak isteyen insanları bir araya toplamak amacı gütmektedir.
adresi şuradaki gibidir; http://groups.google.com.tr/group/muzcumhuriyeti
olay kısmından da ulaşılabilir.
aynı zamanda 15 dakikada yüzlerce kişiye ulaşmış devasa oluşum.
(bkz: sürekli artıyor efendim durduramıyoruz)
not: grup ile istek ve görüşü olanlar benimle temasa geçebilirler.
edit: 700 kişinin üzerine çıktık. haydi türkiye.
adresi şuradaki gibidir; http://groups.google.com.tr/group/muzcumhuriyeti
olay kısmından da ulaşılabilir.
aynı zamanda 15 dakikada yüzlerce kişiye ulaşmış devasa oluşum.
(bkz: sürekli artıyor efendim durduramıyoruz)
not: grup ile istek ve görüşü olanlar benimle temasa geçebilirler.
edit: 700 kişinin üzerine çıktık. haydi türkiye.
ing. güverteye hoşgeldiniz. gemiye vesaire binildiğinde söylenirdi zamanında, şimdi söyleniyor mu bilmiyorum. uzun zamandır gemi yolculuğu yapmıyorum. o zamanlar, yokluk vardı, cepheye cephane taşıyorduk. ülke yeni yeni kalkınıyordu...
aynı ibne dün taksim'de görülmüştür. ona buna bedava dağıtıyordu. bana da sordu, "ibnemisin lan sen, yürü git işine" dedim. çaktım ağzına iki tane, şimdi bulaşamıyor bana. öyle olacaksınız siz de. gördünüz mü, sik.. oee... çakacaksınız ağzına.
yani artık ağızdan çıkabilecen en son hava atma çabası falan olabilir. daha ben ötesini düşünemiyorum çünkü. bu devirde sanatoryum mu kaldı lan kâfir?
(bkz: babamın x i var)
(bkz: babamın x i var)
üçü de bir birinden maymundur.
çok güzel bir meyvedir diye düşündüren, bu sayede, gündemin sıcak çemberinden ayrılmamayı sağlayası, metin hayatımı kurtarası, beni popüleritenin peşinde sürüklenen basit bir bireye indirgeyici söz.
(bkz: ne yaptım ben)
(bkz: ne yaptım ben)
"iğrençsin artı hayvansın"
tikky'ler derneği 2009.
tikky'ler derneği 2009.
ek$i sözlük'ün onuncu yıl şeysi.
15 şubat'da daha yeri belirlenmemiş bir taksim mekanını inletecek olan söz. *
15 şubat'da daha yeri belirlenmemiş bir taksim mekanını inletecek olan söz. *
hayal değil gerçektir. sourberry'de chat odasına girip "satıorummm alan varmııııı üstelik karması 600" nidaları atmıştır. gün boyu geyik muhabbetlerine meze olmuş bir espri haline gelmiştir.
not: bunu diyen yazar, uçtu.
not: bunu diyen yazar, uçtu.
işi bilen erkektir.
bir başka açıdan bakarsak, günümüz türkiyesi'dir.
baş örtüsü ve bu baş örtüsü mü, yoksa türban mı tartışmasına ev sahipliği yapan türkiye'dir. milletin cebinde para var mı, yok mu tartışılmazken; ab uyum süreci ve onun ülkemize getireceği güzellikleri konuşarak, gündeme getirerek uyutulmaya çalışılan bir millenium türkiyesi izlemekteyiz. hayır arkadaşım girsek ne, girmesek ne? küresel kriz geldi, "ab çöküşe geçti" tarzında gazete manşetleri okumaktayız. yani oraya girince herşey güllük gülistanlık olmayacak. hem bunlarla uğraşacağımıza biraz ileriyi düşünerek hareket etsek, emekliye, emekçiye gereken değeri verebilsek, şu an yetişmekte olan gençlerin önünü açmaya çalışsak o imrenerek yıllardır girmeye çalıştığımız ab'den daha iyi bir noktaya gelebileceğimize inanıyorum.
bunun dışında bizim abarttığımız şeyler de var elbet. sağ olsunlar, teknolojiyi karı-kız/adam-yakışıklı tavlama aracı olarak kullanan zihniyetin de bu halimizde büyük önemi var. yok değil. tamam, kontör parayla alınan birşey fakat, çok fazla gitmesin diye türkchemizin içine etmeye gerek yok ki! msn'de görüyorum arada sırada; "phende" , "chok qüsell" tarzında konuşanları. ben kendimce bunları silerek, engelleyerek, önlemimi alıyorum. fakat bu sadece benim çabalamamla olacak iş değil.
televizyonları da şu sıralar sardı bir furya gidiyor. yemekteyiz falan. emin olun sabah kahvaltı yaparken, miğdem bulanıp yarım bıraktığım oluyor. tiksinç bir şey bu. sanane arkadaşım. iki üç kıl çıktıysa. tamam iğreniyor olabilirsin ama surat asmanın ortalığı germenin ne önemi var. dersin bunun içinde kıl çıktı, tabak-çanak vesaire değiştirilir, devam edersiniz. elbette ki yemeğin tadı kadar sunumu da güzel olmalıdır fakat, bu sadece gittiğiniz lokantalar için geçerlidir. hiç bir misafirliğe gittiğinizde sevmediğiniz bir yemek çıktı diye kıyameti kopardığınız oldu mu? bu tarz televizyon programlarına örnekler çoğaltılabilir. geçmişimizde de vardı bunlardan; bbg, ono, seks-i izdivaç falan...
bunları izleyerek yetişen yeni nesile ise ayrı bir acıyorum. bunlarla büyülmez kardaş. o çağlarda, çarpışan arabaya binilir, salıncakta sallanılır. eğer çok isteniyorsa en fazla doktorculuk oynanılır. ama bu kadar. gerçi onları yetiştiren ailelerde de suç aramak lazım, ben de neden çocuğa iftira atıyorsam!
millenium türkiyesi'nde ise aşk bir başka zaten! artık kızlar teklif ediyor falan. o değil de, seni seviyorum kelimesi kadar klişe bir başka söz daha bilmiyorum ben. herkes artık sevebiliyor. unisex olup çıktı bir anda. ayrıca bu kelimenin ağırlığının farkında olmadan söyleyenlerin halini ise televizyonlarda görmek mümkün. o yaşta, ondan yaşça büyük birinden hamile bırakılıp yeni doğan çocuğu ile terk edilmeler, hede, hödö.
bazen diyorum ki kendime, olacak elimde sihirli bir asa, düzelteceğim herşeyi bir anda. ama ajdar anık'tan fırsat kalmıyor ki. *
bunun dışında bizim abarttığımız şeyler de var elbet. sağ olsunlar, teknolojiyi karı-kız/adam-yakışıklı tavlama aracı olarak kullanan zihniyetin de bu halimizde büyük önemi var. yok değil. tamam, kontör parayla alınan birşey fakat, çok fazla gitmesin diye türkchemizin içine etmeye gerek yok ki! msn'de görüyorum arada sırada; "phende" , "chok qüsell" tarzında konuşanları. ben kendimce bunları silerek, engelleyerek, önlemimi alıyorum. fakat bu sadece benim çabalamamla olacak iş değil.
televizyonları da şu sıralar sardı bir furya gidiyor. yemekteyiz falan. emin olun sabah kahvaltı yaparken, miğdem bulanıp yarım bıraktığım oluyor. tiksinç bir şey bu. sanane arkadaşım. iki üç kıl çıktıysa. tamam iğreniyor olabilirsin ama surat asmanın ortalığı germenin ne önemi var. dersin bunun içinde kıl çıktı, tabak-çanak vesaire değiştirilir, devam edersiniz. elbette ki yemeğin tadı kadar sunumu da güzel olmalıdır fakat, bu sadece gittiğiniz lokantalar için geçerlidir. hiç bir misafirliğe gittiğinizde sevmediğiniz bir yemek çıktı diye kıyameti kopardığınız oldu mu? bu tarz televizyon programlarına örnekler çoğaltılabilir. geçmişimizde de vardı bunlardan; bbg, ono, seks-i izdivaç falan...
bunları izleyerek yetişen yeni nesile ise ayrı bir acıyorum. bunlarla büyülmez kardaş. o çağlarda, çarpışan arabaya binilir, salıncakta sallanılır. eğer çok isteniyorsa en fazla doktorculuk oynanılır. ama bu kadar. gerçi onları yetiştiren ailelerde de suç aramak lazım, ben de neden çocuğa iftira atıyorsam!
millenium türkiyesi'nde ise aşk bir başka zaten! artık kızlar teklif ediyor falan. o değil de, seni seviyorum kelimesi kadar klişe bir başka söz daha bilmiyorum ben. herkes artık sevebiliyor. unisex olup çıktı bir anda. ayrıca bu kelimenin ağırlığının farkında olmadan söyleyenlerin halini ise televizyonlarda görmek mümkün. o yaşta, ondan yaşça büyük birinden hamile bırakılıp yeni doğan çocuğu ile terk edilmeler, hede, hödö.
bazen diyorum ki kendime, olacak elimde sihirli bir asa, düzelteceğim herşeyi bir anda. ama ajdar anık'tan fırsat kalmıyor ki. *
atını seven kovboy'un, atıyla arasındaki olumsuzluklar yüzünden tercih etmek zorunda kaldığı seçenek.