bugün
- yasakçı zihniyet14
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi9
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız6
- felsefe9
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması6
- ismail kartal11
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu6
- alparslan kuytul8
- apo orospu çocuğu değildir demek9
- vatan sevgisi imandandır2
- içki içen akp li6
- metal müzik dinleyen imam3
- tarikatlar ve cemaatler5
- seri eksiciyi yemleyip asıl mevzuda kilitlemek2
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- yahudilerin istihbaratta cinnileri kullanması6
- kadın öğretmenler2
- bahçeliden gündem yaratacak seçim sistemi çıkışı6
- açlıktan karnına taş bağlayan peygamber4
- habaş'ın yerli otomobil projesi5
- bugün ne yapsam4
- ekşi sözlük15
- iran barışı reddederse kötü olur huckabee2
- evde lahmacun yapmak6
- rüzgar2
- enayimiknatisi ile kavga etmek11
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi10
- cristiano ronaldo4
- okul formalarının dayatılması3
- insanı yoran duygular3
- yobazlar3
- erecto birader birader bay2
- osuruktan şiirler47
- teknofaşizm4
- tıp okumanın avantajı5
- ağzıma almam diyen kız4
- gemilerin denizde yüzmesi2
- maddi dünyayı yöneten kabala tarikatı3
- sevgilinin omuzlarına ceketini atmak2
- menzil cemaatinde rekabet alevlendi6
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız11
- zeki olmanın avantajları8
- ayak fantezisi3
- ismet gürbüz11
- çağla idi5
- kendine yabancılaşmak3
- hiçbir şey yapmadan yorulmak3
- her şeyi hatırlayan insan7
- dünya fotoğrafçılık günü2
- rock n park2
doğası ve solcusuyla ünlü, yaz nüfusu oldukça yüksek şirin bir artvin ilçesidir, güzel memleketimdir.
ormanları çok tahribat görmüş, kütüğümün bağlı olduğu, 2 sende bir gittiğim güzel ilçem.
artvin in bir ilçesi.
yaz ortasında sel felaketinin vurduğu ve 10'a yakın hemşehrimizi bizden kopardığı toprağımız, memleketimiz...
AKDAMLA
ARPALI
AŞAĞIKOYUNLU
ATALAR
CEViZLi
CiRiTDÜZÜ
ÇAĞLIPINAR
ÇAĞLIYAN
ÇAMLICA
ÇAVDARLI
ÇAYAĞZI
ÇERMiK
ÇiFTLiKKÖY
ÇORAKLI
ÇUKURKÖY
DALKIRMAZ
DEMiRCi
DEMiRKAPI
DEREiÇi
DUTLU
DÜZENLi
ELMALI
ERiKLi
ESKiKALE
HANLI
ILICAKÖY
KARAAĞAÇ
KARAKÖY
KAYABAŞI
KAYADiBi
KiRAZLI
KiREÇLi
KOCABEY
KÖPRÜLÜ
KÖPRÜYAKA
KURUDERE
KÜPLÜCE
MADENKÖY
MEŞELi
OBAKÖY
OTLUCA
PINARLI
SAVAŞ
SAYLICA
SEBZELi
SUSUZ
ŞALCI
ŞENKÖY
ŞENOCAK
TEPEBAŞI
TEPEKÖY
ÜZÜMLÜ
VELiKÖY
YAĞLI
YAMAÇLI
YAŞARKÖY
YAVUZKÖY
YEŞiLCE
YONCALI
YUKARIKOYUNLU
ZiYARET
adlı köylere sahip bir artvin ilçesi.
ARPALI
AŞAĞIKOYUNLU
ATALAR
CEViZLi
CiRiTDÜZÜ
ÇAĞLIPINAR
ÇAĞLIYAN
ÇAMLICA
ÇAVDARLI
ÇAYAĞZI
ÇERMiK
ÇiFTLiKKÖY
ÇORAKLI
ÇUKURKÖY
DALKIRMAZ
DEMiRCi
DEMiRKAPI
DEREiÇi
DUTLU
DÜZENLi
ELMALI
ERiKLi
ESKiKALE
HANLI
ILICAKÖY
KARAAĞAÇ
KARAKÖY
KAYABAŞI
KAYADiBi
KiRAZLI
KiREÇLi
KOCABEY
KÖPRÜLÜ
KÖPRÜYAKA
KURUDERE
KÜPLÜCE
MADENKÖY
MEŞELi
OBAKÖY
OTLUCA
PINARLI
SAVAŞ
SAYLICA
SEBZELi
SUSUZ
ŞALCI
ŞENKÖY
ŞENOCAK
TEPEBAŞI
TEPEKÖY
ÜZÜMLÜ
VELiKÖY
YAĞLI
YAMAÇLI
YAŞARKÖY
YAVUZKÖY
YEŞiLCE
YONCALI
YUKARIKOYUNLU
ZiYARET
adlı köylere sahip bir artvin ilçesi.
fakir , yalnız , güzel ilçe.
ayrıca insanları çok sıcaktır.
ayrıca insanları çok sıcaktır.
futbol oynayacak düz alan bulmanın bile zor olduğu,çok engebeli ama bir o kadar da yeşil ilçemiz.
küçük isviçre diye anılan isviçreden güzel, insanın özgür yaşadığı, onur akın'ın ''memleket isterim'' türküsünde istenilen memleket özelliklerinin bulunduğu nadide memleketim.
güzide artvin'imizin bir ilçesi. *
(bkz: karüstü karakucak güreşleri)
(bkz: dağlarda kar sesi var)
gazino kültüründe rus motifleri ön plana çıkan ,güzide ilçem, memleketim.
fakir insanların zengin memleketi.
eğer her hangi bir köyünde önünden geçtiğiniz evde ekmek pişiyorsa -ki burada insanlar ekmeklerini kendi pişirirler- bir ekmeğin ne kadar güzel koktuğuna tanık olabilirsiniz.hiç tanımadığınız yaşlı bir nine sizi bağrına basıp ''oğul'' diye sevebilir.üzerine yağ sürülmüş köy ekmeğini yerken büyükşehirlerde balkonda mangal yapıp,sokaktaki çocukların ağızlarının suyunu akıttıran eşşoğlubeşkulaklar gelir gözünüzün önüne.
eğer festival zamanına denk gelirseniz cengelek yaylasında ömrünüzde yemiş olduğunuz en lezzetli döneri yersiniz.
yazın cennet olur şavşat,yeşilin binbir rengini görür,dokunur,koklarsınız.
iki gün kalsanız üçüncü gün , başka şehirlerde size hiç garip gelmeyen eksoz kokusu burada sizi kusturur.
eğer yanınızda yöreyi tanıyan bir arkadaşınız varsa yakın köylere ormanın içinden yaya giderek,arabayla yılankavi yollardan dolaşarak gidenlere oranla daha çabuk varabilirsiniz.(ulaşım inanılmaz pahalıdır,çünkü yollar çok kötü ve dolambaçlıdır,örneğin 17 kilometrelik şavşat-tepeköy yolunu arabayla 40 dakikaya anca aşarsınız)1 saatlik bir orman yürüyüşüne bile çıkıyor olsanız yanınıza mutlaka ateşli silah veya kesici alet alın,yolunu şaşırmış bir yaban hayvanı bazen çok tehlikeli olabiliyor.
ilçe merkezi hariç bütün köyler kaynak suyu kullanır,bunun için köylerde su içtiğiniz çeşmelerde vana aramayın.
insanları inanılmaz sıcakkanlıdır.hiç abartmıyorum yolda kalmanız veya benzer bir aksilik durumunda kapısını çaldığınız her evde misafir olabilirsiniz.tanımadığınız bu evde sizin için oğluna,kızına sakladığı temiz çarşafları çıkaran,,sabahın köründe taze süt içebilesiniz diye ahırda inekle boğuşan,arıcı elbiselerini giyip kovandan hakiki petek balı çıkaran bu yaşlı,romatizmalı insanları görünce insanlığınızdan utanırsınız.
ayrılık vakti gelince elinizi cebinize atıp ege'deki pansiyon ücretlerinin 3 katı bir parayı ev sahibi yaşlı amcanın cebine koymak istersiniz,kendilerine hakaret edilmiş sayarlar,işte o an dünyada bu yaşlı dedenin bakır ve çay fabrikalarında kütleşmiş,sakat parmaklı elleri kadar mübarek,kutsal bir el olmadığına yemin edebilirsiniz.
''hakkını helal et bir isteğin var mı dede çarşıdan'' diyebilirsiniz ancak utanmış ve mahcup sesinizle...
yaşlı nine yazmasıyla ağzını tutarken,yaşlı dede bir an kafasını önüne eğer,bastonuyla toprağı eşelerken dünyanın en sert yüreğini bile yumuşatacak o sesle;
-''var ama oğul nasıl diyem bilmamki misafira karşi ayiptur,na der sora koni komşi''der.
yaşlı dedenin canını sıkan şeyin samanlığın yan yatan direği olduğunu öğrenirsiniz.3 metre boyunda futbol topu çapında bir direk ha yıkıldım ha yıkılacam diye size bakmaktadır.eğer direk yıkılırsa samanlığın çatısı da çökecektir.
diğer arkadaşınız bir sırıkla çatıyı hafiften kaldırırken siz de direği yerine oturtursunuz.iki tane de 10luk çivi çaktıktan sonra sağlamlığını muayene ederken yaşlı dede size dönüp;
-ay oğul kusurumuza kalmiyasın abu nalet futuğ olmasa ben sani heç çiğardurdum orya'' der.
gömleğinizi giydikten sonra dedeye göre tamiri imkansız olmayan ancak sizin iki dakikada hallettiğiniz çatı için binbir türlü iltifat alırsınız.
oğullarını yazdan yaza gören bu yaşlı insanların hayır duasını aldıktan sonra bu güzel yer daha içten daha samimi görünür size.
işte öyle bir memlekettir şavşat.
eğer her hangi bir köyünde önünden geçtiğiniz evde ekmek pişiyorsa -ki burada insanlar ekmeklerini kendi pişirirler- bir ekmeğin ne kadar güzel koktuğuna tanık olabilirsiniz.hiç tanımadığınız yaşlı bir nine sizi bağrına basıp ''oğul'' diye sevebilir.üzerine yağ sürülmüş köy ekmeğini yerken büyükşehirlerde balkonda mangal yapıp,sokaktaki çocukların ağızlarının suyunu akıttıran eşşoğlubeşkulaklar gelir gözünüzün önüne.
eğer festival zamanına denk gelirseniz cengelek yaylasında ömrünüzde yemiş olduğunuz en lezzetli döneri yersiniz.
yazın cennet olur şavşat,yeşilin binbir rengini görür,dokunur,koklarsınız.
iki gün kalsanız üçüncü gün , başka şehirlerde size hiç garip gelmeyen eksoz kokusu burada sizi kusturur.
eğer yanınızda yöreyi tanıyan bir arkadaşınız varsa yakın köylere ormanın içinden yaya giderek,arabayla yılankavi yollardan dolaşarak gidenlere oranla daha çabuk varabilirsiniz.(ulaşım inanılmaz pahalıdır,çünkü yollar çok kötü ve dolambaçlıdır,örneğin 17 kilometrelik şavşat-tepeköy yolunu arabayla 40 dakikaya anca aşarsınız)1 saatlik bir orman yürüyüşüne bile çıkıyor olsanız yanınıza mutlaka ateşli silah veya kesici alet alın,yolunu şaşırmış bir yaban hayvanı bazen çok tehlikeli olabiliyor.
ilçe merkezi hariç bütün köyler kaynak suyu kullanır,bunun için köylerde su içtiğiniz çeşmelerde vana aramayın.
insanları inanılmaz sıcakkanlıdır.hiç abartmıyorum yolda kalmanız veya benzer bir aksilik durumunda kapısını çaldığınız her evde misafir olabilirsiniz.tanımadığınız bu evde sizin için oğluna,kızına sakladığı temiz çarşafları çıkaran,,sabahın köründe taze süt içebilesiniz diye ahırda inekle boğuşan,arıcı elbiselerini giyip kovandan hakiki petek balı çıkaran bu yaşlı,romatizmalı insanları görünce insanlığınızdan utanırsınız.
ayrılık vakti gelince elinizi cebinize atıp ege'deki pansiyon ücretlerinin 3 katı bir parayı ev sahibi yaşlı amcanın cebine koymak istersiniz,kendilerine hakaret edilmiş sayarlar,işte o an dünyada bu yaşlı dedenin bakır ve çay fabrikalarında kütleşmiş,sakat parmaklı elleri kadar mübarek,kutsal bir el olmadığına yemin edebilirsiniz.
''hakkını helal et bir isteğin var mı dede çarşıdan'' diyebilirsiniz ancak utanmış ve mahcup sesinizle...
yaşlı nine yazmasıyla ağzını tutarken,yaşlı dede bir an kafasını önüne eğer,bastonuyla toprağı eşelerken dünyanın en sert yüreğini bile yumuşatacak o sesle;
-''var ama oğul nasıl diyem bilmamki misafira karşi ayiptur,na der sora koni komşi''der.
yaşlı dedenin canını sıkan şeyin samanlığın yan yatan direği olduğunu öğrenirsiniz.3 metre boyunda futbol topu çapında bir direk ha yıkıldım ha yıkılacam diye size bakmaktadır.eğer direk yıkılırsa samanlığın çatısı da çökecektir.
diğer arkadaşınız bir sırıkla çatıyı hafiften kaldırırken siz de direği yerine oturtursunuz.iki tane de 10luk çivi çaktıktan sonra sağlamlığını muayene ederken yaşlı dede size dönüp;
-ay oğul kusurumuza kalmiyasın abu nalet futuğ olmasa ben sani heç çiğardurdum orya'' der.
gömleğinizi giydikten sonra dedeye göre tamiri imkansız olmayan ancak sizin iki dakikada hallettiğiniz çatı için binbir türlü iltifat alırsınız.
oğullarını yazdan yaza gören bu yaşlı insanların hayır duasını aldıktan sonra bu güzel yer daha içten daha samimi görünür size.
işte öyle bir memlekettir şavşat.
Şavşat iÖ 1000’lerin başında kabilelerin sınırları içindeydi. iberia olarakda anılırdı...
şavşat günümüze gelene kadar yönetimi çok değişti ;kimmerliler, pontus, roma, persler,
araplar, gürcüler, ilhanlılar, timurlar ve osmanlı...
1873 tarihindeki Erzurum vilayet salnamesinde olana göre Şavşat kazası, Çıldır sancağına bağlıydı.
23 Şubat 1921’de Gürcü birliklerinin boşalttığı Şavşat yöresi,
TBMM hükümeti topraklarına katıldı.
Doğal güzellik açısından birinci sıralarda olan şavşat ilçesinde tarihi açıdanda eserler bulunmaktadır.
bunlardan bazıları: Şavşat, Dutlu, Parih, Tuharis ve Ustamis kaleleri, Rabat ve Tbeti kiliseleri
ile Zor Mustafa Bey Türbesi...
(en önemlisi memleketim)
şavşat günümüze gelene kadar yönetimi çok değişti ;kimmerliler, pontus, roma, persler,
araplar, gürcüler, ilhanlılar, timurlar ve osmanlı...
1873 tarihindeki Erzurum vilayet salnamesinde olana göre Şavşat kazası, Çıldır sancağına bağlıydı.
23 Şubat 1921’de Gürcü birliklerinin boşalttığı Şavşat yöresi,
TBMM hükümeti topraklarına katıldı.
Doğal güzellik açısından birinci sıralarda olan şavşat ilçesinde tarihi açıdanda eserler bulunmaktadır.
bunlardan bazıları: Şavşat, Dutlu, Parih, Tuharis ve Ustamis kaleleri, Rabat ve Tbeti kiliseleri
ile Zor Mustafa Bey Türbesi...
(en önemlisi memleketim)
(bkz: dağlarda kar sesi var)
gürcüce kara anlamına gelen şav ve orman anlamına gelen şad kelimelerinden oluşmuş güzel artvin imizin güzel bir ilçesidir..
tv yokken babamın küçük kırmızı radyosundan, yine babamın dinlediği ajanstan duyduğum ve o radyoyla ajanslara dair unutmadığım tek cümle. ardahan şavşat yolu kapalı.
Artvinin sıcak kanlı insanlarının bulunduğu sevimli küçük ilçesi aynı zamanda memleketim
(bkz: suloban)
(bkz: suloban)
bir başkadır benim şavşat'ım.
komünisti,beynamazı gayet bolda olsa..şavşat benim de memleketimdir.
komünisti,beynamazı gayet bolda olsa..şavşat benim de memleketimdir.
mükemmel bir coğrafi yapıya sahip memleketim..
doğası muhteşem, insanı sıcakkanlı derler. aile kökenimizin şavşat olmasına karşın ne babamın ne de benim gitmişliğimiz, görmüşlüğümüz yoktur. hep fotoğraflarına baktık, ama gurur duyduk oralı olmaktan.. böyle bir şey işte oralardan olmak..
(bkz: savsatlı)
an itibari ile memleketim olan yer.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar