bugün
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz10
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum15
- yazarlara sözlükten gelen son mesaj5
- 3 ekim 2026 hırvatistan ingiltere maçı6
- hayatını renklendirmek isteyenlere tavsiyeler3
- seni sevmeyenlere en güzel cevap3
- kedilerin yedigi ilginc seyler16
- türkiye almanya dünya kupası finali3
- işkembe çorbası seven kız6
- nickini bir görselle anlat2
- şeker hastalığı9
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar18
- çamaşır makinesinde yorgan yıkamak7
- pul biberli pilav6
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız4
- yazarların anlık durumları4
- chemtrails2
- özel sektör de çalışmak11
- sixpackli sanat tarih siyaset bilen seksi kadın3
- 3 ekim 2026 turan tovuz fenerbahçe maçı2
- hırvatistan 0 ingiltere 72
- kova ve oğlak burçlarını sözlükten atmak6
- pasifler apartmanı4
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi10
- söğüşçü aco7
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- memur kardeşler camii2
- yazarların sözlükte attığı son mesaj2
- sözlüğün götü en güzel yazarı14
- en ılık burç5
- duygusal boşluğunu doldururken hpv kapan kız3
- mucizelere inanıyor musunuz2
- ellerim bos gonlum hos14
- tekerlek toplayan cocuk4
- kızlar buraya bakar mısınız7
- ruh hastası aktiviteleri6
- cahit berkay3
- aklınıza gelen şarkı sözü8
- galatasaray büyüklüğü14
- almanya da doğmuş olmak2
- kalabalığı seviyor musunuz2
- putka yaptırmak2
- arkadaşlar bakar mısınız14
- ingiltere2
- hırvatistan3
- futbol17
- cihangir solcusu3
- uefa uluslar ligi10
- friedrich engels2
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
fakir insanların zengin memleketi.
eğer her hangi bir köyünde önünden geçtiğiniz evde ekmek pişiyorsa -ki burada insanlar ekmeklerini kendi pişirirler- bir ekmeğin ne kadar güzel koktuğuna tanık olabilirsiniz.hiç tanımadığınız yaşlı bir nine sizi bağrına basıp ''oğul'' diye sevebilir.üzerine yağ sürülmüş köy ekmeğini yerken büyükşehirlerde balkonda mangal yapıp,sokaktaki çocukların ağızlarının suyunu akıttıran eşşoğlubeşkulaklar gelir gözünüzün önüne.
eğer festival zamanına denk gelirseniz cengelek yaylasında ömrünüzde yemiş olduğunuz en lezzetli döneri yersiniz.
yazın cennet olur şavşat,yeşilin binbir rengini görür,dokunur,koklarsınız.
iki gün kalsanız üçüncü gün , başka şehirlerde size hiç garip gelmeyen eksoz kokusu burada sizi kusturur.
eğer yanınızda yöreyi tanıyan bir arkadaşınız varsa yakın köylere ormanın içinden yaya giderek,arabayla yılankavi yollardan dolaşarak gidenlere oranla daha çabuk varabilirsiniz.(ulaşım inanılmaz pahalıdır,çünkü yollar çok kötü ve dolambaçlıdır,örneğin 17 kilometrelik şavşat-tepeköy yolunu arabayla 40 dakikaya anca aşarsınız)1 saatlik bir orman yürüyüşüne bile çıkıyor olsanız yanınıza mutlaka ateşli silah veya kesici alet alın,yolunu şaşırmış bir yaban hayvanı bazen çok tehlikeli olabiliyor.
ilçe merkezi hariç bütün köyler kaynak suyu kullanır,bunun için köylerde su içtiğiniz çeşmelerde vana aramayın.
insanları inanılmaz sıcakkanlıdır.hiç abartmıyorum yolda kalmanız veya benzer bir aksilik durumunda kapısını çaldığınız her evde misafir olabilirsiniz.tanımadığınız bu evde sizin için oğluna,kızına sakladığı temiz çarşafları çıkaran,,sabahın köründe taze süt içebilesiniz diye ahırda inekle boğuşan,arıcı elbiselerini giyip kovandan hakiki petek balı çıkaran bu yaşlı,romatizmalı insanları görünce insanlığınızdan utanırsınız.
ayrılık vakti gelince elinizi cebinize atıp ege'deki pansiyon ücretlerinin 3 katı bir parayı ev sahibi yaşlı amcanın cebine koymak istersiniz,kendilerine hakaret edilmiş sayarlar,işte o an dünyada bu yaşlı dedenin bakır ve çay fabrikalarında kütleşmiş,sakat parmaklı elleri kadar mübarek,kutsal bir el olmadığına yemin edebilirsiniz.
''hakkını helal et bir isteğin var mı dede çarşıdan'' diyebilirsiniz ancak utanmış ve mahcup sesinizle...
yaşlı nine yazmasıyla ağzını tutarken,yaşlı dede bir an kafasını önüne eğer,bastonuyla toprağı eşelerken dünyanın en sert yüreğini bile yumuşatacak o sesle;
-''var ama oğul nasıl diyem bilmamki misafira karşi ayiptur,na der sora koni komşi''der.
yaşlı dedenin canını sıkan şeyin samanlığın yan yatan direği olduğunu öğrenirsiniz.3 metre boyunda futbol topu çapında bir direk ha yıkıldım ha yıkılacam diye size bakmaktadır.eğer direk yıkılırsa samanlığın çatısı da çökecektir.
diğer arkadaşınız bir sırıkla çatıyı hafiften kaldırırken siz de direği yerine oturtursunuz.iki tane de 10luk çivi çaktıktan sonra sağlamlığını muayene ederken yaşlı dede size dönüp;
-ay oğul kusurumuza kalmiyasın abu nalet futuğ olmasa ben sani heç çiğardurdum orya'' der.
gömleğinizi giydikten sonra dedeye göre tamiri imkansız olmayan ancak sizin iki dakikada hallettiğiniz çatı için binbir türlü iltifat alırsınız.
oğullarını yazdan yaza gören bu yaşlı insanların hayır duasını aldıktan sonra bu güzel yer daha içten daha samimi görünür size.
işte öyle bir memlekettir şavşat.
eğer her hangi bir köyünde önünden geçtiğiniz evde ekmek pişiyorsa -ki burada insanlar ekmeklerini kendi pişirirler- bir ekmeğin ne kadar güzel koktuğuna tanık olabilirsiniz.hiç tanımadığınız yaşlı bir nine sizi bağrına basıp ''oğul'' diye sevebilir.üzerine yağ sürülmüş köy ekmeğini yerken büyükşehirlerde balkonda mangal yapıp,sokaktaki çocukların ağızlarının suyunu akıttıran eşşoğlubeşkulaklar gelir gözünüzün önüne.
eğer festival zamanına denk gelirseniz cengelek yaylasında ömrünüzde yemiş olduğunuz en lezzetli döneri yersiniz.
yazın cennet olur şavşat,yeşilin binbir rengini görür,dokunur,koklarsınız.
iki gün kalsanız üçüncü gün , başka şehirlerde size hiç garip gelmeyen eksoz kokusu burada sizi kusturur.
eğer yanınızda yöreyi tanıyan bir arkadaşınız varsa yakın köylere ormanın içinden yaya giderek,arabayla yılankavi yollardan dolaşarak gidenlere oranla daha çabuk varabilirsiniz.(ulaşım inanılmaz pahalıdır,çünkü yollar çok kötü ve dolambaçlıdır,örneğin 17 kilometrelik şavşat-tepeköy yolunu arabayla 40 dakikaya anca aşarsınız)1 saatlik bir orman yürüyüşüne bile çıkıyor olsanız yanınıza mutlaka ateşli silah veya kesici alet alın,yolunu şaşırmış bir yaban hayvanı bazen çok tehlikeli olabiliyor.
ilçe merkezi hariç bütün köyler kaynak suyu kullanır,bunun için köylerde su içtiğiniz çeşmelerde vana aramayın.
insanları inanılmaz sıcakkanlıdır.hiç abartmıyorum yolda kalmanız veya benzer bir aksilik durumunda kapısını çaldığınız her evde misafir olabilirsiniz.tanımadığınız bu evde sizin için oğluna,kızına sakladığı temiz çarşafları çıkaran,,sabahın köründe taze süt içebilesiniz diye ahırda inekle boğuşan,arıcı elbiselerini giyip kovandan hakiki petek balı çıkaran bu yaşlı,romatizmalı insanları görünce insanlığınızdan utanırsınız.
ayrılık vakti gelince elinizi cebinize atıp ege'deki pansiyon ücretlerinin 3 katı bir parayı ev sahibi yaşlı amcanın cebine koymak istersiniz,kendilerine hakaret edilmiş sayarlar,işte o an dünyada bu yaşlı dedenin bakır ve çay fabrikalarında kütleşmiş,sakat parmaklı elleri kadar mübarek,kutsal bir el olmadığına yemin edebilirsiniz.
''hakkını helal et bir isteğin var mı dede çarşıdan'' diyebilirsiniz ancak utanmış ve mahcup sesinizle...
yaşlı nine yazmasıyla ağzını tutarken,yaşlı dede bir an kafasını önüne eğer,bastonuyla toprağı eşelerken dünyanın en sert yüreğini bile yumuşatacak o sesle;
-''var ama oğul nasıl diyem bilmamki misafira karşi ayiptur,na der sora koni komşi''der.
yaşlı dedenin canını sıkan şeyin samanlığın yan yatan direği olduğunu öğrenirsiniz.3 metre boyunda futbol topu çapında bir direk ha yıkıldım ha yıkılacam diye size bakmaktadır.eğer direk yıkılırsa samanlığın çatısı da çökecektir.
diğer arkadaşınız bir sırıkla çatıyı hafiften kaldırırken siz de direği yerine oturtursunuz.iki tane de 10luk çivi çaktıktan sonra sağlamlığını muayene ederken yaşlı dede size dönüp;
-ay oğul kusurumuza kalmiyasın abu nalet futuğ olmasa ben sani heç çiğardurdum orya'' der.
gömleğinizi giydikten sonra dedeye göre tamiri imkansız olmayan ancak sizin iki dakikada hallettiğiniz çatı için binbir türlü iltifat alırsınız.
oğullarını yazdan yaza gören bu yaşlı insanların hayır duasını aldıktan sonra bu güzel yer daha içten daha samimi görünür size.
işte öyle bir memlekettir şavşat.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar