bugün
- yeni parti23
- true vs yagmurcu12
- din olmadan ahlak temellendirilemez9
- sözlükte galiba kavga olmuş hissi5
- kemalizmin gericilik olması7
- zafer partisi neden düştü8
- cumhuriyet halk partisi10
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu9
- kızların keko erkek seviyoruz demesi12
- süper lig'e gelen yeni kurallar4
- arkadaşlar yeni aldığım şarj cihazıma bakın8
- yakışıklı bir erkekle öpüşmek7
- gül gibi efendi erkek10
- g'i l d'e d l'i l y14
- recep tayyip erdoğan10
- uludağ itiraf4
- muslettin amca11
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları2
- bu koyden olsam ne olacak4
- askeri hastanesi olmayan nato ülkesi3
- escorta giden erkek8
- chp dönemi bitti5
- bir escortu etkilemek mümkün müdür sorusu4
- ardaya yüzmeye gitmek5
- istanbul da kuvvetli yağış uyarısı2
- ben geldim kerkenezler18
- türkiye de amerikan futbolu oynamak3
- bayandan nasıl istenir5
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız13
- dişçiye gitmek9
- sevilen kadının bu bir emirdir bip beni demesi5
- üvey anneannem oğlunu abukat oğlum diye severdi4
- ibda c3
- sözlükten bir kızla sevişmek4
- diamond bosphorus7
- evliliğin aslında bir çıkar ilişkisi olması5
- velvet36
- pipisi 18 cm olan erkek4
- sözlüğün viagra içmiş gibi coşması4
- habire1233
- karşı binadaki kızlar4
- özelde fingirdeşen yazarlar14
- sözlükteki yaşlı amcalar ve teyzeler3
- yagmurcu3
- okan üniversitesi2
- kitap alıntıları5
- sezer efendi sezer efendi 5 nolu ameliyathaneye3
- clean code yazmak için 10 yıl bekleme2
- seri gizli artı oy veren melek3
- ata yaşat2
şarlo (charlot) olarak tanınmış ve bununla özdeşleşmiş olan Charlie Chaplin'nin yarattığı ünlü karakter.
"büyük diktatör" filminde şarlo demiştir ki; "Diktatörler kendilerini özgürleştirirken halkı köleleştirirler"
"büyük diktatör" filminde şarlo demiştir ki; "Diktatörler kendilerini özgürleştirirken halkı köleleştirirler"
istiklal caddesi'ndeki mis sokak'ta bulunan bir internet kafedir, pek nezih bir yer olduğu söylenemez; tavsiye etmem.
1 mayıs'da çıkacak politik mizah dergisidir. sloganı "dünyanın bütün asık suratlıları dağılın!" dır.
Brezilyalı politik karikatürist Carlos Latuff'un da katkı sunduğu ve beksav'ın desteğiyle çıkan şarlo'nun yazar ve çizer kadrosunda; Aşkın Ayrancıoğlu, Hacı Orman, Orhan Terzioğlu, Sarkis Paçacı, Raffi Hermon, Halil incesu, Muzaffer Oruçoğlu, Vahit Akça, Yaşar Fırat, Ulaş Boğan, Mert Gürkan, Nurettin Ocak, Mustafa Yıldız, Salih Kütükçü, Erhan Tığlı, Gülüş Türkmen, Ali Kamuran, Özlem Çetinkol, Özgür Barış ve daha birçok yazar ve çizer yer almakta.
Brezilyalı politik karikatürist Carlos Latuff'un da katkı sunduğu ve beksav'ın desteğiyle çıkan şarlo'nun yazar ve çizer kadrosunda; Aşkın Ayrancıoğlu, Hacı Orman, Orhan Terzioğlu, Sarkis Paçacı, Raffi Hermon, Halil incesu, Muzaffer Oruçoğlu, Vahit Akça, Yaşar Fırat, Ulaş Boğan, Mert Gürkan, Nurettin Ocak, Mustafa Yıldız, Salih Kütükçü, Erhan Tığlı, Gülüş Türkmen, Ali Kamuran, Özlem Çetinkol, Özgür Barış ve daha birçok yazar ve çizer yer almakta.
(bkz: charlie chaplin)
charles spencer chaplin'in msn nickidir.
ingiliz sinema yönetmeni, oyuncu ve yazar. Asıl adı Charles Spencer Chaplin olmakla beraber, yarattığı ünlü "Şarlo" (Charlot) karakteri ile özdeşleşti ve öyle anıldı.
kısa filmin modern palyaçosudur.bol pantolonlu, melon şapkalı, büyük ayakkabılı, sürekli bastonunu çeviren ve sakar hareketleri ile gülünç mizansenler oluşturan "Şarlo" tiplemesini yaratmış 60 dan fazla kısa metrajlı filimde oynculuk ve yönetmenlik yapmıştır.londralı sanatçı bir anne babanın sorunlu çocuğudur.
babası alkol bağımlısı olduğu için mutsuz bir çocukluğu olmuş, babası öldükten sonra yatılı bir yurtta hayatının en zor dönemlerini yaşamıştır ki bu mekan değişimleri filimlerinde ciddi biçimde göze batar.
amerika birleşik devletleri vatandaşlığını reddettiği için ülkeden kovulmuş ve hakkında karalama kampanyası başlatılmıştır.the immigrant filminde bir amerikan memurunu tekmelediği sahne büyük yankı uyandırmış amerikaya girmesi yasaklanmıştır.fakat amerika 1972 yılında kendisine oscar ödülü layık görmüş tekrar ülkeye çağırmıştır. elizabeth II tarafından şövalye ünvanına layık görülmüştür.
şarlo sinemaya dokunmuş en hassas parmaktır, o sinemanın en büyük fenomenlerinden birisidir.izleyenler daha iyi bilir....
babası alkol bağımlısı olduğu için mutsuz bir çocukluğu olmuş, babası öldükten sonra yatılı bir yurtta hayatının en zor dönemlerini yaşamıştır ki bu mekan değişimleri filimlerinde ciddi biçimde göze batar.
amerika birleşik devletleri vatandaşlığını reddettiği için ülkeden kovulmuş ve hakkında karalama kampanyası başlatılmıştır.the immigrant filminde bir amerikan memurunu tekmelediği sahne büyük yankı uyandırmış amerikaya girmesi yasaklanmıştır.fakat amerika 1972 yılında kendisine oscar ödülü layık görmüş tekrar ülkeye çağırmıştır. elizabeth II tarafından şövalye ünvanına layık görülmüştür.
şarlo sinemaya dokunmuş en hassas parmaktır, o sinemanın en büyük fenomenlerinden birisidir.izleyenler daha iyi bilir....
the great dictator filminin en sonunda tüm insanlığa karşı harika bir konuşma yapmıştır kulak vermek gerek...
--spoiler--
"özür dilerim ama ben imparator olmak istemiyorum. insanlara hükmetmek ya da ülkeler fethetmek istemiyorum, bunlar beni ilgilendirmiyor. benim amacım elimden geldiğince herkese yardım etmek; yahudi, katolik, siyah ya da beyaz tenli olsun fark etmez.
aslında hepimiz birbirimize yardım etmek istiyoruz, insanlık bunu gerektirir çünkü. hayatımızı diğerlerinin acıları üzerine değil, mutlulukları üzerine kurmak isteriz. kimseden nefret etmek ya da kimseyi hor görmek istemiyoruz.
yeryüzünde herkese yetecek kadar yer ve zenginlik var. hayat hür ve mutlu bir şekilde yaşanmalı ama biz bu doğru yoldan koptuk.
hırs; insan ruhunu zehirledi, insanlar arasına nefret duvarları ördü ve bizi sefalet ve katliamlara sürükledi. hayatı daha hızlı yaşıyoruz belki ama kendimizi dış dünyaya kapattık, makineleşme ise bolluk getirecekken, bereketi götürdü. artan bilgimiz bize kibir verdi, zekâmız da nezaketimizi ve anlayışımızı düşürdü. çok düşünüyoruz ve az hissediyoruz. oysa makinelerden çok insanlığa muhtacız. zekâdan çok nezaket ve anlayışa ihtiyacımız var. aksi takdirde hayat bir kargaşa olur ve yitik bir hâle döneriz.
uçak ve radyo gibi icatlar bizi birbirimize yaklaştırdı. zaten bu icatların ortaya çıkma sebepleri, insanların içindeki kardeşlik duygusu ve iyiliğin ispatıdır. işte, şu anda söylediklerim tüm insanlara ulaşıyor; insanların özgürlüklerini ellerinden alıp onlara işkence eden bir sistemin kurbanı olan ümitsiz kadınlara, erkeklere ve çocuklara. beni duyanlara sesleniyorum, umudunuzu yitirmeyin! üzerimizdeki kara bulutların sebebi; hırslarının kölesi olanların, insanlığın gelişiminden korkmalarıdır. bu nefret, diktatörlerin ölümüyle birlikte ortadan kalkacaktır. böylece onların halktan çaldıkları güç de halka geri dönecektir. insanlar ölse bile hürriyet ölmez!
askerler; kendinizi bu canilerin eline bırakmayın çünkü onlar sizi aşağılar, sizi köle yapar, sizi bir sürüye çevirir, size ne yapmanızı, ne düşünmenizi, ne hissetmenizi dikte eder, sizi ezerler ve sizi sürü yerine koyup göz göre göre ölüme yollarlar!
kendinizi bu insanlıktan çıkmış, makineleşmiş kalplere sahip makineleşmiş insanların ellerine bırakmayın. siz ne makine ne de sürüsünüz! siz insansınız, kalbi insanlık sevgisiyle dolu olan... siz nefret etmezsiniz! nefret; sadece sevilmeyenin ve insanlıktan çıkmış olanların bildiği bir şeydir.
askerler, esaret için değil, özgürlük için savaşın!
incil'de de yazdığı gibi; "cennet insanların içindedir." tek kişinin yahut bir zümrenin içinde değil, herkesin içindedir! sizin de! siz insanlar, kimisi gücünü makine üretmek için kimisi de mutlu olmak için harcayan insanlar. bu sizin elinizde; gücünüzü hayatı özgür ve güzel bir hâle getirmek, onu hoş bir maceraya çevirmek içi harcayın. demokrasi için bu gücü kullanalım, hepimiz birlik olalım! yeni bir dünya için mücadele edelim; genç erkeklerin iş bulabildiği ve yaşlıların da ömürlerinin son demlerini huzurlu bir şekilde yaşadığı güzel bir dünya için. böyle dünyalar vaat ederek, caniler iktidarı ele aldılar. oysa onlar yalancıdır! vaatlerini yerine getirmediler, getirmeyecekler de! diktatörler kendi hırslarının peşinde koşup başkalarını köleleştirdiler. şimdi biz, bu vaatleri gerçekleştirmek için mücadele edelim! özgür bir dünya için savaşalım; sınırların olmadığı, hırsın, nefretin ve hoşgörüsüzlüğün galebe çalmadığı bir dünya için. özgür bir dünya için savaşalım; bilimin insanların iyiliği için kullanıldığı akılcı bir dünya için. askerler, demokrasi adına birleşelim!
hannah, beni duyuyor musun? her neredeysen, başını kaldır ve bak hannah. bulutlar çekiliyor! güneş kendini gösteriyor. karanlıklardan aydınlıklara çıkıyoruz. yeni bir dünyaya yelken açıyoruz; insanların nefret, hırs ve acımasızlıklarından kurtuldukları bir dünyaya. bak hannah, insan ruhu kanatlandı, yükseliyor. gökkuşağına doğru uçuyor, umudun ışığına doğru, geleceğe uçuyor, senin benim ve hepimizin önündeki aydınlık geleceğe. bak hannah!"
--spoiler--
sadece metni yazmakla kuru kuru gitmez: http://www.youtube.com/wa...p;feature=player_embedded
--spoiler--
"özür dilerim ama ben imparator olmak istemiyorum. insanlara hükmetmek ya da ülkeler fethetmek istemiyorum, bunlar beni ilgilendirmiyor. benim amacım elimden geldiğince herkese yardım etmek; yahudi, katolik, siyah ya da beyaz tenli olsun fark etmez.
aslında hepimiz birbirimize yardım etmek istiyoruz, insanlık bunu gerektirir çünkü. hayatımızı diğerlerinin acıları üzerine değil, mutlulukları üzerine kurmak isteriz. kimseden nefret etmek ya da kimseyi hor görmek istemiyoruz.
yeryüzünde herkese yetecek kadar yer ve zenginlik var. hayat hür ve mutlu bir şekilde yaşanmalı ama biz bu doğru yoldan koptuk.
hırs; insan ruhunu zehirledi, insanlar arasına nefret duvarları ördü ve bizi sefalet ve katliamlara sürükledi. hayatı daha hızlı yaşıyoruz belki ama kendimizi dış dünyaya kapattık, makineleşme ise bolluk getirecekken, bereketi götürdü. artan bilgimiz bize kibir verdi, zekâmız da nezaketimizi ve anlayışımızı düşürdü. çok düşünüyoruz ve az hissediyoruz. oysa makinelerden çok insanlığa muhtacız. zekâdan çok nezaket ve anlayışa ihtiyacımız var. aksi takdirde hayat bir kargaşa olur ve yitik bir hâle döneriz.
uçak ve radyo gibi icatlar bizi birbirimize yaklaştırdı. zaten bu icatların ortaya çıkma sebepleri, insanların içindeki kardeşlik duygusu ve iyiliğin ispatıdır. işte, şu anda söylediklerim tüm insanlara ulaşıyor; insanların özgürlüklerini ellerinden alıp onlara işkence eden bir sistemin kurbanı olan ümitsiz kadınlara, erkeklere ve çocuklara. beni duyanlara sesleniyorum, umudunuzu yitirmeyin! üzerimizdeki kara bulutların sebebi; hırslarının kölesi olanların, insanlığın gelişiminden korkmalarıdır. bu nefret, diktatörlerin ölümüyle birlikte ortadan kalkacaktır. böylece onların halktan çaldıkları güç de halka geri dönecektir. insanlar ölse bile hürriyet ölmez!
askerler; kendinizi bu canilerin eline bırakmayın çünkü onlar sizi aşağılar, sizi köle yapar, sizi bir sürüye çevirir, size ne yapmanızı, ne düşünmenizi, ne hissetmenizi dikte eder, sizi ezerler ve sizi sürü yerine koyup göz göre göre ölüme yollarlar!
kendinizi bu insanlıktan çıkmış, makineleşmiş kalplere sahip makineleşmiş insanların ellerine bırakmayın. siz ne makine ne de sürüsünüz! siz insansınız, kalbi insanlık sevgisiyle dolu olan... siz nefret etmezsiniz! nefret; sadece sevilmeyenin ve insanlıktan çıkmış olanların bildiği bir şeydir.
askerler, esaret için değil, özgürlük için savaşın!
incil'de de yazdığı gibi; "cennet insanların içindedir." tek kişinin yahut bir zümrenin içinde değil, herkesin içindedir! sizin de! siz insanlar, kimisi gücünü makine üretmek için kimisi de mutlu olmak için harcayan insanlar. bu sizin elinizde; gücünüzü hayatı özgür ve güzel bir hâle getirmek, onu hoş bir maceraya çevirmek içi harcayın. demokrasi için bu gücü kullanalım, hepimiz birlik olalım! yeni bir dünya için mücadele edelim; genç erkeklerin iş bulabildiği ve yaşlıların da ömürlerinin son demlerini huzurlu bir şekilde yaşadığı güzel bir dünya için. böyle dünyalar vaat ederek, caniler iktidarı ele aldılar. oysa onlar yalancıdır! vaatlerini yerine getirmediler, getirmeyecekler de! diktatörler kendi hırslarının peşinde koşup başkalarını köleleştirdiler. şimdi biz, bu vaatleri gerçekleştirmek için mücadele edelim! özgür bir dünya için savaşalım; sınırların olmadığı, hırsın, nefretin ve hoşgörüsüzlüğün galebe çalmadığı bir dünya için. özgür bir dünya için savaşalım; bilimin insanların iyiliği için kullanıldığı akılcı bir dünya için. askerler, demokrasi adına birleşelim!
hannah, beni duyuyor musun? her neredeysen, başını kaldır ve bak hannah. bulutlar çekiliyor! güneş kendini gösteriyor. karanlıklardan aydınlıklara çıkıyoruz. yeni bir dünyaya yelken açıyoruz; insanların nefret, hırs ve acımasızlıklarından kurtuldukları bir dünyaya. bak hannah, insan ruhu kanatlandı, yükseliyor. gökkuşağına doğru uçuyor, umudun ışığına doğru, geleceğe uçuyor, senin benim ve hepimizin önündeki aydınlık geleceğe. bak hannah!"
--spoiler--
sadece metni yazmakla kuru kuru gitmez: http://www.youtube.com/wa...p;feature=player_embedded
(bkz: r charleroi sc)
Kadıköyde bir barmış...
Çok övüyorlar, yakın zamanda gidip bi bakacağım...
Çok övüyorlar, yakın zamanda gidip bi bakacağım...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar