bugün

acı, üzüntü, keder.
ızdırap, ızdırab şeklinde söylenen kelimenin doğru yazılışı. *
(bkz: istirabim sende)
küfür ederken de kullanılabilen vurgulu kelimedir, ayrıca "acı" olarakta tanımlayabiliriz...

örn; skerim böyle aşkın ızdırab**ını
insanların acısını vurgulamak için konuşma dilinde ızdırap olarak yanlış kullandıkları, acı, dayanması güç derin üzüntü gibi anlamları olan kelimedir. yazılışı ve söylenşi aynı olmalıdır esasen.
Manevi acı.

Cümle içinde kullanalım arkadaşlar: Mahmut abi kahvede okey oynarken üzerine inek düştü çok ıstırap çekti.*
resmi olmayan doğru hâli için;

(bkz: ızdırap)
suratında kil varken gripli bünyenin burnunu silmeye çalışmasıdır ıstırap.
duygu kırılmasıdır, ama hüzün değildir. çok daha yakıcıdır.
https://www.youtube.com/watch?v=y_KhqcwG3iM

ruhumun pencereleri bu bedendeki gözlerim, içine bu gözlerden bakar ve tümünü görürüm, beynimdeki gereksizlikler ve kalbimdeki çalılar... bu ıstırap bulaşıcı mı yoksa merkezden mi? kaderim karanlıkta gizleniyor ya da ışığı çalan benim zihnim...

omzumda şiddetli vicdanlılık, daha fazla barındıramam. ayaz buz, şimdi. karanlıklar, ıstırabımı yok eder.

babama sordum niçin bana göre geçtin, o dedi: "ben daima buradayım ve seni izliyorum. yolunu kaybettiğin zaman korkma, anlıyorum o şarkıları ve onlar sana kılavuz olacaklar. vedayı yalanlamaktan neden korkayım güle güle deme zamanı geldiğinde?"

omzumda şiddetli vicdanlılık, daha fazla barındıramam. ayaz buz, şimdi. karanlıklar, ıstırabımı yok eder.

"bizler geçmişten kalma bilgeleriz, izlerin gösterildiği unutulmuş krallıkta unutulanlarız, bir isim veya kalıntı bile kalmadan ölüme gömüldük ve zamanın kitabında isimlerimiz anlamsızdır."
insanlığın kaderi.
ıstırapca dağlarında bol bol çekebilirsiniz...
© copyright 2005 - 2026